Anahtar kelimeler: Eczanesinin Yazıyla Mesul Reçetelerin Tedavisine Dahili Süreyle Müdürü Mahsup Sahiplerinin

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVACILAR .DAVA TARİHLERİ
: 15.11.2005 - 19.06.2006Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı tarafından gönderilen 17.10.2005 tarihli yazıyla, sigortalı veya hak sahiplerinin tedavisine dayanmayan reçetelerin fatura edildiği gerekçesiyle, 2004 yılı Sözleşmesinin (1-m) maddesi uyarınca sözleşmenin 7 yıl süreyle feshedildiğinin ve 21.870.00 TL'nin Kurum alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, davalı Kurum tarafından uygulanan fesih ve reçete bedeli tahsili işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; fesih işleminin iptalini ve müvekkilinin davalı Kuruma borçlu olmadığını tespiti ile 21.870.00 TL'nin 28.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili Kurum tarafından davalı eczacının fatura ettiği reçeteler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 30.09.2005 tarihli ve 7 sayılı soruşturma raporunda; sözleşmeye aykırı olarak fatura edilen reçeteler nedeniyle Kurumun 18.566,20 TL zarara uğratıldığının belirtildiğini, oluşan zararın 16.149,02 TL'sinin davalının Kurum nezdindeki alacağından mahsup edildiğini, bakiye 2.417,18 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek; 2.417,18 TL'nin ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı vekili; davacı eczacı hakkında Kurum tarafından yapılan incelemede, fatura edilen bir kısım reçetelerde sözleşmesi feshedilen... Eczanesine ait sürsarj etiketlerinin yer aldığının ve sigortalı veya hak sahiplerinin tedavisine dayanmayan 15 adet reçetenin fatura edildiğinin tespit edildiğini, davacının ihlal içeren davranışları nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini ve reçete bedellerinin mahsubuna ilişkin işlem tesis edildiğini, Kurum tarafından uygulanan işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı vekili; davacı Kurum tarafından müvekkiline uygulanan reçete bedelinin tahsili işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 16.09.2014 tarihli kararıyla; davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, söz konusu sağlık karnelerinin herhangi bir usülsüz işlemde kullanılmadığının, bu karnelerle haksız kazanç sağlanmadığının ve suç teşkil eden eylemin mevcut olmadığının belirtilerek davacı-birleşen dosyada davalı eczacının beraat ettiği, buna göre davalı Kurumun sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinin ve davacı eczacının tahakkuk etmiş alacağının ödememesinin haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının hak edişlerinden yapılan 21.870,00 TL kesinti yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıya ihtiyati tedbir kararı ile iade edilen 21.870,00 TL'ye 21.12.2004 - 06.02.2009 tarihleri arasında geçen süre için yasal faiz yürütülmesine ve bu miktarın davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 26.10.2017 tarihli ilamıyla; davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmeksizin, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin 10.05.2018 tarihli kararıyla; aynı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının hak edişlerinden yapılan 21.870,00 TL kesinti yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıya ihtiyati tedbir kararı ile iade edilen 21.870,00 TL'ye 21.12.2004 - 06.02.2009 tarihleri arasında geçen süre için yasal faiz yürütülmesine ve bu miktarın davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.3. Dairece verilen 08.06.2020 tarihli ilamla; davacının nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılandığı, delil yetersizliğinden beraat ettiği, kararın temyizi sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair verilen kararının 26.06.2013 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece davacının atılı suçtan beraat ettiğinden bahisle hukuki sorumluluğu hakkında araştırma yapmılmadığı, konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararının da değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, davacının hukuki sorumluluğu araştırılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan ek ve kök rapor doğrultusunda, davalı Kurum tarafından; ilaç etiketlerinde başka eczane etiketinin yer alması veya eczanenin İl Sağlık Müdürlüğünden alınmış kendisine ait olmayan sürsarj etiketi ile reçete ekinde ilaç fiyat küpürü göndermesi sebebiyle uygulanan cezai yaptırımların, sonraki tarihli Protokollerde kaldırıldığı anlaşılsa da, Kurum tarafından uygulanan yaptırımların denetim tarihi itibariyle yürürlükte olan Protokol hükümlerine uygun olduğu ve Kurumun 2.417,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 2.417,18 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDahili davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosyada mevcut bulunan Kurum müfettişlerinin raporunun tekrarından ibaret olduğunu, davaya temel teşkil eden iddia ve isnatlara ilişkin müvekkili hakkında ikame edilen ceza davasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin suç teşkil eden eyleminin bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili hakkında verilen beraat kararına yönelik tespit edilen maddi olguların işbu dava yönünden de geçerli olduğunu, hastaların bilgisi dışında yazılmış reçeteler ile ilgili Kurum müfettiş raporu dışında şüpheden uzak, somut açık ve net hiçbir kanıt olmadığını, reçete sahiplerinin tanık olarak dinlenilmediğini, sonraki Protokollerde yapılan değişikliklerin müvekkili hakkında da uygulanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl davada, davacı eczacı hakkında 2004 yılı Eczane Sözleşmesine aykırılık nedeniyle uygulanan fesih, cezai şart ve reçete bedelinin tahsili işleminin iptali ile menfi tespit ve kesintinin iadesi, birleşen davada ise sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre; dahili davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta; asıl davada davacının, Protokole uygun olarak hizmet verilmesine rağmen fesih ve cezai şart uygulandığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; hastaların bilgisi dışında yazılmış olan ve teslim edilmeyen ilaçlara ait reçeteler yönünden uygulanan fesih ve kesinti işlemlerine ilişkin değerlendirme yapıldığı, ancak 2004 yılı Eczane Sözleşmesinin "III. Uygulanacak Esas Bölümü" ile sözleşmeye ek 08.07.2004 tarihli ve 1904 sayılı ek Protokol hükümlerine aykırı olarak fatura edildiği gerekçesiyle yapılan 10.867,84 TL kesinti işlemi konusunda bilirkişi heyetince bir inceleme yapılmadığı gibi Mahkemece de bu kesinti yönünden bir değerlendirme yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3. Bundan ayrı, sahte kupürlerin Kuruma fatura edilmesinde davacı eczacı veya çalışanlarının iştirakinin bulunduğu iddiasının davalı Kurumca ispat edilemediği anlaşılmakla, bu reçeteler yönünden uygulanan fesih ve cezai şartın iptali talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Dahili davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca dahili davacılar yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.