Anahtar kelimeler: Sıradan Beton Kalitesindeki Bila Satımdan Mutabakat Fiyatı Firmaya Toplamda Sağlandığını

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında bila tarihli Hazır Beton sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile beton birim fiyatları üzerinden mutabakat sağlandığını, sağlanan mutabakat kapsamında müvekkili davalı firmaya ---------- şubesine ait sıradan --------- seri nolu her bir 75.000,00 TL bedeli olmak üzere toplamda 375.000,00 TL tutarlı çekleri teslim ettiğini, davalının her bir çeki keşide edildiği tarihlerde tahsil ettiğini, taraflar arasında imzalanan Hazır Beton Satış Sözleşmesinin 3. maddesinde C-30 kalitesindeki beton m3 birim fiyatı 400,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, müvekkilinin henüz teslim almadığı betonun parasını davalı şirkete ödediğini, müvekkili şirketin 375.000,00 TL ödeme karşılığında 795 m3 beton alacağı ortaya çıktığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince beton satış sözleşmemesinin ürünün teslim edilmesinde önce satışa konu ürün için bağlantı adı altında yapıldığının diğer hususlar başlığının 4. sıradaki hükmünde belirtildiği, müvekkili şirket sözleşme hükmüne göre 6 gün öncesinde ürün temini için davalı şirkete bildirdiğini, ürünlerin bu süresi içerisinde teslim edilmediğini, davalı şirkete --------- Noterliği'nin 13.09.2022 tarihli----------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kalan beton miktarının teslim edilmesinin ihtar edildiğini, davalının 16.09.2022 tarihli ihtarnamesinde sözleşme kapsamındaki son siparişin 14.05.2022 tarihinde verildiğini, 26.08.2022 tarihine kadar sözleşme fiyatından yüksek fakat piyasa fiyatından düşük fiyatı üzerinden beton teslimi yapıldığını, davalı ile müvekkili arasında bila tarihli sözleşme gereğince beton ihtiyacı için muhatap ile irtibatı sağlamak sureti ile 550m3 beton talep edilmiş olmasına rağmen herhangi bir teslimat yapılmadığını belirterek; yukarıda açıklanan nedenler ile dosyadan yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak bakiye beton alacağı ve bedelin belirlenebilir hale gelmesi ile dava değerinin belirli hale getirileceğine, bila tarihli sözleşme gereğince müvekkili şirketin 421,50 m3 betondan irsaliyelerde belirli iade betonların düşülmesi neticesi ile bağlantıdan beton miktarının aynen müvekkiline teslim taleplerini içeren davanın kabulüne, davalının halen beton imalatı yapıyor olması nedeni ile sözleşme kapsamı satışa konusu beton alacağının aynen teslimine yönelik imkanın ilerleyen tarihte ortadan kalkması halinde dava tarihi itibari kalan bakiye beton alacağının bedelinin ödenmesine, temerrüde düşen davalının taraflar arasındaki ticari satım nedeni ile ticari faiz ödemesine, ihtarnameler masrafının müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya; dava dilekçesi █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, █████/2025 tarihli cevap dilekçesinin süresi içerisinde sunulmadığı anlaşılmıştır.İNCELEME ve GEREKÇE
:Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen hazır beton satış sözleşmesi kapsamında beton bağlantısından kalan alacağın tespiti ile aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde kalan beton alacağı bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.Uyuşmazlık konusu hakkında inşaat mühendisi, mali müşavir ve sözleşme hesap uzmano bilirkişisinden alınan kök raporda özetle; Taraflar arasında bila tarihli hazır beton satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalı tarafa 375.000,00 TL tutarında avans niteliğinde ödeme yapıldığı, ödeme karşılığında yaklaşık 794-795 m³ C30 beton için bağlantı kurulduğunun kabul edildiği, taraflar arasında sözleşmenin 6 ay süreli olup birim fiyatın 400 TL + KDV olarak belirlendiği, davalı tarafından 16.03.2022–26.08.2022 tarihleri arasında fiilen beton teslimlerinin gerçekleştirildiği, teslimlerin e-irsaliyeler ve faturalarla sabit olduğu, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve büyük ölçüde birbirini teyit ettiği, tarafların BA-BS bildirimlerinde uyumsuzluklar bulunduğu, davacı kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıya 82.269,60 TL borçlu göründüğü, davalı kayıtlarına göre ise davalının 5.225,50 TL alacak bakiyesi bulunduğu, taraf kayıtları arasındaki farkın bazı faturaların davacı kayıtlarında yer almaması ile iade faturası farklılığından kaynaklandığı, davalı kayıtlarına göre toplam 465,5 m³ beton teslim edildiği, davacının ise 421,5 m³ teslim aldığını beyan ettiği taraflar arasında yaklaşık 40 m³ yönünden ihtilaf bulunduğu, davacı kayıtlarının kendi içinde çelişkili olması nedeniyle hesaplamada davalı ticari defterlerinin esas alındığı, buna göre bağlantı miktarından teslim edilen beton düşüldüğünde davacının yaklaşık 328,99 m³ beton alacağı bulunduğu ve bunun sözleşme fiyatı üzerinden KDV dahil yaklaşık 155.284,00 TL karşılığına denk geldiği, ayrıca sözleşmenin hukuki niteliğinin ardı ardına teslimli satış (tedarik) sözleşmesi olduğu, bu kapsamda davalının teslim yükümlülüğünün sözleşme süresi ve talep edilen bağlantılarla sınırlı bulunduğu, sözleşmenin süresi içinde teslimlerin yapıldığı ve fiyat uygulamasının da esasen sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmıştır.Tarafların rapora itirazları üzerine itirazları karşılar şekilde mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış olup, ek heyet raporunda özete; Kök rapordaki tespitlerin esas itibariyle korunduğu, itirazların sözleşmenin başlangıç tarihi, sözleşmenin belirli süreli olup olmadığı ve faturalara süresinde itiraz edilmemesinin hukuki sonucu noktalarında yoğunlaştığı, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmede açık bir imza tarihine rastlanılmamakla birlikte sözleşmede 6 aylık süre öngörüldüğünün sabit olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihine ilişkin dosyada açık bir kayıt veya sipariş formu bulunmadığından kök raporda olduğu gibi ilk fatura tarihi olan 16.03.2022 tarihinin başlangıç olarak esas alınmasının mümkün görüldüğü, bu kabul doğrultusunda 16.03.2022-26.08.2022 tarihleri arasındaki yaklaşık 5 ay 10 günlük sürede sözleşmenin halen yürürlükte bulunduğu ve bu nedenle sözleşmenin 18.05.2022 tarihinde sona erdiği yönündeki davalı itirazının bu ihtimale göre yerinde olmadığı, ancak davalı tarafından sunulan 18.11.2021 tarihli tahsilat makbuzu ve çek kayıtlarının dikkate alındığında sözleşmenin bu tarihte kurulduğunun kabul edilmesi halinde sözleşmenin 6 aylık süresinin 18.05.2022 tarihinde dolacağı ve bu durumda sözleşme sonrası teslimler bakımından davalının sözleşme fiyatlarıyla bağlı olmayacağı, dolayısıyla kök raporda yapılan terditli hesaplamanın bu ihtimale göre güncellendiği, ayrıca itiraz edilmeyen faturalar bakımından TTK m.21/2 uyarınca faturaların içeriğinin karine olarak kabul edileceği, ancak bu karinenin aksi yazılı delille çürütülebileceğinden somut olayda sözleşme hükümleri ile bazı faturaların birim fiyatlarının uyumsuzluğu nedeniyle salt faturaya dayanılarak kesin sonuca gidilemeyeceği, bu sebeple hem ticari defter kayıtları hem de sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek alternatifli (terditli) hesap yapılmasının uygun olduğu, sonuç itibariyle mahkemece taraflar arasında 375.000 TL avans ödemesine dayalı olarak sözleşme kapsamında birim fiyat üzerinden belirli miktarda beton teslimini içeren birel bir edim ilişkisinin kurulduğu ve sözleşmenin başlangıcının 16.03.2022 olduğu kabul edilmesi halinde davacının 328,69 m³ beton alacağı bulunduğu ve dava tarihindeki ortalama piyasa fiyatı üzerinden 678.748,00 TL’ye karşılık geldiği, buna karşılık sözleşmenin 18.11.2021 tarihinde kurulduğunun ve 6 aylık sürenin 18.05.2022 tarihinde sona erdiğinin kabulü halinde ise sözleşme sonrası teslimler yönünden davalının sorumluluğunun bulunmayacağı ve bu nedenle davacının bu bedele ilişkin talepte bulunamayacağı kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi sunarak tamamlama harcını yatırmıştır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, hazır beton satış sözleşmesi, faturalar, e-irsaliyeler, tarafların ticari defter ve kayıtları, kök ve ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen hazır beton sözleşmesi kapsamında hazır beton satışı karşılığı davacı tarafça davalıya 75.000,00 TL bedelli bir kısım çekler verilerek toplam 375.000,00 TL ödeme yapıldığı ancak yapılan bu ödemeler karşılığı sözleşmede kararlaştırılan bakiye beton tesliminin davalı tarafça yapılmadığı ileri sürülerek, sözleşme gereği davalıya teslim edilmeyen betonun aynen teslimi, mümkün olmadığı takdirde işbu teslim edilmeyen hazır beton bedelinin iadesi talebiyle açılan davada; tarafların ticari defter ve kayıtları incelettirilmiş olup, davalı kayıtlarına göre davacıya toplamda 465,5 m³ beton teslim edildiği, taraf kayıtları arasında farklılıkların mevcut olduğu, kayıtlar arasındaki mutabakatsızlığın davacı kayıtlarında yer almayan faturalar ile iade faturası farklılığından kaynaklandığı, davalı ticari defterlerine göre davalının dava tarihi itibariyle davacıdan 5.225,50 TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelilke sözleşmenin başlangıç tarihi ve süresi noktasında toplandığı, taraflar arasında akdedilen hazır beton sözleşmesinde tarih bulunmadığı, ancak davacı tarafça toplamda 375.000,00 TL bedelli çeklerin 18.11.2021 tarihli tahsilat makbuzu ile davalıya teslim edildiği, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin yapılan ödemeler ile bu tarihte ve bağlantı iradesiyle kurulduğu kabul edilerek sözleşmede “sözleşme süresi 6 aydır” hükmünün yer aldığı ve “yapılan bağlantı bittikten sonra güncel fiyatlar üzerinden yeni fatura kesilir” düzenlemesinin bulunduğu, bu haliyle davalının süresiz şekilde ve piyasa koşullarından bağımsız olarak 400,00 TL + KDV birim fiyat üzerinden beton teslim etmek yükümlülüğün bulunmadığı, sözleşme süresi sona erdikten sonra düzenlenen faturalara davacı tarafça süresinde itiraz edilmediği, teslim edilen beton miktarının e-irsaliye ve faturalarla sabit olduğu, davacının kendi ticari kayıtları ile dava dilekçesindeki teslim miktarı iddiasının uyumlu olmadığı, iade edildiği ileri sürülen beton bakımından usulüne uygun iade faturası, kantar kaydı veya davalıyı bağlayıcı kesin nitelikte yazılı delil ibraz edilmediği, bu haliyle davacı tarafın sözleşme kapsamında davalı uhdesinde halen teslim edilmemiş beton veya iadesi gereken bedel alacağının bulunduğu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 11.848,15 TL harcın mahsubu ile kalan 11.116,15-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 107.812,20-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026