Anahtar kelimeler: Atmnin İstirdat İstirdadı Keşidecisi Menfi Birleşen Çek İlamda İstanbul Özetle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: 14.12.2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
BİRLEŞEN BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVADA DAVALILAR
DAVA
: Menfi Tespit ve İstirdat
Taraflar arasındaki menfi tespit ve çek istirdadı davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile davalılardan ... AŞ vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş yerinde meydana gelen bir hırsızlık sonucu keşidecisi .... Şti. olan...A.Ş. ... şubesine ait... seri numaralı 20.000,00 TL bedelli çekin de aralarında bulunduğu bir çok çekin çalındığını, hırsızlık nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, Ankara 3 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasından zayi nedeniyle ödeme yasağı kararı alındığını, davalı ...nin tedbirin kaldırılmasını talep ettiğini ve talebin mahkemece reddedildiğini, buna rağmen ... AŞ. tarafından müvekkili ile keşideci aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, çekin keşideci tarafından hamiline düzenlenerek müvekkiline verildiğini, buna ilişkin tahsilat makbuzu bulunduğunu, çalınan çekin sahte kaşe ve imza ile tedavüle sokulduğunu, müvekkilinin yasal ve yetkili hamil olduğunun, müvekkiline atfen atılan sahte cirodan sonra ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çekin müvekkilinin rızası dışında, imza ve kaşesi taklit edilerek elinden alınması nedeniyle müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığını sürerek, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadına ve %20 oranında tazminata, keşidecinin davaya karşı çıkmaması halinde bu davalı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şti. tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen ... A.Ş. ...şubesine ait ...seri nolu 18,000 TL tutarlı çekin, müvekkili şirketin iş yerinde meydana gelen bir hırsızlık sonucu başka çeklerle birlikte çalındığını, hırsızlık nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu Ankara 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında ödeme yasağı kararı verildiğini, buna rağmen davalı ...Ş. tarafından müvekkili ve keşideci aleyhine.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, çekin keşideci tarafından hamiline düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini, ilk ciranta olan müvekkilinin imzasının ve kaşesinin sahte olması nedeniyle ciro silsilesinin koptuğunu, çekin yasal ve yetkili hamilinin müvekkili olduğunun ileri sürerek, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin iptaline, çekin istirdadına, %20 oranında inkar tazminatının davalılardan tahsiline, keşidecinin davaya karşı çıkması halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ...vekili, savunmasında özetle; davaya konu ...Şubesine ait 29.03.2014 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli keşidecisi .... Şti. olan... nolu emre yazılı çekin dava dilekçesinde belirtildiği gibi 25.000,00 TL değil 20.000,00 TL bedelli olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/3. maddesi uyarınca davacı şirketin faktoring sözlemesine konu alacağın doğmasına neden olan alt ilişkiden kaynaklanan def’i ve itirazlarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, TTK'nın 686/2. maddesine göre 3. kişi takip alacaklısının sadece kötü niyetli ya da ağır kusurlu olması durumunda çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, mevzuata uygun olarak faktoring işlemi yapan ve davada taraf sıfatı olmayan müvekkiline husumet yöneltilmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı .... Şti. arasında 19.12.2013 tarihinde 500.000,00 TL bedelli faktoring sözleşmesi imzalandığını, 6361 sayılı Kanun gereğince usulüne uygun olarak fatura ile tevsik edilen alacak karşılığı çekin alındığını ve süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğini, çekle ilgili olarak 18.11.2013 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğinin öğrenildiğini, müvekkili şirketin çekten kaynaklanan yasal haklarını kullanılarak ihtiyati haciz kararı alındığını, dacının takip konusu çekin çalıntı olduğunu iddia ederek çekten dolayı borçlu olmadığın tespitini ve çek bedelinin istirdatını talep ettiğini, davacının iddiasının aksine müvekkilinin hırsızlık olayından haberdar olmadığını, davacının haksız ve soyut iddialarının ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin takip başlatmasının kötü niyet olarak gösterilmeye çalışıldığını, oysa iyi niyetli hamil olan müvekkilinin takip başlatmasının iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu anlamına gelmediğini, ciro silsilesinde herhangi bir bozukluk ya da kopukluk bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketle .... Şti arasındaki faktoring sözleşmesi kapsamında, fatura ile tevsik edilen bir takım çeklerin aldığını, bu çekler arasında dava konusu edilen ... A.Ş. ... şubesine ait 25.04.2014 keşide tarihli 18,000 TL bedelli keşidecisi .... Şti'ne ait ...seri nolu emre yazılı çekin bulunmadığını, .... sayılı Kanun uyarınca bu davanın müvekkiline yöneltilmeyeceğini savunarak, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı .... Şti vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketçe, aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle 18,000 TL bedelli çekin davacıya verildiğini, bu çekin davacı tarafından işleme konulamadan zayi olduğunu ve davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek ödeme yasağı kararı aldığını, davalı ... şirketinin ise ödeme yasağı bulunan çeki takibe koyduğunu, davacının çekteki ciranta imzası ve kaşenin sahteliğini iddia ettiğini, müvekkilinin aynı borç için 2 adet çek tanzim etmiş olması ve bu davanın davacı aleyhine sonuçlanması halinde aynı borç için 2 kez ödeme yapma tehlikesi söz konusu olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davanın diğer davalıları, davaya cevap vermeyerek dava dilekçesindeki vakıaları inkar etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Sonuç olarak senetler üzerindeki imzanın sahteliğinin mutlak defi olması, davaya konu çeklerdeki imzanın davacı yetkilisine ait olduğunun kanıtlanmasına ilişkin ispat yükünün davalı tarafa ait olması ancak imzanın davacı yetkilisine ait olmadığına dair yeterli bilirkişi tespiti karşısında davacı dava konusu çeklerden dolayı borçlu kabul edilemez. Asıl davada, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine konu edilen, ...Şubesinde bulunan hesaptan keşide edilen █████/2014 keşide tarihli, ... no.lı, 20.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’den istirdadı ile davacıya verilmesine, kötüniyet iddiası kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 8 ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden açılan birleşen davada ise, .... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı icra takibine konu edilen, ... Şubesinde bulunan hesaptan keşide edilen █████/2014 keşide tarihli, ...no.lı, 18.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’den den istirdadı ile davacıya verilmesine, kötüniyet iddiası kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar vermek..." gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu edilen, ...Şubesinde ait 29.03.2014 keşide tarihli, ... nolu 20.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’den istirdadı ile davacıya verilmesine, davacının tazminat talebinin reddine, birleşen İstanbul 8. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine konu edilen ... Şubesine ait 25.04.2014 keşide tarihli, ...nolu, 18.000,00 TL bedelli çekin davalı ...Ş.’den den istirdadı ile davacıya verilmesine, davacının tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... ...vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmekle birlikte sadece çekin istirdatı ile müvekkiline teslimine karar verildiğini, oysa her iki davada çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin de istendiğini, mahkemece bu talep hakkında bir karar verilmediğini, alınan rapor ile müvekkilinin menfi tespit talebinin haklılığının anlaşıldığını, çek metnindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, birleşen İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında, ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin açılan davada, ... Şti. tarafından keşide edilen ... A.Ş ...şubesine ait ...seri nolu 25.04.2014 tarih ve 18.000 Tl tutarlı çeke ilişkin itiraz ve talepte bulunulduğunu, asıl davada ise... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle keşideci ... Şti tarafından keşide edilen ve istirdatı istenilen ... şubesine ait... seri numaralı 20.000 TL tutarlı çeke ilişkin itiraz ve talepte bulunulduğunu, bilirkişi raporu ile her iki çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğinden menfi tespit talebinin kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve çek ve takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin istirdadına , karar verilmesini istemiştir.Asıl ve birleşen davada davalı ... ...vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile dava dışı .... Şti. arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi ile müşteriden faturaya dayanan alacağın temlik alınarak, bu alacağın ödeme vasıtası olarak davaya konu çeklerin çek telim bordrosu ile müşteri tarafından müvekkili şirkete teslim edildiğini, bu kapsamda müvekkilinin de müşteriye kredi tahsis ettiğini, teslim alınan çekleri tevsik eden faturanın, kanunda belirtilen tüm unsurları taşıması üzerine müvekkil şirketçe faktoring işlemi gerçekleştirildiğini, işleme konu faturaların VUK'nın 229 ve devamı maddelerinde belirtilen fatura tanımını karşılamakta ve zorunlu unsurlarını içerdiğini, mal veya hizmet satışından doğan ve kanunda belirtilen usul ve şartları taşıyan bir fatura, faktoring sözleşmesi ve çek teslim bordrosuyla birlikte usulüne uygun şekilde teslim alındığını, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olarak çeki geri verme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin iktisabının TTK'nın 686. maddesi kapsamında korunması gerektiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3.maddesinde de benzer düzenleme bulunduğunu, anılan hüküm uyarınca defilerin 3. kişi faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, bu durumun tek istisnasının, faktoring şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmesi olduğunu, müvekkilin ancak kötü niyetli olması halinde çekin geri istenebileceğini, müvekkilinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle kötü niyetinden söz edilemeyeceğini, Ayrıca TTK'nın 792. maddesindeki çek istirdadı şartlarının da gerçekleşmediğini, çeklerin maşru hamil olan müvekkilince yasaya uygun şekilde iktisap edildiğini, Gerekçede bilirkişi incelemesine dayanılarak karar verildiğinin belirtilmesine karşın, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, yeni bir rapor da alınmadığını, sadece davacı şirket yetkililerinden Mehmet Şeher'linin imzası ile karşılaştırma yapıldığını, oysa davacı şirketin o tarihteki yetkilileri arasında ...'nin de bulunduğunu, bu yönetici yönünden inceleme yapılması gerektiğini, karşılaştırma kısmında çoğunlukla 2007, 2009, 2015 tarihli belgelerin mukayese alınarak imza incelemesi yapıldığını, dava tarihinden uzak tarihli bu imzaların objektif bir incelemeyi imkansız kıldığını, yeterli imza ile inceleme yapılmadığını, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası borcu borçlu davalı ... ....Şti. tarafından icra dosyasına yatırılması nedeniyle takibin icra müdürlüğünce infazen kapatıldığını, her iki takipteki çek asıllarının imza incelemesi için mahkemeye sunulduğunu ve müvekkilinde olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar, davacının yetkili hamil olduğunu iddia ettiği çeklerin, davacının iradesi dışında elinden çıkması nedeniyle istirdadı ve çeklere dayalı olarak başlatılan takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl birleşen davadaki istirdat taleplerinin kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... ... AŞ vekilince ayrı ayrı, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen keşidecisi davalı .... Şti. olan ... Şubesine ait ... seri numaralı, 20.000 TL tutarlı çekin keşideci tarafından kendisine teslim edildiğini, ancak iş yerinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalınan çekin sahte imza ve kaşe ile davalı ... şirketi tarafından takibe konu edildiğini, sahte imza ve kaşe nedeniyle ciro silsilesinin koptuğunu ileri sürerek çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini istemiştir. Dosya içerisinde bulunan ... Esas sayılı takip dosyası ve çek suretinin incelenmesinde çekin keşidesinin davalı .... Şti. olduğu, çekin davacı emrine keşide edildiği, ilk cironun davacı şirketin kaşesi üzerine atılarak ... ... tarafından iktisap edildiği, onun cirosuyla ... ŞTİ tarafından, onun cirosuyla davalı ... şirketi tarafından çekin iktisap edildiği anlaşılmıştır. Birleşen davada ise aynı taleplerle keşidecisi .... Şti tarafından keşide edilen, ...şubesine ait ...seri numaralı, 18.000 TL çekin alacak karşılığı müvekkiline verildiğini, bu çekin de müvekkilinin iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu çalındığını, çekin sahte kaşe ve imza ile ciro edilerek davalı ... şirketi tarafından.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini belirterek, menfi tespit ile çekin istirdadını istemiştir. Dosya içerisinde bulunan ...Esas sayılı dosyadaki takip sureti ile çek fotoposinin incelenmesinde .... Şti tarafından, bu çekin davacı emrine düzenlendiği, çekin arka yüzünde ilk cironun davacı tarafından atılarak çekin .......... tarafından iktisap edildiği, onun cirosuyla ... ŞTİ tarafından, onun cirosuyla davalı ... şirketi tarafından çekin iktisap edildiği anlaşılmıştır. Davacı her iki dosyada çeklerin istirdadı ile çekler ve faktoring şirketince başlatılan takip nedeniyle menfi tespit talep etmiştir. Öncelikle bu tür bir davada istirdat talebi sadece çeki elinde bulunduran kişiye yöneltilebilir. Eldeki davada her iki takip bakımından çeki elinde bulunduran kişi davalı ... şirketi olup diğer davalılar çeklerin keşidecileri ile davacıdan sonraki cirantalardır. Çeki elinde bulunduran faktoring şirketi dışındaki ciranta ve keşideciler bakımından istirdat davası açılamayacağından, bu davalılara yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nın 33.maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken bu husus mahkemece gözetilmemiş olup, istinaf aşamasında taraf sıfatı Dairemizce HMK'nın 355 ve 33. maddeleri gereğince resen gözetilerek hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir. Diğer yandan mahkemece davacının asıl ve birleşen davalardaki istirdat talebi hakkında karar verilmekle birlikte menfi tespit talebi hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Davacının her iki davaya konu bu talebi hakkında karar verilmemiş olması önemli bir usuli eksikliktir. Ancak her iki dava bakımından imza incelemesi yapılmış olması ve davacı şirket yetkililerine ilişkin sicil kaydının ...'dan incelenmesi sonucu bu hususun düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davanın açıldığı tarih ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, menfi tespit talebi hakkında Dairemizce karar verilmiştir.Menfi tespit istemi bakımından Dairemizce yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince takip konusu her iki çek üzerinde yapılan grafolojik inceleme sonucu düzenlenen 07.09.2022 tarihli raporda her iki takip dosyasına konu edilen 18.000 TL tutarlı .... çeki ile 20.000 TL tutarlı ...... AŞ çekindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisi ...'nin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Çeklerin keşide tarihi 2014 yılıdır. Çekler bu tarihte takibe konu edilmiştir. Bu durumda 2014 yılı itibariyle davacı şirketin temsil yetkililerinin araştırılması gerekmektedir. Dairemizce Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin elektronik ortamında yapılan incelemede .....09.2013 tarihli sicil gazetesinde ilan edilen davacı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesi ile üç yıl süreyle münferit imza ile yetkili olacak şekilde ... şirket müdürü olarak seçilmiştir. Şirketin sonraki temsil düzenlemesi ise 05.02.2015 tarihli TSG'de ilan edilen 01.02.2015 tarih ve ....... sayılı kararla yapılmıştır. Bu karara göre şirketin genel müdürü olarak Hüseyin Şeherli atanmış olup, kendisine münferit imza yetkisi verilmiştir. Davalının istinaf başvurusunda adı geçen ... ortak olup her iki kararda da müdürlük yetkisi bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda çeklerin düzenlendiği, ciro edildiği ve takibe konduğu 2014 yılı itibariyle şirketin tek yetkilisi ...'dir. Çekteki imza bu kişinin eli ürünü değildir. İlk derece mahkemesince toplanan imza örnekleri grafolojik inceleme için yeterlidir. Davalı somut olayda eksik toplanmış bir imzadan ve imza örneğinden bahsetmemiştir. Sahtelik incelemesi HMK'nın 211 vd. maddelerine uygun şekilde yapılmıştır. Bilirkişi raporunda inceleme yöntemi ve kullanılan optik alet ve cihazlar yazılmıştır. Bu nedenle başka bir imza incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Her iki çekin lehtarı olan davacı şirketin lehtar olarak atılan imzaların sahteliği mahkemece belirlenmiştir. İmza sahteliği mutlak defi olup senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Bu nedenle lehtar kendisinden sonraki çek alacaklıları yönünden çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilecek ve çek nedeniyle oluşacak borçlardan kurtulabilecektir. Bu durumda lehtar, sadece çeki elinde bulunduran son hamile karşı değil, kendinden sonraki tüm cirantalara karşı menfi tespit talebinde bulunabilecektir. Lehtardan sonra çekte yer alan tüm cirantalara karşı menfi tespit talep edilmesinde hukuki yarar bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin menfi tespit talebinin, keşideci dışındaki davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu talebin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının menfi tespit yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davacının asıl ve birleşen davadaki menfi tespit talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının her iki dosyadaki çek istirdadı talebinin mahkemece değerlendirilerek kabul edildiği görülmüştür. Ancak mahkeme sadece çekteki lehtara atfen atılan imzanın lehtarın eli ürünü olmaması nedeniyle istirdat kararı vermiştir. Bunun dışında TTK'nın 792. maddesindeki çekin istirdadı ile TTK'nın 686. maddesindeki poliçenin istirdadına ilişkin iktisap edenin, iktisap anında kötü niyetli veya ağır kusuru olup olmadığına ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmadığı gibi davalı ... şirketinin iktisabının belirtilen bu hükümlerin yanı sıra 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'na uygun bir iktisap bulunup bulunmadığı da hiç bir şekilde değerlendirilmemiştir.
Dava konusu her iki çek, davalı ... şirketi ile davalılar/ciranta .... Şti. arasında düzenlenen 09.03.2013 tarihli, 500.000 TL bedelli faktoring sözleşmesi kapsamında iktisap edilmiştir. Faktoring şirketince ibraz edilen çek teslim bordrosunda dava konusu edilen ... seri numaralı, 20.000 TL...çeki ile, ... 18.000 TL tutarlı ..... çekinin bulunduğu anlaşılmıştır. Belge ekinde...şirketi tarafından düzenlenen iki adet irsaliyeli faturada sunulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekirse, çeklerin cirosunda herhangi bir kopukluk bulunmamaktadır. Bir çeki iktisap eden kişi, ciro silsilesinde şekli anlamda bir kopukluk bulunmadığını görecektir. İktisap edenin bundan başka imzanın sıhhatini ve sahteliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu husus TTK'nın çekler bakımından da 818/1-d maddesi gereğince uygulanacak olan 681 vd. maddelerinde de belirlenmiştir. TTK'nın 687.maddesinde defilerin kimlere karşı ileri sürülebileceği belirlenmiştir. TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle hükümlüdür." aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır.Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. Maddesindeki "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa..." ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi, çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın █████/2021, E. ███████-159, K. ████████ tarih ve sayılı kararı). Bu bilgilere göre somut olayda davacı, dava konusu olan, keşidecisi tarafından düzenlenip kendisine verilen çekin hamili iken rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... şirketinin çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Çekteki ciro silsilesi ve davacının cirosunun beyaz ciro olması ile sonraki iktisabın korunacağı, sonraki cirantalar arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunduğuna ilişkin faturanın sunulduğu, bu durumda davalının iktisabında ağır kusur veya kötü niyetinin kanıtlanmadığı ve davalının iktisabının korunması gerektiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde de değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir. Somut olayda, davalı ... şirketinin irsaliyeli faturalar kapsamında satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağı temlik aldığı, davalı ... şirketinin ödeme yasağı bulunan çekleri ibraz ve takibe koyma dışında somut olarak ağır kusur veya kötü niyet değerlendirilebilecek hiç bir eyleminin ileri sürülmediği görülmektedir. Hamilin iktisap anında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispatlama yükümlülüğü ve bu kapsamda maddi vakıaları ileri sürme yükümlülüğü bunu iddia eden davacıya aittir. Davacı, lehtara atfen atılan imzanın sahteliği ile hamilin yasadan kaynaklanan ibraz ve takip yetkisi dışında herhangi bir eylem açıklayarak, faktoring şirketini diğer cirantalarla bağlantılı şekilde iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu iddia ve ispat edememiştir. Sadece imzanın davacı şirkete ait olmaması istirdat için yeterli değildir. Bu husus menfi tespit bakımından yeterli olsa da çekin istirdadı bakımından yukarıda belirtilen yasa hükümleriyle açıkça iktisapta ağır kusur ve kötü niyet aranmıştır. Mahkemece belirtilen nedenlerle davacının, davalı ... şirketine yönetik istirdat davasının esastan reddine, diğer davalılara yönelik istirdat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu talebin kabul edilmesi hatalı olmuştur. Ancak bu hususun düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davacının istirdat talebinin reddine karar verilmiştir. Ret kararının mahiyetine göre artık bu aşamadan sonra takip konusu edilen ...Esas sayılı icra dosyasındaki borcun keşideci ... ... AŞ tarafından ödenip ödenmediğinin araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Diğer davalılar istinaf başvurusunda bulunmadığından Dairemizce haklarındaki istirdat talebi resen düzeltilerek husumet yönünden reddedilmekle ve ret sebepleri farklı olmakla birlikte istinaf başvurusunda bulunan davacının aleyhine bir durum oluşturmamak için davalı ... şirketi dışındaki davalılar yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, asıl ve bireşen davalarda davacı vekilinin menfi tespit istemine ilikin istinaf başvurusu ile asıl ve birleşen davada davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ve ayrıca resen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yukarıdaki gerekçeyle yeniden karar verilmesine ve neticede menfi tespit talebinin kabulüne, istirdat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davalı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulüyle ve resen gözetilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davadaki hükmünün düzeltilmek üzere kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
A-Asıl davada
:
1-Davacının menfi tespit talebinin kabulü ile davacının.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu edilen, ...Şubesine ait 29.03.2014 keşide tarihli, ... noolu 20.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının davalı ... ...ye yönelik istirdat talebinin esastan reddine,
3-Davacının diğer davalılara yönelik istirdat talebinin, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.366,20 TL karar harcından, peşin yatırılan 426,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 939,25 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 455,95 TL harç giderinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen menfi tespit talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 20.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen istirdat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 20.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak eşit miktarlarda davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 1.714,00 TL yargılama giderinin takdiren yarısı olan 857,00TL'lik bölümünün davalılardan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
B-Birleşen İstanbul ... ATM'nin 2014/... Esas sayılı davada:
1-Davacının menfi tespit talebinin kabulü ile davacının.... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine konu, ... Şubesine ait 25.04.2014 keşide tarihli, ...nolu, 18.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının birleşen davadaki davalı ... ... AŞ’ye yönelik istirdat talebinin reddine,
3-Davacının diğer davalılara yönelik istirdat talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.229,58 TL ilam harcından, peşin yatırılan 307,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 922,18 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Kabul edilen menfi tespit talebi bakımından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 18.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen istirdat talebi bakımından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 18.0000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak eşit miktarlarda davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 1.700,00 TL yargılama giderinin takdiren yarısı olan 850,00 TL'lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
C-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
1-Davalı ... AŞ tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince bu davalıya iadesine,
2-Davalı ... AŞ tarafından harcanan 492,00 TL başvuru harç giderinin davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından harcanan 492,00 TL başvuru harcı ile 213,00 TL posta giderinin yarısı olan 106,5 TL olmak üzere toplam 598,50 TL kanun yolu giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!