Anahtar kelimeler: Kesim Afyonkarahisar Taşımaması Doldurmaması Emeklilik Bağkur Yaşını Konya Tarım İii
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 01.09.1999 tarihlerinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının 18 yaşını doldurmaması nedeni ile kesim tarihinde sigortasının yapılmadığını, davacının emeklilik şartlarını taşımaması nedeni ile emeklilik talebinin reddedilmesini, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ...'nın ... Ofisindeki Tevkifat kesintisi dikkate alınarak 18 yaşını doldurduğu 03.11.1999 tarihinden yıl sonu olan 31.12.1999 tarihine kadar sigortalı olduğunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece
Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan vekili ... ile ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla,
09.02.2026 gününde karar verildi.
KARŞI OY
I. TEMEL UYUŞMAZLIK
:
1. Çoğunluk ile aradaki uyuşmazlık, "tevfikat kesintisi yapılan 1999 yılında 22 yaşını doldurmayan sigortalının, anılan tarihte yürürlükte olan 2926 sayılı Tarım Bağ-kur Kanunu'nun 5 nci maddesi uyarınca, yaşı nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı, 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı kanunun 56 ncı maddesi ile yaşın 18 olarak kabul edilmesi nedeni ile bu yasal değişiklikten sonra 1998 yılındaki tevfkifattan dolayı sigortalı sayılıp sayılmayacağı, lehe düzenlemenin geçmişe uygulanıp uygulanmayacağı" noktasında toplanmaktadır.
2. Çoğunluk görüşü ile "uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanların köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ███████-620 Esas, ████████ K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 03.11.1981 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı" gerekçesi ile kabul kararı veren ilk derece mahkemesinin kararını aynı gerekçe ile kaldırıp esastan reddeden Bölge Adliye Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
3. Kanunlar kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren, yürürlükte bulundukları dönem içinde ortaya çıkan olay ve ilişkilere uygulanırlar. Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Kişilerin davranışlarını düzenleyen kurallar onlara güvenlik sağlamalıdır. Bu güvenliğin sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin uymasına bağlıdır.
4. Hukuk devletinde devlet, hukuk güvenliğini sağlama yükümlüdür. Hukuki güvenlik ilkesi kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yasalar kural olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerinden "‘Kazanılmış Hakların Korunması” ilkesinin gereğidir.
5. Yasa koyucuyu önceye etkili kural getirmekten engelleyen genel bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.
6. Önceye etki kavramı, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki zamana uygulanabilirliği konusu ile ilgilidir. Önceye etki özgürlükçü bir anayasanın temel koşullarına, hukuk düzeninin güvenilirliğine aykırı düşer ve bu yüzden kural olarak caiz değildir. Kişiler hukuka uygun davranışlarından dolayı daha sonra zarar görmeyeceklerinden emin olmalıdırlar. Önceye etki yasağı hukuk güvenliği ve vatandaş için güveninin korunmasını sağlar. Kazanılmış olan haklara saygı ancak bu şekilde gerçekleşir. Önceye etki yasağı, yaşamları Anayasal garanti altında olan fertlerin beklenmedik hak kayıplarına uğramasını engellemek için tanınmıştır. (..., .... Kanunların Önceye ... Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. ..://./... /.../███████/9 s: 2477 vd). Anayasadaki “hukuk devleti ilkesi” yasa koyucuya bir yasanın kabulünden önceki zaman bakımından aleyhe sonuçlar doğuran bir yasa kabulü için dar sınırlar çizmektedir (... ..., Özel Hukuk-Kamu Hukuku ve Yargılama Hukuku Bakımından Kanunların Zaman İtibariyle Uygulanması, Prof. Dr....’a ..., C:II, ..., 2010, 2759-2875).
7. Çıkarılan yasa önceden oluşan güveni sağlıyor, kazanılmış hakları koruyorsa açık hüküm olmasa da istisna olarak geçmişe uygulanmalıdır. Önceye etki yasağında istisna için gerekli sebep, hukuki işlemin inşası sırasında mevcut olmalıdır. Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise önceye etki kabul edilmelidir.
8. Mülkiyeti koruma kapsamına, edime hak sağlayan sigorta olayları dahildir. Önceden doğmuş bir sigorta olayının edim sağlayıcı etkisi kolaylıkla ortadan kaldırılamaz. Sosyal Sigortalar Hukukunda kazanılmış (müktesep) haklar dinamik nitelik taşırlar (..., .... Kanunların Önceye ... Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. .... /.../███████/9 s: 2477 vd).
9. Getirilen kuralın önceye etkili olmasında, sigortalı lehine yorum, amaca uygunluk yorumu, Sosyal Güvenlik Hukuku’nun kamusal nitelikte olması, maddi hukukun yetersizliği (her zaman, hayatın değişen sosyal akışı içinde gelişen tüm olayları ve ayrıntıları kurallaştırma gücüne sahip olmaması), çıkarlar dengesi ve adalet duyguları gerekçe olarak dikkate alınmalı, ayrıca, süregelen uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış (ucu açık) hukuki durumlara yeni kanunun derhal uygulanması esası ölçü olarak alınmalıdır.
10. Önceye etki yasağının istisnaları değinmek gerekirse;
- Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise,
- Şeklen anayasaya aykırı bir yasa usulüne uygun olarak önceye etkili olarak yeniden kabul edilmişse,
- Önceye etki bir yasanın açıkça lafzından, amacından ve oluşumundan anlaşılmakta ise
lehe hüküm geçmişe uygulanmalıdır. (..., .... Kanunların Önceye ... Bakımından Bir Değerlendirme. . .../// ███████/9 s: 2477 vd.
11. Nitekim 2926 sayılı Tarım-Bağ-Kur Kanunu'nun 2. Maddesinde "22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'da ... olmayan kadınlar yönünden sigortalılığı, kanun öncesine de uygulanmıştır. Karara göre: "2926 sayılı Kanunun 2. maddesinin “22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmıştır. Sosyal güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olduğundan, sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gereklidir. Yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden Yerel Mahkemenin davacının sigortalılığı yönünden ... olması gerekmediğine ilişkin kabulü isabetli olup, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulu 18.05.20 11... /10-230 E. ████████ K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.05.2013 t., ███████-1481 E., ████████ K. sayılı ilamları). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de aynı şekilde "davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre 22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişikliğe uğradığını ve "..." koşulunun yasa metninden çıkarıldığını, Sosyal Güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olup sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gerekli olduğunu, yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden davacının sigortalılığının ... olmadığı gerekçesiyle baştan itibaren iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin Sosyal Güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını" belirtmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.02.2012 t., ██████████ E., █████████ K).
12. Maddedeki "... kadınlar hükmü" değiştirilmeden önce Anayasa Mahkemesine iptal edilmesi için somut norm denetimi ile itirazla götürülmüş, Anayasa Mahkemesi 17.04.2007 tarih ve ███████ E, ███████ K sayılı kararı ile bu hükmü iptal etmiştir.
III. SONUÇ
:
13. 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı kanunun 56 ncı maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 5. Maddesinde 22... olarak kabul edilmesi lehe bir düzenlemedir. O tarihte yürürlükte olan 506 sayılı SSK ve 1479 Sayılı kanun kapsamında sigortalı sayılma için kabul edilen 18 yaşa uygun bir düzenleme getirilmiştir. Öncesinde eşitlik bakımından Anayasaya aykırılık olduğu açıktır. Lehe düzenlemenin sosyal güvenlik hakkı kamu düzeninden olduğundan geçmişe uygulanması gerekir. İlk derece mahkemenin kararı isabetli olup, kaldıran ve esastan reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulması gerekir. Çoğunluğun onama gerekçesine katılınmamıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!