Anahtar kelimeler: Ziynet Erkeğin Erkek Kadın Nafaka Davalıkarşı Bakırköy Miktarları Kusur Aleyhe
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 9. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur tespiti, karşı davanın kabulü, aleyhe hükmedilen tazminatlar ile tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur tespiti, tazminat miktarları, erkeğin davasının kabulü, nafaka talebinin reddi ve ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Davalı-davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kadın vekilinin temyizine konu kısmen reddedilen ziynet alacağı miktarının 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-karşı davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı-karşı davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince “tarafların evlendikten hemen sonra özellikle maddi konularda ve evin işlerinin yapılmasıyla ilgili tartışmaların başladığı, her tartışmadan sonra ailelerine de haber verip onları da dahil ettikleri, kadının eşine "karaktersiz, şerefsiz, senin gibi ... çok bulurum, sen erkek misin" şeklinde sözler söylediği, her tartışmada boşanacağını dile getirdiği, her olayı kendi ailesine anlattığı, en son çıkan tartışmayla da erkeği evden kovduğu ve Ağustos ayından itibaren fiilen ayrı yaşamaya başladıkları, erkeğin de evin dağınıklığı yüzünden çıkan tartışmada telefonu duvara fırlattığı, kadının kolunu sıktığı, "çomar, çirkin surat" şeklinde hakaretler ettiği, tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; gerçekleşen ve kabul edilen duruma göre erkeğin ağır kusurlu olduğu belirlenmiş, kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Karar, kadın tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğunun kabulü bu doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3. 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda kadın yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadın yararına tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!