Anahtar kelimeler: Fek Haricen Hacizlerin Sonlandırılmadığını Protokol Borcun İşletilmeye Derdest Kesinlik Şartı
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ : 23.10.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu borcun protokol kapsamında davalıya haricen 19.06.2023 tarihinde ödendiği halde protokol gereği yerine getirilmeyerek davaya konu icra takibinin sonlandırılmadığını, takibin derdest olduğunu, icra takibine faiz işletilmeye devam edildiğini, taşınmaz üzerindeki hacizlerin fek edilmediğini ileri sürülerek; borçlu olunmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile yapılan protokolde, davaya konu icra dosyasına ilişkin olarak açılan itirazın iptali davasından vazgeçme dilekçesi sunulacağının kararlaştırıldığını, itirazın iptali davasında sunulan vazgeçme dilekçesiyle Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden hacizlerin kanunen fekkinin sağlanacağını ve böylece tahsil harcı ödenmeyeceğini, icra dosyasına ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılması konusunda protokole bir madde konulmadığını, protokol kapsamında icra dosyasında davacının banka hesaplarına uygulanan haczin fekkinin talep edildiğini, icra müdürlüğünce haciz kaldırma talebinin harç yatırılması halinde kabulüne karar verileceğinden, tahsil harcının ödenmesinin davacı tarafa bildirildiğini, Mahkemece sadece banka hesapları yönünden hacizlerin fekkine karar verildiğini, davacının davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; söz konusu takibe konu borcun ödendiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; harcın hatalı hesaplandığını, protokol yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, protokol ile haricen tahsil bildiriminde bulunma yükümlülüğünün bulunmadığını yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, haciz talebinde bulunulmadığını, icra dairesinin ihtiyati haciz fekki için yazılan müzekkereyi işleme almadığını, davacının taleplerinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, temyiz edenin sıfatına, temyiz nedenlerine ve özellikle dava açıldıktan sonra alacaklı (davalı) vekilinin icra dosyasının haricen tahsil ile kapatılması talebi üzerine haricen tahsil ile icra dosyasının kapatıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır.
Bu durumda; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davada esas hakkında karar verilmesi halinde nispi harç alınacağı, usule ilişkin nihai kararlarla, davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harç alınacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda; dava konusu alacak her ne kadar dava açılırken nisbi harca tabi ise de dava konusu icra takibinin haricen tahsil ile kapatılmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından, davalı aleyhine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmekte olup, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz talebinin REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ikinci bendinde yer alan "İstinaf başvurusu için yatırılan peşin harcın mahsubuyla bakiye 134.691,00 TL harcın hazine adına davalıdan tahsiline" cümlesinin çıkartılmasına, yerine " İstinaf başvurusu için peşin harç yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!