Anahtar kelimeler: Gününün Nafakaların Ferileri İstemli Davetiye Erkek Gelmedi Günde Kadın Anadolu
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2023/9 E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 8. Aile Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yolu ile duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü ve ferileri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Taraf vekillerinin mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan taraf vekillerinin mazeretlerinin reddine karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadın vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.
Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle boşanma davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası takdirine, davacı kadının tazminat taleplerinin reddine, velayetin anneye tevdi ile çocuk için tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmiştir.
Kararın her iki taraf vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının kusur belirlemesi ve nafaka miktarlarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün bu yönlerden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine, kadının sair, davalı erkeğin ise tüm istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının istinafı "kusur belirlemesi ve nafakaların miktarı" olarak sınırlandırılıp "tazminatların reddine ilişkin hükmün" istinaf incelemesi dışında tutulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve nafakaların miktarı yanında reddedilen tazminatların da hatalı olduğu belirtilerek istinaf edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği ve 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı düzenlenmiştir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. O halde davacı kadının "reddedilen tazminatlara" yönelik istinaf talebi bulunduğu halde, hatalı istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!