Anahtar kelimeler: Tutulan Bursa Kesinlik Saklı Şartı Eksiklikleri Sayisi Atılan Adliye Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. ili, ..., .. Mahallesi 1 03... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmaza imar planında park alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, müvekkili adına Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız el atma davasında müvekkilinin payına tekabül eden bedelin 2.534.642,40 TL olarak tespit edildiğini, ancak Mahkemece dava değeri olan 120.000,00 TL üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak karar verildiğini belirterek, saklı tutulan 2.414.642,40 TL bedelin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; faiz talebinin zamanaşımına uğradığını, ilk davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığından ek dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza müvekkilinin fiilen el atmadığını, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve saklı tutulan kısmın davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuki el atma söz konusu olduğundan harçlar yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 uygulandığı gibi vekâlet ücretinin de bu hükümden hareketle maktu vekâlet ücreti şeklinde belirlenmesi gerektiğini, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken hükümde ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazla ilgili işbu dosyanın tarafları arasında görülen Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat dosyasının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat bedelinin 2.534.642,40 TL belirlendiği ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 120.000,00 TL tazminata hükmedildiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla kararın uygun görülerek 09.05.2023 tarihi itibarıyla kesinleşmiş olduğunun anlaşıldığı, eldeki davanın incelenen dosya kapsamında bilirkişi heyetince belirlenen 2.534.642,40 TL tazminattan bakiye kalan kısım için ek dava mahiyetinde açılmış olup, taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen toplam 2.534.642,40 TL tazminat bedelinin taraflar için kesin hüküm niteliğinde olduğu, önceki davada kesinleşen bedel esas alınmak suretiyle davacının payına isabet eden kalan bedel olan 2.414.642,40 TL tazminata hükmedilip, hükmedilen tazminata ilk dava tarihi olan 04.03.2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü ve 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 18 inci maddesi ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanun'la bu Kanun'un ek 3 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar ile yargılamanın iadesi davaları hakkında da uygulanır." hükmü getirildiğinden maktu harca hükmedilmesi doğru olduğu gibi Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup bu hususun davalı idare vekilince istinaf sebebi olarak da ileri sürüldüğü anlaşılmakla, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi oranda vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ile harcın maktu olarak belirlenmesi gerektiği yönünde düzenleme getirildiğini, düzenlemede maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yönünde bir hüküm bulunmadığını, hükmün hakkın özüne dokunacak şekilde geniş yorumlanamayacağını ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!