Anahtar kelimeler: Boksit Tonyıl Ocağı Çevresel Milas Muğla Planlanan Mevkiinde Etki Valiliği

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Muğla İli, Milas İlçesi, ... ve ... Mahalleleri mevkiinde gerçekleştirilmesi planlanan “IV. Grup Boksit Ocağı (500.000 ton/yıl)” projesine ilişkin olarak Muğla Valiliğince verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, proje tanıtım dosyasında, üretim faaliyetlerinin açık işletme plaser toplama üretim şeklinde gerçekleştirileceği ve basamaklandırma yapılmayacağı belirtilmesine rağmen, nihai proje tanıtım dosyasında basamakların nasıl oluşturulacağına ilişkin bilgilere yer verildiği, üretim yöntemi ile ilgili proje tanıtım dosyasında çelişkili ifadelerin bulunduğu, yine proje tanıtım dosyasında maden arama faaliyetinin nasıl ve hangi yöntemle yapılacağı bilgisinin ve üretilecek boksitle ilgili tenör bilgisinin yer almadığı, proje faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili jeolojik ve hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, proje alanının Muğla İl merkezine 69 km, Milas İlçe merkezine 17 km, Çandır Mahallesine 1,3 km, Kurudere Mahallesine 0,25 km mesafede olduğu, en yakın konuta mesafesinin 190 metre olduğu, hassas alıcı noktalardan olan Kurudere Mahallesinin hesaplanandan daha yüksek toz emisyonuna maruz kalacağı, proje tanıtım dosyasında yer alan toz emisyon değerlerinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değeri sağlayıp sağlamadığı noktasında denetlenebilir olmadığı, ayrıca proje tanıtım dosyasında madencilik faaliyetinin gerçekleştirileceği alanda kaç adet ağacın kesileceği, kesilecek ağaçların ve kaldırılacak orman örtüsünün orman ekosistemine olası etkilerine yer verilmediği, bitkisel toprağın sıyrılması ve depolanması işleminde rüzgar ve su erozyonu riski için öngörülen tedbirlerin yeterli olmadığı, orman yangınlarıyla etkin bir planlama yapılmadığı, bununla birlikte açılması planlanan ilave boksit ocağı poligonlarından 1 nolu poligonun tamamen zeytin dikili alanlar içinde kaldığı, poligon 2 nin doğusunda tarım dışına çıkarılması yasaklanmış olan dikili tarım alanlarının olduğu, poligon 3 ün ise orman alanı içinde kaldığı, poligonlara 150 metre uzaklıkta Kurudere Mahallesine ait yerleşim yerleri ile 3 km'lik sınır içerisinde zeytinlik alanların bulunduğu, söz konusu zeytinlik alanların ise verimli, bakımlı kapama zeytin bahçesi şeklinde olduğu, ayrıca zeytin dikili tarım arazilerine göre maden ocağının daha yüksek konumda kaldığı, bu durumun ise 1 numaralı maden poligonun içinde 2 ve 3 numaralı poligonların ise 150 metre mesafesinde başlayan zeytinlik alanlarındaki zeytin ağaçlarının vejetatif ve generatif gelişimini, (zeytinlik alanların çukur şekilli vadi yapısında yer alması, ocağın işletilmesi esnasında oluşabilecek tozu engelleyecek yükselti şeklinde doğal eşiğin bulunmaması, maden alanının daha yüksek konumda kalması nedeniyle ) doğrudan etkiyeceği, proje tanıtım dosyasında ise bu konuda herhangi bir araştırmaya ve bilgiye yer verilmediği, proje tanıtım dosyasının gerekli inceleme ve araştırma süreçleri tamamlanmadan eksik, hatalı ve çelişkili bilgi ve tespitlere göre hazırlandığının anlaşıldığı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Proje tanıtım dosyasının ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlandığı, proje tanıtım dosyası içinde gerekli taahhütlerin verilmiş olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dosyanın incelenmesinden, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının ilişkin olduğu proje kapsamında, 1908,79 hektarlık Ruhsat Alanı içerisinde belirlenen toplamda yaklaşık 24,32 hektarlık ÇED Alanında (7,03 ha 1 Nolu ÇED Poligonu + 12,86 ha 2 Nolu ÇED Poligonu + 4,43 ha 3 Nolu ÇED Poligonu) 500.000 ton/yıl Boksit cevheri çıkartılmasının planlandığı, açık işletme madenciliği ve elle toplama yönteminin kullanılacağı sahada pasa oluşumunun söz konusu olmadığı ve çıkarılan cevherin tüvenan olarak stoklanmaya ihtiyaç duyulmadan piyasaya sevkiyatının gerçekleştirileceği, başlangıçta faaliyetin delme patlatma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmesinin planlandığı ancak bu yöntemden vazgeçilerek tüm poligonlarda plaser (elle) toplama yönteminin kullanılmasına karar verildiği, proje tanıtım dosyasının bu doğrultuda revize edilerek idareye sunulduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, proje tanıtım dosyasında, basamaklandırma yapılmayacağı belirtilmesine rağmen, basamakların nasıl oluşturulacağına ilişkin bilgilere yer verildiği, üretim yöntemi ile ilgili proje tanıtım dosyasında çelişkili ifadelerin bulunduğu, proje faaliyet alanı ve çevresi ile ilgili jeolojik ve hidrojeolojik veri eksikliğinin bulunduğu, proje tanıtım dosyasında yer alan toz emisyon değerlerinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değeri sağlayıp sağlamadığı noktasında denetlenebilir olmadığı, proje sahasında kaç adet ağacın kesileceği, kesilecek ağaçların ve kaldırılacak orman örtüsünün orman ekosistemine olası etkilerine yer verilmediği, bitkisel toprağın sıyrılması ve depolanması işleminde rüzgar ve su erozyonu riski için öngörülen tedbirlerin yeterli olmadığı, orman yangınlarıyla etkin bir planlama yapılmadığı, maden ocağı poligonlarının bir kısmının zeytin dikili alanlar içinde bir kısmının tarım alanlarında kaldığı tespit ve kanaatlerine yer verildiği görülmektedir.Faaliyetin elle toplama yöntemi kullanılarak gerçekleştirmesine karar verilmesinin ardından buna göre revize edilen proje tanıtım dosyasında faaliyetin anılan yöntem kullanılmak suretiyle gerçekleştirileceği taahhüt edilerek gerekli araştırma, inceleme ve hesaplamaların bu yöntem dikkate alınarak yapılmış olması karşısında proje tanıtım dosyasında basamaklandırmaya ilişkin bilgilerin sehven yer almasının dava konusu işlemi kusurlandırmayacağında kuşku bulunmamaktadır. Diğer taraftan bilirkişi raporunun jeoloji ve hidrojeoloji yönünden değerlendirme içeren kısmında, elle toplama yönteminin kullanılacağı dolayısıyla kazı yapılmayacağı ve yer altı suyuna müdahale edilmeyeceği, çevrede herhangi bir kaynak ya da çeşmeye rastlanmadığı, proje sahasında ve yakın çevresinde akifer birim bulunmadığı, üretimde patlatma yapılmayacağından yer altı suyu ve yüzeysel suların olumsuz etkilenmeyeceği hususlarının bilirkişi tarafından da tespit edildiği ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, projeye ilişkin olarak yerine getirilmesi istenilen hususların yerine getirildiğinin proje tanıtım dosyasında (79 ve 80. sayfalarında) belirtilerek buna ilişkin gerekli taahhütlerin verildiği, bilirkişi raporunun çevre mühendisliği yönünden değerlendirme içeren kısmında, toz emisyon değerlerinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değeri sağlayıp sağlamadığı noktasında denetlenebilir olmadığı kanaatine yer verilmiş ise de, raporun aynı kısmında kontrollü ve kontrolsüz durumda toz emisyon değerlerinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nde belirlenen sınır değeri aşmayacağının belirtildiği, nakliye yolu dikkate alındığında toz emisyonun sınır değerin üstüne çıkacağının "beklenmesi" gerektiği kanaati bildirilmiş ise de bu kanaatin herhangi veri ve hesaplamaya dayanmadığı, proje tanıtım dosyasında ağaç kesilmesi söz konusu olduğunda Orman İşletme Şefliği direktifleri doğrultusunda işlem yapılmasının öngörüldüğü, proje sahası içesinde ve çevresinde yer alan zeytinlik alanlara ilişkin gerekli değerlendirmelerin yapıldığı bu kapsamda zeytinlik alan içinde kalan 1 numaralı poligonda kesinlikle patlatma ve kazı yapılmayacağı, elle toplama yapılacağı, toprak zeminlerin sulanmasına azami şekilde dikkat edileceği, saha içinde mümkün olduğunca araç trafiğine izin verilmeyeceği, yakın çevresinde zeytinlik alanlar bulunan 2 ve 3 numaralı poligonlarda da patlatmasız, plaser (elle toplama) yöntemi ile ocak işletmeciliği gerçekleştirileceği, bitkilendirme ile yapılan toz perdelemesi uzun zaman alacağından oluşturulacak perdelerin yapay toz perdeleri kullanılarak gerçekleştirileceği, belirli periyotlarda toz emisyon ölçümlerinin yapılacağı, özellikle Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında toz emisyonu kontrollerine daha dikkat edileceği, kamyonların üzeri örtüleceği taşıtların hız limitlerine sınırlama getiririleceği ve yolların tozumaya karşı sulanacağı taahhütlerine yer verildiği, zeytin ağacı kesilmesinin ise öngörülmediği, olası yangın riskine karşı yangına müdahale için gerekli ekipmanlar ile ilk yardım donanımlarının hazır bulundurulacağının, yangın durumunda ilgili yangın müdahale birimlerine ve kuruluşlarına derhal haber verileceğinin taahhüt edilmiş olduğu, bu taahhütlerde belirtilenler dışında yangın riskine karşı ne tür tedbirlerin alınması gerektiğinin de bilirkişi tarafından ortaya konulmadığı, dolayısıyla proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetin projenin gerçekleştirilmesi planlanan alana olası çevresel etkilerinin hukuken kabul edilebilir düzeyde olduğu anlaşılmaktadır.Belirtilen nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.