Anahtar kelimeler: Lojistik Vefatı Çarpışması Elazığ Sandığı Müteveffa Kazada Bununla Emekli Vefat
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ile davalılardan .......... ve .... vekili, davalılar ... Lojistik Ltd. Şti. ve .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; emekli sandığı iştirakçisi dava dışı ... 21.09.2007 tarihinde davalı ..... Şirketi adına kayıtlı davalı ...'nin kullandığı araç ile müteveffa ... idaresindeki .... adına kayıtlı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada vefat ettiğini, bununla ilgili Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, iştirakçinin vefatı üzerine hak sahiplerine Kurumca peşin değerli sermaye geliri bağlandığını, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun (5434 sayılı Kanun) 129. maddesi gereğince yapılan ödemelerin Kurumun halefiyet hakkı gereğince davalılardan rücuen alınması gerektiğini ileri sürerek; toplam zararlarının 100.019,95 TL olmasına rağmen şimdilik 5.000,00 TL peşin sermaye geliri ve 15.10.2007-15.07.2009 tarihleri arasında ödenen aylıklar ve faizi olan 18.157,22 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınmasına, bu miktarlara 15.10.2007 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş; 09.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu ödenen aylıklar yönünden 16.719,84 TL (anapara) olarak açılan alacak dava miktarının 34.720,87 TL artırılarak, 51.440,71 TL'ye yükseltilmesine, ıslah edilen miktar olan 34.720,87 TL yönünden her bir aylığın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesini, geri kalan ödenen aylıklar olan 16.719,84 TL yönünden dava dilekçesinde belirtilen tutarlar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Bahattin vd. mirasçılar vekili; dava tarihinde 5434 sayılı Kanunun 129. maddesinin yürürlükte olmadığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda bu davayı destekleyen kanun maddesi olmadığını, sadece kasten işlenen suçlara ilişkin rücu imkanı veren 39. maddesi olduğunu, müteveffanın mirasçılarının sigorta şirketine müracaat ettiğini, müteveffanın müvekkillerinin murisinin aracında olması nedeniyle hatır taşıması söz konusu olduğunu, davacının karşılanması gereken bir zararının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalılar ... ve ... Şirketi vekili; davanın dayanağı 5434 sayılı Kanunun 129. maddesinin dava tarihinde yürürlükte olmadığını, müvekkilinin aracının kaza yapması nedeniyle doğan zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, kazada asli kusurun diğer araç sürücüsünde olduğunu, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, faiz isteminin kanuna uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili; dava dilekçesinde .... Sigorta'dan alınan 50.000,00 TL'den bahsedilmediğini, 5434 sayılı Kanun'a tabi iştirakçilerle ilgili rücu hakkının bulunmadığını, faizden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.04.2010 tarihli kararıyla; ödenen peşin sermaye değeriyle aylıkların zarardan sorumlu olanlardan alınabileceği yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesince 04.07.2011 tarihli ilamla; davaya iş mahkemesi tarafından bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi yerine, işin esasının incelenmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 26.09.2012 tarihli kararıyla; zararı meydana getiren kişilere karşı Kurumun rücu hakkı olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay 10. Hukuk Dairesince verilen 22.02.2013 tarihli ilamla; somut olayda, emekli sandığı iştirakçisinin uğradığı zarar nedeniyle zarar verenlere yönelttiği davanın destekten yoksun kalma tazminatı davası niteliğinde bulunduğu, bu dava sonucu tazminat alınırsa ne kadarının rücu hakkı kapsamında sandık tarafından alınacağının 5434 sayılı Kanunun 129. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülmesi karşısında Mahkemece öncelikle hak sahipleri tarafından açılmış bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması ve belirtilen hukuki ve fiili değerlendirmeler ışığında değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 09.01.2015 tarihli kararla; SGK tarafından yapılan 15.10.2007-15.07.2009 tarihleri arasındaki maaş ödemesi ve 5.000,00 TL ilk peşin değerli gelirin talep edildiği, iştirakçi mirasçılarından ... ... ve .... talep edebileceği tazminat miktarı sigorta şirketi ödemeleri ile tamamlanmış olduğundan sadece .... yapılan 8.359,90 TL'lik maaş ödemesi ve 5.000,00 TL'lik ilk peşin değerli gelire hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 31.05.2016 tarihli ilamıyla; Mahkemece meydana gelen kazada vefat eden iştirakçinin hak sahipleri tarafından dava açılıp açılmadığı hususunun netleştirilmesi, aldırılan hesap raporunda öncelikle, maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Dava sonunda para tazminatı da alınırsa bundan kovuşturma için yapılan masraflarla birlikte emekli, adi malüllük, dul ve yetim aylıkları bağlanan hallerde bu aylıkların beş yıllığı; (Toptan ödeme) yapılan hallerde de bunların toplamının yarısı Sandıkça alınarak, varsa, geri kalanı ilgililere ödenir.” hükmü çerçevesinde davacı Kurumun alabileceği tavan tutarın 5 yıllık dul ve yetim aylıkları tutarları ile yargılama masraflarından ibaret olduğu, buna göre, her bir hak sahibi yönünden destekten yoksun kalma (gerçek zarar) tazminatına yönelik hesaplama yapılması ve elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
6. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 02.04.2019 tarihli kararla; davacı Kurumun rücu edebileceği miktarın 51.248,33 TL olduğu, fakat bu alacağın 51.338,00 TL olarak ... Sigorta A.Ş. ödemesi ile karşılanmış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
7. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 tarihli ilamıyla; davanın destekten yoksun kalma tazminatı davası niteliğinde bulunması nedeniyle davanın yasal dayanağının 5434 sayılı Kanunun 129. maddesi olduğu, anılan madde gereğince Kurumun bu davayı açma yetkisinin bulunduğu, ayrıca bu dava sonucu tazminat alınırsa ne kadarının rücu hakkı kapsamında sandık tarafından alınacağının da maddenin 2. fıkrasında öngörüldüğü, Mahkemece genel hükümlere göre bir hesaplama yapılarak her hak sahibi yönünden gerçek zarar hesabı yapılması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur.
8. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 30.03.2021 tarihli kararla; bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden alınan ek rapora itibar olunarak; gerçek zarar (peşin sermaye değeri) yönünden davacı Kurumun zararının .... Sigorta şirketinin yaptığı ödemenin rapor tarihi itibariyle güncellenmesi ile fazlasıyla karşılandığından davacının peşin sermaye gelir ödemesi alacağı talebi reddedilmiş, 5434 sayılı Kanunun 129. maddesine göre Kurum tarafından ödenen aylıkların 5 yıllık tutarının (15.10.2007 - 15.10.2012 arası) 51.440,71 TL olduğu bilirkişi raporu ile sabit olduğundan, 5434 sayılı Kanunun 129. maddesi dikkate alınarak; davanın kısmen kabulüne, davacının peşin sermaye gelir ödemesi alacağı talebinin reddine, 5434 sayılı Kanunun 129. maddesine göre davacı Kurum tarafından 15.10.2007- 15.10.2012 tarihleri arasında ödenen aylıklar toplamı olan 51.440,71 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Sigorta şirketi ...(Finans) Sigorta A.Ş.nin poliçe miktarı kadar sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
9.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.07.2023 tarihli ilamıyla; hak sahiplerine yapılan yardımların 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığı, Kanun hükümlerince yapılan davaya konu yardımların sorumlulardan tahsilinin de aynı Kanunun 129. maddesi hükmüne tabi olduğu, uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanunun ne de 5510 sayılı Kanunun uygulama yerinin bulunmadığı, İş Mahkemelerinin 5521 sayılı Kanun ile kurulan istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, bu durumda 5510 sayılı Kanunun 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış İş Mahkemesinin görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
10. Bozmaya uyan Mahkemenin 23.05.2024 tarihli kararıyla; davacı Kurum tarafından ödenen aylıkların 5 yıllık tutarının (15.10.2007-15.10.2012 arası) 51.440,71 TL, hak sahiplerinin maddi zararının 251.182,01 TL olduğu, davacı vekili tarafından 09.11.2020 tarihinde ıslah dilekçesinin sunulduğu, zamanaşımının dolmadığı, davalı ... şirketi tarafından davacı Kuruma ödeme yapılması nedeniyle peşin sermaye gelir alacağının bulunmadığı, davacı Kurumun davalılardan 51.440,71 TL alacağının bulunduğu, davalıların meydana gelen kaza nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.157,22 TL davacı Kurum tarafından 15.10.2007-15.07.2009 tarihleri arasında ödenen aylıkları toplamının ödeme tarihlerinden tibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacının peşin sermaye gelir ödemesi alacağı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ile davalılardan sigorta şirketi dışındaki davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Dairece verilen 28.01.2025 tarihli ilamla; Mahkemenin karar gerekçesinde, davacı Kurumun davalılardan 51.440,71 TL alacağının bulunduğu belirtilmiş iken, 18.157,22 TL'nin davalılardan alınması şeklinde hüküm tesis edilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
12. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Kurum sigortalısı ... içinde bulunduğu sigorta şirketine sigorta ettirile, ... sevk ve idaresindeki araç ile ... sevk ve idaresindeki aracın 21.09.2007 tarihinde çarpışması sonucu ölümlü yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada davacı Kurum sigortalısı ... ile .... vefat ettiği, meydana gelen kazada davalı sürücü ... %30 oranında, müteveffa sürücü ... %70 oranında kusurlu olduğu, davacı Kurum tarafından ödenen aylıkların 5 yıllık tutarının (15.10.2007-15.10.2012 arası) 51.440,71 TL, hak sahiplerinin maddi zararının 251.182,01 TL olarak belirlendiği, davacı vekili tarafından 09.11.2020 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, davalıların zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımına tabi olması nedeniyle dolmadığı, davalı ... şirketi tarafından davacı Kuruma ödeme yapılması nedeniyle peşin sermaye gelir alacağının bulunmadığı, davacı Kurumun davalılardan 51.440,71 TL alacağının bulunduğu, davalıların meydana gelen kaza nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı Kurum tarafından 15.10.2007-15.07.2009 tarihleri arasında ödenen aylıkları toplamı olan 51.440,71 TL'nin ödeme tarihlerinden tibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının peşin sermaye gelir ödemesi alacağı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve diğer mirasçıları vekili ile davalılar ... Lojistik ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bozmaya uygun karar verilmediğini, bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda hak sahiplerine ödenen İPSD toplamının 81.862,73 TL olduğu hesaplanmakla birlikte, dava dışı sigorta şirketi tarafından müvekkili Kuruma 02.09.2009 tarihinde 51.338,00 TL ödeme yapıldığından bahisle İPSD yönünden yapılan ödemenin güncellenmesi sonucu 02.09.2009 tarihinden hesaplamanın yapıldığı, bu tutarın 05.11.2020 tarihine kadar yasal faizi ile birlikte 103.728,43 TL olduğu ve bu tutardan müvekkili Kurumca sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerin anapara toplamı olan 81.862,73 TL'nin çıkarılmasıyla 21.865,70 TL olduğu şeklinde hesaplama yapılarak müvekkili Kurumun 81.862,73 TL Peşin Değer yönünden alacağının kalmadığının belirtildiğini, hesaplamada müvekkili Kurum alacağından İPSD ödemesi ve ödemenin faizinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, hatlı rapora itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... ve diğer mirasçıları; ... Lojistik ve ... vekilleri; davacının davalılara ait araçların sigorta şirketlerinden (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları sebebiyle) bu kazadan dolayı 02.09.2009 tarihinde 51.338,00 TL tahsil ettiğini, Mahkemenin davalı lehine hükmetmesi gereken en fazla tutarın müteveffanın hak sahiplerine bağlanan maaşın 5 yıllık tutarı olup bunun da 2007-2012 yılları arası ödenen maaşlar olduğunu, davacı Kurumun sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek şekilde karar verildiğini, davacı Kurumun 51.440,71 TL tahsil etmesi gereken tutarı zaten 02.09.2009 tarihinde 51.338,00 TL olarak tahsil ettiğini, ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü taleplerin zamanaşımına uğradığını, ceza zamanaşımının uygulanmasının hatalı olduğunu, davacının 02.09.2009 tarihinde tahsil ettiği ve halen uhdesinde bulunan 51.338,00 TL yok sayılarak bu tutar kadar mükerrer tahsilata ve davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacak şekilde hüküm kurulduğunu, İrfan varislerine ... Sigorta A.Ş. tarafından 28.662,00 TL ödendiğini, F...iba Sigorta A.Ş. tarafından ise 3.969,00 TL ödendiğini, ... varislerinin Sigorta Şirketlerinden tahsil ettikleri destekten yoksun kalma tazminatları ile gerek sigorta Şirketlerini gerekse davalı tarafı ibra ettiklerini, bu nedenle kazaya sebebiyet verenlere karşı dava açmadıklarını, davacı Kurumun hak sahiplerinin yerine geçerek ve hak sahiplerinin iradelerine aykırı olarak destekten yoksun kalma davası açmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanunun 129. maddesine istinaden destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla; davacı vekili, davalı ... mirasçıları ile davalı ... Lojistik ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
05.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!