Anahtar kelimeler: Vadi Eyüp Ltdşti Büyükçekmece Gayrimenkul Noterliği Yazildiği Parselde Yevmiye Kurulduğu

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Davacı Şirket ile davalılardan ... Ltd.Şti arasında diğer davalı ...'ün malik olduğu .... ...., ... ... Mahallesi ... Sk... ada ... parselde mevcut arsa üzerinde birlikte inşaat yapmak üzere ortaklık kurulduğu, Davacı Şirket ile ... arasında Eyüp ...Noterliği 06.07.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı Gayrimenkul Satış Vadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, Davacı Şirket ile ... Şirketi arasında ortaklık anlaşması yapıldıktan sonra ... ile 25.09.2012 tarihinde Büyükçekmece ...Noterliği ..... yevmiye numarası ile ... şirketi ile aynı şekilde Gayrimenkul Satış Vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, Ortaklık sözleşmesine göre İnşaat Giderlerinin yarı yarıya karşılanacağı, yapılacak 6 bağımsız bölümden Zemin kattaki ve 4.Kattaki 2 daire ...'e verilecek diğer 4 daire taraf şirketler arasında yarı yarıya paylaşılacağı, ... İnşaat Şirketi tarafından Büyükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesinde ... aleyhine ..../... sayılı dasya ile dava açıldığı, Davacının işbu davaya müdahil olduğu, Mahkeme tarafından İnşaat Sözleşmeleri ve Ortaklık Sözleşmesine göre ortaklığın giderilmesi için dava açılmak üzere ... İnşaat Şirketine görev verildiği ve Ortaklığın giderilmesi için işbu davanın ikame edildiği, Neticeten Yapılan İnşaat sebebi ile harcamaların ortaklar tarafından ne kadarının yapıldığına dair Bilirkişi incelemesi yapılması, Ortaklık sözleşmesine göre.... İlçesi.... .... Mahallesi .... Sokak ....Ada.. parselde yapılanı binadaki gayrimenkullerin taraflar arasında paylaştınlarak ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini, yargılama ve vekalet ücretlerinin Davalı ... İnşaat'a yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu Ortaklık Protokolü altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzayı inkar ettiklerini, Müvekkili Şirket ile ...'ün 25.09.2012 tarihinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdettikleri, Müvekkilinin söz konusu inşaatı bitirerek ...'e teslim ettiği, Davaya konu taşınmazın iş bitirme belgesi olduğu, Yapı kullanma izin belgesinin ise Arsa sahibinin gerekli imzaları atmaması sebebi ile alınamadığı, Özetle yapmın iskâna hazır olduğu, Davaya konu İnşaatı bitiren Müvekkili ...'un ...ten aldığı vekaletname ile Esenyurt Tapu Sicil müdürlüğüne kat irtifakı kurmak üzere gittiği, ancak Kat irtifakının Arşa Sahibi ...'ün Davacı Şirket yetkili ...'a 06.07.2012 tarihinde yani müvekkili şirket ile Arsa payı karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdetmeden önce verdiği vekaletname ile kurulduğu, hatta Müvekkili Şirkete ait olması gereken 4 bağımsız bölümden ikisinin satıldığı görülünce, Arsa sahibi ... durumdan haberdar edilerek diğer taşınmazların satışının önlenmesi açışımdan sözleşmenin tapuya şerh edildiği, ...'ten şikâyette bulunmasının istendiği ancak beyanlarında Satıştan haberdar olmadığını belirtmesine rağmen şikayette bulunmadığı, Bunun üzerine ... aleyhine Büyükçekmece...Asliye Hukuk Mahkemesinde ..../... sayılı dosya ile dava açıldığı, Müvekkili Şirket ile bir süre aynı büroyu kullanan Davacı Şirket yetkilisi ... ile müvekkili Şirket ile artak olduklarını beyan ederek farklı işler de aldığı ve iş aldıklarını da mağdur ettiği, Müvekkili Şirket Ortaklık Protokolüne konu İnşaatı tamamen kendi çabaları ile yaptığı, ödemelerin çoğunun Müvekkilinin kredi kartından ya da Şirket banka hesaplarından yapıldığı, tüm resim ve harçların müvekkili tarafından yapıldığı, Müvekkili Şirketin işbu davaya konu İnşaatın ruhsat döneminde başka bir şantiyesi olmadığı için tespitin rahatlıkla yapılacağı, Orlaklık farazisinin gerçek olma ihtimalinde dahi zaten Davacının iki bağımsız bölümü satarak parasını aldığını” Beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... 28.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... İnşaat Ltd.Şti ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ve dosyada bahsedilen İnşaat Sözleşmelerinin Noterde kendisi tarafından imzalandığı,İnşaat Sözleşmesini ... Ltd.Şti ile yaptığını ancak daha sonra diğer davalı şirket ile ortak inşaat yapacaklarını ve anlarla da anlaşma imzalanmasını rica ettiklerini bunun üzerine Diğer davalı ilc Noterde sözleşme imzaladığı, İnşaatı başından sonuna Davacının yaptığı ve teslim edildiği, Diğer Şirket yetkililerini çok az gördüğünü, İnşaatın malzeme temini ve inşa edilmesinde tamamen ... İnşaat Ortakları ... ve ... “ın beraber çalıştıkları ve onları tanıdığını, Mahkemenin vereceği karara göre tapuda gerekli devirleri yapmaya hazır olduğunu beyan etmiştir.█████/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda özetle; "İnceleme konusu Ortaklık Protokolünde ... İnş. ve Dış Tic. Ltd. Şti 'ye atfen atılı basit tersimli imza ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel ...'un eli ürünü olduğu" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.█████/2021 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Davacı/... Şirketi (müteahhit) ile davalı/... (toprak sahibi) arasında 06.07.2012 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmeyle davacı şirketin, davalıya ait arsa üzerinde bina (inşaat) yapmayı borçlandığı; davalının da, davacıya arsa payı (daire) vermeyi borçlandığını, sözleşmenin .. nolu maddesi hükümlerine göre; bina 6 daire içerecek olup, bunlardan 2 tanesi davalıya ait olacağı, 4 tanesinin ise davacı şirkete verileceği, Davalı/... Şirketi (müteahhit) ile davalı/... (toprak sahibi) arasında 25.09.2012 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmeyle davalı şirketin, diğer davalıya ait arsa üzerinde bina (inşaat) yapmayı borçlandığı; diğer davalının da, davalı şirkete arsa payı (daire) vermeyi borçlandığı, sözleşmenin .. nolu maddesi hükümlerine göre; bina 6 daire içerek olup, bunlardan 2 tanesi diğer davalıya ait olacağı, 4 tanesinin de davalı şirkete verileceği, -Davalı/... Şirketi (müteahhit) ile davalı/... (toprak sahibi) arasında akdedilmiş olan 25.09.2012 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden doğan tüm haklara, davacı/... Şirketi %50 ortak olacağının,█████/2026 Tarihli Kayyım Raporunda özetle; "Yapılan incelemede, Davacı ... ile Davalı ... İnşaat arasında akdedilen "Ortaklık Protokolü" uyarınca, inşaatın gider ve gelirlerinin eşit paylaşılacağı bir adi ortaklık kurulduğu sabittir. Bu kapsamda, arsa sahibi ... ile yapılan sözleşmeler gereği ortaklığa bırakılan 4 bağımsız bölümden 2 tanesinin (1 ve 4 no.lu) üçüncü kişilere devredildiği, ortaklığa ait olması gereken 3 ve 5 nolu bağımsız bölümleri ise halen davalı ... Sovtürk mülkiyetinde olduğunun anlaşıldığını, Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda, tüm harcama ve ödemeler 25.07.2015(Dava Tarihi) baz alınarak Yİ-ÜFE ((Fatura ve ödeme belgeleri tarihlerindeki tutarların, 25.07.2015 Dava tarihi tarihine göre Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) verileri kullanılarak irca edildiğinin, Hesaplamada .... ....-.... temel yıllı endeks serisi kullanıldığının, Temmuz 2015 Yİ-ÜFE Endeksi: 246, 15 üzerinden güncellendiğinin, Davacı tarafından yapılan güncel harcama: 44.351,68 TL Davalı tarafından yapılan güncel harcama: 222.049,78-TL Toplam Tasfiye Gideri (Dava Tarihi De; 266.401,46 TL olarak hesaplandığının, Netice itibarıyla; dosya kapsamı, tarafların ticari defter ve kayıtları, ibraz edilen belgeler, teknik bilirkişi değerleme raporu ile hazırlanan kesin tasfiye bilançosu birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. ile Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. Arasında kurulmuş bulunan adi ortaklığın aktif ve pasifinin tamamen tespit edildiği, ortaklık giderlerinin dava tarihi esas alınarak Yİ-ÜFE endeksine göre güncellendiği, taraflar arasındaki gider denkleştirmesinin yapıldığı ve adi ortaklığa ait tasfiye bilançosunun kesin olarak oluşturulduğu, hazırlanan kesin tasfiye bilançosuna göre, Ortaklığa ait tasfiye konusu malvarlığının toplam değeri 4.600.000,00 TL olduğu, Net tasfiye malvarlığının 4.333.598,54 TL olduğu, Tarafların ortaklık paylarının %50 - %50 olduğu, Yapılan gider denkleştirmesi sonucunda Davacı ... Ltd. Şti.'nin Davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'ne 88.849,05 TL borçlu bulunduğu, Tasfiye konusu malvarlığının yalnızca iki adet bağımsız bölümden oluşması, ortaklık paylarının eşit olması ve taşınmazların ekonomik değer itibarıyla bölünebilir nitelikte bulunması dikkate alındığında; Türk Borçlar Kanunu'nun 642 ve devamı maddeleri uyarınca adi ortaklığın tasfiyesinin aynen taksim suretiyle gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunun, bu kapsamda .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel üzerinde bulunan ... no'lu bağımsız bölümün ve ... no.lu bağımsız bölümün; ortaklık payları gözetilerek taraflar adına aynen tesciline, oluşan değer farkının giderilmesi amacıyla 88.849.05 TL denkleştirme bedelinin tasfiye hesabı kapsamında ödenmesine, bu suretle adi ortaklığın tasfiyesinin tamamlanabileceği" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı şirket ile davacı arasında adi bir ortaklık protokolü yapılarak protokole göre taşınmazların paylaşımının yapıldığını, sonrasında diğer davalı ... ile taşınmaz inşaatına dair kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, taşınmazlara ilişkin olarak davalı ...'e karşı açılan Büyükçekmece ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasında adi ortaklığın tasfiyesi için işbu davayı açmak üzere süre verildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde öncelikle davacı şirketin delil olarak sunduğu adi yazılı protokoldeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiştir.Mahkememizce bu sebeple davalı şirket yetkilisine ait imza incelemesine esas imza örnekleri ilgili kurumlardan celp edilerek imzalar ve adi protokoldeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmıştır.17.05.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi bilirkişi raporunda; davalı şirket tarafından imzası inkar edilen Ortaklık Protokolü altındaki davalı şirkete atfen atılan imzanın davalı şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi bilirkişi raporunda incelemede kullanılan teknik aletlerin belirtildiği, çok ve yeterli sayıda imzalı belge aslının incelenerek rapordaki kanaatin oluşturulduğu, raporun gerekçeli, denetime elverişli ve kanaat bildirir nitelikte olduğu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla ilgili rapor hükme esas alınmış, davacı şirket ve davalı şirket arasındaki protokoldeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğu esas alınarak protokol kapsamında incelemeye ve tasfiyeye devam edilmiştir.Taraflar arasındaki protokole göre davacı şirket ve davalı şirketin ... ..., .... Mahallesi ... Sk.... ada.... parselde mevcut arsa üzerinde yapılacak inşaatta 25.09.2012 tarihli davalı şirket ve ... arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirket lehine verilen 4 taşınmazın eşit olarak paylaşılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.... ...., .... çeşme .... ... Sk.... ada ... parselde mevcut arsa üzerindeki binanın kat karşılığı inşaat sözlemesine göre inşa edildiği, kat irtifakı ve bağımsız bölüm tesislerinin yapıldığı bilirkişi raporları ve tapu kayıtları ile anlaşılmakta olup, davalı arsa sahibi ...'ün 6 taşınmazın 4 tanesini dava dışı kişilere sattığı ve tapusunun bu kişiler lehine tescil edildiği, davalı şirket ve ... arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı şirkete düşen 4 taşınmazdan yalnızca 2 tanesinin davalı arsa sahibi ... adına kaydının bulunduğu anlaşılmakla davaya dava konusu bu 2 taşınmaz yönünden devam edilmiştir.Davalı şirket ve ... arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı şirkete düşen taşınmazlardan tapusu davalı ... adına dava tarihinde kayıtlı olan taşınmazların .... İli, ... İlçesi, ....Mahallesi, ... Ada, .... Parsel üzerinde bulunan .... no.lu bağımsız bölümün ve ... no.lu bağımsız bölüm olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Davalı şirket ve ... arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında taşınmazın inşa edilerek kat irtifakının kurulduğu ve bağımsız bölümlerin oluşturulduğu anlaşılmakta olup, davalı ... veya sözleşmenin diğer tarafı davalı şirket tarafından ilgili gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin taşınmazın inşa edilmesinden önce feshedilmediği ve sözleşmenin ayakta olduğu, taşınmazın ve bağımsız bölümlerin taraflar arasındaki sözleşmeye göre inşa edilmesi neticesinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı şirketin ilgili bağımsız bölümlerin tapusunun tescili ve mülkiyet hakkını kazandığı ve davalı ... lehine olan tapuların iptali ile tescilini talep edebileceği bilirkişi incelemesi ile anlaşılmıştır.Bu bağlamda davacı ve davalı şirket arasındaki ortaklık protokolü ve davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bir arada değerlendirildiğinde; davacı ve davalı şirket arasındaki ortaklık protokolü sözleşmesi gereğince davacı ... davalı şirket ve diğer davalı ... arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davalı şirket ile %50 %50 pay oranında ortaklık kurulduğu, davacı ve davalı şirket tarafından davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmazın inşa edildiği, kat irtifakı ve bağımsız bölümlerin oluşturularak inşaatın tamamlandığı, davalılar arasındaki sözleşmenin inşaat tamamlanmadan feshedildiğine dair davalılarca dosyaya bir delil sunulmadığı bu suretle davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı ... tarafından davalı şirkete mülkiyeti bırakılması gereken taşınmazlar yönünden davacının talepte bulunabileceği, dava tarihi itibariyle davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaatın tamamlanması sonucunda davalı şirkete satışı vaat edilen 4 taşınmazdan yalnızca 2 taşınmazın davalı ... adına tapuya kayıtlı olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı şirket arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin bu 2 taşınmaz yönünden yapılabileceği ve davacının davalı şirket ile arasındaki ortaklık protokolü gereğince kendi payına düşen taşınmazın mülkiyetini talep ve ortaklığın tasfiyesini talep edebileceği anlaşılmıştır.Adi ortaklığın tasfiyesi bir arıtma işlemi olarak hukuki değil ekonomik süreklilik arz edenbir faaliyettir. Ancak kanunun işaret ettiği şekilde yapılmalı ve sonlandırılmalıdır. Tasfiye için tüm hesapların görülüp, ortakların birbiri ile olan alacak, verecek ve ortaklık vasıtasıyla elde edilmiş malların paraya çevrilerek elden çıkartılması, ortaklık nedeniyle oluşan borçların ödenmesi ve kalan meblağ olur ise ortaklar arasında paylaştırılması gerekmektedir.Huzurdaki olayda adi ortaklığın ve dolayısı ile tasfiyenin kapsamını belirlemek son derece önemlidir. Yargıtay'ın birçok kararında hükmettiği üzere tasfiye sürecinde tasfiye bilançosu yapılması ve nihayetinde kapanış bilançosu tanzim edilmesi gerekecektir.TBK'nın 643. maddesi “Ortaklığın borçları ödendikten ve ortaklardan her birinin ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve koymuş olduğu katılım payı geri verildikten sonra bir şey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır. Ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse, zarar ortaklar arasında paylaşılır.“ hükmünü havidir.Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere tasfiyedeki aşamalar yaklaşık şu şekilde olmalıdır:1. Aşama Ortaklığın malvarlığının paraya çevrilmesi, 2. Aşama: Bu para ile 3. kişilere olan borçların ödenmesi. 3. Aşama Ortakların verdikleri avansların ve masrafların ödenmesi. 4. Aşama Ortakların ortaklığa koydukları sermaye paylarının ödenmesi, 5. Aşama bunlardan artan tutar olursa ortaklara tasfiye karı olarak ödenmesi ya da 3.aşamadan sonra geri kalan malvarlığı ortakların sermaye paylarını ödemeye yetmezse ortaya çıkan zararın paylaşılmasıdır.Yargıtay .... Hukuk Dairesi de gerek eski gerekse yeni birçok kararında (örn: 29.04.2014 tarih, E..../..., K..../... – Yargıtay .... Hukuk Dairesi 23.01.2019 tarih ve E. .../... K. .../....) istikrarlı bir şekilde adi ortaklığın tasfiyesinin hangi aşamalarda yapılması gerektiği şu şekilde işaret etmektedir. Yukarıdaki aşamalara benzer şekilde; Mahkemece yapılacak işin; “yukarıdaki yasa hükümlerine göre ve taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı da gözetilerek, ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerini istemek; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek ( ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi ) tasfiye memuru olarak resen atamak olmalıdır. Bundan sonra ise, tasfiye işlemleri; hakim tarafından öngörülecek üçer aylık ( uyuşmazlığın mahiyetine göre süreler uzatılıp kısaltılabilir ) dönemlerde tasfiye memuru tarafından 3 aşamada gerçekleştirilmesi gerektiği“ karara bağlamıştır: Birinci aşamada; ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın tüm malvarlığı (aktif ve pasifi ile birlikte) belirlenmeli, yönetici ve idareci ortaktan ortaklık hesabını gösterir hesap istenmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde, taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, tasfiye memurunun belirlediği malvarlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazları da karşılanıp, toplanacak delillere göre değerlendirilmelidir. İkinci aşamada; ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakte çevirme işlemi (TMK’nun 634. vd. maddelerinde düzenlenen resmi tasfiye işlemi kıyasen uygulanmak suretiyle) gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse, değerleri bilirkişi marifetiyle saptanmalıdır. Üçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya (ortaklığın, borçlar, giderler ve avanslar ödendikten sonra kalan varlığı, ortakların koydukları katılım paylarının geri verilmesine yetmezse) zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir. Bu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hakim, (HMK’nun 297.maddesi uyarınca) tarafların hak ve yükümlülüklerini saptayıp, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır.” Ancak bu belirtilen aşamalar her durumda ayrıca değerlendirilecektir. Keza Yargıtay’ın da ifade ettiği üzere (Yargıtay .... HD. T. 12.04.1984, E..../... K..../....) bazı aşamaların uygulanması gerekli değilse, o zaman diğer bir aşamaya doğrudan geçilmesinde bir engel bulunmamaktadır.Mahkememizce bu kapsamda davaya konu olay incelenmiş, tasfiye için bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile ortaklık protokolü kapsamında davacı ve davalı şirketin hak kazandığı taşınmazların değerleri ve nitelikleri tespit edilerek raporlar alınmıştır.Somut olayda; Davacı ... Tic. Ltd. Şti. ile Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. arasında kurulmuş bulunan adi ortaklığın aktif ve pasifinin tamamen tespit edildiği, ortaklık giderlerinin dava tarihi esas alınarak Yİ-ÜFE endeksine göre güncellendiği, taraflar arasındaki gider denkleştirmesinin yapıldığı ve adi ortaklığa ait tasfiye bilançosunun kesin olarak oluşturulduğu anlaşılmıştır.Hazırlanan kesin tasfiye bilançosuna göre; Ortaklığa ait tasfiye konusu malvarlığının toplam değeri 4.600.000,00 TL olduğu, Net tasfiye malvarlığının 4.333.598,54 TL olduğu, Tarafların ortaklık paylarının %50 - %50 olduğu, Yapılan gider denkleştirmesi sonucunda Davacı ... Ltd. Şti.’nin Davalı ... İnşaat Ltd. Şti.’ne 88.849,05 TL borçlu bulunduğu tespit edilmiştir. Tasfiye konusu malvarlığının yalnızca iki adet bağımsız bölümden oluşması, ortaklık paylarının eşit olması ve taşınmazların ekonomik değer itibarıyla bölünebilir nitelikte bulunması dikkate alındığında; Türk Borçlar Kanunu’nun 642 ve devamı maddeleri uyarınca adi ortaklığın tasfiyesinin aynen taksim suretiyle gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Mahkememizce alınan tasfiyeye ilişkin bilirkişi raporlarında da en makul ve uygun çözümün bu yöntem olacağının belirtildiği, taşınmazların mevcut durumda satışı yapılarak bedellerinin denkleştirilmesi ve ödenmesi suretiyle tasfiyenin mevcut durumda mümkün olmadığı anlaşılmakla taşınmazların satılarak satış bedelleri üzerinden mahsuplaşma ile tasfiye yoluna gidilmemiştir.Alınan bilirkişi ve tasfiye raporlarında; davacı ve davalı şirket ortaklığına düşen taşınmazların nitelik ve değerlerinin aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakta olup bu nedenle taşınmazların ortaklara eşit şekilde tescili ile ortaklığın tasfiyesinin durumun ve ortaklığın şartlarına en uygun çözüm olacağı kanaatine ulaşılmıştır.Bu değerlendirme ve tespitler karşısında tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalılar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı ve davacı şirketin sonrasında davalı şirket ile bu taşınmaz kapsamında ortaklık protokolü imzalayarak davalı şirketin ilgili sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerine ortak konumuna geldiği, gelen tapu kayıtları ve alınan bilirkişi raporuna göre davalılar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmediği ve taşınmazın tamamlanarak bağımsız bölümlerin oluşturulduğu anlaşılmakta olup, davacının bu kapsamda kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ortaklık yönünden kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalıya düşen taşınmazların tescilini talep edebileceği, davalı arsa sahibi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalıya düşen taşınmazların hak edilmediğine ve sözleşmenin inşaatın tamamlanması öncesinde feshedilerek sona erdiğini ispatlayamaması karşısında davacının tescil talebinin kabulünün gerektiği ve sözleşmeye göre davalı şirkete düşen 4 taşınmazdan dava tarihi itibariyle tescili talep edilebilecek yalnızca 2 taşınmazın mevcut olduğu gözetildiğinde bu taşınmazların davacı ve davalı şirket ortaklığının mal varlığını oluşturduğu anlaşılmaktadır.Mahkememizce alınan tasfiyeye ilişkin bilirkişi raporlarında mevcut durumda ilgili taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesinin mümkün olmadığının tespiti karşısında Mahkememizce aynen taksim yoluna gidilmiş ve bu çözümün olay ve durumun koşullarına daha uygun olduğu anlaşılmakla; davalılar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı ve davalı şirket ortaklığına düşen ; ..... İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, .... Parsel üzerinde bulunan ... no.lu bağımsız bölümün ve 5 no.lu bağımsız bölümün ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile 3 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davacı .... İnşaat Ticaret Limited Şirketi adına, 1/2 hissesinin ise davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına, yine dava konusu ....İli, ..... İlçesi, ...., ... Ada, .... Parsel üzerinde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davacı .... İnşaat Ticaret Limited Şirketi adına, 1/2 hissesinin ise davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tarafların birbirleri ile ve inşaat kapsamındaki ticari ilişkilerine göre davacının davalı şirkete 88.849,05 TL borçlu olduğu anlaşılmakla aynen taksim ve tescil sonucunda ilgili bedelin ve borcun mahsuplaşmada değer farkı yaratacağı anlaşılmakla 88.849,05 TL denkleştirme bedelinin tasfiye hesabı kapsamında davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine karar vermek gerekmiş, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin bu suretle tamamlanabileceği anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle1-Davanın KABULÜ ile;-...... İnşaat Ticaret Limited Şirketi ile ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi Ortaklığının FESİH VE TASFİYESİNE,- ..., .... İlçesi, ... Mahallesi, .... Ada, .... Parsel üzerinde bulunan 3 no.lu bağımsız bölümün ve 5 no.lu bağımsız bölümün ... adına olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile 3 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davacı .... İnşaat Ticaret Limited Şirketi adına, 1/2 hissesinin ise davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına, yine dava konusu .... İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, .... Ada, ... Parsel üzerinde bulunan 5 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davacı ..... İnşaat Ticaret Limited Şirketi adına, 1/2 hissesinin ise davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,- Ortaklık payları gözetilerek taraflar adına aynen tesciline, oluşan değer farkının giderilmesi amacıyla 88.849,05 TL denkleştirme bedelinin tasfiye hesabı kapsamında davacıdan alınarak davalı ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ödenmesine, bu suretle adi ortaklığın tasfiyesinin tamamlanmasına,2-Tasfiye heyetinin 10 nolu raporunun kararın eki sayılmasına ve infazda dikkate alınmasına,3-Tasfiye heyetinin görevinin sona ermesine,4-Hüküm özetinin İİK 28.maddesi uyarınca İlgili Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine,5-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 27,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 704,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafça yatırılan 27,70-TL peşin harç ve 27,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 55,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça yapılan 4.534,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır +