Anahtar kelimeler: Sistem Öğrenimini Ders Eğitiminin Lisans Yatırmayan Öğrencinin Ücretli Bünyesindeki Açılmadığını
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili .. ... davalı Üniversite bünyesindeki lisans öğrenimini ücretli olarak tamamladığını, davalı Üniversitenin lisans eğitiminin devamı için her dönem eğitim ücretini peşin olarak aldığını, söz konusu ücret yatırılmadığı takdirde sistem üzerinden öğrencinin ders kayıt işlemleri bölümünün açılmadığını, ücreti yatırmayan öğrencinin bu nedenle davalı Üniversitedeki lisans öğrenimine devam edemediğini, müvekkilinin ödemesi gereken eğitim ücretini temin edemediği dönemlerde davalı Üniversitenin kullandırdığı tahsil kredisine 3 kez başvurduğunu, diğer müvekkili Adnan'ın ise söz konusu sözleşmelere kefil olduğunu, davalı Üniversite tarafından kullandırılan tahsil kredisi sözleşmelerinin müvekkilinin müzayaka halinden faydalanılarak geri ödemeye ilişkin düzenlenen senetlere borcun USD cinsinden düzenlendiğini ileri sürerek; dava konusu sözleşmelerin öncelikle dövizle sözleşme yasağı kapsamında olduğunun tespiti ile 02.01.2018 tarihinden itibaren bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği TÜFE aylık değişim oranları esas alınarak arttırılması suretiyle belirlenmesine, Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde ise 20.06.2017 tarihli ve 767 USD bedelli sözleşmenin imza tarihindeki 3,52 kur bedeli veya Mahkemece takdir edilecek kur bedeli üzerinden uyarlanmasını, 16.08.2017 tarihli ve 5.080 USD bedelli sözleşmenin imza tarihindeki 3,52 kur bedeli veya Mahkemece takdir edilecek kur bedeli üzerinden uyarlanmasını,
18.09.2018 tarihli ve 3.294 USD bedelli sözleşmenin imza tarihindeki 6,36 kur bedeli veya Mahkemece takdir edilecek kur bedeli üzerinden uyarlanmasını ve müvekkillerince keşide edilen emre yazılı senetlerin müvekkilleri yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; eldeki davada uyarlama koşullarının bulunmadığını, uyarlama istenen borcun ilk 7 taksidinin herhangi bir çekince ileri sürülmeden ödendiğini, enflasyon, faiz, kur farkı, asgari ücret, ekonomik kriterlere bağlı artışların tamamının müvekkili Üniversiteye yüklenemeyeceğini, davacının seçimlik hakkını kendi serbest iradesiyle dövizle borçlanma şeklinde kullandığı, kendi istek ve talebi doğrultusunda “tahsil kredisi “ kullanarak ödemeyi seçip bu hususta her döneme ait noter onaylı taahhütnameler ile müvekkili Üniversiteye verdiğini, ülkede dalgalı kur politikası uygulandığını ve dövizle borçlanmanın risk faktörü olduğunun tüm toplum tarafından bilinip öngörülmekte olan bir durum olduğunu, davacıdan eğitim öğretim ücretlerinin USD olarak alınmasının hukuka ve yasaya uygun bulunduğunu kamu kurum ve kuruluşların taraf olduğu sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olduğunun son yasal değişiklik ile açıkça düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda davacının başlangıçta seçme özgürlüğü varken Türk Lirası yerine döviz bazında kredi kullandığı, serbest iradesiyle kredi türünü belirlediği, ülkede zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığının toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğu, davacının bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen dövizle kredi kullanma yolunu tercih ettiği, buna göre işlem temelinin çökmesinden bahsetmenin olanaklı olmadığı, eldeki davanın kredi sözleşmesinin üzerinden belirli bir zaman geçtikten sonra açılması da nazara alındığında, sözleşmenin davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği ve dava konusu olayda uyarlama koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece terditli olarak ileri sürülen talepleri dikkate alınmadan uyarlama ile sınırlı şekilde değerlendirme yapıldığını, dava konusu sözleşmelerin öncelikle dövizle sözleşme yasağı kapsamında olup olmadığı, bu kapsamda ise yeniden belirlenecek değerlerin ne olacağı ve dilekçede sayılan bir kısım kıymetli evrakların geçersiz olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, Covid 19 pandemisine bağlı olarak yaşanan ve ekonomistlerin dahi öngöremediği kur dalgalanmalarının müvekkilince öngörülmesinin beklenemeyeceğini, Mahkemece usule uygun şekilde delillerin toplanmadığını ve ilk celse karar verildiğini, Derece Mahkemelerince yapılan değerlendirmelerin sözleşme hukukuna hakim olan ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, taraflar arasında başlangıçta kurulan dengenin ülkede yaşanan olağanüstü ekonomik çalkantı nedeniyle bozulduğunu ve işlem temelinin çöktüğünü, davaya konu borcun müvekkilinin üniversite ücreti olup sözleşmenin kurulması aşamasında eşit koşullarda müzakere edildiğinden söz edilemeyeceğini, sözleşmenin USD cinsinden yapılmasının haksız şart olup bu hükmün yok sayılması ve ödemenin yapıldığı günkü TL miktarı kadar olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, aşırı ifa güçlüğü hukuksal sebebine dayalı uyarlama istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, davacının USD cinsinden eğitim-öğretim ücreti ödeneceğini bilerek döviz bazında kredi kullandığı, serbest iradesiyle borçlanma türünü belirlediği, ülkemizde zaman zaman ekonomik krizlerin vuku bulduğu ve bu bağlamda dövizle borçlanmanın risk taşıdığının da toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından bilinen bir olgu olduğu, davacının bu riski önceden öngörebilecek durumda olmasına rağmen dövizle kredi kullanma yolunu tercih ettiği, buna göre işlem temelinin çökmesinden bahsetmenin olanaklı olmadığı, bununla birlikte davacının uyarlama istenen borcun bir kısım taksitlerini de herhangi bir çekince ileri sürmeden ödemiş olması nazara alındığında, sözleşmenin davacı tarafından benimsendiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu olayda uyarlama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!