Anahtar kelimeler: Yetkiyi Görevde İstemli Süreç Düşmesine Hukukî Kötüye Sıfatıyla Yapan Veren
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : Ceza Genel Kurulu
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 16-16
    HÜKÜMLER
    : Sanıklar hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle ayrı ayrı düşmesine ilişkindir.
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanıklar hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince verilen 25.02.2025 tarihli ve 16-16 sayılı hükümlerin sanık ... ve sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama istemli 28.04.2025 tarihli ve 48660 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık ... ve sanıklar müdafiileri, isnat edilen suçun unsurları oluşmadığından sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
    III. İNCELEME KAPSAMI VE KONUSU
    Temyizin kapsamına göre inceleme, sanıklar ... ve ... hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan verilen düşme hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.
    Sanıklar hakkında görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan düşme hükümlerinin isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır.
    IV. GEREKÇE
    Olay tarihinde Cumhuriyet savcısı olan sanıklara müsnet suçun niteliği itibarıyla, 2802 sayılı Kanun’da öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre:
    İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Özel Dairece sanıkların mağdura yönelik eylemi nedeniyle dava zamanaşımı dolduğundan düşme hükümleri verildiği anlaşılan olayda;
    Sanıklara isnat edilen görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun yaptırımı TCK’nın 257/1. maddesinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş olup aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı sekiz yıldır.
    Suç tarihinde kamu görevlisi olan sanıkların eylemleri nedeniyle; soruşturma izni verilmesinin 05.03.2020 tarihinde teklif edildiği ve 11.03.2020 tarihinde ise soruşturma izninin verildiği görülmektedir.
    İddianame ve gerekçeli kararın içeriğine göre daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve sanık ...'ın mağdura yönelik eylemi yönünden 12.07.2011, sanık ...'ın mağdura yönelik eylemi bakımından ise 04.02.2011 tarihinde gerçekleştirildiği eylemlerle ilgili olarak 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesinin teklif edildiği 05.03.2020 tarihinden önce sanık ... için 12.07.2019, sanık ... için 04.02.2019 tarihinde Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
    Özel Dairece dava zamanaşımı gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi, CMK’nın 223/9. maddesi ve madde gerekçesi doğrultusunda, "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması şeklinde anlaşılıp CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir durum olarak değerlendirilip geniş bir şekilde yorumlanamayacak olması, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtayın, re’sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verebilmesi, Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin yerleşik uygulamalarında da zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hâller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin benimsemiş olması, aksi hâlde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hâllerde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiğinin kabul edilmesi, dava zamanaşımında önemli ölçüde, çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması sonucunda gündeme gelmekle birlikte, sanığın mutlaka davasının devam etmesini isteme hakkına sahip olmayıp isnat edilen iddia hakkında bir karar verilmesini isteme hakkı bulunup bu kapsamda İHAS'ın 6. maddesinin ceza davalarının mutlaka bir mahkûmiyet veya beraat hükmü ile sonuçlandırılmasını isteme hakkını içermemesi, kaldı ki verilen düşme kararının herhangi suçlayıcı ve cezai bir ifade barındırmayıp sanığın adli siciline işlenmemesi, verilecek düşme kararının lekelenmeme hakkının ihlaline yol açmaması ve dava zamanaşımı dolduğunda resen karar verilecek olup sanığın bundan vazgeçme hakkının olmaması nazara alındığında;
    Müsnet görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası bakımından dava zamanaşımının gerçekleştiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda, bütün ve özellikle belirleyici delillerin ve aşamalarda ileri sürülen sonuca etkili iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davasının reddiyle kamu davasının düşmesine ilişkin hükümlerin onanmasına karar verilmelidir.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin sanıklar hakkında dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle açılan kamu davasının düşmesine ilişkin 25.02.2025 tarihli ve 16-16 sayılı kararının ONANMASINA,
    2- Dosyanın, Yargıtay 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!