Anahtar kelimeler: Propagandası Örgütü Sıfatı Silahlı Terör Etme İşleme Görüşü Örgüt Yapma

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme,2911 sayılı Kanun'a muhalefet etme ve terör örgütü propagandasıyapmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla 314/2, 3713 sayılıKanun'un 5/1, 62/1, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca ayrıayrı mahkûmiyet; 2911 sayılı Kanun'a muhalefet etme ve terör örgütüpropagandası yapma suçlarından kovuşturmanın ertelenmesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, onamaBozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Sanık ... müdafiinin temyiz başvurusunda 3713 sayılı Kanun'un 7/2 ve 2911 sayılı Kanun'un 32/1'inci maddesine muhalefet etme suçlarından verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlara yönelik temyiz istemi bulunmadığından, anılan kararlarının temyizen incelenmeksizin iadesine karar verilmesine dair görüş bildiren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.I. Sanık ... hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7/2 ve 2911 sayılı Kanun'un 32/1'inci maddesine muhalefet etme suçlarından verilen kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararlara yönelik sanık ... tarafından sunulan temyiz talepleri yönünden;Sanık hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7/2 ve 2911 sayılı Kanun'un 32/1'inci maddesine muhalefet etme suçlarından 6352 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesinin (b) bendi uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi dair kararların, anılan maddenin 4 üncü fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi gereği durma kararı niteliğinde olup itiraz yasa yoluna tabi olduğundan temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince de bu konuda bir karar verildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, tebliğnameye uygun olarak, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,II. Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan hükmedilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanıkların TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ıncı maddeleri delaletiyle 314/2'inci maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ sayılı kararı ile TCK'nın 220/6'ıncı maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce kanun koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile TCK'nın 220/6'ıncı maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3'üncü maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli, ███████ esas ve ████████ sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve kanun koyucu tarafından iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 153/5'inci maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38'inci maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve ceza da kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2'nci maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7'nci maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve ████████ sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-4 27... /344 karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 7'nci maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işledikleri kabul edilerek TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine karar verildiği, TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli, ███████ esas ve ████████ sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bununla birlikte kanun koyucu tarafından iptal edilen kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme ihdas edilmediği, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 2'nci ve 7'nci maddelerinde yer alan düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38'inci ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedeniyle sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.