Anahtar kelimeler: Düşürücü Geçtiğinden Sürenin İzmir İii Kesinlik Özetle Şartı Eksiklikleri Günlük

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 16. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait iş yerinde 01.12.1995 tarihinde 1 günlük çalışmasının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davacının 01.12.1995 tarihinde yardımcı çalışan görevi ile işe başladığını ve bu tarihten itibaren kesintisiz çalıştığını, ancak dava dışı ... San. Tic. ve ... Şti. tarafından 02.02.2001 tarihinden başlamak üzere bildirimlerinin yapıldığını, Mahkemece çalışmanın kesintisiz olup olmadığının araştırılmadığını, ayrıca Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin dördüncü kısmında işverence verilecek belgelerin belirtildiğini, bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini, kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen süre, davacının iddia ettiği dönem yönünden hak düşürücü süreyi kesen bir durumun bulunmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.