Anahtar kelimeler: Kyb Atanması Görüşü Adalet Olaya İhlali Benzer Sınırı Başvuran Suçlar

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M AMAHKEMESİ
:Çocuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliİNCELEMEKONUSU KARARLAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıA. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;" 1-Benzer bir olaya ilişkin olarak, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin █████/2020 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmında "28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca ... zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında; "... sanık müdafiinin 5271 sayılı CMK'nun 150/2-3 ve 188/1. maddeleri gereğince hükmün esasını oluşturan kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması zorunluluğu dikkate alınarak bahsedilen müdafiinin mazeret talebinin reddine dair ara karar verilmesi halinde bu kez sanığa yeniden zorunlu müdafii görevlendirilmesi suretiyle hükümlerin açıklanması gerekliliği gözetilmeksizin yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanmış olması," şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerine temas eden hırsızlık suçu ile savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı kararı dikkate alınarak, konut dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden müdafiinin hükmün açıklandığı █████/2022 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. Maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından zorunlu müdafi tayini gerektiği yönündeki kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;GEREKÇE - KARARYargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2024 tarihli ve 2024/2-356 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, bina içinde veya muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçuna bağlı olarak işlendiğinde bir kuşku bulunmamakla birlikte, bizzat 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinin son fıkrasının gerekçesinde vurgulandığı üzere, her bir suçun birbirine karşı bağımsızlığını koruduğu, maddî gerçeğe daha iyi ulaşılabilmesi ve çelişkili karar verilmesinin önlenmesi bakımından davaların birlikte görülmesinde yarar bulunup yargılamaların ayrı yürütülmesine de engel bir hükmün mevcut olmadığı, dolayısıyla suça sürüklenen çocuk yönünden aynı dava sonunda verilen ayrı ayrı hükümlerin söz konusu olduğu, bu bağlamda, her bir hükmün ayrı ayrı kesinleşerek yargı hâlini alabileceği, ayrıca somut olayda, birden fazla eylem olması nedeniyle "eylemin bölünmezliği" ilkesinin de tartışılma koşullarının bulunmadığı, her iki hükmün birbirinden ayrılabilir ve ayrıca karar verilebilir olmaları nedeniyle hükümlerin bir bütünlük oluşturduğundan da söz edilemeyeceği, kaldı ki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan "beş yıl veya daha az hapis cezaları" ibareleri gözetildiğinde kanun koyucunun kanun yoluna başvurmada sonuç cezayı esas aldığı anlaşılmakla, uyuşmazlığa konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından her ihtimalde, belirlenecek olan cezanın 5 yılın altında kalacak olduğu, atılı suçun alt ve üst sınırları itibarıyla zorunlu müdafi tayin edilmesini de gerektirmemesi karşısında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından da zorunlu müdafi tayini gerektiği yönündeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,C. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçu bakımından zorunlu müdafinin karar duruşmasında hazır bulunmasının gerektiği ve her iki suç bakımından sosyal inceleme raporu alınması gerektiği yönünde kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;I. GEREKÇE1. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.II. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.