Anahtar kelimeler: Verişi Ödememiş Alış Satımdan Temizlik Katip Adana Malzemeleri Bedelli Borcunu

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, davatı-borçlu ile müvekkili arasında temizlik malzemeleri alış verişi yapıldığını, müvekkilince davalı şirkete düzenlenen █████/2021 tarih ... nolu 21.133,80 TL, █████/2021 tarih ... nolu 17.700,00 TL ve █████/2021 tarih ... nolu 21.505,50 TL bedelli faturaları davalı şirketin borcunu ödememiş olduğundan dolayı Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe dayanak olan faturaların iade faturasıma konu edildiği, cari hesaplar üzerinde yapılan incelemede herhangi bir borç olmadığından borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu beyan etmekle itirazın iptali ile takibine devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı şirket vekili, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacı piyasada satılan aynı değerdeki ürünleri en asgari 1 TL'nin altında vereceğinin taahhüdü ile hastaneye ürün sevkine başladığını, 1 yılı aşkın stüire boyunca mal alış verişinin yaşandığı davacı firmanın taraflarına kestiği faturalar ve teslim alınan mal stoğu incelendiğinde aslında ürünlerin faturada belirtilenden daha az teslim edildiği ya da hiç teslim edilmediğinin anlaşılmış olduğunu, davacı tarafından koli bazlı olarak fatura edilen muayene masa örtüsü gibi koli olarak fatura edilen ürünlerin aslında faturada yazdığı şekilde müvekkile teslim edilmediği buna bağlı olarak da Adana 4. Noterliği'nin 08.10.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı adına 14.09.2021 tarih ve ... seri numaralı iade faturası gönderilmiş olduğunu, ancak davacı iade edilen fatura içeriğini de kabul etmeyerek iade faturasını deftere işlemeyerek haksız icra takibini başlatmış olduklarını beyan etmekle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
İcra Dosyası
: Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... E Sayılı dosyasının uyaptan gelen suretinin incelenmesinde, alacaklının ... borçlunun ... ltd şti olduğu, ... 21.133,80 TL, ... 17.700TL ve ... 21.505,50 TL bedelli fatura alacağına dayalı 62.285,93 TL takip çıkış miktarlı ilamsız takip yapıldığı, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu
: Dosyaya bilirkişi raporunda; Davacı taraf yasal defterletinde, davalı şirketten takip tarihi itibariyle 60.339,30-TL alacağının davalı şirket yasal defterlerinde davacı tarafa davalı şirketten takip tarihi itibariyle 0,96-TL borcunun olduğu, taraf defterlerindeki farkım davalı şirketin davacı tarafa düzenlediği 14.09.2021 tarih ve ... numaralı 60.339,30-TL lik iade faturasından kaynaklandığı, davacı tarafça sözkonusu faturanın yasal deftere işlenmeyerek iade edilmiş olduğu, dava dosyasında taraflar arasında yapılmış bir yazılı sözleşme bulunmamaktadır, takip ve dava konusu edilen faturaların taraf defterlerinde kaydının bulunmasına rağmen sözkonusu faturalar için davalı şirketce düzenlenen iade faturasının davacı tarafça kabul edilmediği, keza iade faturası içeriği ürünlerin davalı tarafından, davacıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi, isim ve imzasının bulunmadığı gibi davalı şirketin davacı tarafın piyasada satılan aynı değerdeki ürünleri en asgari 1 TL'nin altında vereceğinin taahhüdünü yerine getirmediği iddiasının da mevcut dosya kapsamına göre tespit edilemediği keza davalı şirketin takip konusu faturalara TTK.'nun 21. maddesi gereği 8 gün içinde anlaşılan fiyattan düzenlenmemiş olduğu yönünde itiraz etmesi gerekeceğinden, mevcut dosya kapsamına göre böyle bir itiraza rastlanmadığından davacı tarafın davalı şirketten takip tarihi itibari ile 60.339,30-TL alacağının olacağı görüşünde olduğu, TTK'ya göre davalının █████/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar takibe konu fatura bedelinden dolayı 1.246,04-TL işlemiş faiz alacağının olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
KABUL VE GEREKÇE
:
" Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da ..., ... yolu ile veya ... aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Somut olayda, davalı tarafça, takip konusu faturaların, ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın, süresinde faturalara itiraz ettiğine ya da faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, davacının faturalara dayalı alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, davacının faturalara dayalı alacağının varlığını ispatladığı, davalının fatura bedelini ödediği yolunda bir savunmasının bulunmadığı gerekçesiyle yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmasının hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği ve bu karinenin aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığının kabulü ile, davacı tarafça alacağı kanıtlanmış olmasına rağmen, ispat yükünün davalıya yükletilmesi suretiyle yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve 29.01.2014 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 19.09.2014 olarak yazılmış olması hatalı olmuş ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesi kısmen değiştirilerek ve gerekçeli karar başlığındaki dava tarihi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." (Yargıtay 23. HD, 11.01.2016 T, █████████ E, ███████ K)
Somut olayda
: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan, dava dilekçesinde davalı ile aralarındaki temizlik malzemesi alım- satımından kaynaklı davalıya verilen mal karşılığı ödenmeyen faturalardan kaynaklanan bakiye alacaklarının tahsili amacıyla icra takibinde bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davalı yan ise, davacıdan alınan malların eksik teslim edildiğini ve yüksek bedelle faturalandırıldığını, bu nedenle oranına göre iade faturası düzenlenerek, bu faturanın da davacıya tebliğ edildiğini, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını savunmuştur.
Davacı vekili tarafından, Adana 1. Genel İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı takip dosyası (█████/2021) ile faturaya dayalı olarak 60.339,30-TL asıl atacak, 1.946,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62,285,93-TL için takip başlatılmıştır.
Davalı borçlu şirket, takibe itirazda bulunmuş ve itirazında; takibe dayanak faturaların iade faturasına konu edildiğini, alacaklı görünen firmaya herhangi bir borçlarının bulunmadığı ileri sürerek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Bilirkişi incelemesi neticesinde; takip ve dava konusu edilen, █████/2021 tarih ve ... nolu 21.133,80-TL bedelli fatura, █████/2021 tarih ve ... nolu 17.700,004 TL bedelli fatura ile █████/2021 tarih ... nolu 21.505,50-TL bedelli faturanın davalı şirket defterine davacı taraf alacağı olarak kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket davacı tarafa █████/2021 tarih ve ... seri numaralı iade faturası düzenlemiştir. Davacı taraf söz konusu isde faturayı kabul etmeyerek Adana 4. Noterliği'nin 08.10.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak iade fatura muhteviyatının davalı şirketçe davacı tarafa teslim edilip edilmediğinin dava dosyası kapsamında anlaşılamadığı, başka bir ifade ile bu fatura içeriği ürünlerin davalı tarafından, davacıya teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi, isim ve imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı taraf ve davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerine Form BA/BS bildirimi ile takip ve dava konusu edilen faturaları beyan ettiği, ayrıca davalı şirketin davacı tarafa düzenlediği iade faturanın sadece davalı tarafından Form BS bildirimi ile beyan edildiği tespit edilmiştir.
Davacı Adana 4.Noterliği'nin █████/2021 tarih ve ... nolu ihtarnamesiyle █████/2021 tarihli iade faturasına itiraz etmiştir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, davalı aradaki sözleşme ilişkisini kabul etmiştir. Davacının takibe dayanak yaptığı faturalar her tarafın da ticari defterlerine işlenmiştir. Davalının iade faturası ise davacı tarafından kabul edilmemiştir. Fatura konusu malların iade edildiğini ispat yükü davalıya aittir. Bir adet iade faturası davacıya tebliğ edilmiş olsa bile fatura sevk irsaliyesine bağlanmamış olup, bu durumda dahi malların teslim edildiğine karine teşkil etmez. İade faturası içeriği malların teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle ispatı gerekir. Ayrıca davalı- alıcı savunmasında malların ayıplı olduğunu iddia ile iade faturası düzenlediğini de bildirmiştir. Dosya içerisinde usulüne uygun ve süresinde yapılmış ayıp ihbarı olmadığı anlaşılmaktadır. Malların da davacıya iade edildiği kanıtlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Takibe dayanak yapılan fatura bedeli fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinden ödenmediğinden, TTK'nin 1530/4.maddesi uyarınca davalının █████/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar takibe konu fatura bedelinden dolayı 1.246,04-TL işlemiş faiz alacağının olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Adana 1.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasının 60.339,30TL asıl alacak ve 1.246,04 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 61.585,34 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-12.067,86 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-a)Alınması gereken 4.206,89 TL karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 752,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.454,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b)Davacı tarafından yapılan 752,26 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 17,47 TL'sinin davacıdan, 1.542,53 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-a)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, AAÜT uyarınca hesap olunan 9.853,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, AAÜT uyarınca hesap olunan 700,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-a)Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 130,05 TL müzekkere ve tebligat gideri, 80,70 TL başvurma harcı ve 37,10 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.247,85 TL yargılama giderinin davanın kabul/red (%98,88 kabul-%1,12 red) oranına göre 1.233,87 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
b)Davacı tarafından yapılan 74,20 TL vekalet harcı yargılama giderinin 0,83 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.█████/2023
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!