Anahtar kelimeler: Semtinde Ailesiyle Perde Layıkıyla İşiyle Uğraştığını Siteler Kurumsal Mobilya Zamana

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████...DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 27.05.2025KARAR TARİHİ
: 10.03.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: 26.03.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nun yıllardır eşi ve tüm ailesiyle birlikte perde işiyle uğraştığını ve uzun yıllardır siteler semtinde perde, mobilya ve birçok ürünün satış yeri olan merkez bölgede işini layıkıyla yerine getirdiğini, şehir içinde ve dışında birçok kurumsal firma ve şahıslarla iş yapan müvekkilinin bu zamana kadar olumsuz herhangi bir durumla karşılaşmadığını, davalıya yapılan işte de herhangi bir sorunla karşılaşmayan müvekkilin ödeme alamadığını, bunun üzerine müvekkilinin davalı için yaptığı işe ait ilişkin olarak düzenlediği 11.11.2024 tarihli ... numaralı 121.412,50-TL bedelli faturanın ödenmeyen 96.037,00-TL bakiye kısmına ilişkin olarak ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bilindiği üzere faturanın taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanmasının şart olduğunu, somut olayda böyle bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline faturada yazılı ürünlerin teslim edilmediğini, davacının müvekkilin tüm talep ve ısrarlarına rağmen bu ürünleri teslim etmemiş olmakla oyalamak suretiyle faturaya itiraz edilmemesini sağladığını, akabinde kötü niyetli bir biçimde icra takibine giriştiğini belirterek, davanın reddine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tacir araştırması yaptırılmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır....sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 22.01.2025 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak 93.037,00-TL asıl alacak, 3.978,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.015,30-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben taraflarca yerinde inceleme talep edilerek ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer bildirilmiş ise de, davacı tarafından ticari defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine hazır edilmesine rağmen davalı tarafından hazır edilmemiş ve bu hususta haklı bir mazeret de bildirilmemiştir. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınıldığının kabulü ile HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.26.11.2025 tarihinde mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; "...davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu, tutulması gereken tüm ticari defterlerin açılış tasdikinin yapıldığı, 2024 yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı, ... dava konusu faturanın davacı ticari defter kayıtlarına alındığı, ... rapor tarihi itibariyle davalı tarafından ticari defterleri hazır edilmediğinden incelenemediği ... dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacak bakiyesinin 121.412.50-TL (birebir düzenlenen fatura tutarı) olduğu, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığı,... sayılı dosyadaki takip alacağının fatura kalanı 96.037,00-TL ve 3.978,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 100.015,30-TL olduğu ... taraflara ait BA/BS analiz raporlarının birbiri ile uyumlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; tarafların birbiriyle uyumlu BA/BS formları, HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında, davacının, ... sayılı icra takibine konu 11.11.2024 tarih ve 121.412,50-TL miktarlı fatura dolayısıyla davalıdan, talebi ile de bağlı kalınarak 96.037,00-TL kadar alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır (Benzer şekilde: ... sayılı ilamı). Davalı tarafından mezkur faturaya konu malın teslim edilmediği savunulmuş ise de, kural olarak teslim olgusunun davacı tarafından ispat edilmesi gerekmekte iken, eldeki davada yukarıda açıklanan nedenlerle davacının HMK md. 222/3 gereğince kendi lehine kesin delil niteliğini haiz, alacağının varlığını kanıtlar mahiyetteki ticari defter kayıtlarının aksini ispat yükü davalının üzerindedir. Davalının davacı lehine kesin delil mahiyetindeki bu kayıtların aksini başkaca kesin deliller ile kanıtlaması mümkün ise de davalı tarafından bu minvalde bir kesin delil sunulmamış yemin deliline de dayanılmamıştır. Bunun dışında davalı vekilince 29.12.2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bir kısım banka dekontları sunulmuştur. Borcu söndürücü mahiyetteki delillerin her aşamada ibrazı mümkün olup mahkememizce incelenmesinde, 18.09.2024 tarih ve 20.000,00-TL miktarlı dekontun "cari hesaba mahsuben" açıklamasını içerdiği, diğer banka dekontlarında alıcının davacı olmayıp dava dışı kişiler olduğu, bir açıklama içermediği görülmüştür. Davacı tarafından, icra takibinin 96.037,00-TL üzerinden başlatıldığı nazara alındığında, davacıya yapılan 20.000,00-TL miktarlı ödemenin mahsubu halinde dahi fatura miktarına göre alacağın 96.037,00-TL'nin yukarısında kalacağı görülmektedir. Dava dışı kişilere yapılan diğer ödemelerin ise davacı ile davalı arasındaki alacak ilişkisini ilgilendirdiğine dair davalı tarafından bir delil sunulmadığından, mahkememizce alacaktan mahsup edilmemiştir. Sonuç olarak, davalının ... sayılı takibe itirazının 96.037,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren, davacının talebi ile bağlı kalınarak, yasal faiz işletilmek üzere devamına karar verilmiştir. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: .... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 19.207,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının 96.037,00-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere devamına, fazlaya dair istemin reddine,2-Hükmolunan asıl alacağın %20’si olan 19.207,40-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Alınması gereken 6.560,28-TL harcın peşin alınan 1.207,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.352,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.340,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.207,14-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 132,86-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 3.978,30-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.207,94-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.823,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan 555,00-TL tebligat gideri, 30,00-TL müzekkere gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.085-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 5.842,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 10.03.2026Katip ...¸e-imzalıdır.Hakim ...¸e-imzalıdır.