Anahtar kelimeler: Tekel İşine Esaskarar Akdedilmiş Taşeron Firmaların Yazildiği Bünyesinde Alımı Şirketler

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
...
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 28.05.2025
KARAR TARİHİ
: 03.02.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 10.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında ihale yolu ile hizmet alımı suretiyle tekel dışı güvenlik işine ilişkin olarak sözleşmeler akdedilmiş olduğunu, bu şirketler bünyesinde çalışan işçilerin İş Kanunu ve diğer kanunlardan doğan haklarından işçilerin işvereni olan taşeron firmaların sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından dava dışı işçi ...için ödemeler yapıldığını, ancak davalılar tarafın ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla brüt 13.904,71- TL'nin 02.02.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlulukları oranında davalılardan alınarak müvekkili davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum dava dışı işçiye kıdem tazminatına hak kazandığını ve bu sebeple işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını iddia ettiğini, ancak dava dosyasında işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını gösterir herhangi bir delil bulunmadığını, sözleşme kapsamında dava dışı işçinin tüm çalışmasının davacı kurum bünyesinde gerçekleştiği gözetildiğinde kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, İş Kanununun 112. maddesi, işçinin iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde sona ermesi halinde kıdem tazminatından sorumluluğun ilgili kamu kurum veya kuruluşlarında olduğunu açıkça hüküm altına aldığını, bu sebeple müvekkili şirketlerin kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından işbu davanın reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafın müvekkili şirketlerden bir alacağı bulunmasa da hak kaybına uğramamak adına faiz başlangıcı ve avans faiz yönünden davacının taleplerine itiraz etme gereği hasıl olduğunu, işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı hususu kesin olarak belli olmadığını, davacı kurumun kendi inisiyatifi ile yaptığı ödemeyi müvekkil şirketlerden talep edemeyeceğini, dava dışı işçinin tüm çalışmasını davacı çatısı altında gerçekleştirdiğini, davacının müvekkili şirketlere kıdem tazminatı adı altında ödeme yapmadığını, bu sebeple müvekkili şirketlerden bu ödemeyi talep edemeyeceğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte ihale dokümanlarında kıdem tazminatına ilişkin açık hüküm bulunmaması sebebiyle müvekkil şirketler kendi dönemlerindeki ücret üzerinden ve yarı oranda sorumlu olabileceğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı talebinde haklı olsa dahi müvekkili şirketleri temerrüde düşürmediğinden ve ödeme tarihi olan 02.02.2016 tarihinde genel müdürlük statüsünde olduğundan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edebileceğini, dava konusu rücu isteminin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ....'ye dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup taraf delilleri toplanmış, ... kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, bağlantılı dava ve icra dosyaları ile ödemelere dair kayıtlar celp edilmiş; uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; "...dava dışı işçi ... 24.08.2015 tarihinde vefat etmesi üzerine, varislerine net 13.799,17-TL kıdem tazminatının 02.02.2016 tarihinde ödendiği, ayrıca kıdem tazminatı damga vergisi olarak 105,54-TL ödendiği anlaşıldığı, dava dosyası kapsamında davalı firmalara düşen rücu tutarlarının, ödeme tarihlerine göre ayrı ayrı aşağıdaki gibi hesaplandığı, ... için 2.824,39-TL, ... için 2.185,70-TL, ... için 5.481,26-TL, ... için 3.413,36-TL olmak üzere rücu toplamı 13.904,71-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; özellikle işçilik alacakları davacı işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair davalılar ile imzalanan sözleşmelerde bir hüküm bulunmaması gözetilerek davacının dava dışı işçi için ödenen 13.904,71-TL'nin tamamını davalı yüklenicilerin işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu miktar içerisinde davalıların sorumlu oldukları tutarların belirlenmesi bakımından ise işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İşveren tarafından mezkur ödemenin feri mahiyetinde yapılan ödemeleri de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. ... güncel içtihatlarında öngörülen bu ilkelere uygun olarak bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar nazara alındığında davalıların sorumluluk miktarları bakımından, davacının, 13.904,71-TL'nin 2.824,39-TL’sini ... Şti.’den, 2.185,70-TL’sini davalı ..., 3.413,36-TL’sini davalı ....’den tahsiline dair talebinde haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise, davacıların davadan önce usulüne uygun temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından, dava tarihinin esas alınması gerekmiş ve bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesi uygun bulunmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 2.824,39-TL’nin ..., 2.185,70-TL’nin davalı ... 3.413,36-TL’nin davalı ...’den dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 949,83-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 334,43-TL harcın;
-67,95-TL'sinin davalı ...’den,
-52,56-TL'sinin davalı ....’den
-131,83-TL'sinin davalı ....’den
-82,09-TL'sinin ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin;
-954,70-TL'sinin davalı ...’den,
-738,80-TL'sinin davalı...’den
-1.852,74-TL'sinin davalı ...’den
-1.153,76-TL'sinin davalı ....’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre ve davalıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları nazara alınarak hesaplanan;
-2.824,39-TL'sinin davalı ....’den,
-2.185,70-TL'sinin davalı ...’den
-5.481,26-TL'sinin davalı ....’den
-3.413,36-TL'sinin davalı ....’den tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harcı, 945,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ve 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.200,80-TL yargılama giderinin;
-1.462,68-TL'sinin davalı ....’den,
-1.131,90-TL'sinin davalı ....’den
-2.838,56-TL'sinin davalı ....’den
-1.767,66-TL'sinin davalı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03.02.2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!