Anahtar kelimeler: Suçuna İhlali Görüşü Ret Edenlerin Yeri Suçlar Dokunulmazlığının Edilebilir Edilmediği
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onama
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçuna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 07.05.2024 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmediği, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ise İlk Derece Mahkemesince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kararlar inceleme dışı bırakılarak yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, suça sürüklenen çocuğun suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesinin gerektiğine, iyiniyetin gözardı edildiğine; suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, somut ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Osmaniye Çocuk Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet ve beraat hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve katılan vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "...1-Suça sürüklenen çocuk ...'ın duruşmalardan vareste tutulma talebi olmaması karşısında; dosya içeriğinden ve UYAP Bilişim Sistemi kayıtlarına göre suça sürüklenen çocuk ...'ın hüküm tarihinde ...Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suç nedeniyle hükümlü/tutuklu olarak bulunduğu gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 193/1 ve 196/5. maddelerine aykırı olarak, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunmaları gerekmesine rağmen, son oturumda hazır bulundurulmadan yargılamaya devam edilip mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Katılanın soruşturma aşamasında 19.09.2020 günü saat 17:20'de iş yerini kapatarak ikametine gittiğini, 21.09.2020 günü saat 08:00'de geldiğinde iş yerine hırsız girdiğini anladığını ifade ettiği, konu ile ilgili kolluk kuvvetleri tarafından yapılan araştırmalarda ...Sitesi içindeki... isimli iş yerinin güvenlik kamera görüntüleri incelendiğinde kamera saatinin güncelden 10 dakika geri olduğu, hırsızlık olayını gerçekleştirdikleri değerlendirilen iki şahsın iş yeri civarında gezdikleri, etrafı kontrol ettikleri, kamera saatine göre 00:28:52'de hırsızlığın olduğu iş yerine doğru gittikleri, şahısların ... ve ... olduklarının tespit edildiği, ancak güvenlik kamera kaydının hırsızlık anını göstermediği nazara alındığında suça sürüklenen çocuklardan eylemi gerçekleştirdikleri saatin, kamera görüntülerinden ne kadar süre sonra iş yerine girdiklerinin sorularak suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 1 43... /4 maddelerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-26.09.2020 tarihli olay yakalama, rızaen teslim ve muhafaza altına alma, görüntü inceleme tutanağında;... isimli iş yerinin güvenlik kamera görüntülerinden tespit edilen ... ve ...'ı yakalama çalışmaları sırasında, ... Mahallesi otogar arka kısmı bamya tarlalarında görüldükleri, dur ikazına uymayarak kaçmaya başladıkları, kaçan 5 şahsın yakalandıkları, ..., ..., ..., ..., ...olduklarının tespit edildiği, yerde bir miktar uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeye rastlanması, ...ın kaba üst aramasında bonzai olduğunu beyan ettiği maddesinin ele geçmesi nedeniyle gerekli işlemler için Asayiş Şubeye intikal edildiği, yakalananlar arasındaki ...'ün görevlilere anlatmak istediği bilgiler olduğunu söylemesi ve devamla; hırsızlık olayının olduğu günden üç gün öncesinde ...'ın, kendisinin çalışmış olduğu katılana ait iş yerine geldiğini, iş yerinde bulunan kasayı göstererek kasada para ve kasanın anahtarının olup olmadığını, anahtarın nerede olduğunu sorduğunu, kendisinin de anahtarın yerini söylediğini, 20.09.2020 günü Pazar sabahı ... ve ...'nın kendisinin yanına geldiklerini, iş yerinden yaklaşık 50.000 TL aldıklarını, kendisine 4150 TL verdiklerini, bu iki şahsın yanlarında 10.000 TL'ye yakın para olduğunu, geriye kalanının nerede olduğunu söylemediklerini beyan ettiğinin belirtildiği, Soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuk ...'ün atılı suçlamayı kabul etmeyerek hırsızlık suçunu ... ve ...'ın gerçekleştirdiğini düşündüğü yönünde beyanda bulunduğu, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nın hırsızlık eylemini beraber gerçekleştirdiklerini, ...'ün olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettikleri, kovuşturma aşamasında ise ...'ün yine atılı suçlamayı kabul etmeyerek böyle bir hırsızlık olayını planlamadığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nın ise ...'ün de olayın içinde olduğunu, paranın nerede olduğunu, anahtarın yerini söyleyenin, olayı planlayanın o olduğunu, kasadaki parayı çaldıkları zaman onun da iş yerinin yakınlarında kendilerini beklediğini, parayı aralarında paylaştıklarını beyan ettikleri, Katılanın soruşturma aşamasında 21.09.20 20... :05'te kollukta alınan ifadesinde iş yerinde çalışan ...'ün 21.09.2020 günü saat 12:00'de bakkala gidip geleceğim diyerek kendisinden izin istediğini, bu saate kadar da gelmediğini, haber etmediğini, bu şahsın iş yerine girerek çelik kasadaki 50.000 TL parayı aldığından şüphelendiğini ifade ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'ün de 28.02.2022 tarihli celsede iş yerinde çalışan bir tek kendisi olduğu için katılanın kendisinden şüphelendiği ifade ettiği, Olay yeri inceleme raporu formunda; kasa üzerinde zorlama olmadığının tespit edildiği, olayın meydana geliş şekli ve tüm dosya kapsamından sanık ...'ün atılı suçlardan mahkumiyeti yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi, 4-Olay yeri inceleme raporu formunda kasa tutma kolu üzerinden biyolojik svap alındığının belirtilmesi karşısında 1 adet biyolojik svabın genotipik olarak suça sürüklenen çocuklar ile uyumlu olup olmadığı konusunda ekspertiz raporu aldırılıp aldırılmadığı araştırılıp, varsa ekspertiz raporunun dosyaya getirtilmesinden sonra svabın imhası yerine müsaderesine karar verilmesi, Kabule göre de; 4-Gerekçeli karar başlığında; suça sürüklenen çocukların gözaltında kaldıkları sürenin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-d maddesine aykırı davranılması, 5-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "20.09.2020" yerine "19.09.2020" olarak gösterilmesi, 6-Sanık ... ...'ün olay nedeniyle gözaltında kaldığı ve sonrasında beraatine karar verildiği halde CMK'nın 141/1-e ve 141/2 maddeleri gereğince tazminat hakkının bulunduğunun bildirilmemesi," nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, "1" numaralı bozma nedeninin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hükümler kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ Karar sayılı kararında “...bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Osmaniye Çocuk Mahkemesinin, 26.01.2024 tarihli ve ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!