Anahtar kelimeler: Mahsuba Süreç Müdafinin Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53, 53/6, 63. Maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli kararı ile "...Sanık müdafinin, UYAP üzerinden gönderdiği █████/2019 tarihli elektronik imzalı mazeret dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 289. maddesine aykırı davranılması," gerekçesiyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmesinin üzerine, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, CMK'nın 283, TCK'nın 53, 53/6, 63. Maddeleri uyarınca sanığın neticeten kazanılmış hakkı gözetilerek 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, olay nedeniyle kendi sağlığını da yitirdiğine, ziyadesiyle pişman olduğuna, tanıkların ifadelerinde çelişkiler olduğuna, kaza anında sanığın çok ağır bir şekilde yaralanması , kazanın meydana gelmesinde başka etkenlerin sebep olması, sanığın alkolsüz ve sabıkasız oluşu göz önüne alınarak cezanın üst sınırdan değil, alt sınırdan tayin edilmesi ve lehine olan diğer maddelerin de uygulanması , kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 26.03.2016 günü, saat 22:20 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş virajlı ve eğimli ... caddesini takiben Sarıyer istikametinden Beşiktaş istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde en sol şeritten en sağ şeride doğru makas atarak suretiyle çok hızlı bir şekilde şerit değiştirmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği kaza neticesinde bir kişinin öldüğü, katılan ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına tamamen kusurlu olarak neden olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkemece de sanığın trafikte makas atmak suretiyle seyrettiğinin kabul edildiği halde sanık hakkında TCK 22/3 maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe istinaf olmadığından kararın kaldırılması gerekçesi yapılmamış olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli kararı ile "...Sanık müdafinin, UYAP üzerinden gönderdiği █████/2019 tarihli elektronik imzalı mazeret dilekçesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 289. maddesine aykırı davranılması,..." gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, olayın oluş şekline ilişkin kabulde ve tarafların kusur durumuna ilişkin tespitte mahkemece bir değişikliğe gidilmeyerek aynı şekilde kabul edildiği, ancak sanığa ceza tertip edilirken hakkında kaza sırasında alkollü olması nedeniyle bilinçli taksir hükmü, evvelce verilen karar sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı korunmak suretiyle tatbik edilerek, sanığın taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/2, 22/3, CMK'nın 283. Maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
TCK'nın 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksirin suçun vasfına ilişkin olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, trafiğin yoğun olduğu meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile virajlı, eğimli, bölünmüş üç şeritli caddede orta şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip önce sol şeritte seyir halinde olan otomobile sürtme şeklinde çarpması, ardından orta refüjü ayıran bariyerlere çarparak takla atmak suretiyle yolun karşı istikametine geçerek sürücü ...’nin idaresindeki otomobilin üzerine düşmesi ve tekrardan takla atarak yaklaşık 10 metre ileride aracın tavan kısmı üzerine düşmesi sonucu ...’nin ölmesi, katılan ...’nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, mağdur ...’ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 29.01.2019 tarihli raporunda sanığın kontrolsüz ve tehlike tevlit eder tarzda seyrini sürdürüp olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği,
Sanığın ilk çarptığı otomobilin sürücüsü olan tanık ...’ın soruşturma aşamasında 27.03.2016 tarihinde alınan ifadesinde, yolun en sol şeridinde seyir halinde olduğu sırada aracının dikiz aynasından sanığın idaresindeki araçla sağ tarafından makas atarak geldiğini gördüğünü beyan ettiği, mahkemede alınan beyanında da dikiz aynasından gördüğü kadarıyla sanığın birden fazla şerit değiştirdiğini, makas atarak geldiğini, emniyetteki beyanının doğru olduğunu beyan ettiği, ...’ın aracında yolcu olan tanık ...’in de benzer şekilde beyanda bulunduğu ve mahkemece de sanığın trafikte makas atmak suretiyle hızlı şekilde şerit değiştirmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiğinin kabul edildiği olayda,
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık tamamen kusurlu olmakla birlikte ölen ve yaralanan kişi sayısı, yaralanmaların niteliği, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde makas atmak suretiyle seyir halinde olduğu sırada trafik kazasına sebebiyet verdiği anlaşılan sanık hakkında bu gerekçeyle bilinçli taksir hükümleri uygulanması gerekirken, kaza sırasında alkolsüz olan sanık hakkında alkollü olduğundan bahisle bilinçli taksir uygulanması,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, aynı zamanda mevcut sürücü belgesi sınıflarının birbirleri yerine ikamesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden ve ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi;
4-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!