Anahtar kelimeler: İslahiye Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Öldürme Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin
1. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Kasten öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İslahiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 81/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürelerin yazılmaması ve katılan Kurumun sıfatının gerekçeli karar başlığında "katılan Kurum" yerine "suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi hususları eleştirilerek ve katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın en üst sınırdan cezalandırılması ve hakkında herhangi bir indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suçun taksirle işlendiğine, kasten öldürme suçunun maddi unsurlarının oluşmadığına ve illiyet bağının bulunmadığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık ile maktulün olay tarihinden yaklaşık bir ay önce imam nikahı ile evlendikleri ve aralarında herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, suç tarihinde müşterek ikametlerinde bulundukları sırada sanığın havalı tüfek ile bir el ateş etmek suretiyle maktulü göğüs kısmından yaraladığı ve akabinde etraftan eşini kaza ile vurduğunu söyleyerek yardım istediği, ancak maktulün kaldırıldığı hastanede havalı tüfek ile husulü mümkün penetran yabancı cisim yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılan olayda;
1. Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürelerin yazılmaması,
2. Katılma talebinde bulunan, dava ve duruşmalara katılmasına karar verilen Kurumun sıfatının gerekçeli karar başlığında "katılan Kurum" yerine "suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
3. Sanığın, kuş avlamak için havalı tüfeği eve getirdiğine, içerisine bir mermi koyduğuna, kuşlara nişan aldığına ancak ateşlemediğine, tüfeğin emniyetini kapattığına, kendisinin karşısında yatağın üzerinde oturan eşine şaka amaçlı doğrulttuğuna ve başka zaman emniyette iken patlamayan tüfeğin bu sefer patladığına dair olayın akabinde alınan savunması ve havalı tüfeğin emniyet ve ateşleme sisteminin sağlam ve işler durumda olduğunun uzmanlık raporu ile tespit edilmesi karşısında, sanığın tüfeğin emniyetini kapattığına dair savunmasının gerçeği yansıtmadığı ancak dosya içeriği itibarıyla sanığın maktulü doğrudan öldürmek amacıyla bilerek ve isteyerek hareket ettiğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın birbiri ile çelişen savunmalarının tek başına öldürme kastıyla hareket ettiğini ispat için yeterli olmadığı, sanığın içerisinde mermi olan tüfeği maktule şaka amaçlı doğrulttuğu sırada ateş alabileceğini, aynı odada karşısında bulunan eşine isabet edebileceğini ve atış mesafesine göre ölümcül bir etki meydana getirebileceğini öngördüğü halde öngörülen bu muhtemel neticenin meydana gelmesini istememesine rağmen objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesinden dolayı neticenin meydana gelmesini engelleyemediği dikkate alındığında, sanığın eyleminin "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçunu oluşturacağı, bilinçli taksirle öldürme suçundan alt sınırdan etkili şekilde uzaklaşılıp üst sınıra yaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
4. Kabul ve uygulamaya göre; 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında müebbet hapis cezasını gerektiren hallerde indirim oranı gözetilmeksizin 25 yıl hapis cezasına hükmolunması gerekirken, hükümde (1/6) oranında indirim uygulanması ile 25 yıl hapis cezasına hükmolunduğunun belirtilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (1), (2), (3), (4) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürelerin yazılmaması, katılan Kurum'un sıfatının hatalı olarak suçtan zarar gören olarak gösterilmesi, suç vasfının bilinçli taksirle ölüme neden olma olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanması sırasında hatalı olarak indirim oranının gösterilmesi nedenleriyle katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’den farklı gerekçeyle, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İslahiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!