Anahtar kelimeler: Taksir Bilinçli Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Oluşmadığı Neticesinde

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle ÖldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaDairemizce verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizce sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemecce bozma ilamına uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında belirlenen uzun süreli hapis cezasının yasal olmayan gerekçeyle TCK'nın 50/4 maddesi göndermesiyle 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusura, ceza miktarına, eksik incelemeye, takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ve sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki kamyonet ile olay tarihinde, saat 14:55 sıralarında, meskun mahal ve tek yönlü yolun sağ şeridinde seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde, seyrine göre sağ taraftan karşıya geçmek için yola giren 86 yaşındaki yayaya sol şeritte çarpması neticesinde yayanın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda, sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;5271 sayılı Kanun'un ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230/1-d maddesinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu ve 232 inci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılırken, taksirli suçlarda bilinçli taksir hali hariç uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilebileceği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, "Sanığa hükmolunan sonuç cezanın süresi gözetilerek koşulları oluşmayan ... 5237 Sayılı TCK 50 ... maddesi'nin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yasal olmayan gerekçeye yer verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230/1-d maddesine aykırı davranılması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Köyceğiz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.01.2026 tarihinde karar verildi.