Anahtar kelimeler: İtibarîyla Edenin Görüşü Ret Bendi Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Tarihleri
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
SUÇ TARİHLERİ
: 01.05.2014 - 27.06.2014
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargılama esnasında müdafisi bulunmayan sanığın yüzüne karşı verilen Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, sanığın en son bildirdiği adresten farklı bir adreste muhtara 18.04.2025 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, başka bir adrese yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, bu sebeple sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenlerinin yerinde olmadığından reddiyle, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanık hakkında, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli ilâmından önceki hüküm sanık tarafından temyiz edildiğinden, sanık hakkında bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince erteli 10 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 tarih, ███████-388 Esas ve ████████ Karar sayılı kararında belirtildiği üzere erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında, kazanılmış hak gereği cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiği, denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl 8 ay yerine 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasına, ertelemeye ve denetim süresi belirlenmesine ilişkin paragraflar çıkarılarak yerlerine sanık için "1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının erteli 10 AY HAPİS CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" ve "5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca sanığın 1 YIL 8 AY SÜREYLE denetime tabi tutulmasına" ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!