Anahtar kelimeler: Bağkura Ssk Günlerinin Fakat Emeklilik Ortağı Limited Bilgisinin Aktarılacağının Bağlanamayacağı

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 14. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının emeklilik talebi ile Kuruma başvuru yaptığını fakat Kurum tarafından 01.05.2008 sonrası SSK bildirimlerinin limited şirket ortağı olduğu iş yerinden bildirilen SSK günlerinin iptal edileceğinin ve Bağ-Kur'a aktarılacağının bildirildiğini ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında aylık bağlanamayacağı bilgisinin verildiğini, ancak Kurum işleminin hatalı olduğunu beyanla, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının son yedi yıllık hizmetlerinin büyük çoğunluğunun Bağ-Kur kapsamında olduğunu, davacının Bağ-Kur hizmetlerinin sayılmayarak sadece 4/a hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ileDavalı Kurumun aksi yöndeki işleminin iptali ile davacıya 24.02.2020 tarihini izleyen aybaşı olan 01.03.2020 tarihinden itibaren 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,Bağlanacak birikmiş aylıkların 01.06.2020 tarihinden başlamak üzere her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacnın 24.02.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, bunun üzerine limited şirketi ortağı olduğu iş yerinden 4/a kapsamında bildirilen çalışmalarının 4/b'ye aktarılması ve prim borcu çıkması nedeniyle 4/b hizmetlerinin bildirilememesi nedeniyle davacının tahsis başvurusuna karşı herhangi bir cevap verilmediği, ardından davacı tarafından 25.06.2021 tarihli dilekçesi ile Bağ-Kur sigortalılığı dışlanmak üzere öncelikle 24.02.2020 tarihli tahsis talebine istinaden, olmadığı taktirde 20 20... yıllarındaki çalışmaları da dikkate alınarak aylık bağlanmasını talep ettiği, Kurum, 2829 sayılı Kanun dikkate alınarak son 7 yıllık hizmetinin çoğunluğunun Bağ-Kur kapsamında olması nedeniyle şartları taşımadığından talebini reddedildiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek 01.03.2020 tarihinden itibaren, salt 4/a kapsamındaki sigortalılık süresi nazara alınarak aylığa hak kazandığı yönünde tespit hükmü kurulduğu, 22.02.1970 doğumlu davacının, 07.05.2020 tarihli hizmet cetveline göre; 15.01.1988 ilk tescili olmak üzere, 1988 yılında 197 gün, 1989 yılında 166 gün, 1994 yılında 316 gün, 1995 yılında 360 gün, 1996 yılında 360 gün, 1997 yılında 359 gün, 1998 yılında 358 gün, 1999 yılında 360 gün, 2000 yılında 360 gün, 2001 yılında 300 gün, 2002 yılında 360 gün, 2003 yılında 360 gün, 2004 yılında 360 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında 360 gün, 2007 yılında 360 gün, 2008 yılında 360 gün, 2009 yılında 360 gün, 2010 yılında 360 gün, 2011 yılında 360 gün, 2012 yılında 360 gün, 2013 yılında 360 gün, 2014 yılında 360 gün, 2015 yılında 360 gün, 2016 yılında 360 gün, 2017 yılında 360 gün, 2018 yılında 360 gün, 2019 yılında 77 gün, 2020 yılında 5 gün olmak üzere toplam 9.338 4/a kapsamında prim gün sayısı varken 01.05.2008 - 30.04.2011, 11.05.2011 - 30.04.2015, 01.05.2015 - 30.09.2016, 01.10.2016 - 31.05.2018, 01.06.2018 - 31.10.2018, 01.11.2018 - 23.02.2020 tarihleri arasında şirket ortağı olması nedeniyle 4/a kapsamındaki çalışmalarının iptal edilerek 4/b dosyasına aktarıldığı, aktarıma göre davacının tahsis talep tarihi olan 24.02.2020 tarihine kadar 506 sayılı Kanun/5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığından 5416 prim gün sayısı kaldığı, 18 yaşına göre de ilk tescili 22.02.1988 tarihi olacağından 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g maddesi gereğince 50 yaş, 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5375 gün şartına tabi olacağı, davacının 1970 doğumlu olup 24.02.2020 tarihinde 50 yaşını ikmal etmiş olduğundan, prim gün sayısına ve sigortalılık süresine ilişkin şartları da taşıdığından tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşılan davacıya 01.03.2020 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiği, bu itibarla davanın kabulüne ilişkin karar usul ve yasaya uygun olup, davalı Kurum vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinın yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili, davacının son 7 yıllık çalışmalarının Bağ-Kur kapsamında olduğundan 1740 günlük Bağ-Kur sürelerinin dışlanarak sadece 5416 günlük 4/a hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığını, davacının başvurusu kabul edilse dahi 25.06.2021 tarihli ikinci başvurunun dikkate alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı şartlarını taşıması nedeniyle hizmet birleştirmesi yapmak zorunda olmadığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi uyarınca yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.