Anahtar kelimeler: Defaten Adıyla Kain Otel Büyükçekmece Girişimlerde Kardeşi Parseld İmzaladıklarını Bilinen

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ : 16.05.2022İLK DERECE MAHKEMESİ
: Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile kardeşi olan davalı tarafından ortak oldukları Büyükçekmece 3 14... parseld kain, .... Otel adıyla bilinen gayrimenkulün ortaklığının giderilmesi amacıyla defaten çeşitli girişimlerde bulunulduğunu, aralarında bir çok dava görüldüğünü, ilk olarak tarafların 10.05.2005 tarihli bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince davalı söz konusu oteldeki ½ hissesini müvekkiline davacının ise hem muhtelif arsaları devredeceğini, hem de belirli tutarda çekler keşide edip bunları ödeyerek borcunu ifa edeceğinin, kararlaştırıldığını, çek ödemesinde oluşan bir gecikme (alacaklı bilgisinde olduğu halde) bahane edilerek açılan dava sonucunda sözleşmenin iptal edildiğini, devredilen arsalar ve o tarihe kadar yapılan ödemelerin davalı uhdesinde kaldığını, bu durum karşısında müvekkilinin, davalı aleyhinde sebepsiz zenginleşme davası açtığını, yine davalı tarafından sulhe davet edildiğini, söz konusu toplantıda bu dava ile iptali talep edilen sözleşme yapılarak otelin devri karşılığında daha önce devredilen arsaların ve ödenen bedellerin üzerine yine yeni bir ödeme yapılmasının talep edildiğini, hatta her iki tarafın da avukatlık bedellerini müvekkilinin ödemesinin kararlaştırıldığını, işletmesinin devam etmesini isteyen müvekkilinin şartları ağır olsa da bu sözleşmeyi imzalamak durumunda kaldığını, sözleşme üzerine müvekkilinin açtığı davalardan vazgeçtiğini, ancak davalının paralar üzerine bloke konulacağı gerekçesiyle devirden vazgeçtiğini, davalının söz konusu otelde bulunan ½ hissesine karşılık Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas numarasıyla ve Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı iki adet haksız işgal tazminatı adı altında dava açarak ecrimisil talebinde bulunarak sözleşmenin hükümsüz olduğunu kabul etmiş olduğunu, müvekkilinin gerek devrettiği gerekse sözleşme gereği satış vaadi sözleşmesi düzenlediği ve davalı taraf uhdesine geçen yerleri liste halinde gösterdiklerini, müvekkillerinin bu sözleşmeyle daha önce ödenen toplamda 820.000 USD'yi (kısmen çek karşılığı, kısmen elden nakit) da geri alma imkânı bulamadıklarını, sözleşme ile sanki otele ait hisseler devredilecekmiş gibi yapılarak bu davalardan feragat edilmesi sağlandığını ve müvekkilinin hataya düşürüldüğünü, yapılan anlaşma gereği davacı tarafından yapılan tapu devirleri, satış vaadi sözleşmeleri, avukatlık ücreti ödemeleri karşısında, davalının kendisine gönderilen ihtara rağmen devir için işlemleri tamamlamadığını ve temerrüde düştüğünü, haricen davalı tarafın borca batık durumda olup, müvekkili tarafından sözleşmelerin ifası amaçlı olarak devredilen gayrimenkullerin ya ağır bir icra tehdidi altında ya da sözleşmeyle bağımsız 3. kişilere devredilmiş durumda olduğunu, yine davalı tarafından sözleşme gereği devredilmesi gereken söz konusu otele ait ½ hisse de ağır bir borç yükü altında olup devredilmesinin mümkün görülmediğini, davalının sözleşmeye konu yer hakkında haksız işgal tazminatı isteyerek sözleşmenin hukuk dünyasında hükmü olmadığını tek taraflı olarak zımmen ispat ettiğini, karşı tarafça ifasının tamamlanması mümkün görünmeyen sözleşmenin iptali ve sözleşmeye konu gayrimenkullerin iadesi mümkün olmadığını ileri sürerek, gerçekleştirdikleri edimlerden dolayı ortaya çıkan zararın tespiti ile akabinde talebinin artırılacak olması kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı yanın tüm taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı itirazı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39. maddesi gereğince hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dava konusu taşınmaza tarafların yarı oranında hissedar olduklarını, 17.05.2012 tarihli sözleşme ile tarafların birbirlerini geçmişe dönük olarak gayri kabili rücu ibra ettiklerini, davacının davalıya ödeme yapmadığını, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kesinleşmiş ilamı itibari ile davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan tüm sözleşmelerin davacının edimlerini ifa etmemesi itibari ile sonuçlanmadığı ve davalının ½ pay sahibi olduğu taşınmaz ve otel binasının davacı tarafından işletildiği hususlarının sabit olduğunu, davacının 2.125.000 USD’yi hiç bir zaman hazır etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında adi şekilde imza edilen sözleşmenin her iki tarafça da hüküm ifade etmediği ve yürürlükte olmadığı kabul edildiği, zarara yönelik talebin davacı tarafça kendi üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmediği, paranın hazır edilip ödenmediği, bu durumun banka müzekkere cevapları ile de anlaşıldığı, diğer sözlemelerinde davacının kendi edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E sayılı ilamı ile feshine karar verildiği, davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile Mahkemenin ████████ esas sayılı dosyası ile aleyhine ecrimisile hükmedildiği gerekçesiyle; davacı tarafından açılan davada sözleşmenin feshine yönelik karar verilmesine yer olmadığına, zararın tahsiline yönelik davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkilinin bu sözleşmeye güvenerek 9 adet gayrimenkul ve 820.000,00 USD'den az olmamak kaydıyla mal ve para ödemesi yaptığını, buna karşılık davalının üstüne düşen edimi yerine getirmediğini, sözleşmenin tamamlanmasını engellediğini, sözleşmenin taraflardan birinin talebi üzerine feshedilmeye muhtaç bir sözleşme konumunda olduğunu, Mahkeme tarafından sözleşme feshedilmeden, sözleşmeye güvenilerek yerine getirilen edimlerin iadesini talep etme imkanı da doğmadığını, Mahkemenin müvekkilinin kredi tutarını bankada hazır ettiği hususunda ispat getiremediği konusunu karara esas aldığını, oysaki müvekkilinin bankada hazır ettiği kredi tutarını açıkça belirtmek suretiyle noter aracılığıyla ihtaratta bulunduğunu, taraflar arasında gerçekleşmesi gereken kredi işleminin davalının bankaya gelmek suretiyle işlemi tamamlanmasına imkan sağlamadığı için tamamlanamamış bir kredi olduğundan banka söz konusu işleme dair evrakları saklamadığını, dolayısıyla burada müvekkilinin noter aracılığıyla göndermiş olduğu ihtarnameyi beyan ederek aslını da ibraz ederek ispat külfetini yerine getirmiş durumda olduğunu, aksini davalının ispat edemediğini, Mahkemece esasa girildiği halde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmeye güvenerek teslim ettiği malların ödediği bedellerin ne olacağı yahut mevcut durumun hangi hukuka uygun şekilde ele alınacağı tespit edilmeksizin karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sözleşmenin iptali ve taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı tarafından davaya konu edilen 2012 tarihli sözleşme uyarınca davalıya ödeme yapıldığının ispat edilemesine, 2012 tarihli sözleşmenin hüküm ifade etmediğinin ve yürürlükte olmadığının tarafların kabulünde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.