Anahtar kelimeler: Aradan Geçtikten Aylığı Yaşlılık Tahsis Aldığını İzmir Kesinlik Sahte Şartı
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.04.2008 tarihinden itibaren 2...4 tahsis numarası üzerinden yaşlılık aylığı aldığını, aradan 12 yıl geçtikten sonra davalı Kurum tarafından müvekkilinin ... işveren sicil numarasına kayıtlı işletme üzerinden yapılan 08.09.2005-05.11.2005 tarihleri arasındaki 58 günlük bildiriminin sahte hizmet olarak değerlendirilerek müvekkilinin yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve bu iptale dayalı olarak müvekkilinin almış olduğu yaşlılık aylığının tamamının yasal faizleri ile birlikte yersiz ödeme adı altında geri istendiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun sigortalı hizmetlerini gerçek işyerinden bildirilip bildirilmediğine dair denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklı işbu iptal işleminin Medeni Kanun'un 2. maddesinde yerini bulan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, aylık bağlandıktan 12 yıl gibi çok uzun bir süre geçtikten sonra gerçekleştirilen bir işlem ile iptal edilen kısa süreli çalışma nedeniyle müvekkilinin Sosyal Güvenlik hakkından yoksun kalınıp ağır borç yükünün altına sokulmasının hakkın özünü zedeleyen bir yaklaşım olduğunu belirterek iptal edilen sigortalılık sürelerine isabet eden süre kadar isteğe bağlı sigortalılık hizmet süresi verilmesi ile prim tutarlarının müvekkiline ödenmesinin sağlanmasına ve yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren başlatılmasına, birikmiş aylıkların yasal faizleri ile birlikte ödenmesini, müvekkiline borç bildirim belgeleri gönderilmek sureti ile talep edilen toplam 268.804,18 TL tutarındaki yersiz ödemenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum sigortalısı olan davacının ... sicil sayılı iş yerinde sahte kaydı ile fili olmayan çalışmalarının olduğunun tespit edildiğini, işbu çalışmaların hizmetine sayılmayıp iptal edildiğini, bu itibarla davacıya ödenen yersiz ödemelerin adına borç kaydedildiğini, Kurum Denetmen Raporu gereğince aylık almakta iken aylığının iptal edilmesi sonucu hak etmediği yersiz ödemelerin adına borç oluşturulduğunu, Kurum işleminde bir usulsüzlüğün bulunmadığını, bu nedenle davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulüne;
Davacının, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline,
Ödenmeyen aylıkların, hak edilen tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
Davacının yersiz aylık ve bayram ikramiyesi giderleri nedeniyle 268.804,48 TL borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davacının bildirilen sigortalılığının eylemli çalışmaya dayandığının tespiti, yaşlılık aylığının iptaline dair Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığının tahsisine ve borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Eldeki davada, davacı, dava dışı işverene ait ... sicil numaralı "fason dikim işleri" mahiyetli iş yerinden 08.09.2005-05.11.2005 tarihleri arasında bildirilen çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle denetmen raporu ile iptali üzerine iptal edilen çalışmaların tespiti ya da bu sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulünü, aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini ve yeniden yaşlılık aylığı bağlanması ile birikmiş aylıkların tahsilini talep etmiş olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen kararın eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
4. Somut olayda, davacının uyuşmazlık konusu dönemde bildirimlerinin yapıldığı dava dışı ... sicil numaralı Bornova/İzmir adresli ...'ya ait iş yerinin sahte olduğu, bu nedenle çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edildiği anlaşılmakta olup yeterli araştırma yapılmadan, Mahkemece davacının iptal edilen dönem öncesi (01.11.2002-30.06.2004) ve sonrasında (01.03.2006-28.03.2008) isteğe bağlı sigortalılıklarının bulunduğu, dava konusu olan 08.09.2005-05.11.2005 döneminde de sahte bildirim yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle çalışmanın fiili olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece davacının çalışmalarının fiili olup olmadığı hususu yöntemince araştırılmadan eksik inceleme ile varsayımsal olarak hayatın olağan akışı gerekçe gösterilmek suretiyle karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!