Anahtar kelimeler: Hisseden Gündem Denetçi Esaskarar İstemli Firmasının Yazildiği Başkan Seçilmesi Anonim

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARART.C.ADANA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ███████BAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...DAVACILAR
: 1- ...2- ...3- ...4- ...5- ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: ...DAVA
: Genel Kurul Kararının İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2024KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde;müvekkillerinin 1.300.000.000 adet hisseden ibaret Anonim Şirketin 36.833,33 adet hissesine sahip ortakları olduklarını, davalı şirket yönetim kurulunun 18.02.2023 tarihinde tek gündem maddesi davalı şirkete 2022 yılı faaliyeti ile ilgili bağımsız denetçi firmasının seçilmesi olan olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkillerine olağanüstü genel kurul toplantı davetinin usulüne uygun bir şekilde yapılmadığını, nama yazılı pay sahiplerinin adresine çağrının 15 gün öncesinde gönderilmesi gerekirken bu yönde bir işlemin gerçekleşmemiş olup bu hususun tek başına olağanüstü genel kurulu hukuki yönden sakıt bıraktığını, bu durumun dahi, yönetim kurulunun yıllardır şirketi hiç kimseye sormaksızın ve hesap vermeksizin yönetmeye alıştıklarının ve davalı şirketin kötü niyetinin de tezahürü olduğunu, taraflarınca haricen Ticaret Sicil Gazetesi'nin kontrolü sırasında dava konusu edilen olağan üstü genel kurul toplantısının çağrı ilanından haberdar olunarak hemen bir gün içerisinde şirket yönetim kuruluna Adana 4. Noterliği'nden 09.02.2023 tarihinde hissedarlar adına TTK 409. maddesi içeriğine göre ihtarname tebliğ edildiğini, davalı tarafça söz konusu ihtarname tebliğ alındıktan sonra davacılar vekillerine ihtarname ve dava konusu toplantıdan 2 gün önce Adana 10. Noterliğinin 16 Şubat 2023 tarihli her şeyin hukuka uygun olması niyet ve gayreti içerisinde oldukları iddia ve beyanlarıyla ihtarname keşide edildiğini, müvekkillerinin 18.02.2023 tarihli olağan üstü genel kurula vekilleri aracılığı ile katılmış olup, divan oluşturularak ve toplantı konusu gündem maddesi olan 2022 yılına ait Bağımsız Denetçi seçimi için oylama yapılarak davacılar tarafından bu maddeye olumsuz oy kullanılıp gerekçeleri ile muhalefet şerhiyle düzenlendiğini, muhalefet şerhinin divan başkanlığına teslim edildiğine dair bir sureti de divan başkanına imzalatılarak bir örneğinin taraflarına teslim edildiğini, alınan tek kararın ise faaliyet dönemi çoktan bitmiş, geçmiş döneme ilişkin bir rapor hazırlatılması için bağımsız denetçi kararı olduğunu, davalı şirket genel kurulunda müvekkillerine ait haklar kullandırılmamış ve genel kurul usulüne uygun toplanmamış ve icra edilmemiş olduğundan müvekkillerinin bilgi almak istediğini, ancak buna ilişkin kendilerine hiçbir bilgi verilmediğini, TTK 447. maddesine aykırı bir şekilde öncelikle genel kurulda alınan bütün kararların yokluğu ve butlanı olmaz ise iptali gerektiğini, davalı şirketin aslında 2022 yılı Nisan ayındaki genel kurulda bu hususun yapılması gerekirken ciddi bir hata yaptıklarının farkına varan şirket yöneticilerinin genel kurulu toplantıya çağırdıklarını, ancak önceki yıllarda da bağımsız denetçi atamasının gerçekleştirilmemiş olduğunu, kural olarak bağımsız denetçinin seçildiği toplantının, olağan genel kurul toplantıları olduğunu, bağımsız denetçinin bu denetçiliği kabul etmesinin de ciddi anlamda bağımsızlığını yitirdiğini göstermekte olduğunu, faaliyet döneminin bitip olağan genel kurul toplantısının, TTK.'nun 409. Maddesine göre 3 ay içinde yapılması gerektiğini, 2022 yılı faaliyet döneminin 31 Aralık itibariyle bittiğini, şirketin genel kurulunun yapılmasına ortalama bir aylık süre kalmışken böylesine büyük çaplı iş hacmine sahip olan bir şirket için hazırlanacak olan bağımsız denetim raporunun da sağlıklı olmayacağını, bu nedenlerle 18.02.2023 tarih ve ████████ sayılı olağan üstü genel kurul toplantısında alınan davalı şirkete bağımsız denetçi atanmasına ilişkin genel kurul kararının yokluğuna, butlanına ve iptaline karar verilmesini, mahkemece yokluk/butlan/iptal kararına kadar kanunu dolanmak amaçlı alınan bu kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar her ne kadar olağanüstü genel kurul toplantısına davetin usulüne uygun olarak yapılmadığını iddia etmekteyseler de tüm pay sahiplerinin, genel kurul toplantısına katıldığı ve alınan kararlara itirazlarını muhalefet şerhine derç ettiklerini, buna rağmen toplantı davetinin usulsüz olduğundan bahisle iptalin talep edilmesinin davacıların kötü niyetini ortaya koyduğunu, toplantı davetinin, davacı pay sahiplerinin her birinin bilinen adreslerine 01.02.2023 tarihi itibariyle iadeli taahhütlü tebligata çıkarıldığını, davacı ... hâriç olmak üzere diğer hissedarların adreslerine tebligat türlü sebeplerden dolayı gerçekleştirilemediğini, ... dışındaki diğer hissedarlara çıkarılan tebligatların iadesinin, toplantı tarihinden ancak 2 gün önce 17.02.2023 tarihinde gerçekleştiğini, davacıların genel kurul toplantısından nasıl haberdar olduklarını, 23.03.2022 tarihinde gerçekleştirilen ve davacı tarafların da tam katılım sağladığı olağan genel kurul toplantısında hazirun cetvelinde yer alan ikametgâh adreslerinin güncel olup olmadığının izah edilmesi gerektiğini, davacıların davalı şirkete Adana 4. Noterliği kanalıyla keşide ettikleri 09.02.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin 09.02.2023 tarihinde tebliğ olunduğunu, Adana 10. Noterliği kanalıyla 16.02.2023 tarihli cevabi ihtarnamenin keşide edildiğini, hissedarların bilgi alma haklarına sessiz kalmadığını, soru ve önerilerini görmezden gelmediğini, davacı tarafların olağanüstü genel kurul kararı ile yetkilendirilen ... Bağımsız Denetim Hizmetleri A.Ş.'ne bir ihtarname keşide edildiğini, davacıların 23.03.2022 tarihli Genel Kurul Toplantısına katıldıkları bu davada ileri sürdükleri iddiaları o zaman ileri sürmedikleri, hiçbir itiraz, soru veya öneride bulunmadıklarını, 23.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında da 2021 yılı bağımsız denetim raporu hazırlanması için bağımsız denetim şirketi yetkilendirilerek sözleşme yapılmasına karar verildiğini, davacıların mevcut davayı açmalarının çelişkili davranma yasağının ihlali niteliğinde olduğunu, 2021 yılına ilişkin denetim yapılması için 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karara herhangi bir itirazları olmadığı fakat her nedense 2022 yılı faaliyet dönemi için bağımsız denetçi atamak üzere yapılan 18.02.2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptali için mevcut davayı açtıklarını, 2022 yılına ait finansal kayıtlara ilişkin olarak bağımsız denetim raporu hazırlanması amacıyla 18.02.2023 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında karar alınarak bir bağımsız denetim firmasının yetkilendirildiğini, tek gündemin "2022 yılına ait finansal kayıtlara ilişkin olarak bağımsız denetim raporu hazırlanması için denetçi atanması” olduğunu, davacıların söz konusu genel kurulda olumsuz oylarını bildirdiği, TTK madde 447 hükmünde öngörülen butlan sebeplerinin hiçbirinin bulunmadığını, dava konusu edilen olağanüstü genel kurul kararının iptali için herhangi bir yasal gerekçe bulunmadığını, bağımsız denetçinin olağanüstü genel kurul ile seçilmesine engel teşkil eden bir yasa hükmü bulunmadığını, dava konusu olayda usulüne uygun olarak yapılmış bir genel kurul sonucunda paydaşların bilgi alma hakkını en iyi şekilde karşılayabilmek için bağımsız dış denetçi atanması yapıldığını, iptal sebeplerinin mevcut olmadığını, davacıların bağımsız dış denetim firmasına yazmış oldukları ihtarname de genel kurul kararının iptalinden ziyade, baskı kurmak suretiyle bağımsız denetim yapılmasını engellemeye çalıştıklarını gösterdiğini, genel kurulun usulüne uygun yapıldığı, davacıların haklarının davalı şirket tarafından korunduğunu, yasal zorunluluk olan bağımsız dış denetimin yapılmasının davacıların da menfaatine olduğunu, açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı, şirkete bir şekilde zarar verme kastıyla açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası celp edilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce dosya bilirkişi ... ve ... 'e tevdii edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda; Davaya konu 18.02.2023 tarihli genel kurulun 2. Gündem maddesinde 36.833,33 ret oyuna karşılık 1.263,1663667 kabul oyu ile bağımsız denetçi seçimi yapıldığı, toplantıda bütün pay sahiplerinin temsil edildiğini, Davalı ... Petrol Ürünleri Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ'nin ortakları olan davacılar ..., ..., ..., ..., ...'nin 18.02.2023 tarihli genel kurulun 2. Gündem maddesinde alınan bağımsız denetçi seçimi kararına olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa geçirdiğini, 21.03.2023 tarihinde açılan davanın TTK m. 445/1 hükmü uyarınca 3 aylık süre içerisinde açıldığının tespit edildiğini, davacılara genel kurul çağrısına ilişkin davetin, 03.02.2023 tarihli ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 197'nci sayfasında 18.02.2023 tarihli genel kurula davetin yayımlandığını, 01.02.2023 tarihinde davacılara davet gönderildiğine dair ... gönderi sonuçlarının ibraz edildiğini, 4 davetin tebliğ edilemeyerek iade edildiğini, bir davetin işe tebliğ edildiğinin anlaşıldığını, bu hususun genel kurulda alınan kararların geçerliliğine etkisi olup olmadığı hususunun takdirinin mahkemeye ait olacağını, TTK m. 399/1 hükmünde denetçinin, her faaliyet dönemi ve herhâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesinin şart olduğunu, davaya konu olayda 2022 yılı denetçisinin 18.02.2023 tarihinde yapılan genel kurulda seçiminin yapıldığını, davaya konu olayda 2022 yılı için denetçi seçiminin süresi içerisinde yapılmadığını ve TTK m. 399/6 hükmüne göre denetçi seçimi için mahkemeye de başvurulmadığını, düzenlemede yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine denetçinin mahkemece atanacağını, TTK m. 408/2.c hükmünde kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçiminin genel kurulun devredilemeyen görev ve yetkilerinden olduğunu, TTK m. 399/6 hükmüne göre bağımsız denetçi için mahkemeye başvuran olmadığına göre denetçi seçiminde görevli organ olan genel kurul tarafından seçim yapılabileceği yorumunun yapılıp yapılamayacağını hususunun takdirinin mahkemeye ait olacağı belirtilmiştir.Dava, davalı şirketin █████/2023 tarih ve ████████ sayılı Olağanüstü Genel Kurulda alınan '' şirkete bağımsız denetçi atanması'' kararının yokluğuna/butlanına ve iptaline ilişkindir.Somut olayda; davalı şirketin █████/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetçi seçime ilişkin kararın, davacıların genel kurul toplantısına davet edilmemesi ve 2022 yılı denetçisinin 2023 yılında olağanüstü genel kurul toplantısında seçilmesi sebebiyle genel kurul kararının geçersiz olduğu ileri sürülmüştür.Davaya konu genel kurul toplantısı bütün pay sahiplerinin temsil edildiği bir toplantı olarak yapılmış, davacıların muhalefet şerhinde toplantının yapılmasına yönelik açık bir itirazda bulunmamışlardır. TTK'nun 416. maddesi hükmünde çağrısız genel kurul düzenlemesi dikkate alındığında, davaya konu genel kurulun toplantıya davetinde usulsüzlüğün varlığının kabulü halinde dahi, bu durum genel kurulda alınan kararların geçersizliğine yol açmayacaktır. Ayrıca TTK'nun 446/1-b maddesinde çağrının usulüne göre yapılmaması pay sahibine iptal davası açma hakkı tanıyan bir durum olarak düzenlenmiş ve hükmün devamında '' aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğu ileri süren pay sahiplerinin'' kararın alınmasına etkinin de ispatlaması gerektiği belirtildiğinden, davaya konu genel kurulda, 36.833,33 red oyuna karşı, 1.1263,1663667 kabul oyu ile bağımsız denetçi seçimi yapıldığı dikkate alındığında, alınan karara bir etkinin de mevcut olmadığı anlaşıldığından, davaya konu genel kurulun toplantıya davetinde usulsüzlüğün varlığının kabulünde dahi, bu durum, genel kurulda alınan kararların, geçersizliğe yol açmayacağı kabul edilmiştir.Davaya konu olayda 2022 yılı denetçi seçiminin süresi içinde yapılmadığı ve TTK'nun 399/6 maddesine göre, denetçi seçimi için mahkemeye başvurulmadığı anlaşılmaktadır. TTK'nun 399/6 maddesi düzenlemesinde, yönetim kurulunun her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, denetçinin mahkemece atanacağı öngörülmüştür. TTK'nun 408/2-c hükmünde, kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçi seçimin genel kurulun devredilemeyen görev ve yetkilerinden olduğu belirtilmiştir. Genel kurul tarafından süresinde seçilmeyen bağımsız denetçinin seçilmesi için mahkemeye başvuran da olmamıştır. Denetçi seçiminde görevli organ genel kurul olduğundan, genel kurulun, süresinden sonra da bağımsız denetçi seçimi yapabileceği dikkate alınarak, bağımsız denetçi seçimine ilişkin genel kurul kararının iptalini gerektirir bir durum olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağındaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL red harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. █████/2024Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...