Anahtar kelimeler: Davaistirdat Yhgk Yardımdan Denizcilik Kurtarma Anlaşamama Bulduğunu Fahiş İstirdat İhtisas

T.C.
İSTANBUL17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)ESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İstirdat (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurunun 20.12.2023 tarih ve 2023/... sayılı dosya üzerinden yapıldığını, 16.01.2024 tarihinde anlaşamama ile son bulduğunu, kısmi menfi tespit talebi bakımından: YHGK E. ███████¬3366, K. ████████ ilamı doğrultusunda, borç ilişkisinin inkar edilmediğini, ancak miktarının fahiş olduğunun düşünüldüğünü, sulh protokolü bedeli tutarında menfi tespit davası açılması durumunda, bu bedel üzerinden kısmi ret ve kısmi kabul kararının vekalet ve yargılama giderleri oluşacağını düşünüldüğünden menfi tespit davasının kısmi olarak açıldığını, İİK md. 72/2 kapsamında belirlenecek teminat miktarının yatırılması durumunda tedbire ilişkin şartların tümü oluşacağından, itiraza konu usd 80.000 protokol bedeli olduğunu ve Mahkemece belirlenecek %15 tutarlı teminat miktarının Mahkeme veznesine depo edileceğini, Mahkemenin E. 2023/... D. İş sayılı dosyasında, davalı "KIYI EMNİYETİ Genel Müdürlüğü, tarafından resen tesis edilen seferden men şerhinin tedbiren kaldırılması talebinin, Mahkemece görevsizlik gerekçesiyle ret edildiğinden, kararın istinaf sürecinin devam ettiğini, Kıyı Emniyeti'nin talebi üzerine tesis edilen şerh Liman Başkanlığı tarafından işleme konulmuş bulunsa bile, işlemin idari işlem niteliğini haiz olmadığını, protokol bedeli fahiş olsa da alınmış bir hizmetin ödenecek borcunun mevcut olduğunu ve geminin seferden men kararı ile kazanç elde edememesinin kimsenin menfaatine olmadığını, donatanın fazlaca mağdur olduğunu, ...-1 gemisinin takyidatında başkaca herhangi bir hak mahrumiyeti, şerh, tedbir, ipotek, haciz kararı şerhinin bulunmadığını, geminin Türk bayraklı ve kabotaj kapsamında sadece iç denizlerde sefer yapma yetkisi bulunan bir gemi olduğunu, Mahkemece belirlenecek teminatın vezneye depo edilmesiyle, TTK md. 1315/ (3) doğrultusunda, gemi sicilindeki seferden men şerhinin tedbiren kaldırılması ve hatta gerekli görüldüğü takdirde sicile rıza-i devre engel nitelikte tedbir tesisi edilmesi taleplerinin olduğunu, geminin sefer yapmadan günlük masrafının USD 2,000 olduğunu, ... -1 (IMO: ...) TUGS'ne kayıtlı Türk Bayraklı kuru yük gemisinin Aliağa limanından İzmit limanına tahliyeye giderken, 29.07.2023 tarihinde Çanakkale- Babakale açıklarında, krank kopması neticesinde makine arızası sonucu hareketsiz kaldığını, davacının aynı gün "... Ltd." firmasından römorkör hizmeti aldığını ve usd 22.500,00 refakat bedeli karşılığında 29.07.2023-05.08.2023 çekilerek ... Limanına ulaştırılıp, yanaştırıldığını, Çanakkale Boğazı için gerekli izinler alındıktan sonra, 05.08.2023 - 09.08.2023 tarihleri arasında çekilerek İzmit Limanına ulaştırılıp /yanaştırılıp yükünü tahliye ettiğini ve sonrasında tekrar çekilerek 12.08.2023 tarihinde ...-... Tersanesi'ne yanaştırıldığını ve toplamda 8.5 - 9 günlük çeki bedeli olarak gene "... Ltd." şirketine, usd 3.000 indirim ile usd 42.000,00 tutar (usd 10.000 refakat ve usd 35.000 çeki ve usd 3.000 indirim) ödendiğini, tersanede gemi makinesinin sökülerek tamir işlemlerine başladığını, meteorolojiden kötü hava koşullarının beklendiği bilgisi üzerine, komşu tersane olan ... Tersanesi'nin (yüzen) havuz bordasında daha güvende olunacağı düşünüldüğünden bağlandığını, 18.11.2023 gecesinden başlayarak tüm Marmara bölgesini etkisi altına alan, ayrıca Karadeniz Ereğlisi'nde 13 denizcinin şehit olduğu fırtına neticesinde geminin, 19.11.2023 saat 02:00 sularında iskele taraftan gelen sert rüzgar ve dalgalar neticesinde halatlarının koptuğunu, bazı halatların babalarının koptuğunu, geminin bu nedenle sabit durmamaya, yan yatmaya başladığını, fırtınanın sadece mal ve çevre güvenliğini değil, gemiadamlarının can güvenliğini de tehdit eden duruma dönüştüğünü, Liman idaresinin yönlendirmesiyle, Kıyı Emniyeti ile irtibat kurularak, geminin havuzdan uzaklaşması ve baştan açmasının önlenmesi için yaslanma hizmeti yardımı talep edildiğini, ancak Kıyı Emniyeti 'nin ısrarla bunun bir kurtarma çağrısı olup olmadığı yönünde kaptandan teyit istemiş olduğunu, talebin yardım olduğu belirtilmiş ise de, kurtarma talebinde bulunulmadıkça gelmeyeceklerinin anlaşılmasıyla, mürettebatın can güvenliğini risk etmemek adına, mecburen bunun bir kurtarma talebi olduğunun iletildiğini, saat 04:45 sularında Kıyı Emniyeti'nin römorkörünün geldiğini ve gemiyi havuz bordasına doğru iterek, tutmaya başladığını, römorkörün yaklaşık 10 saat hizmet verdiğini ve 2 saat tedbir amaçlı bekledikten sonra saat 17:00'de havanın durulmasıyla hizmetin sonlandırmış olduğunu, 20.11.2023 tarihinde davalının yetkilileriyle görüşüldüğünü ve ilgililerin Kuruma resmi talep yazısı istendiğinden 21.11.2023'de e-postanın gönderildiğini, ancak herhangi bir dönüş yapılmadığından sürecin sürüncemede kaldığını, 25.11.2023 için meteorolojiden tekrar fırtına ihbarı alındığından, ... Bölgesi fırtınaya müsait bölge olduğundan geminin ... Tersanesi'ne yanaştırılması düşüncesiyle ... Liman Başkanlığı'na gidildiğinde gemiye Kıyı Emniyeti tarafından re 'sen 20.11.2023 /245135yevmiye sayılı işlem ile SeferdenMen şerhi tesis edildiğinin öğrenildiğini, davalı ile temasa geçilerek fırtına nedeniyle geminin zayi olmasının önlenmesi tehlikesine karşı sadece Tuzla'ya kadar men şerhinin kaldırılmasının talep edilmiş olduğunu, davalı Kıyı Emniyeti'nin davacının çaresizliği, yaklaşan büyük fırtınanın bilinci ve geminin hareketsiz durumundan faydalanarak 10 saatlik yardım ve 2 saatlik tedbir hizmetine karşılık usd 80.000 talep etmiş olduğunu, bunun fahiş olduğu belirtilmiş olmasına karşın, makul bir tutum sergilenmediğini, davacının yaklaşan fırtına tehlikesi mücbir sebebi etkisi altında fırtınadan bir gün önce 24.11.2023 tarihinde anılan Sulh Protokolü'nü mecburen imzalamış olduğunu, Protokol sonrası geminin ... Tersanesi'ne kadar çekilmesine müsaade edildiğini, geminin ...'dan Tuzla'ya ... İnş. Dalgıç Hiz. San ve Tic. Ltd. Şti. firmasının römorkörü ile fatura ile 102.000,00 TL bedel karşılığında çekilmiş olduğunu, gemi yüklü ve makinesi sökülmemiş iken 8-9 günlük yabancı menşeli römorkör hizmeti için usd 20.000 ve usd 30.000 tutar ödenmiş iken Kıyı Emniyeti'nin 10+2 saatlik hizmet için usd 80.000 ücret belirlemesinin kabul edilemez olduğunu, verilen hizmetin kurtarma değil, yardım hizmeti olduğunu, normal koşullarda kabul ettirilemeyecek bir tutarın mücbir sebep içerisinde kabul ettirilmiş bulunulduğunu, bunun bir kurtarma hizmeti olduğu varsayımda dahi ... sözleşmesinin TTK md. 1301 tahtında değerlendirilmesi gerektiğini, usd 80.000 ücretin fahiş olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruluşlarının 233 sayılı KHK hükümlerine göre kurulmuş bir Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) olduğunu, Kuruluş Ana Statüsü, md.4 Kuruluşun Amaç ve Faaliyetleri başlığına göre; "Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün amacı denizlerimizde ve karasularımızda seyreden Türk ve yabancı bayraklı gemilerin seyir güvenliğine yardımcı olmak, belirlenen sahada tekel şeklinde olmak üzere tüm denizlerde su aracı ve/veya diğer eşyaya verilen kurtarma ile ilgili her türlü hizmetleri yapmak, tekel alanı içerisinde can kurtarma (tahlisiye) hizmetlerini yapmak, seyir emniyetini arttırmaya yönelik hizmetler ile bu amaçlara ilişkin her türlü cihaz ve tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek, denetlemek ve bunların bakım, onarım, yenileme ve donatımlarını sağlamak olup vs ile görevli bir KİK olduğunu, davacıya ait ... adlı geminin 19.11.2023 tarihinde kurtarılıp, ... ... tersanesine yanaştırıldığını ve güven altına alınmış olduğunu, 24.11.2023'de davacı ile sulh protokolü imzalandığını ve 80.000,00 USD kurtarma ücretinin en geç 25.11.2023 tarihine kadar ödeneceği sulh protokolünün imzalanmasını müteakip Türk bayraklı ... 1 adlı geminin Tuzla Limanına kadar seferine müsaade edileceği ve ancak ödemenin yapılmasını müteakip geminin serbest bırakılacağının taraflarca kabul ve taahhüt edilmiş olduğunu, davacının kötü niyetli olarak 80.000 USD kurtarma ücretini belirlenen süre içinde ödememesi ayrıca İstanbul 17. ATM E. 2023/... D. İş sayılı dosya ile davalı aleyhine menfi tespit davası öncesi Türk bayraklı ... 1 adlı geminin seferden men şerhinin kaldırılması için ihtiyati tedbir yoluna başvurduğunu, davacının herhangi bir teminat vermemiş olması, kötü niyetli olması, her an kaçma tehlikesi bulunması sebepleriyle usd 140.000,00 tutarında teminat verilinceye kadar Türk bayraklı ... 1 adlı geminin ihtiyaten haczinin talep edilmiş olduğunu, Mahkemenin 04.01.2024 tarih ve E. 2023/... D. İş sayılı dosyada 80.000,00 USD üzerinden geminin ihtiyati haczine karar verilmiş olduğunu, Kararın .... İcra Müdürlüğü'nün E. ████████ sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu, davacının itirazı üzerine 25.01.2024 tarihinde açılacak duruşmadan bir gün önce 24.01.2024 tarihli sulh bedeli ve işlenmiş faiz ve masrafları dâhil olmak üzere usd 80.350,00 tutarın davacı şirket ortağı ... tarafından eldeki dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğunu, ödemenin herhangi bir ihtirazı kayıt içermediğini, "24.11.2023 protokol tarihli ... 1 gemisi kurtarma yardım bedeli" açıklamasıyla ödemenin yapıldığını, ödeme sonrası 14.İcra Müdürlüğü'ne gidilerek gemi hakkındaki seferden men kararının ivedilikle kaldırıldığını, davacının davanın istirdat davasına dönüştüğünün iddia edilmesinin iyi niyetli olmadığını, işbu davanın menfi tespit davası olarak açıldığından borçlunun borcu sonlandırma iradesi ile yaptığı ödeme ile birlikte davada hukuki fayda kalmadığından davanın reddinin gerektiği, Kuruluşa ödenen tutar, eğer E. 2023/... D. İş dosyasına yatırılmış olsaydı hem gemi hakkındaki seferden men kararının kalkacağını hem de esas takip kesinleşinceye kadar davacının borçsuzluk iddiasının yargılama konusu olarak kalmaya devam edeceğini, bu nedenlerle davanın HMK md. 114/1 -b-h uyarınca reddinin gerektiğini, olay tarihi 19.11.2023 tarihinde ...'da gök gürültülü sağanak yağış ve kuvvetli fırtına yaşandığından bölgedeki römorkörünü firması ...'ın römorkörlerinin hizmet veremediğini, ... konuşmalarında görüldüğü üzere, gemi kaptanının ... pilotajdan acil yardım ve römorkör talep etmesine rağmen bu talebinin, firma römorkörleri çalışmadığından kabul görmediğini, ... tarafından tersaneden yardım alınması tavsiye edilmesine rağmen tersanenin imkanı bulunmadığından gemi kaptanının ...'e bildirmesi üzerine tehlikedeki gemiye davacıya ait "..." adlı römorkörün yönlendirilmiş olduğunu, verilecek hizmetin "Kurtarma" olacağı konusunda ...-1 gemisine bilgi verilip, hizmetin niteliği konusunda mutabık kalınması üzerine saat 05:30'da gemiye müdahale için hareket edildiğini, saat 06:10 'da gemiye varıldığını, geminin "..." adlı yüzer havuzun üzerinde ve baş halatlarının tamamı ve kıç halatlarının bazılarının kopmuş olduğunu, havuza yaklaşık 45 derece aykırıladığını, çift demirli olduğunu, makinesi faal olmayan geminin bu haliyle açık tehlikede bulunduğunun tartışmasız olduğunu, geminin saat 17:00'da Sektör Hereke üzerinden römorkörümüz ile temas kurup hizmete son vermek istediğini, geminin güvende olduğuna dair Liman Başkanlığından onay alınmak üzere beklendiğini saat 17:30 'da gemi kaptanlığı ile ... imzalandığını, müşteri memnuniyeti formu doldurulup olay yerinden 17:40'da ayrınıldığını, geminin tehlikede olduğunun, hizmetin fevkalade durumda verildiğinin, verilen hizmetin römorkajı aşan düzeyde olduğunu, gemi güvenliği sağlayamadığını ve bölgedeki römorkörcülük firmalarından hizmet alamadığı için bunun bir kurtarma hizmeti olduğunu, gemi kaptanının gelecek hizmetin bir römorkaj olarak görmesinin gerçekçi bir talep olmadığını, davalı Kuruluş tarafından hizmet verilmemiş olsaydı, gemi ya sürüklenecek batacak ya da bağlı olduğu havuza çarpa çarpa parçalanacak olduğunu, liman içindeki gemiye hiçbir römorkörün hizmet vermediği bir ortamda, davalı Kuruluşça geminin batmaktan/parçalanmaktan kurtarılması karşılığı alınan 80.000,00 USD tutarın oldukça makul düzeyde kaldığını, TTK md.1315/(3) kapsamında bu hüküm ve imzalanan (...) Kurtarma Sözleşmesi uyarınca 20.11.2023 tarih ve "..." sayılı Kuruluşumuzun yazısı ile ... Liman Başkanlığı'ndangeminin seferine müsaade edilmemesini istenmiş olduğunu, davacının sözleşme yapmak şartıyla geminin Tuzla Liman Başkanlığı bölgesine kadar izin verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, geminin kurtarıldığı andaki değeri, ödeme şartları ve geminin Tuzla Liman Başkanlığına (limanına) gidebilmesi gibi şartların, karşılıklı olarak değerlendirilerek metne aktarılmış olduğunu, davacı için diğer protokollerden farklı olarak ileri tarihli bir son ödeme tarihinin belirlenmiş olduğunu, davacı tarafından ortaklaşa varılan hususlara, eldeki dosyada, adete bir dayatma yapılmış gibi lanse edildiği, protokol tarihi olan 24.11.2023 tarihinde geminin batmasına veya daha büyük zarara uğramasına sebep olacak bir hava olayının gözlenmemiş olduğunu, davalının Kuruluşun kurtarma "tekel" alanı içinde yer alan ... bölgesinde herhangi bir geminin yardım talebi veya hizmet verilen bir gemi bulunmadığını, davacının sulh protokolünü imzalamadan ... Limanı içerisinde güvenli bir bölgeye demirletilebilir veya daha güvenli bir rıhtıma yanaştırılma imkanının bulunmuş olduğunu, Tuzlaya çekilmenin tek bir ihtimal olarak ileri sürülmesinin sübjektif gerekçelere dayandığını belirterek davanın hukuki fayda yokluğundan reddini talep etmiştir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep etmiş olduğu anlaşılmakla Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı ile davacının, davalı tarafından 179 TUGS sicil numaralı, Türkiye bayraklı, ... - 1 isimli kuru yük gemisine kurtarma ve yardım hizmeti nedeniyle imzalanan sulh protokolüne ilişkin olası bir icra takibinin, yatırılacak teminat karşılığında İİK m.72/2 uyarınca tedbiren durdurulmasını , ... - 1 isimli (IMO: ... - TUGS: 179) geminin sicilindeki seferden men şerhinin kaldırılmasını talep ettiği, ancak davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ve Mahkememizin 2020/... D.İş. Sayılı dosyasından sulh protokolü ile üzerinde anlaşılan tutarın davalı tarafa ödendiği ve seferden men şerhinin kaldırılmış olduğu , davacının ödeme nedeniyle davanın istirdat davası olarak görülmesi gerektiğini belirttiği, bu haliyle talebin konusuz kaldığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle; Her ne kadar dava dilekçesinde harca esas değer olarak 1.000 TL gösterilmişse de, bilirkişi raporunda "28.122,50 USD'nin iade edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı" şeklinde görüş bildirildiği belirtilmiş olmakla bedel arttırım tarihi olan █████/2026 tarihi itibari ile TCMB döviz kuruna göre 1 USD = 43.4108 TL olarak tespit edilmesi nedeniyle TCMB merkez kuruna göre; dava değerini 1.119.820,22 TL arttırarak talebin 1.220.820,22 TL olarak güncellediğini belirterek eksik harcı da tamamlamıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Davacının "...-1" adlı gemisine, 19.11.2023 tarihinde ...'da davalının "Kurtarma- 2" adlı römorkörü tarafından verilmiş olan hizmetin, TTK md. 1298/ (1) tahtında bir "kurtarma faaliyeti" olduğuna, davalıya, gecikme faizi ile ödenmiş bulunan usd 80.350,00 tutarındaki ücretin fahiş olduğundan, 28.122.50 USD tutarındaki bedelin davacıya iade edilmesinin hakkaniyetli olacağını belirtmişlerdir.Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları üzerine Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesi uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan raporda özetle; ilk raporda varılan sonuçların değiştirilmesini gerektiren bir hususun tespit edilemediği belirtilmiştir.Dava;... 1 gemisine verilen hizmet için sulh protokolü kapsamında fazladan ödenen bedelin iadesine istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile ... -1 (IMO: ...) TUGS'ne kayıtlı Türk Bayraklı kuru yük gemisinin 19.11.2023 saat 02:00 sularında iskele taraftan gelen sert rüzgar ve dalgalar neticesinde halatlarının koptuğunu, bazı halatların babalarının koptuğunu, geminin bu nedenle sabit durmamaya, yan yatmaya başladığını, Kıyı Emniyeti ile irtibat kurularak, geminin havuzdan uzaklaşması ve baştan açmasının önlenmesi için yaslanma hizmeti yardımı talep edildiğini, Kıyı Emniyeti'nin römorkörünün geldiğini ve gemiyi havuz bordasına doğru iterek, tutmaya başladığını, römorkörün yaklaşık 10 saat hizmet verdiğini ve 2 saat tedbir amaçlı bekledikten sonra saat 17:00'de havanın durulmasıyla hizmetin sonlandırmış olduğunu, Kıyı Emniyeti'nin davacının çaresizliği, yaklaşan büyük fırtınanın bilinci ve geminin hareketsiz durumundan faydalanarak hizmetine karşılık usd 80.000 talep etmiş olduğunu, davacının yaklaşan fırtına tehlikesi mücbir sebebi etkisi altında fırtınadan bir gün önce 24.11.2023 tarihinde anılan Sulh Protokolü'nü mecburen imzalamış olduğunu, verilen hizmetin kurtarma değil, yardım hizmeti olduğunu, normal koşullarda kabul ettirilemeyecek bir tutarın mücbir sebep içerisinde kabul ettirilmiş bulunulduğunu, bunun bir kurtarma hizmeti olduğu varsayımda dahi ... sözleşmesinin TTK md. 1301 tahtında değerlendirilmesi gerektiğini, usd 80.000 ücretin fahiş olduğunun tespitini talep etmiş, █████/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davalı yana █████/2024 tarihinde 80.350,00 USD ödeme yapıldığını, seferden men şerhinin kaldırıldığını, davaya istirdat davası olarak devam edilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.Davalı vekili ise, davacıya ait ... adlı geminin 19.11.2023 tarihinde kurtarılıp, ... ... tersanesine yanaştırıldığını ve güven altına alınmış olduğunu, 24.11.2023'de davacı ile sulh protokolü imzalandığını ve 80.000,00 USD kurtarma ücretinin en geç 25.11.2023 tarihine kadar ödeneceğini, davalı Kuruluşça geminin batmaktan/parçalanmaktan kurtarılması karşılığı alınan 80.000,00 USD tutarın makul düzeyde kaldığını, şartların karşılıklı olarak değerlendirilerek metne aktarılmış olduğunu, sulh protokolünün iptalinin ancak hata, hile, ikrah ve gabin hallerinde söz konusu olabileceğini, olayda iptal koşullarının oluşmadığını, davacının teminat yatırarak ihtiyati haciz ve seferden men kararlarını kaldırabilecekken sulh protokolü kapsamında ödeme yapmış olduğunu, iadesinin istenemeyeceğini savunmuştur.Davacı donatan ile davalı arasında yapılan sulh protokolüne göre 80.350,00 USD ödeme yapıldığı belirli olup uyuşmazlık gemiye verilen hizmetin kurtarma hizmeti niteliğinde olup olmadığı, verilen hizmet ve ödenecek ücret konusunda gemi donatanı ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü arasında düzenlenen protokol gereğince ödenen ücretin iadesinin istenip istenemeyeceğine ilişkindir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının "...-1" adlı gemisine, 19.11.2023 tarihinde ...'da davalının "Kurtarma- 2" adlı römorkörü tarafından verilmiş olan hizmetin, TTK md. 1298/ (1) tahtında bir "kurtarma faaliyeti" olduğu, davalıya gecikme faizi ile ödenmiş bulunan 80.350,00 USD tutarındaki ücretin fahiş olduğu, TTK 1305. Maddesindeki ölçütlere göre hesaplama yapıldığında 28.122.50 USD tutarındaki bedelin davacıya iade edilmesinin hakkaniyetli olacağı belirtilmiştir.Bilirkişi kök raporunda sulh protokolü yönünden inceleme yapılmadığından dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, █████/2025 tarihli ek raporda taraflar arasında imzalanan 24.11.2023 tarihli sulh protokolünün , gemi üzerindeki ... Liman Başkanlığının 20.11.2023 tarihli seferden men şerhinin, sadece ...'dan Tuzla'ya sefer yapılabilmesi için kaldırılması ve aynı zamanda ... Formu Kurtarma Sözleşmesi uyarınca kurtarma ücretinin belirlenmesi amacıyla hazırlandığı, TTK md. 1305 hükümleri doğrultusunda da ücret belirlendiği, TTK 1301. Maddesi uyarınca kurtarma sözleşmesinin uyarlanması, daha ziyade kurtarma ücreti bağlamında uyuşmazlık konusu olduğu, ancak uygulamada çoğunlukla kurtarma sözleşmesinde ücret kararlaştırılmadığı, ücretin taraflarca daha sonra belirlenmesi, taraflar anlaşamadığı takdirde ise uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesinin öngörüldüğü, uyuşmazlık konusu olayda imzalanan ... formunda da ücretin daha sonra belirleneceği şartı yer aldığı, ücretin daha sonra belirleneceğine ilişkin kayıt uyarınca daha sonra akdedilen sözleşmenin de TTK m. 1301'e tâbi olduğu, belirlenen ücretin fahiş olduğu ve 28.122,50 USD nin iade edilebileceği belirtilmiştir.Gemi donatanı ve Kıyı Emniyeti yetkilileri arasında imzalanan Sulh Protokolü'nde, özetle; " 19.11.2023'de ... -1 adlı teknenin halatların kopması nedeniyle tehlikeye maruz kaldığı ve aynı tarihler arasında ... Kurtarma Sözleşmesi'nin taraflar arasında imzalanmış olduğunu, geminin kurtarılarak ... ... Tersanesine yanaştırılıp, güven altına alındığını, gemi ilgilileri; kurtarılan gemi ve bunkere (yakıt/yağ) şamil olmak üzere banka masrafları hariç, toplam usd 80.000,00 kurtarma ücretinin kurtarıcıya, en geç 25.12.2023 tarihine kadar ödeneceğini. îş bu sulh protokolün imzalanmasını müteakip TÜRKİYE Bayraklı ... 1 gemisinin, Tuzla Limanına (Gemtiş Tersanesi) kadar seferine müsaade edileceğini, ödemenin yapılmasını müteakip TÜRKİYE Bayraklı ... 1 adlı geminin serbest bırakılacağını, ..." belirtilmiştir.TBK'nın 19. maddesinde “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” hükmü düzenlenmiştir. Dosyaya sunulan sunulan sulh protokolü protokolün 2. maddesinde açıkça tarafların herhangi bir hata, hile, ikrah ve gabin hali olmadan işbu protokolü okuyup imzaladıklarını gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmişlerdir. Protokol taraflarca, herhangi bir hata, kusur veya itiraz ileri sürülmeksizin imzalanmış, Mahkememizin 2023/... D.İş dosyasında ihtiyati hacze itiraz aşamasında kurtarma ücreti davacı tarafça ödenmiştir. Ödenen bedelin davalı tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak protokol kapsamında yapıldığı açık olup, sulh sözleşmesinin hata, hile, ikrah ve gabin hali olmadan imzalandığı, buna göre geçerli olduğu kabul edilmiştir. Davacı yan davalı tarafından gemi üzerinde seferden men şerhi konulduğunu, bu nedenle sulh protokolünü imzalama zorunda kaldıklarını ileri sürmüş ise de bu durumda da irade sakatlığı hallerinden birisinin söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, ... Formu Kurtarma Sözleşmesindeki ücretin daha sonra belirleneceğine ilişkin kayıt uyarınca daha sonra akdedilen sözleşmenin de TTK m. 1301'e tâbi olduğu belirtilmiş , dosyaya sunulan sulh protokolü hükümleri ile sulh sözleşmesinin borçlar hukuku bakımından geçersizliği konusunda değerlendirmede bulunulmamış ise de bu yöndeki itirazlar Mahkememizce değerlendirildiğinden yeniden rapor alınmasına yoluna gidilmemiştir. Yine Kurtarma alacağına ilişkin benzer mahiyette Mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyasında da sulh protokolünün geçerli olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının protokol kapsamında ödenen kurtarma ücretini geri isteyemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 19.551,34 TL den karar harcı olan 732,00 TL nin mahsubu ile fazla alınan 18.819,34 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı vekili için takdir edilen 188.914,83 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır