Anahtar kelimeler: Video Aşıldığını Radyo Büyükçekmece Televizyon Sitesinde Haber Aşye Müdür İnternet

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 22.09.2016 tarihinde davalı ...'in sorumlu müdür olduğu davalı ... Televizyon ve Radyo A.Ş.'ye ait ...'de yayınlanan "..." başlıklı video haber ile davalı ...'in sahibi olduğu ... internet sitesinde yayınlanan aynı haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Televizyon ve Radyo A.Ş. ve ...'den müştereken ve müteselsilen; 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den 22.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber tahsili ile kararın ilan edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... Televizyon ve Radyo A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haberin ele alınış biçimi ile haberde kullanılan altyazılar ve görüntüler dikkate alındığında yayınların güncel olup yapılmasında kamu yararının bulunduğu, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, siyasi bir kişilik olan davacının ağır eleştirilere diğer kişilere göre daha fazla katlanabilmesi gerektiği, özle biçim dengesinin bozulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğu, bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, güncel olan konuların yayıncılık tekniği gereği izleyicinin ilgisini çekmesi için çarpıcı başlık ve görsellere yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, kamuya mal olmuş, toplumda tanınır kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğün bulunduğu, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, yayında kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hiçbir somut delil, belge bulunmadan müvekkiline suç isnat edildiğini, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 22.09.2016 tarihinde davalı ...'in sorumlu müdür olduğu davalı ... Televizyon ve Radyo A.Ş.'ye ait ...de yayınlanan video haber ile davalı ...'in sahibi olduğu .... internet sitesinde yayınlanan aynı haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın ilanı talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberlerde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, toplumsal ilginin ve kamu yararının bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, davacının siyasi kişiliği nazara alındığında eleştiriye diğer insanlara göre daha fazla katlanma yükümlülüğünün bulunduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve .... başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında haberlerde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup adı geçen davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.