Anahtar kelimeler: Reçetenin Eczanesi Hastaya Eczacılık Reçete İlaçların İlaçlar Mesleğini Sisteme Kimliği

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 28.12.2015Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının ... Eczanesi adı altında serbest eczacılık mesleğini icra ettiğini, davalı Kurumun 18.12.2015 tarihli yazısında ilaçların kimliği belirsiz kişilere teslim edildiği veya hastaya ilaçlar teslim edilmiş gibi sisteme giriş yapıldığı tespit edildiğinden, sözleşme ve protokolün (5.3.5) maddesi uyarınca reçete bedeli 9.367,56 TL ile reçetenin beş katı 46.837,80 TL cezai şart olmak üzere toplam 56.205,36 TL'nin alacaklarından mahsup edilmesine karar verildiğini, ilaçların ilgisine teslim edildiğini, teslim edilen kişiden elekronik ortam sebebiyle imza alınmasının mümkün bulunmadığını, ... Üniversitesinde görevli İç Hastalıkları Tıbbi Onkoloji, İç Hastalıkları Tıbbi Onkoloji ve Kardiyoloji uzmanları tarafından hasta N. B. adına kanser teşhisi ile 07.06.2014-07.06.2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere rapor düzenlendiğini, hasta adına ... Devlet Hastanesinde Dr. A.T. tarafından elektronik reçete tanzim edildiğini, yazılan elektronik reçetenin şifre ile eczaneye ibraz edildiğini, eczane provizyon sisteminden onay alarak ilaçların hasta yakınına teslim edildiğini, reçete sahte olarak düzenlenmiş olsa dahi eczane tarafından bu sahteciliğin bilinmesinin mümkün olamayacağını, hastane tarafından verilen elektronik şifre ile eczaneye gelen hasta ve yakınına ilaçlarının teslim edildiğini, bu suretle reçetede yazan ilaçların verilmesinden dolayı davacının bir kusur ve ihmalinin bulunmadığının kabulünün gerektiğini, mevcut yasal düzenlemeye göre protokolün (5.3.5) maddesi koşullarının uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; davalı Kurumun 18.12.2015 tarihli işlemlerin haksız olduğunun tespiti ile iptaline, bu şekilde muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunun gerekçeye dayalı, denetlenebilir, dosya kapsamına uygun bulunmakla hükme esas alındığı, yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre davacının sahibi olduğu eczane tarafından cezai işleme konu olan reçetelerde yer alan ilaçları hastaya teslim edilmiş gibi sisteme giriş yapıldığı, bu haliyle dava konusu cezai işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararıyla; dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 2020 yılı Protokolünün (5.3.5) maddesinin davacı lehine olduğu, Protokolün (6.10) maddesi uyarınca da bu hükme dayalı olarak cezai şartın belirlenmesi gerektiğinden bahisle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, yersiz ve usulsüz düzenlenmiş reçetede yer alan ilaçların kimliği belirsiz kişilere teslim edildiği veya hastaya ilaçların teslim edilmemesine rağmen hastaya ilaçlar teslim edilmiş gibi sisteme giriş yapılması eylemi ile ilgili olarak davalı Kurumun 09.12.2015 tarihli işleminin 2020 yılı Eczane Protokolünün (5.3.5) maddesi gereğince indirilerek 18.735,12 TL cezai şart ve birinci kez uyarılma işlemi yönünden uygulanarak devamına, Protokolün (4.3.6) maddesi uyarınca 9.367,56 TL reçete bedelinin davacıdan tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 15.10.2024 tarihli ilamla; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, Bölge Adliye Mahkemesince davacı aleyhine uygulanan işlemin 2012 Protokolünün (5.3.5) maddesine dayalı olduğu, işlemden sonra yürürlüğe giren 2016 Protokol hükümleri ile davacı lehine olacak şekilde belirtilen eyleme dayalı olarak cezai işlem uygulanabilmesi için eczanede denetim şartının getirildiği, somut olayda davacıya ait eczanede denetim yapılmadığı, Kurum kayıtları üzerinden soruşturmanın tamamlandığının anlaşıldığı, 2016 Protokolünün lehe olan hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, davacının veya eczane çalışanlarının kurumu zarara uğrattığı hususunun 2016 Protokolü hükümlerine göre tespit edilemediği ve davanın tümden kabulü gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulduğundan bahisle, davanın kabulü ile 09.12.2015 tarihli yazı ile uygulanan cezai işlemlerin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; SGK soruşturma raporunda sahte reçetede eczane provizyon sistemine ilaçları alan olarak adına reçete düzenlenen kişinin T.C. Kimlik numarasının girildiğini, reçete düzenlenmiş kişilerce reçete içeriği ilaçların ilgili eczanelerden alınmadığının beyan edildiğini, Kuruma fatura eden eczanelerin ilgili protokol hükmünce (5.3.5) sorumlu tutulması gerektiğini, bilgileri girilen kişinin ilacı almadığını belirtmesi karşısında davacının Protokolün (5.3.5) hükmünü ihlal ettiğini sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı eczacı tarafından Kuruma fatura edilen reçetelerde ilaçların hasta ya da yakınına teslim edilmediği gerekçesiyle 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.5) maddesi uyarınca verilen cezai şart, uyarı ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.