Anahtar kelimeler: Atmadığını Meblağlı Evraktan Çeke Taklit Kıymetli Maksadıyla İmzası Şahsı Seri

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ------ tek yetkilisi ve ortağı olduğunu, dava konusu icra takibi -----. Bankası ------ seri no.lu 30.04.2025 keşide tarihli 300.000,00 TL meblağlı çek ile -----. Bankası ----- seri no.lu 31.05.2025 keşide tarihli 300.000,00 TL meblağlı çek tahsil maksadıyla başlatılmışsa da müvekkil dava konusu çeke ne şirket adına ne de şahsı adına herhangi bir suretle imza atmadığını, müvekkilin imzası taklit edilmiş ve dava konusu çek sahte olarak düzenlendiğini, bu hususla ilgili ----- Cumhuriyet Başsavcılığı ------. No.lu dosya ile şikayette bulunulduğunu, müvekkilin alacaklı davalı ile hiç bir borç ilişkisi de bulunmadığını, bu sebeple çek üzerinde müvekkil şirket ile müvekkilin şahsı adına atılan imza müvekkile ait olmadığını, açıkça imzaya itiraz ettiklerini belirterek müvekkilin imzasının bizzat alınmasını, senetteki imza ile müvekkile ait imzaların bilirkişi marifetiyle kıyaslanmasını talep ettiğini, nitekim bu husus müvekkilin şahsıma bizzat verdiği vekaletname ile müvekkilin bizzat kendi el imzasından alınan örneklerle ispatlanacağını, öyle ki müvekkil ... şirket yetkilisi olmasına rağmen farklı kişiler tarafından müvekkilin şahsı ve şirket adına bir çok sahte evrak tanzim edildiğinden imzaların birebir alınması gerektiğini, ayrıca müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını, faiz oranları da fahiş hesaplandığını, söz konusu takip tamamen kötü niyetli başlatıldığını, bu sebeple borca ve imzaya itiraz ettiklerini, buna bağlı olarak alacağım %20 sinden aşağı olmamak üzere alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE
:Eldeki dava, senetten kaynaklı menfi tespit taleplidir.06.12.2018 tarihinde yürürlüğü giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna (TTK) 'na eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle TTK'nın 5/A maddesinde yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiştir.Somut olayda işbu dava 05.11.2025 tarihinde ikame edilmiştir. Dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarında, arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Davacılar vekili tarafından sunulan arabuluculuk tutanağı incelendiğinde ise davacıların dava tarihinden sonraki tarih olan 31.12.2025 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunun anlaşıldığı, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın usulden reddine,2-Mahkememiz kasasında bulunan imza örneklerinin karar kesinleştiğinde ilgili kurumlara iadesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 9.514,50-TL'nin yatıran tarafa iadesine,4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.