Anahtar kelimeler: Köyünde Vasfıyla Mlik Tapuya Kısmın İli İlçesi Yerlerden Adana İlamına
8. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 120 96... sayılı parsel sayılı taşınmazın, davalı adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın 1.548,00 m²lik kısmının kesinleşmiş orman sınırı kapsamında kaldığını, bu kısmın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın orman sayılan kısmının tapu kaydının iptaline, davalıların taşınmaza müdahalelerinin önlenmesine, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur..
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla bilirkişi kurulunun 30.03.2015 tarihli raporunda ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.548,00 m²lik kısmının davalı adına tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, davacının elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla özetle; "Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde 27.03.2001 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile 1953 yılında yapılan arazi kadastrosu bulunduğu, dava konusu 93 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tarla vasfıyla tespit edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmada 120 96... parsel sayısını aldığı, taşınmaza komşu olan ... köyünde ise arazi kadastrosunun 1954 yılında, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılan orman kadastrosunun ise 1999 tarihinde ilân edilerek kesinleştiği, ... köyünde yapıldığı anlaşılan orman tahdit tutanaklarında dava konusu taşınmazın sınırında bulunan 189, 190, 191 numaralı orman sınır noktalarına ilişkin yapılan tarifte; “189 numaralı O.S. noktasından O.S. hattının tapulama parsel sınırını takiple sağ taraf Devlet ormanı, sol taraf 92... (davaya konu parsel) numaralı tapulama parselleri olmak üzere 93 numaralı tapulama parselinin güneydoğu köşesine geldiği tespit edilerek burdaki sabit taşa 190 numaralı O.S. noktası tesis edildi, 190 numaralı O.S. noktasından O.S. hattının tapulama parsel sınırını takiben sağ taraf Devlet ormanı, sol taraf 93 numaralı tapulama parseli olacak şekilde bu parselin doğu köşesine ve köy mülki sınırının kesiştiği yere geldiği tespit edilerek buradaki sabit taşa 191 numaralı O.S. noktası tesis edildi, 191 numaralı O.S. noktasından O.S. hattının sağ taraf ... Devlet Ormanı, sol taraf ise köy arazisi olacak şekilde muhtelif kişiye ait tarlanın kuzeydoğu köşesi ile köy mülki sınırının birleştiği yere geldiği tespit edilerek buradaki sabit taşa 192 numaralı O.S. noktası tesis edildi” ifadelerinin kullanıldığı, ... köyüne ilişkin orman tahdit haritası dosya içerisine alınmışsa de bu haritada 190 numaralı O.S. noktasından sonraki orman sınır noktaları gösterilmediğinden taşınmazın sınırından geçen orman sınır hattının tutanaklar ile uyumlu olup olmadığının denetlenmediği, taşınmazın sınırında bulunan komşu ... köyünde yapılan orman sınırlandırma çalışmalarına ilişkin tutanaklarda, taşınmazın sınırında bulunan orman sınır noktalarına ilişkin tarifte ise; "292 numaralı O.S. noktasından itibaren O.S. hattının güney yönde paftadaki görüntü sınırını takiben bu yerin mülki sınırla müşterek güneybatı köşesine geldiği tespit edilerek ağaç kazığa 293 numaralı O.S. noktası tesis edildi, buradan itibaren O.S. hattının kuzeybatı yönde mülki sınırı takiben bu ormanın başlangıç noktası olan 249 numaralı O.S. noktasına geldiği tespit edilerek poligon kapatıldı” denilmiş olup ... köyünde yapılan orman tahdidine ilişkin dosya içerisinde bulunan haritada 293 numaralı O.S'nin devamında olan 249 numaralı O.S. noktası gösterilmediğinden, dava konusu taşınmazın sınırında bulunan orman hattı 293 numaralı O.S.'den itibaren takip edilememiş, orman tahdit haritası ile orman tahdit tutanaklarının uyumlu olup olmadığının denetlenemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın idari olarak içinde bulunduğu ... köyünde yapılan çalışmada orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının belirtilmediği, taşınmazın komşu ... köyünde yapılan orman tahdidi içinde kaldığının belirtildiği, taşınmaz aslında ... köyü mülki sınırları içerisinde olduğu halde, yanlışlıkla ... köyü mülki hudutlarında olduğu düşünülerek orman kadastrosu sınırları içerisine alınmışsa bu taşınmaz hakkında yapılan işlem, taşınmazın içinde bulunduğu ... köyünde ilân edilmemişse, bu taşınmaz yönünden orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği bu sebeple eksiklikler tamamlanarak yeniden keşif yapılması, dava konusu taşınmazın ... mülki sınırları içerisinde kaldığının anlaşılması halinde ... köyü orman tahdidinin içinde kalıp kalmadığı çalışma tutanakları ile tahdit haritası birlikte uygulanmak ve tutanaklar ile harita çeliştiği takdirde tutanaklardaki tarife itibar etmek sureti ile belirlenmesi, taşınmaz ... köyü mülki sınırları içerisinde olduğu halde, yanlışlıkla ... Beldesinde olduğu düşünülerek orman kadastrosu yapılmış ve işlem sonuçları ... köyünde de ilân edilmişse, yine orman kadastrosu kesinleşmiş olacağından bu halde de taşınmazın ... köyü orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı belirlenmesi, taşınmazın ... köyü idari sınırları içerisinde olduğu, ... köyü orman tahdidi dışında kaldığı, ... köyünde yapılan orman tahdidi sırasında orman sınırı içine alındığı fakat ... köyü orman tahdit çalışmasının sonuçları ... köyünde ilân edilmediği belirlenir ise ... köyünde yapılan ve dava konusu parseli orman sınırı içine alan işlem kesinleşmemiş olacağından, bundan böyle Orman İdaresinin, dava konusu taşınmazın orman tahdidi içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davasında haksız olduğu düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... köyünde bulunduğu, bu köyde yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, komşu köyde yapılan orman kadastro çalışmasının ... köyünde ilan edilmediği için dava konusu taşınmaz açısından geçersiz olduğu, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre de orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... idaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin sınırda, iki köyün birleştiği yerde olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümünün orman olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!