Anahtar kelimeler: Dayanır İsteklerinin Kuralının Yanlış Görüşü Nedenine Edenlerin Neticesinde Edilebilir Neden
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin suçlamayı kabul etmediğine, kararın fahiş olduğuna, yerel mahkemece tam olarak araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma sonucunda ceza verildiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin ise şikâyetçinin zararının giderilmek istendiği hususunun hiç dikkate alınmadığına, kararının eksik inceleme neticesinde verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın bozma ilâmı sonrası duruşmadaki savunmasında zararı gidermek istediğine dair beyanı karşısında sanığa zararı gidermesi için süre verilmeden hüküm kurulması,
2- Mahkemenin 21.02.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiği, sanığın temyizi ile dosyanın incelendiği ve aleyhe temyiz bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığa verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının kazanılmış hak nedeniyle 6 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!