Anahtar kelimeler: Takdîren Müdafi Süreç Müdafinin Görüşü Hukukî Gaziantep Taksirle Öldürme İstemlerinin
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E. █████████ K.
SUÇ
: Taksirle öldürme
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2,22/3,62 ve 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılanlar vekillerinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusura,bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına, fazla cezaya ilişkindir.
Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye,eylemin kasıtla işlendiğine,yetersiz cezaya ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 10:00 sıralarında .... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Grup Amirliği hizmetinde kullanılan ... kod nolu 30 A ... plaka sayılı araçta sanığın kuleci olarak görev yapmakta olduğu, sanığın kuleci olarak kullanımında bulunan zırhlı aracın ... Mahallesinde devriye görevini ifa etmek için Yüksekova ilçesi ... caddesi üzerinde seyir halinde iken ... Kavşağına gelindiğinde aracın kule kısmında bulunan silahtan ateş edilmesi sonucu ... Mobilya isimli işyerinde ve işyeri önünde bulunan ..., ..., ... ve ...'in ateşli silah yaralanması sonucu vefat ettiği, mağdurlar ... ve ...'nın ateşli silah sonucu yaralandığı, mağdur ...’nın alınan kati rapora göre yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığının bildirildiği, ...’nın alınan raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı olayda; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ve kovuşturma aşamasında bilirkişi heyetinden alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda; olayda kullanılan kule sistemi ve silahta kontrolsüz atış yapmaya sebep olabilecek bir durumun bulunmadığının tespit edildiği ancak olay anında aracın emniyet anahtarlarının açık olduğu, ekranda atışa hazır ibaresinin bulunduğu bu haliyle aracın silah sisteminin atışa hazır vaziyette olduğu, bu durumun da atış yapma ihtimalini çoğaltacak şekilde yüksek emniyet riski oluşturduğu, bunun sonucunda da olay anında sanığın muhtemelen kule sistemini hareket ettirme eylemi için kontrol kolu ünitesindeki fren serbest butonuna basmak isterken beraberinde istem dışı olarak tetik butonuna bastığı ve kuleyi hareket ettirdiğinin değerlendirildiğinin belirtilmesi karşısında dava konusu olayın araçtaki bir teknik arızadan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarına göre olay anında atışın hedef alınarak gerçekleştirilmediğinin ve atış için ön bir hazırlık (görüntü yakınlaştırma, netleştirme, mesafe tespiti vs. gibi) yapılmadığının tespit edilmesi, yine olay anında araç içerisinde şoför ve yedek kuleci olarak bulunan tanıkların beyanların göre atış anında sanığın ellerinin havada olduğunun anlaşılması, kobra tipi aracın olay anına ilişkin araç dışı kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen █████/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre atışa başlama ve atışın bitmesi arasındaki sürenin yaklaşık 4 saniye gibi kısa bir süreye işaret ettiği, ayrıca yine tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere sanığın silahın atış yaptığını anlamasının ardından silahın namlu kısmını yukarıya doğru kaldırmış olması karşısında sanığın bilerek ve isteyerek bu şekilde bir eylemi gerçekleştirdiğini söylemenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Ancak sanığın olaydan kısa bir süre önce olayın olduğu bölgede görevlendirilmiş olması, sanığın olayda kullanılan kobra tipi araçların kule ve silah sistemleri üzerine oldukça kısa süreli ve yetersiz sayılabilecek bir eğitim almış olması, olay günü ve öncesinde bölgedeki yoğun terör olayları nedeniyle uzun saatler mesai yapmış, uykusuz kalmış ve yorgun olması, dolayısıyla sanığın meslekte deneyimsizlik, bölge şartlarına uyum sağlayamama ve yorgunluk gibi etkenler nedeniyle otokontrolünü yitirmiş ve dikkatini toparlayamamış olabileceği bu nedenlerle de kastı olmaksızın hareket ederek kuleyi yönlendirirken tetiğe basarak silah sisteminin ateş almasına neden olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte tüm dosya kapsamında da açıkça anlaşılacağı üzere olay anında bölgenin şartları nedeniyle Emniyet Müdürlüğü'nün genel uygulaması olarak olayda kullanılan araç tipi araçların devriye görevlerini ifa ederken Emniyet Müdürlüğü'nden çıktıkları andan itibaren aracın atışa hazır vaziyete bulundurulduğunun gerek █████/2018 tarihli bilirkişi raporu gerekse de sanık ve tanık beyanları ile sabit olduğu ve nitekim bu durumun █████/2018 tarihli araç dış kamera sistemine ilişkin görüntülerin incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda da görüntülerle açıkça ortaya konduğu, █████/2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aracın emniyet sistemlerinin açık bir şekilde atışa hazır halde bulundurulmasının istemsiz atış yapma riskini arttırdığı ve yüksek emniyet riski oluşturduğunun anlaşılması karşısında, somut olayda silah sistemi emniyet mekanizmaları açık bir şekilde bulunan kobra tipi araçta silahın bulunduğu kulede kule görevlisi olarak görev yapan sanığın silah emniyetlerinin açık olması ve atışa hazır pozisyonda bulunması nedeniyle ölüm gibi bir neticenin gerçekleşebileceğini öngörebilceği bu haliyle sanığın eyleminde bilinçli taksir şartlarının oluştuğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!