Anahtar kelimeler: Milas Zeytin Muğla Sit Doğal Hanesine Oğlu Ağaçları Alanında İli
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 2 51... parsel sayılı 9.947,23 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... oğlu ...'ya aittir. Bu parsel 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ...'nun itirazı üzerine kadastro komisyonu kararıyla tarla vasfıyla 7/10 hissesi ..., 2/10 hissesi ..., 1/10 hissesi ise ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 51... parsel sayılı taşınmazın taşlık, makilik ve çalılık olduğunu, yüzeyinde yakın zamanda şahıslarca tamamen açılmak suretiyle çalışmalar yapıldığını, taşınmazda herhangi bir kullanımın bulunmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın...'ın zilyetliğinde iken vefatından sonra mirasçıları tarafından ...'a satılarak zilyetliğinin devredildiğini, müvekkillerinin de taşınmazı bu kişiden satın aldıklarını, bu hususun dilekçe ekinde sunulan sözleşme ile sabit olduğunu, taşınmazın hiçbir zaman orman vasfını taşımadığını, orman kadastro komisyon tutanağında taşınmazın...'ın işgalinde olduğu, bu yerin zeytinlik olarak kullanılması gerektiği ve zeytin ağaçlarının çoğunluğundan bahsedildiğini, müvekkilleri lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında herhangi bir belirtme yapılmaksızın boşluk olarak tespit harici bırakıldığı, 1974, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında doğusundaki orman alanı ile aynı görünümde olup orman ağacı ve bitki örtüsüyle kaplı olduğu, 1977, 19 96... tarihli memleket haritasında çalılık ve ibreli ağaç rumuzlu yeşil alanda kaldığı, 2005, 2016 yılları arasında çekilen uydu fotoğraflarında doğusu ve güneyindeki orman alanı ile bütünlük arz ettiği, 20 21... tarihli uydu fotoğraflarında taşınmazın iş makinasıyla yeni temizlendiği, zeminde maki bitki örtüsü ve kızılçam ağaçlarının dipçiklerinin keşif tarihinde mevcut olduğu, klizimetre ile yapılan ölçümde % 20 eğime sahip olduğu, orman toprağı olduğu, yine eylemli orman vasfında bulunduğu, murise ait tüm parsellerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın doğu ve güneyinde bulunan alanın da ormanın devamı niteliğinde olduğu, evveliyatı orman olan taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazın 19.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın tarla vasfıyla davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "... bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesine rağmen, somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 30/2. madde şartlarının bulunmaması, davacı Hazine tarafından açılan eldeki davada, dava konusu taşınmazın orman vasfı ile tespiti yönünde bir talep olmaması, aynı şekilde bu konuda davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin de bulunmaması, yasal düzenlemelere göre, davacı Hazine ve dava dışı Orman İdaresinin taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile taşınmazın vasfının düzeltilmesi istemi ile her zaman dava açabilecek olmaları karşısında, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile tarla vasfı ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda sınır yapısının olmamasının taşınmazın kullanılmadığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporundaki değerlendirmeler ile keşif sırasında alınan beyanların çeliştiğini, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında ek rapor alması, yeniden inceleme ve araştırma yapması, çelişkiyi gidermesi gerektiğini, keşif sırasında alınan beyanlardan dava konusu taşınmazın 1950'li yıllardan beri aralıksız kullanıldığının anlaşıldığını, bu süreç içerisinde dava konusu taşınmazın kadastro çalışmasına tabi tutulmamasının önceki zilyetlerini hak kaybına uğrattığını, davanın kabulü ile de müvekkillerinin mağdur edildiğini, dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığını, 1950'li yıllarda ... tarafından bir süre kara sabanla kuru tarımın yanı sıra taşınmaz içindeki delicelerin aşılanarak bakımı ve hasadının yapıldığını, mirasçıları tarafından da taşınmazın aynı şekilde kullanıldığını, müvekkillerinin taşınmazı satın aldığı ...'nın da taşınmazda hayvancılık yaptığını, zeytin ağaçlarının bakımı ile hasadını yaptığını, müvekkillerinin de taşınmaza buğday ekerek tarımsal amaçla kullandığını, tüm bu hususların tanık beyanları ile sabit olduğunu, müvekkilleri lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı anlaşılmakta olup, bu hususun taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken, beyanlar hanesine bu yönde şerh verilmemiş olması usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ise de, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna "Taşınmaz 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına" ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!