Anahtar kelimeler: İcabını Formuna Whatsapp Yazma Konuştukları Mail Satımdan Formunu Formunda Motor

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZMA TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket müvekkili şirketin icabını kabul ederek 14.05.2024 Tarihli satın alma sipariş formuna ile yurt dışında üretilmek üzere Toplam 300 Adet ... motor siparişi verdiğini, davalı şirketin satın alma sipariş formunu hem whatsapp uygulamasından hem de mail ile gönderdiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket önceden ödeme vade tarihini 15 gün olarak konuştukları halde davalı şirket satın alma sipariş formunda sehven vade tarihini 90 gün yazdığını, müvekkili tarafından yazışmalarda hata yapıldığı yazıldıktan sonra 15 gün ödeme vadeli yeni satın alma sipariş formu müvekkili şirkete mail ve whatsapp uygulamasından gönderildiğini, müvekkili ile davalı şirket daha önceden de son gönderilen sipariş satın alma formundan öncede aynı şekilde yine aynı ürün grubu üzerinden alım- satım yaptıklarını, müvekkili şirketin 14.05.2024 Tarihli sipariş formunda teslim tarihinden önce gelen ürünleri teslim etmek üzere davalı şirkete teslimata ilişkin bilgi vermek için hem telefon ile arayıp hemde whatsapp uygulaması üzerinden mesaj gönderdiğini ancak cevap alamadığını, davalı şirket yetkililerinin bilerek cevap vermediğini, müvekkili şirket daha sonra sipariş formunda 01.08.2024 tarihinde teslim edilmesi gereken yurt dışından gelen " 24 adet ... ... motor model kod:... , 12 adet ... motor model kod:... , 24 adet ... motor model kod:... ürünleri 10.09.2024 Tarihinde faturasını keserek teslim edebildiğini, ilk teslimatın yapıldığını, ancak davalı şirket 15 günlük vade tarihinde ve 10.09.2024 Tarihinde teslim edilen 256.165,82 TL bedelli ... motorların bedelini ödemediğini, davalı şirketin 10.09.2024 Tarihli faturayı ve yine bu tarihte teslim edilen ... motor ürün grubunun ücretini Konya . Noterliğince ... Yevmiye numara ile gönderdiği ihtardan hemen sonra 10.10.2024 Tarihinde ödediğini, defalarca kendilerine ürünler gelmeden bilgi verilmesine rağmen ihtara cevapta kendilerine teslimat öncesi bilgi verilmediğini beyan ettiklerini, yine vade konusunda davalı sipariş formunda 90 gün vadeyi sehven yazdığını beyan ederek ve düzelterek yeniden 15 gün vadeli sipariş formu gönderdiğini, ayrıca davalı şirket iyiniyetli ödeme yaptıklarını beyan ederek bu yapılan ödemeyi bir lutufmuş gibi gösterdiklerini, halbuki davalı siparişi ve teslimatı kendisi belirleyip satın alma sipariş formunu kendisinin gönderdiğini, Davalı vade konusunda anlaşmaya varılmadığı ve üretiminde anlaşmaya varılmadan yaptırıldığını beyan etse de davalı şirketin satın alma sipariş formu icabın kabulü olduğunu, ticari alım-satım sözleşmelerininde yazılı şekil şartına bağlı olmaması nedeniyle sözleşme kurulmuş ve son satın alma sipariş formuna göre (15 günlük vade) ile sözleşme kurulmuş sayıldığını, davalının yine gönderdiği ihtara cevabında : satın alma sipariş formunda sipariş verilmişse de vade konusunda anlaşılamadığını , kendilerinin ilk teslimatı iyi niyetli olarak yaptığını ve taraflarınca bunu kötü niyetli olarak kullanarak ikinci teslimatı yapmaya çalıştıkları ortada anlaşma yok iken üretime başlamamızdan ve zararlarının olması durumunda kendilerinin sorumlu tutulacağını, sözde bu kötü niyetli teslimat yapmaya çalışmalarının basiretli bir tacirden beklenen hususlar olmadığını ve yine zarardan kendilerinin sorumlu tutulmayacağını beyan ettiklerini, bu şekilde satın alma sipariş formundaki teslimatı kabul etmediklerini beyan ettiklerini, motorların yurt dışında üretilmiş olması nedeniyle bedeli müvekkili tarafından peşin ödendiğini, davalının bu tutumu müvekkili şirketi de maddi açıdan sıkıntılı duruma getirdiğini, davalının bu kusurlu tutumu nedeniyle maddi kazanç sağlayamayan ve maddi açıdan sıkıntıya düşen müvekkilinin diğer müşterilerinden yeni sipariş alamadığını, müvekkili şirket ticari faaliyeti tıkanma noktasına geldiğini, davalı tarafın satın alma sipariş formunda teslimat tarihlerini kendisi belirlediğini, taraflarınca kabul edildiğini, sipariş formundaki teslimat tarihine göre müvekkiline teslimat yapmak istediğini, ancak bilerek davalı ihtara cevabında da verdiği cevaptan anlaşılacağı üzere teslim almamak için haklı bir neden olmaksızın direndiğini, ancak müvekkili yine de yurt dışından gelen ürünleri teslim etmek için davalı şirkete gönderse de ilk teslimat alındığını, ancak ikinci teslimat alınmadığını, ilk teslimat alındıktan sonra ise şirket yetkilisi tarafından " kademe kaçıyormu, neden emirvaki mal gönderiyorsunuz malı iade edeceğim ocak ayında alırız " şeklinde fatura fotoğrafı göndererek mesaj attığını, davalı tarafın müvekkili tarafından yerine getirilmek istenen ifa yükümlüğünü zorlaştırdığını, taraflarınca tevdi mahalli tayini isteyerek ifa borcunu yerine getirilerek icra takibine girişildiğini, ardından davalı yine süresinde itiraz etmediği,iade faturası kesmeyerek, ticari defterlere kayıt edilen, bu sebeplerle kabul ettiği fatura alacağına ve fer'ilerine itiraz ettiğini, ayrıca davacı sözleşme ile ilgili TTK18/3 göre sözleşmeyle ilgili herhangi bir ihbarda da bulunmadığını, taraflarınca bu haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın kaldırılması için mahkemenize itirazın iptali davasının kabulü ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ikame edilen tümüyle hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın öncelikle, yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, nitekim aşağıda da izah edileceği üzere taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmaması dolayısıyla HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa yerinin değerlendirilmesi ihtimali dahi bulunmayan davanın HMK m.6 hükmü uyarınca müvekkili şirketin yerleşim yeri adresinin İstanbul ili Ataşehir ilçesi olması nedeniyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmesi gerektiğini, bu sebeple Mahkememizce, usule uygun olarak süresi içerisinde bulunduğumuz yetki ilk itirazımız gözetilerek davanın usulden reddi ile dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça dava dilekçesinde, müvekkil şirketin davacı şirketin icabını kabul ederek 14.05.2024 tarihli sipariş formu uyarınca teslimi kararlaştırılan mallar ile ilgili bir sözleşme akdedildiğini, bu sipariş formunda öncelikli olarak vade tarihinin 90 gün yazıldığını ve fakat müvekkil şirket tarafından hatanın fark edilmesi üzerine 15 gün ödeme vadeli yeni satın alma sipariş formunun davacı şirkete mail ve Whatsapp uygulaması aracılığıyla gönderildiğini, akabinde davacı şirketin 14.05.2024 tarihli sipariş formunda teslim tarihinden önce gelen ürünleri teslim etmek üzere müvekkil şirkete teslimata ilişkin bilgi vermek için hem telefon ile aradığı ve hem de Whatsapp uygulaması üzerinden mesaj gönderdiği ancak cevap alamadığı, davacı şirketin daha sonra sipariş formunda 01.08.2024 tarihinde teslim edilmesi gereken 24 adet ..., 12 adet ... ve 24 adet ... motor ürünlerini 10.09.2024 tarihinde faturasını keserek teslim edebildiği, 10.09.2024 tarihinde teslim edilen bu ürünlerin bedelinin 10.10.2024 tarihinde ödendiğini, sipariş formunda 02.09.2024 ve 01.10.2024 tarihinde teslim edilmesi gereken ... motorlardan 36 adet ... model, 18 adet ... model ve 36 adet ... model ürünün 01.10.2024 tarihinde 389.989,56-TL bedelli faturasının kesilerek aynı tarihte teslim edilmek üzere sevk edildiğini ancak müvekkil şirketi tarafından söz konusu 90 ... motorun iade edilerek teslim alınmadığını ve bedelinin de ödenmediğini ileri sürdüğünü, ne var ki davacı tarafça ileri sürülen söz konusu iddia ve beyanların kabulünün mümkün olmadığını, nitekim davacı tarafın iddiaları gerçeği yansıtmamakla birlikte, açıkça mahkememizi yanıltma amacı güttüğünü, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında birtakım ürünlerin satın alımına ilişkin çeşitli görüşmelerin yürütüldüğü kabulünde olduklarını, nitekim bu görüşmeler sırasında satın alınmak istenen ürünlerin cins ve nev'i davacı tarafa iletildiğini, konu ürünlerin hangi bedel üzerinden satın alınabileceği ve ödemelerin hangi tarihlerde gerçekleştirilebileceği de davacı tarafa bildirildiğini, Ne var ki, ürünlerin satın alımına dair şartlar yönünden, müvekkil şirketin nakit akışında yaşadığı sıkıntıların da etkisiyle, davacı tarafla kesin olarak herhangi bir mutabakata varılamadığını, böylelikle süreç, ileride yeniden gözden geçirilmek üzere ertelendiğini, bu hususta taraflar şifahi olarak gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde, ileride müvekkil şirketin ihtiyacının hasıl olması durumunda (zaten ürünlerin döviz kuru ile satışa konu edildiği de gözetilerek) yeniden müzakerede bulunmak hususunda mutabık kaldıklarını, keza bu hususa ilişkin olarak davacı tarafa, sözleşmenin akdedildiğine esas olmak üzere herhangi bir bağlanma parası da ödenmediğini, nitekim bu hususun açık göstergesi, bizatihi davacı tarafça sunulan yazışmaların da ta kendisi olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan ve Mahkemece tensip zaptı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi ile çözümü yaptırılan Whatsapp yazışmalarından da görüldüğü üzere, 14.05.2024 tarihinde verildiği ifade olunan sipariş formunun aksine davacı şirket yetkilisi tarafından orbit motorların ön ödemesine ilişkin olarak 22.05.2024 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi ile iletişime geçildiğini, 23.05.2024 tarihinde söz konusu husus ile ilgili yeniden ileti gönderildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket yetkilisi tarafından ise aynen ve açıkça "Şu an para konusunda biraz sıkıntımız var ödeme listesini aldık ödendiği zaman sipariş geçersiniz" şeklinde karşılık verildiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisi, müvekkil şirketin onay ve kabulü olmamasına karşılık, tümüyle kendi iradesiyle, adeta bildiğini okumasının sonucu olarak, "Ben siparişi geçtim abi gecikmeyelim diye. Sen ödemeyi yaptırabilirsen sevinirim." dediğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından ise "Abi ödeme gelene kadar geçme" denildiğini, görüldüğü üzere taraflar arasında varılmış bir mutabakat olmamasına, anlaşma sağlanamamış olmasına rağmen davacı şirket, tabiri caizse nasıl olsa bir şekilde ürünleri satarım mantığı ile, tümüyle kendi iradesinin sonucu olarak birtakım eylem ve işlemlerde bulunduğunu, bunun akabinde ise adeta emrivaki ile bir süreç yönetimi gerçekleştirmeye çalıştığını, nitekim Türk Borçlar Kanununun m.124/3 hükmünde ifade edildiği üzere kesin vadenin söz konusu olduğu ve borcun ifasının belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşememesi üzerine ifanın artık kabul edilmeyeceğinin sözleşmeden (davacı tarafın iddiası dolayısıyla sipariş formundan) anlaşıldığı dava konusu olay yönünden, vadesinde ifa edilmeyen borç yönünden artık borçlu temerrüdü hali oluştuğunu, bu durumun sonucu da müvekkil tarafından Kanunda sayılan seçimlik hakların kullanıldığını, vadesinde yapılmayan, sipariş formundaki kesin süre geçtikten sonra gerçekleştirilen teslimat ile davacı tarafa derhal, münhasıran ilk yapılan sevkiyatın teslim alınacağını , bundan başka herhangi bir sevkiyatın da kabul edilmeyeceği, davacı taraf ile çalışılmayacağı, ticari ilişkilerin sona erdirildiğinin iletildiğini, diğer bir anlatımla söz konusu irade açıklaması ile müvekkil şirket tarafından sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığının kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki bu suretle müvekkil şirketin uğradığı her türlü zarar ve ziyanın tahsili hakkını saklı tuttuklarından bahisle Söz konusu dava açıkça haksız ve kötüniyetli olup; tümüyle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Taraflar arasında akdedildiği iddia olunan █████/2024 Tarihli Sipariş Formuna konu 36 adet ... ... motor model kod... , 18 adet ... ... motor model kod:... , 36 adet ... motor model kod:... ürünlerin bedelinin ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise Taraflar arasında 36 adet ... ... motor model kod:... , 18 adet ... ... motor model kod:... , 36 adet ... ... motor model kod:... ürünlerin satımı hususunda sözleşme akdedilip akdedilmediği, davalının ürünleri teslim almasında ve bedeli ödemesinde temerrüde düşüp düşmediği, davacının davalıdan herhangi bir alacağı olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) DAVAYA DAYANAK İCRA DOSYASI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Konya . İcra Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde takip tarihinin █████/2024 tarihi olduğu, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin █████/2024 Tarih, ... seri numaralı ve 389.989,56 TL tutarlı fatura dayanak olmak üzere alacak aslı 389.989,56 TL, takip öncesi işlemiş faiz 6.045,80 TL işlemiş faiz ve tevdi mahalli tayini masrafı 5.703,70 TL olmak üzere toplam 401.739,06 TL üzerinden Örnek-7 İlamsız icra takibi olduğu, davalı/borçlu tarafından yasal süre içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, borca itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, dava tarihinin █████/2024 tarihi olduğu, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, Mahkememizce işin esasına geçilmiştir.
(2) TARAFLARIN TİCARİ DEFTER VE BELGELERİNİN İNCELENMESİNİ İÇERİR BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Tarafların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olması sebebiyle Mahkememizce ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava ve takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde yer aldığı ANCAK faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığı rapor edilmiştir.
(3) TARAFLAR ARASINDA GEÇTİĞİ İFADE EDİLEN SOSYAL MEDYA YAZIŞMALARINI İÇERİR BİLİRKİŞİ RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasında dava konusu uyuşmazlığına konu yazışmaların bulunduğu digital materyal/cep telefonu üzerinde Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda yazışmalarda yer alan SMS (kısa mesaj servisi) yazışmalarının SMS (kısa mesaj servisi) uygulaması üzerinden alındığı ve sahte olmadığı, SMS (kısa mesaj servisi) yazışmaları, ilgili telefon numaralarının SMS (kısa mesaj servisi) sisteminde kayıtlı olduğu ve bu numaralar arasında gerçekleşen iletişimlerin kaydedildiğinin doğrulandığı, mesajların zaman damgaları, gönderim ve teslimat bilgileri, uygulamanın standartları çerçevesinde incelenmiş ve tutarlılık gösterdiği, yazışmalarda herhangi bir manipülasyon veya sahtecilik izine rastlanmadığı, incelenen SMS (kısa mesaj servisi) yazışmalarının gerçek ve güvenilir olduğu, sahte olmadığı rapor edilmiştir.
(4) TANIK DELİLİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının (2) nolu ara kararı ile davada geçerli ispat kuralları nazara alınarak tarafların tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiş ise de T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında " Her ne kadar taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı taraf savunmasının ispatı olarak WhatsApp yazışmaları ile davalıya gönderilen ödeme dekontlarını sunmuş, ayrıca tanık deliline dayanmıştır. "HMK nın 199. maddesinde "Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenleme dikkate alındığında whatsapp yazışmaları belge niteliğindedir. HMK'nın 202/2. maddesi gereğince, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendine karşı ileri sürülen kişi tarafından gönderilen belge delil başlangıcı niteliğindedir. HMK'nın 202/1. maddesi gereğince de delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenebilir. O halde, mahkemece, davacının tanık dinletme talebinin kabul edilmesi, WhatsApp yazışmaları ve davacı tarafından yapılan bir kısım ödemelerin davalı tarafın kredi borcuna karşılık yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." denilmek suretiyle sosyal medya yazışmalarının dava konusu uyuşmazlıkla alakalı olması halinde delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinlenebileceği ifade edilmiştir.
Emsal alınan Yüksek Mahkeme ilamı gereğince Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının (1) nolu ara kararı gereğince "Taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarının dökümünü içerir bilirkişi raporunun yazışmaların halen mevcut olduğu digital maretyal incelenmek suretiyle hazırlanması, söz konusu raporda yer alan yazışma içeriklerinin incelenmesinde sipariş formları, faturalar ve teslimi gerçekleşen ve bedeli ödenen önceki siparişler ile teslim edilmeye çalışılan ancak teslim alınmayan dava konusu sipariş hakkında yazışma ve görüşmelerin geçmesi ve 6100 Sayılı Kanunun 202/1-2 maddesinde yer alan amir kanun hükmü nazara alınarak" tanık dinlenmesine karar verilmiştir.
(5) DAVACI ŞİRKET YETKİLİSİNİN İSTİCVABI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisi isticvaben dinlenmiş, alınan beyanlarında özetle " Davalı ile aramızda sosyal medya üzerinden yaptığımız yazışmalarda 15gün vade olmak üzere █████/2024 tarihli toplamda 300 adet olmak üzere içeriği sipariş formunda yer alan ürünlerin satışı konusunda davalı ile anlaştık. Ancak davalı taraf sipariş formunda hata yapmış vade tarihi 90 gün yazılmıştı. Bunun üzerine 15 gün vade tarihi olacak şekilde sipariş formunu düzenledik. Sipariş formunda yer alan 24 adet ..., 24 adet ...,12 adet WR255-160 ilk parti olan bu ürünlerin davalıya teslim ettik. Bedelini aldık. Ardından sipariş formunda yer alan ilk parti teslim edilen mallar ile aynı sayı ve özellikte olan ikinci parti malı yurt dışından temin ettik. Davalıya gönderdik. Faturasını kestik. Ancak davalı tarafından bu ürünler kabul edilmedi. Gerekçe olarak ödeme yapamayacaklarını söylediler. Ben kendilerine ürünlerin yurt dışından sipariş edip getirdiğimi ve stokta tutamayacağımı söyledim. Bu parti malı yine de teslim almadılar. Ben bunun üzerine sipariş formunda yer alan 3,4 ve 5 nolu partileri yurt dışındaki firma ile görüşerek iptal ettim. Dava konusu talebin yurt dışından sipariş ettiğim ancak davalı tarafından teslim alınmayan ikinci parti mallara ilişkindir . İkinci parti mallar "24 adet ..., 24 adet ...,12 adet WR255-160" bu mallardır. Karşı taraf malları teslim almayınca tevdi mahalli tayin yoluna gittik" demiştir.
(6) İSPAT YÜKÜ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Tarafların incelenen ticari defter ve belgelerinde dava konusu faturanın davacının ticari defter ve belgelerinde yer almasına rağmen davalının ticari defter ve belgelerinde yer almadığı anlaşılmıştır.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında somut uyuşmazlıkta satış sözleşmesinin kurulduğu ve ürünlerin teslim edildiği/hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, bu husus ispat edilir ise bedelin ödendiği hususunda ispat yükünün ise davalı üzerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
(7) DAVA VE TAKİP KONUSU OLAN DAVACI ŞİRKETİ YETKİLİSİNİN İSTİCVABEN ALINAN BEYANINDA KABUL ETTİĞİ İKİNCİ PARTİ "24 ADET ..., 24 ADET ...,12 ADET WR255-160" MALLAR AÇISINDAN SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN KURULUP KURULMADIĞI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisinin isticvaben alınan beyanlarında "Dava konusu malların ikinci parti mallar olan 24 Adet ..., 24 Adet ..., 12 Adet ..." model ... motorların" olduğuna yönelik kabulü, taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarının dökümünü içerir bilirkişi raporu ve raporda yer alan tespitlerin 6100 Sayılı Kanunun 202/2 maddesi gereğince "Delil Başlangıcı Mahiyetinde" olması ve bu sebeple adı geçen kanunun 202/1 maddesi gereğince tarafların bu hususta tanık dinletebileceğine kanaat edildiği, her ne karar taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarında sipariş formu mevcut ise de "söz konusu sipariş forumunun taraflarca imza edilmediği ve davalı tarafından inkar edildiği" nitekim yazışmaların sadece delil başlangıcı mahiyetinde olması sebebiyle sipariş formunda yer alan hususların sözleşmenin kabulü/akdin bu şartlarla vücuda geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı, tanık ... ile ...'ın sipariş formunun tanziminden sonra davacı şirket yetkilisinin peşinat istemesi sebebiyle siparişin iptalinde mutabık kaldıklarını ifade etmesi, yine sosyal medya yazışmalarının içeriklerinde ve tanık ...'nın "Şu an ihtiyaç yok ancak olduğunda sizden isteyelim, şu an para konusunda biraz sıkıntımız var ödeme listesini aldık ödendiği zaman siparişi geçersiniz, abi ödeme gelene kadar geçme" şeklindeki yazışmalar ile tanık ...'ın "abi o işi bence bir askıya al onunla ilgili bir teknik değişiklik olacağı söylendi onun için ben beklemedeyim, kademe kaçıyor mu, neden emrivaki mal gönderiyorsunuz, bu malı iade edeceğim, habersiz ürün göndermek hoş değil, bu yaptığınız iyi olmadı" şeklideki yazışmalar, ilk parti malın "Peşinat ödemediğimiz için siparişlerin geçmediğini düşündük, motorlara ihtiyacımız olduğu için ilk parti malı teslim aldık, daha sonrası için sipariş geçtikçe getirirsiniz dedik ancak biz sipariş geçmeden davacı tarafından ürün gönderildiği için iade ettik" şeklindeki tanık anlatımları, davacı tanıklarının taraflar arasındaki akdi ilişkiye ilişkin bir bilgisi olmaması, davacı tarafından tanzim edilen ikinci parti mallara ilişkin faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmaması hususu da nazara alındığında davacı şirket yetkilisinin Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında alınan "dava konusu edilen ikinci parti mallar 24 Adet ..., 24 Adet ..., 12 Adet ..." model ... motorların davalı tarafından sipariş edilip edilmediği ve sözleşmenin kurulup kurulmadığı noktasında" ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ve davacının ikinci parti mal yönüyle sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(8) DAVACIYA YEMİN DELİLİ HAKKININ HATIRLATILMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin kabulü gereğince ikinci parti dava konusu mallara ilişkin taraflar arasında satış sözleşmesinin kurulduğu davacı tarafından ispat olunamadığından lakin davacı yanın açıkça yemin deliline dayanmış olması da nazara alınarak yemin hakkı hatırlatılmış lakin davacı yanca yemin deliline dayanılmamıştır.
(9) HAKİMİN REDDİ TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Celse arasında Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile davalıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davalı tarafından bu ara kararın hatalı olduğundan bahisle ara karardan dönülmesi talepli dilekçe ibraz ettiği ve dilekçenin son paragrafında yemin deliline dayanmayacaklarını, Mahkeme tarafından öncelikle tanık dinlenmesine yer olmadığına kararı verilmesine rağmen daha sonra tanık dinlenmesi, Mahkemenin davacıyı yemin teklifine zorlayarak davalı lehine karar verme çabasının takdirle karşılanmasına rağmen bu tutumun Mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine uygun olmadığı, iş bu dava dosyasında mailler, yazışmalar, faturalara, bilirkişi raporu, davalının açık ikrarı, daha önce ilk yapılan ödeme gibi davanın kabulünü haklı gösteren bir çok delil olmasına rağmen Mahkemeden beklenilen adalet ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğu ifade edilmiştir. Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasında davacı vekili "█████/2026 tarihli dilekçelerinde yer alan beyanlarının hakimin reddi mahiyetinde" olduğunu ifade etmiştir. Aynı tarihli duruşmada davalı vekili hakimin reddine ilişkin dilekçesinin kendilerine tebliğine gerek olmadığını ve hakim reddi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini ifade etmiştir.
Yargılamanın gelmiş olduğu aşama, davacının ret sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare göstermemiş olduğu da göz önünde bulundurularak 6100 sayılı kanunun 41/b-c maddesi nazara alınarak nihai hükümle birlikte kanun yolu açık olmak üzere davacının hakimin reddi talebinin geri çevrilmesine karar verilmiştir.
(10) NETİCE
: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, emsal mahiyetteki Yüksek Mahkeme ilamları ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarının dökümünü içerir bilirkişi raporu ve raporda yer alan tespitlerin 6100 Sayılı Kanunun 202/2 maddesi gereğince "Delil Başlangıcı Mahiyetinde" olması ve bu sebeple adı geçen kanunun 202/1 maddesi gereğince tarafların bu hususta tanık dinletebileceğine kanaat edildiği, her ne karar taraflar arasında geçen sosyal medya yazışmalarında sipariş formu mevcut ise de "söz konusu sipariş forumunun taraflarca imza edilmediği ve davalı tarafından inkar edildiği" nitekim yazışmaların sadece delil başlangıcı mahiyetinde olması sebebiyle sipariş formunda yer alan hususların sözleşmenin kabulü/akdin bu şartlarla vücuda geldiğinin kabulünün mümkün olmadığı, tanık ... ile ...'ın sipariş formunun tanziminden sonra davacı şirket yetkilisinin peşinat istemesi sebebiyle siparişin iptalinde mutabık kaldıklarını ifade etmesi, yine sosyal medya yazışmalarının içeriklerinde ve tanık ...'nın "Şu an ihtiyaç yok ancak olduğunda sizden isteyelim, şu an para konusunda biraz sıkıntımız var ödeme listesini aldık ödendiği zaman siparişi geçersiniz, abi ödeme gelene kadar geçme" şeklindeki yazışmalar ile tanık ...'ın "abi o işi bence bir askıya al onunla ilgili bir teknik değişiklik olacağı söylendi onun için ben beklemedeyim, kademe kaçıyor mu, neden emrivaki mal gönderiyorsunuz, bu malı iade edeceğim, habersiz ürün göndermek hoş değil, bu yaptığınız iyi olmadı" şeklideki yazışmalar, ilk parti malın "Peşinat ödemediğimiz için siparişlerin geçmediğini düşündük, motorlara ihtiyacımız olduğu için ilk parti malı teslim aldık, daha sonrası için sipariş geçtikçe getirirsiniz dedik ancak biz sipariş geçmeden davacı tarafından ürün gönderildiği için iade ettik" şeklindeki tanık anlatımları, davacı tanıklarının taraflar arasındaki akdi ilişkiye ilişkin bir bilgisi olmaması, davacı tarafından tanzim edilen ikinci parti mallara ilişkin faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmaması hususu da nazara alındığında davacı şirket yetkilisinin Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında alınan "dava konusu edilen ikinci parti mallar 24 Adet ..., 24 Adet ..., 12 Adet ..." model ... motorların davalı tarafından sipariş edilip edilmediği ve sözleşmenin kurulup kurulmadığı noktasında" ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ve davacının ikinci parti mal yönüyle sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ispat edemediği Mahkememizce kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
(11) DAVALININ KÖTÜNİYET TAZMİNATI TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibinin Mahkememizce haksız olduğu kabul edilmekle birlikte takibin kötüniyetli olarak başlatıldığı hususunda ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, dosyadaki mevcut delil durumuna göre ve Mahkememizin kabulü gereğince davacı yanca ikinci parti mallara ilişkin sözleşmesinin kurulduğu ispat edilemediğinden takibin kötüniyetli olduğu hususu Mahkememizce kabul edilmemiş ve yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Dava açılırken peşin olarak alınan 4.748,76TL harç ve 103,24TL ıslah harcı toplamı 4.852,00TL harçtan alınması gereken 732,00TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 4.120,00‬TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 64.278,25TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından karşılanan 87,50TL vekalet suret harcı, 5.000,00TL bilirkişi ücreti gideri, 1.430,00TL posta ve tebligat gideri toplamı 6.517,50TL 'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde █████/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!