Anahtar kelimeler: Enlemesine Çaptığı Durmuş Bariyerlere Defin Hızını Fren Cenaze Cismani Azaltmadığını

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2014
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Ölümlü trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve def'in giderlerine yönelik maddi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, --------Ş yönünden temerrüt tarihinden ve --------- ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, davalı --------- bariyerlere çaptığı için, yola enlemesine durmuş halde olan -------- plakalı aracı görmesine rağmen fren yapmadığını, hızını azaltmadığını ve --------- ---------- plakalı aracının sağ yan tarafına büyük bir şiddetle çarptığını, bu çarpma sebebiyle ---------- plakalı araç içinde sağ ön tarafta oturan 12 yaşındaki oğlu --------- hayatlarını kaybettiğini, aracın sol arka tarafından oturan ---------- da ağır şekilde yaralandığını, Kaldı ki bir an için ölümlü trafik kazasının meydana gelmesinde vefatların olduğu araç sürücüsünün de bir miktar kusuru olduğu düşünülse dahi T.B.K 61 ve 163. Maddesine göre işbu davada davalılar, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği müvekkillerin tüm zararlarından sorumlu bulunduklarını, açıklanan nedenlerle trafik kazasında kızları/gelinleri ve torunlarını kaybeden davacılar için 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin giderlerine yönelik maddi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, --------Ş. Yönünden temerrüt tarihinden ve giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline, tüm davacılar için toplam 670.00,00 TL manevi tazminatın , olay tarihinden işletilecek faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte, ortaklaşa ve zincirleme davalı-------- ve araç işleteni --------- tahsiline, alacağın tahsilini teminen davalı işleten ve sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve--------- plakalı aracın trafik kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Asıl davada davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemeye açıldığını, davalıya ait ---------- plakalı araç, kira süresinde kazaya karıştığını, davalı açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, █████/2013 tarihli trafik kazasında ---------- plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, --------- Esas sayılı dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatını kabul etmediklerini, manevi tazminat talebini kabul etmediklerini, dava dilekçesinde yer alan tedbir taleplerinin kabul etmediklerini, izah edilen nedenlerle davanın görevsiz mahkemede açıldığından mahkemenin görevsizliğine, davanın kiracı -------- ihbar edilmesine, usule ve esasa ilişkin itirazlarının gereği davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmilini talep etmişlerdir. Asıl davada davalı --------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın ibraz ettiği deliller taraflarına tebliğ edilmediğini, ---------- plakalı araç davalı şirket tarafından █████/2012 - █████/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere -------- nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsüne dava konusu olayda atfı kabil kusur bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlu , davacıların murisi olduklarını, açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın davalı sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen---------- Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Olay tarihi olan █████/2013 günü müvekkili ------- oğlu, ---------- kardeşi --------- kullandığı---------- plakalı araç ile akraba ziyareti için yola çıktıklarını, saat 19:30 civarında --------- plakalı aracı kullanan --------- ---------- arasında -------- yola girip kendi şeridinde biraz ilerlediğinde karşı yönden davalı --------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın çok süratli ve uzun farları açık olarak geldiğini gördüğünü, -------- dar yolda sağa manevra yapmak istediğini ancak bu arada tekerleğe bir cisim çarptığını bu nedenle araçın yalpalamış, yolun gidişe göre sol kenarında bulunan bariyerlere ön kısmıyla çarparak yolda enlemesine durduğunu, --------- plakalı araç sürücüsü ---------- bariyerlere çarptığı için enlemesine durmuş halde olan ---------- plakalı aracı görmesine rağmen fren yapmadığını, hızını azaltmadığını, dolayısıyla ölümlü ve ağır yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, sürücü --------- tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinin tüm zararlarından sorumlu olduğunu, müvekkili --------- kazada ağır şekilde yaralandığını, vücudunda kırıkların, eziklerin, iç organlarında sıkışmalar olduğunu, 1,5 ay yoğum bakımda yattığını, iş gücünden yoksun kaldığını, tüm bu sebeplerden ötürü destekten yoksun kalma tazminatının, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, ---------Ş yönünden temerrüt tarihinden ve ---------Ş yönünden dava tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsilini, ayrıca işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ve---------- plakalı aracın trafik kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.
Birleşen ---------- Esas sayılı davada davalılardan ---------- Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle;kazanın meydana gelmesinde tek ve tam kusurlu davacıların murislerinin bulunduğu ---------- plakalı araç sürüsünün olduğunu, talep konusu zararların mezkur aracın bariyerlere çarpması sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin poliçedeki limitler ile üçüncü kişilere karşı işletenin kusuru ile sorumlu olduğu zararlarla sınırlı olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Birleşen --------- Esas sayılı davada davalılardan -------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkiline ait aracın kira süresinde kazaya kırıştığını, bu nedenle müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, -------- plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını beyan ederek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE VE SONUÇ
:Dava Konusu Uyuşmazlık;Dava haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
İlgili HukukAyrıntıları --------- Sayılı ilamında belirtildiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilerek kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Gerek BK’nın 41. maddesi gerekse TBK’nın 49. maddesi, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmine mecbur olduğunu belirtmektedir. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. BK’nın 41. maddesi (TBK’nın 49. maddesi) uyarınca haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Böylelikle haksız fiilin; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağından ibaret olmak üzere dört unsuru bulunduğu söylenebilir. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemeyecektir. Haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncellikle sorumlu tutulacak kişinin işlediği bir fiilin bulunması gerekmektedir. Kendisinden tazminat istenen şahsın bir fiili yoksa sorumluluğu da söz konusu olmaz. Bununla birlikte haksız fiil sorumluğunun doğabilmesi için sadece fiilin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda fiilin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Kanunlarımız bir fiilin nasıl ve hangi niteliklere sahip olduğu takdirde hukuka aykırı sayılacağını açıklamamıştır. Genel bir ifadeyle denilebilir ki hukuka aykırılık, kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya koruyan emredici bir hareket tarzı kuralına aykırılık hâlinde ortaya çıkmaktadır . Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu için aranan diğer ve en önemli şartlarından biri de hukuka aykırı fiili işleyen kişinin kusurlu olmasıdır. Hukuka aykırılık, fiilin bir hukuk kuralına aykırı olduğunu, kusur ise bu hukuk kuralına aykırı fiile ilişkin iradesi sebebiyle fiili işleyen kişinin davranışının kınanan bir davranış olmasını ifade eder. Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gereken diğer bir şart ise zararın ortaya çıkmasıdır. BK'nın 41 (TBK'nın 49.) maddesi zarardan bahsetmekle beraber kanunda zarar tanımı yapılmamıştır. Doktrin ve yargısal içtihatlarda zarar “geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Hukuka aykırı bir fiil işleyen kimse ancak bu fiilinin sebep olduğu zararları tazminle yükümlüdür. Fiil ile arasında uygun illiyet bulunmayan bir zararın tazmini istenemez. Fakat fiille uygun illiyet bağı bulunan bütün zararlardan faili sorumlu tutmak da adil olmayabilir. Hayat tecrübelerine göre, bir fiilin, olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağına uygun illiyet bağı denilmektedir. Uygun illiyet zinciri içinde bir sebebin zararı meydana getirmeye uygun bir sebep olup olmadığı araştırılacaktır.
Önemle belirtilmelidir ki hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder . Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Nitekim aynı hususlar ----- E., --------- K.; 19.02.2019 tarihli ve-------- E., ---------- K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Eş söyleyişle, tazminat miktarının belirlenmesinde zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veya tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır .Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 01.03.2013 günü meydana gelen trafik kazasında davalı ----------Ş.'nin sorumluluğunun üstlendiği dava dışı araç sürücüsü -------- 96 100 kusurlu olmasına nazaran; Asıl Dava yönünden; Husumet yöneltilen --------- ve ---------- ile ----------Şirketi'nin sorumluluğuna konu ---------- plakalı araç sürücüsü kusursuz olmakla adı geçenler yönünden KTK.m.86 hükmü uyarınca kurtuluş kanıtının gerçekleştiği, Anılan kazada ---------- ölümü sebebiyle anne-babası için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminat tutarı kaza tarihinde cari teminat limiti olan 250.000,00 TL aştığından zararların teminat limitine oranlanması sonucu davacı annesi --------- 130.566,80 TL, babası --------- 119.433,20TL destekten yoksun kalma zararı oluştuğu; Anılan kazada küçük ---------- ölümü sebebiyle asıl davanın 4 davacısı olan büyükanneleri ve büyükbabaları destekten yoksun kalma tazminat talebine yukarıda (1li/1-B) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle iştirak edilmediği; Asıl davada ---------- ölümü sebebiyle talep edilen defin ve cenaze gideri tazmin talebine teminat tüketilmiş olmakla iştirak edilmediği; davacılardan --------- tarafından ---------- ölümü ve ---------- ölümü sebebiyle defin ve cenaze gideri talebi bulunmakla her ölüm olayı için ayrı teminat bulunduğundan, adı geçen tarafından sarf edilmiş olması halinde ayrı ayrı 2.000,00 TL “nin tazmininin istenebileceği; Hesaplanan bu zararlardan davalı sigorta şirketinin yöntemince yapılan başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu; Birleşen Dava Yönünden Husumet yöneltilen --------- ve ---------- ile -------- Şirketi'nin sorumluluğuna konu---------- plakalı araç si olmakla. adı geçenler yönünden KTK.m.86 hükmü uyarınca kurtuluş kanıtının gerçekleştiği; kusursuz Davacı -------- anılan olaya bağlı kendi yaralanması sebebiyle tazmin talebine ve keza aynı kazada vefat eden eşi ---------- ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminat talebine ----------Ş.'nin sigortacısı olduğu aracın işleteni olması sebebiyle yukarıda (IV/1) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle ---------Ş.'den talebinin olanaklı bulunmadığı; Anılan kazada --------- vefatı sebebiyle davacı kızı ------- yüksek öğrenim yaptığı dikkate alınarak 25 yaşını ikmal ettiği 15.07.2017 tarihine kadar oluşan destekten yoksun kalma zararının murisin kazancının asgari ücret olması halinde 10.954,44 TL, asgari ücretin 3,2 katı olması ihtimalinde 35.054,22 TL olduğu; Tazminat ile mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni bulunmadığı; teminat limitleri de aşılmadığından davalı sigorta şirketinin yöntemince yapılan başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek faizden sorumlu olduğu; Tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamının mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Değerlenirme;Dosya kapsamı, taraf beyanları, toplanan deliller ve özellikle mahkememizce hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 01.03.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı sigorta şirketince sigortaladığı araç sürücüsü dışında kalan dava dışı sürücü ---------- asli ve tam kusurlu kusurlu olduğu, davalılar yönünden ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesi kapsamında atfı kabil kusur bulunmadığı mahkememiz dosyası için bekletici mesele yapılan -------- Esas sayılı dosyasının Yargıtay incelemesinden döndüğü, yapılan incelemede ve mahkeme kararının Yargıtay tarafından onandığı, itiraz konusu hususlar nazara alındığında kusur bakımından tekrar rapor alınmasını gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekili: davalılardan birisi ---------ş'dir. Bu ölen miras bırakanın içinde bulunduğu 34Bilirkişi raporunda; kazada vefat eden --------- anne ve babası için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihi itibariyle geçerli olan 250.000,00 TL teminat limitini aştığı, bu nedenle teminat limitine göre oransal dağıtım yapıldığı ve davacı anne -------- lehine 30.566,80 TL, baba ---------- lehine 119.433,20 TL destekten yoksun kalma zararının oluştuğu tespit edilmiştir. Aynı kazada küçük --------- ölümü nedeniyle büyükanne ve büyükbabanın destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ise, destek ilişkisi koşulları oluşmadığından yerinde olmadığı belirlenmiştir.Davacıların cenaze ve defin giderlerine ilişkin talepleri yönünden ise, sigorta teminatı kapsamında kalmak kaydıyla, fiilen yapıldığının ispatı halinde her bir ölüm için ayrı ayrı 2.000,00 TL’nin talep edilebileceği kabul edilmiştir.Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın işleteni bakımından sorumluluğun bulunduğu, ancak diğer davalılar yönünden KTK m.86 kapsamında kurtuluş kanıtının gerçekleştiği, bu nedenle bu davalılar yönünden sorumluluk şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Davacı --------- kendi yaralanmasına ilişkin tazminat talebinin, kusur ve illiyet bağı unsurlarının oluşmaması nedeniyle yerinde olmadığı; aynı kazada vefat eden eşi --------- nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin ise, sigortalı araç işleteni sıfatı ve poliçe kapsamı itibariyle yalnızca sigorta şirketi yönünden değerlendirilebileceği sonucuna varılmıştır. Davacı ---------- yönünden yapılan hesaplamada ise, eğitim durumu dikkate alınarak destekten yoksun kalma zararının, asgari ücret esasına göre 10.954,44 TL, asgari ücretin 3,2 katı kabulü halinde ise 35.054,22 TL olduğu belirlenmiş; ancak teminat limitinin aşılması ve mükerrerlik yasağı gözetilerek sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kabul edilmiştir. Faiz başlangıcı bakımından, sigorta şirketine yapılan başvuruyu takiben 8 iş günü sonrasından itibaren temerrüdün gerçekleştiği ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, bu tarihin de 23.05.2013 olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, haksız fiil sorumluluğunun unsurları olan hukuka aykırılık, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı somut olayda değerlendirilmiş; kusurun ve illiyet bağının bulunmadığı davalılar yönünden sorumluluk şartlarının oluşmadığı, zararın ise ancak sigorta teminatı kapsamında ve limit dahilinde tazmin edilebileceği kabul edilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için tüm unsurların birlikte gerçekleşmesi zorunludur.Sonuç;Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olayda; tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve hukuki değerlendirmeler birlikte nazara alındığında; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerekmiş, --------- e. Sayılı dosyası, ----------- sayılı görevsizlik kararı ile gelen asıl davaya ilişkin davacı --------- yönünden davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 119.433,20 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 4.000,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere 123.433,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------Ş.’den tahsiline, davacı ---------- yönünden; Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 130.566,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı niteliğinde maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---------Ş.’den tahsiline, davacılar -------- ve --------- manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, davacılar --------- ve ---------- maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, --------- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ESAS NO: ---------- Esas sayılı dosyası olan birleşen dava yönnüdne davacı ---------- maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine, davacı ----------- maddi tazminat talebi yönünden DAVANIN AK SİGORTA YÖNÜNDEN KISMEN KABULÜ ile; 10.954,44 TL destekten yoksun kalma tazminatı niteliğinde maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----------Ş.’den tahsiline, davacı ---------- manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
(--------- e. Sayılı dosyası, --------- karar sayılı görevsizlik kararı ile gelen)
Davacı ---------- yönünden; Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 119.433,20 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 4.000,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere 123.433,20 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---------Ş.’den tahsiline,
Davacı ---------- yönünden; Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 130.566,80 TL destekten yoksun kalma tazminatı niteliğinde maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------Ş.’den tahsiline,
Davacılar -------- ve --------- manevi tazminat talepleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
-Davacılar --------- ve ---------- maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
(--------Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ESAS NO: --------- Esas sayılı dosyası)
-Davacı ---------- maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
-Davacı ----------- maddi tazminat talebi yönünden DAVANIN ---------- YÖNÜNDEN KISMEN KABULÜ ile; 10.954,44 TL destekten yoksun kalma tazminatı niteliğinde maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 23.05.2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---------Ş.’den tahsiline,
-Davacı ---------- manevi tazminat talebi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3-ASIL DAVADA MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-Alınması gerekli 17.350,74 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.764,00 TL ve 4.902,16 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 9.684,58 TL harcın davalı --------Ş.den alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 2.764,00 TL peşin harcın, 4.902,16 TL tamamlama harcın ve 24,30 TL başvuru harcın davalı ----------Ş'den alınarak davacılar -------- ve -------- ödenmesine,
-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT since hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı -------- alınarak davacılar ------- ve ---------- ödenmesine,
4-ASIL DAVADA MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar --------, --------, -------- ve ---------- alınarak müştereken ve müteselsilen kendini vekil ile temsil eden davalılara ödenmesine,
5-ASIL DAVADA MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
: Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar -------- ve -------- alınarak müştereken ve müteselsilen kendini vekil ile temsil eden davalılara ödenmesine,
6-BİRLEŞEN DAVADA MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
-Alınması gerekli 748,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 963,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 214,91 TL'nin kararın kesinleşmesi halinde davacı ------- iadesine,
-Peşin alınan 748,29 TL harcın davalı ---------- alınarak hazineye gelir kaydına,
-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.954,44TL vekalet ücretinin davalı -------- alınarak davacı -------- ödenmesine,
-Reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.954,44 TL vekalet ücretinin davacı ---------- alınarak davalı ---------- ödenmesine,
7-Birleşen Davada Davacı ---------- maddi tazminat yönünden, Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 1.000,00 TL'nin davacı --------- alınarak kendini vekil ile temsil eden davalılara ödenmesine,
8-Birleşen Davada Davacı ----------- manevi tazminat yönünden, Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacı -------- alınarak kendini vekil ile temsil eden davalılara ödenmesine,
9-Birleşen davada davacı ---------- manevi tazminat talebi yönünden, Davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacı --------- alınarak kendini vekil ile temsil eden davalılara ödenmesine,
10-Davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterilen toplamda 20.233,00 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre oranlayarak 18.546,08 TL' nin davalı--------- alınarak davacıya ödenmesine; bakiye bölümün davacılar üzerinde bırakılmasına,
11-Birleşen davada davalılar ---------- ve ---------- tarafından yapılan 156,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
Dair karar, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı----------- vekilinin yüzene karşı, diğer davalının yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!