Anahtar kelimeler: Akçe Hektar Temsilinin Karın Müdürler Yedek Bilançoların Maden Grup Ruhsat

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında “--------- Şti. faaliyet göstermek üzere 06.08.2015 tarihli yazılı sözleşme ile 10 yıl süreli olarak adi ortaklık kurulduğunu, sözleşmenin 7. Maddesinde her ay sonunda geçici bilançoların çıkarılması, %5 yedek akçe ayrıldıktan sonra kârın ortaklar arasında paylaştırılması, 8. Maddesinde ortaklığını her türlü temsilinin müdürler -------- ve --------- müşterek imzaları ile yapılacağı, 4.1 maddesinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nden alınmış -------- ruhsat numaralı IV. Grup 41,44 Hektar 21.05.2012 tarihli maden ruhsatının müvekkile ait olduğu, 10.1 maddesinde ortakların mülkiyetlerindeki hak ve alacaklar üzerinde diğer ortakların hak iddia edemeyeceklerinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı hareket ederek dava dışı ---------Ş. ve --------Ş. ile sözleşme yaptığını, bu şirketlere 1.200.000,00 TL tutarında maden satmayı taahhüt ettiğini, karşılığında her biri 400.000,00 TL olmak üzere 3 adet toplam 1.200.000,00 TL çek aldığını, bu çekleri adi ortaklık kayıtlarına almadığını, müvekkil şirket adına sahte imza atarak ocaktan bir kısım madeni çıkardığını, bu şirketlere 312.039,92 TL'lik madeni teslim ettiğini, faturasını tek başına kestiğini, davalı şirketin bu eylemleri ile zarara uğrayan dava dışı şirketlerin davalı şirket aleyhinde ---------- E. sayılı dosyasında dava açtığını, sözleşmenin 16.4 maddesinde “ortaklardan birinin, ortaklığın feshini gerektiren duruma kendisinin kusurlu davranışlarıyla sebebiyet vermesi alinde, ortaklıktan hiçbir surette hak talep edemeyeceği ve ortaklığa verilen zararları gidermekle yükümlü olduğunun” düzenlendiğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine, sözleşme gereğince davalı şirketin tasfiye payının olmadığının tespitine, müvekkil! şirketin kendi malvarlığı olan maden ruhsatının tasfiyeye katılmamasına, davalı şirketin ortaklığa verdiği zararlar için şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPDavalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin adi ortaklığı temsilen tek başına imza atmadığını, üçüncü kişilerle imzaladığı sözleşmelerin tek başına kendi şirketini bağladığını, davacının, ---------Ş. ve ---------Ş. ile yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, nitekim --------- esas sayılı dosyasıyla açılan davada davacının taraf olarak gösterilmediğini, bu şirkete yapılan satışların adi ortaklık tarafından davalı --------- fatura edildiğini, bu nedenle davalı ---------- şirketinin Adi Ortaklığa borçlu gözüktüğünü, sahte imza ile patlama izni alınarak bir kısım madenin usulsüz çıkarıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddianın aksine satışların Adi Ortaklık tarafından --------- fatura edildiğini, sözleşmeye aykırı bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinin haklı nedenle fesih sebeplerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile bu fesih sebeplerinin haklılık oranı tespiti ile iddia olunan maddi zararın istemine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda davaya konu uyuşmazlığın; taraflar arasında "-------- Mah. -------- Cad. No:------- --------" adresinde faaliyet göstermek üzere █████/2015 tarihinde düzenlenen yazılı sözleşme ile 10 yıl süre ile adi ortaklık ilişkisinin mevcut bulunduğu, işbu sözleşmede kar ve zararın dağıtım, temsil yetkisi, kar paylaşımı ile ilgili tarafların anlaştığına dair maddelerin yer aldığı, ancak davalı tarafça işbu sözleşmede anlaşılan hususlara aykırı eylem gerçekleştirmek suretiyle davacının işbu sözleşmeyi tek taraflı ve haklı nedenle fesih sebeplerinin meydana geldiği, davalı şirketin adı ortaklık sözleşmesine zarar verdiği belirtilmek suretiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile sözleşme gereğince davalı şirketin tasfiye payının olmadığının tespiti, sözleşme gereğince maden ruhsatı davacı şirketin kendi mal varlığı olduğu belirtilerek tasfiyeye dahil edilmemesi ve şimdilik 10.000,00 TL davalı şirketin ortaklığa verdiği iddia olunan zararın tespiti ile işbu maddi zararın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmakla öncelikle mahkememizce taraflarca dosyaya sunulan adi ortaklık sözleşmesinden yer alan maddeler nazara alındığında davalı tarafın ve davacı tarafın mahkememize ibraz edeceği delillerde incelenerek adi ortaklık sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshi sebeplerinin meydana gelip gelmediği, bu fesih sebeplerinde haklılık oranı ve iddia olunan maddi zararın ve miktarın araştırılacağı uyuşmazlık konusu olarak belirlenmiştir.
TANIK ----------; "Ben danışmanlık firmasında çalışmaktayım, tarafları da tanırım, maden işletmesiyle ilgili öncelikle ---------- orman izni, Maden işleri Müdürlüğünden ruhsatın uzamasıyla ilgili başvuru yapılarak izin alınması gerekir, valilikten de çalışma izni alınması gerekmektedir, adi ortaklık sözleşmesinde ruhsat 360 Madenciliğinde , diğer işlemlerin takibi ise ---------yüklendiğinden dolayı davalının söylemiş olduğu hiç bir işlemi gerçekleştirmediğini gördüm, bu eksik işlemleri ben tamamladım, aynı zamanda çalışma esnasında -------- -------- şirketinin avukatları tarafından arandım, bana 1.200.000 TL'lik çekleri -------- --------- verdiklerini ve bunun karşılığında 400.000 TL'lik bir mal gönderildiğinii, faturanında davalının --------şirketinden kesildiğinii belirterek benden yardım istediler, bizimde bu çekte imzamızın olmadığını ve bilgimiz dışında olduğunu söyledim, teknik nezaretci defteri malların giriş çıkışını gösteren belgedir, 2016 yılında adi ortaklığın herhangi bir üretimi bulunmamaktadır, ancak 35.000 Ton tahakkuk fişi kesilmiştir, bu da izin dışı yapılan patlatmayla mal çıkartıldığını ve bu malında satıldığını göstermektedir, patlatmaya ilişkin izin talebi Jandarma tarafından alınmış ve bu izni davalı şirketin yetkilisi ---------- Jandarma'dan almıştır, --------- olarak böyle bir talepte bulunulmadı, yaklaşık olarak 170.000 TL civarında elektrik faturası ödedik, ocak kapaliyken davalı taraf orada bekçi bırakmış, normalde bırakılmasına gerek yokken, iş bu elektrik faturası meydana gelmiştir, ---------Ş'de ---------- yan şirketidir, madenin yanında bulunan lastik firmasında da davacı şirket adına izinsiz lastik alınmıştır, 5-6 bin TL'de buraya borç edilmiştir dedi. Davacı vekilinin sorusu üzerine, tanık beyanında ; Beni ---------- bir kaç tanıdığım kişi aradı ve maden ocağını satışa çıkartıp çıkartmadığımızı sordu, bana gönderdikleri bilgilerden öğrendiğim kadarıyla davalının ---------- firması bulunmaktadır ve bu firma aracılığıyla da maden ocağını da satışa çıkartmıştır ve davacının da bu satışa çıkarmayla ilgili herhangi bir bilgisi ve vermiş olduğu yetkisi bulunmamaktadır. Yaklaşık 1 sene civarında oluşmuştur, aynı zamanda faktöring şirketlerine çeklerin kırdırıldığını biliyorum, çekleri veren firma -------- ve ----------- şirketi çek bedellerini ödemiştir" şeklinde beyanda bulunduğu,
TANIK ---------; "Ben davaya konu uyuşmazlığı biliyorum, ticaretle uğraşmaktayım, huzurda bulunan--------- yakın arkadaşım olmasından dolayı davaya konu uyuşmazlıklarla bilgi sahibiyim, aynı zamanda kendiminde şahit olduğum olaylar vardır, rödevans sözleşmesinin şuanki davacı şirketin hak sahipleri değil, daha önceki hak sahipleriyle düzenlendiğinii biliyorum, adi ortaklık döneminde de taraflar arasında maden ocağının çalıştığı dönemlere ilişkin bir sözleşme düzenlendiğini, ancak davalının davacıya haber vermeden çıkan madeni sattığını ve ara ara isimleri bilmediğim firmalarında oraya geldiğini, bunlarında maden alımı için geldiğini biliyorum, davalının davacıya haber vermeden çekler aldığını ve bunun karşılığında bir kısım mallar verildiğini ve bunlarla ilgili sorunlar yaşandığını biliyorum, davacının bu çeklerden haberi olmadığına şahit oldum, ben dava dışı şirketlerin isimlerini hatırlamadığımdan firma ismi veremeyeceğim, Jandarma'nın patlatmalardan dolayıda bir kaç defa maden ocağına geldiğini biliyorum, biz de ---------- birlikte Kaymakamlığa giderek bu durumu bildirdik, davacı şirketinde resmi avukatı ordaydı" şeklinde beyanda bulunduğu,
TANIK ---------; "Ben ----------- hisse ortağı aynı zamanda adı geçen şirketin muhasebe işlerini yapıyordum, şirketin kuruluşundan sona ermesine kadar yani 10-11 aylık süre içerisinde çalıştım, yaklaşık 3.000,00 TL. ücret alıyordum,--------- ile --------- ---------- mevkiinde bulunan maden ocağının işletilmesi konusunda ---------- ile ----------- arasında rödovans sözleşmesine istinaden 10 yıllığına işletme bedellerini bilmiyorum, ancak işletme giderleri ve kar ortaklığına istinaden yazılı bir noter sözleşmesi ile yapıldığını biliyorum, çalışmaya başladık, belli bir süre sonra --------- tarafından engellenmeye başlandık, hesapları bloke ettiler, blokenin neden konulduğunu bilmiyorum, ruhsatlarımızı iptal etmeye çalıştılar, maden çıkarma sırasındaki patlatma işlemlerinin iptalini gerçekleştirdiler, ayrıca maden sahasını işgal ederek çalışmamıza engel oldular, buna ilişkin şikayetin de yapıldığını biliyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı vekilinin talebi ile " işten ayrıldıktan sonra maden ocağına gittiğimde bulunan makinaların yerinde olmadığını gördüm, ancak kimin tarafından alındığını bilmiyorum, mal alınmıştır, faturaları kesilmiştir " şeklinde beyanda bulunduğu, TANIK ----------; "Ben ---------- ŞTİ'de nakliye işini yapıyordum. 2015-2016 yılları arasında bu nakliye işini yaptım. --------- ŞTİ ile --------- ŞTİ arasında adi ortaklık vardı. Maden taş ocağının ruhsatı aslında ---------- üzerineydi. --------- ile bunun üzerine adi ortaklık yapıldı. Oranın işletmesini --------- üstlendi. Ben de ----------- ile nakliye anlaşması yaptım. Davacı şirket ----------- şirketine sormadan kaya patlatma işlerini ve bütün çalışma sistemini durdurdular. Bu durumda davalı --------- herhangi bir kusuru yoktu. ---------- ŞTİ'nin 3. Kişilerle malzeme satmayı taahhüt etmesi, karşılığında çek alması ve bu çekleri kırdırmasıyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur. ---------- ŞTİ'nin ---------Ş ve ----------Ş ile Sözleşme yapıp yapmadığı, karşılığında çek alıp almadığı hususlarında da herhangi bir bilgim yoktur. --------- ŞTİ'nin izni ve bilgisi olmadan davalı --------- ŞTİ'nin yetkilisinin sahte imza attığı hususunda da herhangi bir bilgim yoktur. ---------- ŞTİ 'nin jandarmadan izin almadan bir kısım madeni usulsüz çıkardığı ve -------- ve---------- ŞTİ'lere teslim edip etmediği hususunda da bilgim yoktur. Kısaca tarafların adi ortaklık sözleşmesine uygun davranıp davranmadığı hususunda bilgim yoktur. Benim tek bilgim sözleşmeye aykırı davrananın --------- ŞTİ olduğudur" şeklinde beyanda bulunduğu,
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez mali müşavir bilirkişi ve hesap bilirkişiden oluşan heyetten rapor tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; raporda inceleme bölümünde (4) sayılı bentte mali inceleme kenar başlığı altında açıklanan nedenlerle, yerinde inceleme talebine konu bildirilen adrese gidilmesine karşın yerinde incelemenin yapılamadığı; mali müşavirde olduğu bildirilen ticari defterlerin bilahare ibraz edileceği beyan edildiği; adi ortaklığın defterlerinin, gönderilen mail ve yapılan yazışmalara rağmen bugüne kadar ibraz edilmediği; raporda değerlendirme başlığı altında (1) sayılı bentte gösterilen uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorun, (2) sayılı bentte tanıtılarak, somut olay özelinin (3) sayılı bentte yapılan incelemesinde; A)Adi ortaklığın fesih tatebi yönünden (3/A) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, -------- Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına yansıyan maden sahasından yapılan üçüncü kişilere satış, davalının cevap yazısındaki kabulüne göre, ortaklıktan bu malların kendisine fatura edilmesine karşın ödemediği ikrarı yanı sıra 6098 sayılı TBK.m.626 aynı yöndeki sözleşme hükmü ve ortağın, adi ortaklıkla rekabet etmeme borcu dikkate alındığında, nihai takdir mahkememize ait olmak üzere, kıyasen uygulanan TBKR.m.321/f.3 hükmü uyarınca sözleşmenin feshini isteyebileceği; raporda tanıtılan yüksek yargı uygulaması ve 3/B sayılı bentte açıklanan nedenlerle ortaklığın atanacak tasfiye memurları aracılığıyla tasfiyesinin yapılması gerekeceği, işaret edilen hususlar ile tüm delillerin takdiri mahkememize ait olmak üzere heyet olarak kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce adi ortaklığın tasfiyesi hususunda tasfiye memurlarının görevlendirildiği, tasfiye memurlarınca sunulan █████/2025 tarihli adi ortaklık tasfiye planı ve tasfiye 1. Aşama ilk raporunda özetle; takdiri tamamen mahkememize ait olmak üzere davacı ortağın haklı sebeplerle fesih ve tasfiye talebinin TBK 639/7 maddesi uyarınca yerinde olduğu tarafların ortağı olduğu davaya konu Adi ortaklığın tasfiyesine karar vermek gerektiği, fesih davalı ortağın kusurlu davranışları sebebiyet verdiğinden Ortaklık sözleşmesinin16.4maddesi uyarınca davalıya tasfiye payı ödenmemesi gerektiği, davalı ortağın ortaklığa borcu olan 312.039.92TL in dava tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ortaktan alınarak davacı ortağa verilmesine karar verilmek suretiyle tasfiyenin tamamlanması, davacının bakiye zarar tazminatı isteğinin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekilince sunulan █████/2026 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; söz konusu bilirkişi raporu ile davalı ortağın ortaklığa borcunun, dava dilekçesinde belirtmiş oldukları miktarın üzerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak belirttikleri 10.000 TL’lik taleplerini 302.039,92 TL artırarak toplam 312.039.92 TL’ye yükselttiklerini, artırılan bu miktar üzerinden hesaplanan tamamlama harcının dosyaya yatırıldığını belirterek bilirkişi raporu doğrultusunda haklı davanın kabulü ile; müddeabihin (dava edilen miktarın) 302.039,92 TL olarak bedelin artırılmasına, söz konusu miktara dava tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanın tüm delillere göre; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kurulması halinde davacının adi ortaklık sözleşmesini haklı nedenle fesih edip etmediği, etmiş ise adi ortaklığın haklı nedenle fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Öncelikle taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığı yönünde yapılan yargılamada HMK 200 vd md uyarınca kesin delil ile ispatı gereken hususlardan olduğu, davalının cevap dilekçesi beyanı ile ve taraflar arasında █████/2015 tarihli adi ortaklık yazılı sözleşmesi nazara alınarak adi ortaklık ilişkisinin kurulu olduğu ve uyuşmazlık konusunu teşkil etmemiştir. Ayrıca taraflar arasında █████/2016 tarihli rödavans sözleşmesi imzalanmıştır.
Uyuşmazlığın taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin davalının eylemleri nedeniyle davacının haklı nedenle fesih edip etmediği ile etmiş ise adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir.
Davacının davalının ortaklığın izni olmadan üçüncü şahısları emtia sattığına ilişkin olarak , taraflar arasındaki ana sözleşmenin 8.1. Maddesi "ortaklığa ilişkin kararlar, bütün ortakların oybirliği ile alınır".Aynı sözleşmenin 8.2. Madddesi bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahip olduğu belirtildiği, maden ocağından çıkan emtianın satışına tek ortağın karar veremeyeceği, Buna ilişkin olarak ---------- sayılı karar belirtildiği üzere davalının ----------ş. Arasında 1 ve 2 nolu mıcır sözleşmesinin imzalandığı,17 adet toplam 1.200.000,00 TL bedelli faturaya dayandığı, davalının bu çekleri ticari defterlerine işlemediği, davalının ---------- 312.039,08 TL bedelli malı satıp teslim ettiği, ortaklığın mallarının satılması ile davalı ortak tarafından bir şekilde tahsil edilen mal bedeli ortaklığa ödenmemiş ve davalının uhdesinde kalarak davacının adi ortaklığı feshinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Ve tasfiye işlemlerine başlanılmıştır.Bunun üzerine mahkememizce TBK 639 md uyarınca ortaklığın bütün malvarlığının tespitine geçilmek üzere ilgili ilanlar yapılıp adi ortaklığın borç ve alacaklarına dair beyanda bulunmak üzere yeterli süreler verilmiş bu süreler dahilinde mahkememize başvuran olmamıştır. ---------- saylı emsal kararı doğrultusunda; TBK 639-644 md göre, ilanlar yapılmış, ortaklığın defter ve kayıtları üzerinde incele yapılmak istenilmiş ancak sunulmadığı, tasfiye memurları atanmış, rapor alınmış rapor hukuka uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Buna göre adi ortaklık sözleşmesinin 6. Md "ortaklık sermayesi, ortaklardan 360 madencilik şirketi ve işletmesinin ortaklığa sağladığı işletme alanı, maden ruhsat ve izin belgesinden oluşan katılım payı ile diğer ortak ---------- ortaklığa sağlayacağı ekipman, müşteri portföyü, çalışan kodrosu vb tüm iş ve işlemleri dahil olmak üzere ilgili maden(silis madeni hariç) tüm işletmesine ilişkin sunduğu hizmetten katılım payı oluşturduğu, bu pay her bir şirket için 15.000,00 TL olup toplam 30.000,00 TL olduğu, davacı taraf maden sahasını işletme hakkını, davalı tarafta işletme emeğini sermaye olarak koymuştur. Maden sahasının işletme hakkının mülkiyeti devredilmediğinden ortaklığın aktifine eklenmesinin mümkün olmadığı, hiçbir ortak ortaklıktan alacaklı olduğunu iddia etmemektedir. İlana rağmen kimse alacaklı olduğunu iddia etmemektedir. Bu aşamada ortaklığın 3. Şahıslara ve ortaklara borcu yoktur. Ortaklık sözleşmesinin 16.4 md "ortaklardan birinin ortaklığın feshini gerektiren kendisinin kusuru ile sebebiyet vermesi halinde ortaklıktan hiçbir surette hak talep edemeyeceği ortaklığa verdiği zararı da gidermekle yükümlü olduğundan davalıya tasfiye payı ödenmeyecektir.Alınan bilirkişi heyet raporuna göre davalı ortağın ortaklığa borcunun 312.039.92 TL davacıya verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KABULÜNE
2-Taraflar arasındaki adi ortaklığın davacı tarafından haklı nedenle feshinin tespiti ile adi ortaklığın tasfiyesine,
3-Adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda davacının payına karşılık gelen 312.039,92 TL'nin dava tarihi olan 16.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 21.315,45 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harç ile toplam 5.490,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 15.794,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 31,40 TL peşin harç ve toplam 5.490,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.552,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 62.400,00 TL bilirkişi gideri ile tebligat ve müzekkere gideri 5.434,00 TL olmak üzere toplam 67.834,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca kabul edilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!