Anahtar kelimeler: Erzincan Görüşüyle Taciz İnceleyen Sayı Süreç Vazgeçmesi Dosyayı Hukukî Mağdurelerin

YARGITAY DAİRESİ
: 9. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Asliye CezaSAYISI
: 25-376I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının mağdurelerin şikâyetlerinden vazgeçmesi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkin Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.05.2016 tarihli ve 25-376 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 21.03.2023 tarih ve 18221-1549 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.II. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.07.2023 tarih ve 379055 sayı ile; eylemin takibinin şikâyete bağlı olmadığı görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 10.10.2023 tarih ve 10087-6101 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olup olmadığının, şikâyete bağlı olmadığının kabulü hâlinde dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesine ilişkindir.IV. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 25.12.2015 tarihli ve 2420-2227 sayılı iddianame ile; "...şüphelinin 2014 yılı Ekim ayında mağdurlara cinsel organını göstermek suretiyle üzerine atılı zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği," belirtilerek sanığın cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı,Mağdurelerin 19.02.2016 tarihli duruşmada şikâyetlerinden vazgeçmeleri üzerine Yerel Mahkemece kamu davasının düşmesine karar verildiği, temyiz edilen bu kararın Özel Daire tarafından onandığı,Anlaşılmaktadır.V. GEREKÇEAyrıntıları Ceza Genel Kurulunun 08.01.2025 tarihli ve 563-8 sayılı kararında belirtilen açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;Bir suç hakkında ilgili kanunda şikâyetle ilgili bir düzenleme olmadığında o suçun resen takibi gereken suç olduğunun anlaşılması, bir suçun basit hâlinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete tabi olmasının nitelikli hâllerini de şikâyete tabi hâle getirmemesi, nitelikli hâllerin şikâyete tabi olup olmadığı konusunda yerleşmiş içtihatlar, Kanun gerekçeleri ve öğretide ittifakla kabul edilen görüşler karşısında; TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin şikâyete tabi olduğunun açıkça düzenlenmediği, anılan fıkrada değişiklik yapan 5377 sayılı Kanun'un 13. maddesine ilişkin teklif gerekçesinde de cinsel taciz suçunun nitelikli unsurlarının gerçekleştiği durumlarda soruşturma ve kovuşturmanın yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığının belirtildiği anlaşıldığından, cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığı kabul edilmelidir.Ancak, sanığa isnat olunan suçun yaptırımı TCK'nın 105. maddesinin birinci fıkrasında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası olarak öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan nitelikli hâllerin varlığı durumunda cezanın yarı oranında artırılacağı düzenlenmiş olup TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı süresi 8 yıl, aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresi ise 12 yıldır.Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 2014 yılının Ekim ayı ile 06.04.2015 tarihlerinde gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak dava zamanaşımını kesen en son işlem 19.02.2016 tarihli sorgu olup, Özel Daire onama ilamına konu hükmün mahkûmiyete ilişkin olmaması karşısında bu tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin 19.02.2024 tarihinde dolduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararı kaldırılarak Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarih ve 18221-1549 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,3- Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesince 26.05.2016 tarih ve 25-376 sayı ile verilen düşme kararının, TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun nitelikli hâllerinin gerçekleştiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden ve ulaşılan bu sonuç karşısında dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA,Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı CMUK'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,4- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.