Anahtar kelimeler: Lüleburgaz Kazasından Şartı Eksiklikleri Sayisi Özetle Yılında Esastan Adliye İstanbul
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Lüleburgaz 1. İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilin davalıya ait iş yerinde 17.08.2015 yılında müdürüyle çıkan tartışmada, geçirmiş olduğu iş kazası sonucu Mahkememizin 2017/ 280 Esas sayılı dosyasında müvekkilin alacağı ıslah ile 143.814,85 TL'ye yükseltilmiş olup dosya Bölge Adliye Mahkemesince usulden bozulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22.02.2023 tarih ve 25. Hukuk Dairesi’nin 2021 /1770 Esas, 2023 /220 Karar numaralı ilamında; dosyanın incelenmesinden incelemenin ve raporun mevcut olmadığı maluliyet oranının %10 altında olması nedeniyle SGK inceleme raporunun ve iş kazası raporunun mevcut olmadığı, Mahkeme gerekçeli kararındaki davalının %70 davacının %30 oranında kusurlu olduğu şeklindeki açıklamanın soyut ifade olup dayanaksız olduğunu, Anayasa ve HMK'nın amir hükümlerine göre kararın dosya kapsamı ve delillere göre gerekçelendirilmediği davacı ve davalı tarafın kusur konusunda itirazlarının bulunduğu, kusur konusunda 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak yargılama yapılması delilerin takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinden sair hususlar incelenmeksizin davacı ve davalı tarafın istinaf taleplerinin kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesine göre Lüleburgaz İş Mahkemesinin 207/2 80... /82 Karar sayılı kararı kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın ilgili Mahkememize gönderilmesine karar verildiğini, Mahkememizde görülmeye başlanan ███████ Esas sayılı dosyada; 143.814,85 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17,08,2015'den itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, her ne kadar 143.814,85 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17,08,2015'den itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişse de bilirkişice müvekkilin alacağı olarak 611.391,56 TL - bakiye maddi zarar hesaplanmıştır. ( 17.8.2015 ) tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ( % 8,1 ) oranında malul kalan müvekkilin işgücü kaybı nedeniyle talep edebileceği maddi zararın (611.391,56 TL) olarak hesaplandığından müvekkilin bakiye 611.391,56 TL - 143.814,85 TL = 467.576,71 TL alacağının olduğunu, açıklanan nedenlerle yürütülecek yargılama neticesinde müvekkilinin bakiye 467.576,71 TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 17.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Yukarıda esas numarası yazılı Mahkemeniz dosyasında davacı taraf, geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle 467.576,71 TL maddi tazminatın müvekkilden alınarak kendisine verilmesi talebiyle dava açmıştır. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının aynı sebep ve konuyla Lüleburgaz İş Mahkemesi nezdinde derdest olan ███████ Esas sayılı dosyası bulunduğunu ikrar ettiğini, ilgili dosyada davacının davasının kısmen kabulüne, 143.814,85 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17.05.2015'ten itibaren yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, ilgili dosyada henüz gerekçeli karar dahi yazılmamış olup, gerekçeli kararın tebliği akabinde tarafımızca istinaf yoluna başvurulacağını, dosyanın halen derdest olduğunu, bu nedenle tarafları, dava sebebi ve dava konusu aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re’sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava, dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir hükmünün bulunduğunu, tarafları, konusu ve nedenleri aynı olan bir dava görülmekte iken, aynı dava ikinci kez açılırsa mahkeme dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verir hükmünün bulunduğunu, nitekim uygulamada tarafları, konusu ve nedenleri aynı olan bir davanın tekrar açılıp görülmesinde davacının hiçbir hukuki yararı da bulunmadığını, Yargıtay uygulamasında da benzer görüşün hakim olduğunu, birinci davanın halihazırda görülmekte olmasından söz konusu dava hakkında yargılamayı yapan Mahkeme tarafından herhangi bir hüküm verilmemiş olması veya hüküm verilmiş olmakla birlikte hükmün şekli anlamda kesin hüküm mahiyeti kazanmamış olması anlaşılması gerektiğini, derdestlik itirazına konu olacak ikinci davanın açıldığı tarihte birinci davanın hala İlk Derece Mahkemesi tarafından görülmekte olması durumunda birinci davanın derdestliğinden bahsedileceğini, bununla birlikte birinci davada herhangi bir dava şartı eksikliğinin bulunması bu dava şartı eksikliği nedeniyle birinci dava usulden reddedilmişse, red kararı kesinleşinceye kadar birinci dava derdest kalmaya devam edeceğini bu süre zarfında ikinci bir davanın ikame edilmesi halinde ikinci dava için yapılacak olan derdestlik itirazı geçerli kabul edileceğini, birinci dava karara bağlanmış ve fakat bu karar için istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru süresi dolmamışsa veya istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olmakla birlikte inceleme sonuçlandırılmadıysa birinci dava yine derdest sayılacağını, zira birinci dava bakımından şekli anlamda bir kesin hükmün varlığından bahsedilemeyecek olup, yine bu süre zarfında ikinci bir davanın açılması halinde olumsuz dava şartı olan derdestlik itirazının varlığından bahsedilebileceğini, davacı taraf, Lüleburgaz İş Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dava dosyasının karar celsesinde, mahkemeniz huzurundaki davaya konu ettiği bilirkişi raporundan (içeriği tarafımızca kabul edilmemektedir.) haberdar olduğu halde, ıslah yoluna başvurmadığını, görülen son celsede "önceki beyanlarımızı tekrarla davamızın kabulüne karar verilsin" demekle yetindiğini, ve dosya bu beyan doğrultusunda karara çıktığını, bu aşamadan sonra, aynı bilirkişi raporunun konu edilmesinde davacının hukuki menfaati bulunmadığını, zira davacının ilk dosyada bilirkişi raporuna istinaden talep artırma hakkını kullanmamış olması müvekkil lehine kazanılmış hak teşkil etmediğini, davacının davasının ek dava mahiyetinde kabul edilmesi ihtimalinde dahi müvekkili adına ilk davada kazanılmış usuli hak mevcut olduğundan taleplerinin reddi gerektiğini, davacı taraf, aynı konu ve sebeple açmış olduğu ████████ Esas sayılı ilk davada davasını 143.814,85 TL olarak ıslah etmiş, bu talebe uygun şekilde hüküm kurulduğunu, davacı ile ilgili dosyalarda hesaplama içeren bilirkişi raporlarına da itiraz etmediğini, yalnızca kusur oranlarına ilişkin itirazlarda bulunduğunu, istinaf mahkemesi de kararı yalnızca kusur oranlarının tespiti hakkında yapılan eksiklikler sebebiyle ortadan kaldırıldığını, bu halde, evvelce alınan bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar müvekkili lehine kazanılmış hak teşkil etmekle, davacı taraf bakiye kısım için dava açamayacağını, ███████ esas sayılı mahkemeniz dosyasının gerekçeli kararı henüz yazılmadığı için emin olamamakla birlikte, davacının davasının 143.814,85 tl olarak kabul edilmesinin gerekçesinin de bu husus olduğu kanaatinde olduklarını, taraflar arasında aynı konu ve sebeple görülmüş olan Mahkememizin ███████ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğumuz itirazları aşağıda aynen belirtmek istediklerini, hesap raporunu ve içeriğini kabul etmediklerini, hesap raporu alınmasının usule aykırı olduğunu süresi içerisinde mahkemeye bildirdiklerini, henüz gerekçeli karar yazılmadığından, itirazlarımızın kabul edilip edilmediğini bilmemekle beraber, usul ve yasa gereği davacının ıslah dilekçesi ile raporda tespit edilen tutar arasındaki farkı talep etmesi mümkün değildir. Davacı işçinin davaya konu ettiği bilrikişi raporu ve öncesinde alınan tüm raporlardaki aleyhe hususlara süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini, yapılan kontroller neticesinde maluliyetine yer olmadığı, iş göremezliğin kırık sebebiyle geçici süre için gündeme geldiği ve olay sonucu meydana gelen kırığın iyileştiği belirtilmesine rağmen işbu hususun da değerlendirilmemiş olması hesap raporuna esas alınan raporun hükme elverişli olmadığını gösterdiğini, somut olayda adli vaka teşkil eden davacı ile diğer şirket çalışanı arasında vuku bulan işbu davaya konu uyuşmazlıkta davacının iddiasının aksine fiziksel temas olmamış olup Mahkemece yürütülen yargılamadaki tanık beyanları ile de bu husus sabit olduğunu, bu bağlamda davacı, elindeki kırığın söz konusu olay neticesinde gerçekleşmiş olduğunu iddia etse de tanık beyanları aksi yönde olup davacı, beyanların aksini ispat edemediğini, nitekim SGK iş göremezlik oranı %0 çıkmış olup SGK Yüksek Sağlık Kurulu da %0 oranın da maluliyet tespit ettiğini, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da maluliyet oranı %8,1 çıkmıştır. Her 3 rapor bakımından da değerlendirme yapıldığında maluliyet oranı %10 'un altında tespit edildiğini, ve kalıcı bir maluliyetin yaşanmadığı sabit hale geldiğini, nitekim söz konusu raporlarda da davacının iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bakıma muhtaciyetinin olmadığının da altı çizildiğini, bu nedenle davacının iddialarının aksine, çalışma gücünde bir kayıp gündeme gelmediğini, tüm bu süreçlerde geçici iş göremezlik dönemi yalnızca 3 ayla sınırlı bulunan, bu süreçte kimsenin bakımına muhtaç olmadan hayatını idame ettirebileceği raporlarda tespit edilen ve maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirmeyecek düzeyde arıza yaşayan davacının, kırığının iyileşmiş olduğu gözetilmesi gerektiğini, davacının daha sonra başka bir işte çalışıp çalışmadığına dair belgelerin celbi talep edilse de Sayın Bilirkişi tarafından bu hususta da bir inceleme yapılmadığını, Mahkeme de ek bir araştırmaya ihtiyaç duymadığını, nihayetinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararın istinaf yoluna taşınacak olup bu hususun da sayın Mahkemenizce gözetilmesini talep ettiklerini haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından derdestlik itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, aynı sebeple Lüleburgaz İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında açılan davanın iş bu dava açıldığında derdest olduğunu, ilk açtığı davada ıslah talebinde bulunma hakkını kullanmadan iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, bu davanın ek dava olarak kabul edilmesi ihtimalinde dahi müvekkili adına ilk davada kazanılmış usuli hak mevcut olduğundan taleplerinin reddi gerektiğini, Lüleburgaz İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında usule aykırı şekilde alınan rapora istinaden açılan bu davanın kabul edilemez olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme kararına karşı davalı belediye tarafından yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından Lüleburgaz İş Mahkemesi'nin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması suretiyle verilen kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 07.03.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
:
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!