Anahtar kelimeler: Süreç Sayı Bursa İstismarı Hukukî Sonraki Yoksunluğuna Cinsel Cezalandırılmasına Çocuğun
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 9. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 1795-1368
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103/1, 103/3, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.02.2019 tarihli ve 361-69 sayılı hükmün, sanık müdafii, katılan mağdur ve katılan Bakanlık vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 30.09.2020 tarih ve 1795-1368 sayı ile İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına, 6545 sayılı değişiklikten sonraki TCK'nın 103/1-1.cümlesi, 103/3-d, 43/1, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, bu hükmün de sanık ve müdafii, katılan Bakanlık ve katılan mağdur vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.11.2022 tarih, 5067-10013 sayı ve oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
    Daire Başkanı ... ile Üye ...; "..Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olan mağdurenin soyut beyanları, sanığın atılı suçları işlemediğine yönelik istikrarlı savunması, tanıkların doğrudan görgüye dair bilgilerinin bulunmaması, her ne kadar öğretmen sanık ile öğrencisi mağdure arasında öğretmen-öğrenci ilişkisi ile bağdaşmayacağını düşündüren gecenin geç saatlerinde gerçekleşen arama-aranma kayıtları mevcut ise de dosya kapsamında tespit edilen mesaj içeriklerinde öğretmen-öğrenci ilişkisi haricinde bir ifade bulunmadığı gibi mevcut mesaj ve arama kayıtlarının iddia edilen cinsel eylemlerin delili olamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatına karar verilmesi kanaatinde olduğumuzdan onama yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz." düşüncesi ile karşı oy kullanmışlardır.
    II. İTİRAZ SEBEPLERİ
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.01.2023 tarih ve 115055 sayı ile; "... İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi mağdurun anlatımlarının tutarlı oluşuna, mağdurun sanığa suç atfı için bir neden bulunmayışına ve buluşmaların sanıkça da teyit edilmesine göre mahkumiyet hükmü kurmuşlarsa da, sanığın sadece okulda yapılan bir görüşmeyi kabul ettiği, bu görüşmede gerçekleşen bir eylemi kabul etmediği, okulda bir öğrencisi ile görüşmesinin sanığın suçu işlediğine delalet etmeyeceği, keza atılan karşılıklı mesajların içeriğine ulaşılamamış olması, ele geçen mesaj içeriklerinin suçun işlendiğini gösterir mahiyette bulunmaması, mesajlaşma saatlerinin tek başına atılı suçun sübutuna delalet etmeyeceği gözetildiğinde, mağdurun genellikle cuma günleri ders çıkışında gittiklerinin belirttiği botanik parka gidip gitmediklerinin belirlenmesi bakımından suç tarih aralığında sanık ve mağdurun kullandıkları telefonların baz bilgilerinin getirtilmesi, aynı zaman diliminde bahse konu parkı kapsama alanında baz istasyonlarını kullanıp kullanmadıklarının belirlenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerektiği ..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.05.2023 tarih, 1001-3370 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
    İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
    Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının ve bu bağlamda sanığa isnat edilen çocuğun cinsel istismarı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
    IV. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    Nüfus kayıt örneğine göre suç tarihinde 14... aylık olup, sekizinci sınıfta öğrenim gören katılan mağdur ...'in ailesiyle birlikte yaşadığı; katılan mağdurun ... öğretmeni olan sanık ...'in ise 35 yaşında, evli ve iki çocuklu olduğu,
    Ailesiyle birlikte vakit geçirdiği zamanlarda katılan mağdurun çok sık mesajlaşmasının ablası olan tanık ...'nın dikkatini çektiği, katılan mağdurun yaklaşan sınav dönemi nedeniyle öğretmeni olan sanık ile görüştüğünü açıklamasına ikna olan tanığın, söz konusu davranışın gece geç saatlerde de sürmesi ve mesajların görünmemesi için katılan mağdur tarafından silinip cep telefonuna şifre konulması sebebiyle şüphelenmeye başladığı, katılan mağdurun telefonunun açık olduğu bir zamanı kollayan tanığın, bu fırsatı bularak telefonu kontrol ettiğinde; sabaha karşı yapılan aramaları ve sanığın ailevi sorunları ile ilgili yazdığı mesajları gördüğü, bu durumu paylaştığı iş arkadaşı tanık ... ile birlikte katılan mağdurun rehberlik öğretmeniyle görüşüp kaygılarını ilettiği, okul idaresinin daveti üzerine okulda görüştükleri sanığın, katılan mağdurla sınavlarla ilgili normal öğretmen öğrenci görüşmesi yaptıklarını ifade ettiği, ancak katılan mağdurun bir kaç gün sonra tanık ...'ye giderek sanıkla aralarında duygusal bir yakınlık olduğunu ve öpüştüklerini anlatması üzerine durumun o ana kadar gelişmelerden haberdar olmayan ebeveynlerine ve adli mercilere bildirilmesiyle soruşturmanın başladığı,
    30.05.2016 tarihli görgü tespit ve basit kroki tutanağında; cinsel eylemlerin yaşandığı okul memur odası ve botanik parkın fotoğraflanıp krokilendirildiği,
    30.05.2015 tarihli kolluk tutanağında; tanık ...'nın, katılan mağdurun cep telefonundan sanık ile yaptığı yazışmalara ait çektiği fotoğrafların yer aldığı, buna göre; katılan mağdurun sanığı 22 Nisan günü 00:43'te, sanığın da katılan mağduru 15 Nisan günü 05.29'da aradığı; mesajların ders ve not konularını içerdiği,
    30.05.2015 tarihli kolluk tutanağında; katılan mağdurun cep telefonunda yapılan incelemede, sanığın "... Hoca" şeklinde kayıtlı olduğu, bu numaradan herhangi bir cevapsız arama ya da aranma kaydının bulunmadığı, whatsapp kısmında da mesajlaşma ya da arama kaydının olmadığı, ancak telefonun mesajlar bölümünde; 19.05.2016 günü saat 13.11'de sanık tarafından "Günaydın diğer derslerden size sınav tarihi veren var mı? Bir de mazeret sınavlarına baktın mı?", katılan mağdur tarafından "Ingilizce ve fen belli", "Bakmadım"; 23.05.2016 tarihi saat 14.44'te katılan mağdur tarafından "Uygunum" şeklinde mesajlar gönderildiğinin tespit edildiği,
    Çocuk Şube Müdürlüğünde görevli Psikolog tarafından düzenlenen 30.06.2016 tarihli görüşme raporunda; tedirginliği dikkat çeken katılan mağdurun; altıncı sınıftan beri tanıdığı sanıktan kimi zaman derslerle ilgili yardım aldığını, zamanla aralarında daha yakın bir bağ oluştuğunu, yarı yıl tatilinde gönderdiği samimi mesaja sanığın karşılık vermesiyle artık sevgili gibi olduklarını, aralarında sevgi sözcüklerinin ve cinsel içerikli konuşmaların geçtiğini, sanığın kendisine onu arzuladığını söylediğini, cinsel organına bu nedenle ağrı girdiğine dair mesaj gönderdiğini, öpüştüklerini, göğsüne ve poposuna dokunduğunu ve cinsel organına elini götürdüğünü beyan ettiği; durumu duygusal boyutta yaşayan katılan mağdurun, evliliğinin kötü gittiğini ve çocukları olduğunu dile getirdiği sanığın zarar görmesinden endişe ettiğinden kendisinden zorlukla ve ikna yoluyla beyan alınabildiğinin belirtildiği,
    Sanık ve katılan mağdurun telefonlarında 15.05.2017 tarihinde Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından tespit edilen içeriklerinin incelendiği ve 27.05.2017 tarihli CD İnceleme Tutanağında, herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığının bildirildiği,
    03.09.2016 havale tarihli Çocuk İzlem Merkezi, Adli Görüşme ve Değerlendirme Raporuna göre; katılan mağdurun yanlış olduğunu bile bile öğretmeniyle yakınlaştıklarını, iki ay öncesine kadar öğretmen-öğrenci ilişkisi mahiyetinde olan samimiyetlerinin iki ay önce değiştiğini, bir şeyler hissetmeye başladığı öğretmenine tepkisini bilemediği için "nasılsınız" gibi mesajlar attığını, kafaları uyuşan öğretmeninin de kendisine bir şeyler hissettiğini anladığını, duygularını söylediği sanıkla öpüştüklerini, sanığın göğsüne dokunduğunu, elini cinsel organına götürdüğünü, durumu kendisinin başlatması nedeniyle suçluluk duyduğunu dile getirdiği, öğretmeni olan sanığın zarar görmesini engellemeye çalıştığı, koruyucu bir tutum içinde olduğu, yaşananların sorumluluğunu üzerine aldığı,
    29.11.2017 tarihli celsede hazır bulunan psikolog bilirkişiye göre; duruşma öncesinde birebir görüştüğü katılan mağdurun anlatımlarının ön görüşme ile uyumlu olduğu, kendi iradesi ile açık ve sıralı bir şekilde olayı anlatabildiği ve beyanlarına itibar edilebileceği,
    Sanığın cep telefonunun 01.12.2015-02.05.2016 tarihleri arasındaki arama-aranma-mesaj-baz istasyonu kayıtlarının temin edildiği, yapılan incelemede; sanık ile katılan mağdur arasında 402 adet iletişim kaydının tespit edildiği, örnek olarak; 17.04.2016 tarihinde saat 02.02.49'da sanık tarafından katılan mağdura gönderilen mesajla başlatılan mesajlaşma trafiğinin karşılıklı olarak 32 mesaj ile devam edip 02.57.10'a kadar sürdüğü,
    Anlaşılmıştır.
    Katılan mağdur aşamalarda; ... öğretmeni olan sanık ile yakınlaştıklarını, on kere belki daha fazla öpüştüklerini, sanığın kıyafetlerinin içinden göğüslerine dokunduktan sonra elini kendi cinsel organına götürdüğünü, kendisinin yol açtığı bu ilişkideki aktardığı cinsel eylemlerin farklı günlerde meydana geldiğini, bir şeyler hissetmeye başladığı sanığın tepkisini bilmediğinden "nasılsınız" gibi mesajlar attığını, kafa olarak uyuştukları için sanığın da kendisine karşı bir şeyler hissettiğini anlayınca duygularını açtığını, ilk görüşmelerinin okulda memur odasında sabah 07.30 civarında olduğunu, 10-15 dakika kadar kaldıkları odada konuşup öpüştüklerini, sanığın, beline sarıldığını, ardından okul haricinde görüştüklerini, diğer bütün buluşmaların okuldan sonra Botanik Park'ta gerçekleştiğini, göğüsüne dokunmasının ise son buluşmalarında, iki hafta kadar önce, Botanik Park'a arabayla gittiklerinde olduğunu, saat üçte kursu bitince sanıkla buluşup vakit geçirdiklerini, hiç inmedikleri arabanın ön koltuğunda sohbet ederlerken sanığın sağ göğsüne teni üzerinden okşama şeklinde dokunduğunu, sarıldıkları sırada sanığın elini alıp cinsel organına kıyafetinin üstünden beş-on dakika dokundurduğunu, şikayetçi olduğunu,
    Katılan ...'in; kızı olan katılan mağdurun sanık ile aralarındaki duygusal ilişki ve fiziksel temasları tanıklar ... ve ...'ın anlatması üzerine öğrendiğini, şikâyetçi olduğunu,
    Tanık ...'ın; katılan mağdurun ablası tanık ... ile aynı iş yerinde çalıştığını, ...'nın; katılan mağdur ve ... öğretmeni olan sanık arasındaki görüşmelerin öğretmen-öğrenci ilişkisi çerçevesini aştığını ifade ederek bu durumdan tedirgin olduğunu, sürekli telefon görüşmesi yaptıklarını anlatması üzerine birlikte okulda görevli rehber öğretmen tanık ... ile görüştükleri, ...'nın sanığın böyle bir eylemde bulunmayacağını söyleyerek sanığı kendileriyle görüştürdüğünü, sanığın aramaları inkâr ettiğini, "Olmuşsa da dersle ilgili olabilir, sabaha karşı yanlışlıkla aramışım." dediğini, sonraki günlerde katılan mağdurun kendisini arayarak konuşmak istediğini, sanık ile duygusal görüşmelerinin olduğunu, Botanik Park'ta vücuduna dokunduğunu, öpüştüklerini, fotokopi odasında da görüştüklerini söylediğini, ailesinin haberdar edilmesine razı olmayınca kuzeni olan iş arkadaşı tanık ... ile görüştüklerini, onun da aileyle paylaşması üzerine şikâyetçi olunduğunu,
    Tanık ... ...'in; kardeşi katılan mağdurun sanık ile telefon görüşmelerini gördüğünü, ilk başta aklına kötü bir şey gelmediğini, ancak bu görüşmelerin artmasının ve geç saatlerde gerçekleşmesinin kendisini şüphelendirdiğini, katılan mağdurun mesajlarını okuyunca şüphelerinin iyice arttığını, bu durumu birlikte çalıştıkları arkadaşı tanık ... ile paylaştığını, okula giderek önce müdür yardımcı ve rehber öğretmenle, ardından da sanıkla görüştüklerini, sanığın sınav hakkında görüştüklerini söylediğini, bir süre sonra katılan mağdurun tanık ...'ye durumu anlatması üzerine olayın aslını öğrendiklerini ve şikâyetçi olduklarını, telefon mesajlarında sanığın aile sorunlarını katılan mağdura anlattığını, eşi ile aralarının bozuk olduğunu bile yazdığını, aralarındaki yaş farkı nedeniyle bu hususların arkadaşça konuşulmayacağını düşündüğünü,
    Tanık ...'nun; Katılan mağdurun ablası tanık ...'nın okula gelerek katılan mağdurun ... öğretmenle grup dışı özel olarak görüştüğünü, kendilerini yakaladığını söylemesi üzerine durumu sanığa sorduğunu, ancak sanığın bunu kabul etmediğini,
    İfade etmiştir.
    Sanık savunmalarında; dersine girmesi nedeniyle tanıdığı katılan mağdur ile bütün örencileriyle olduğu gibi dersleriyle ilgili, bu yıl TEOG sınavına gireceği için de sınav soruları hakkında mesajlaştıklarını, aralarında duygusal anlamda bir yazışma olmadığını, katılan mağduru soru sorması nedeniyle arayıp bu nedenle görüşmüş olabileceğini, 15.04.20 16... .29'daki arama kaydını hatırlamadığını, aramanın telefondaki bir sorundan kaynaklanmış olabileceğini, katılan mağdurun telefonunda "..." olarak kayıtlı olduğunu ancak bu olaylar nedeniyle tepkili olduğu için numarasını sildiğini, katılan mağdurun iki hafta önce okulun memur odasına dersle ilgili proje ödevini anlatmak için saat 07.30 gibi geldiğini, sabah erken olduğu için okulda kimsenin bulunmadığını, kendisinin de tek boş dersinin bu saate denk geldiğini, diğer öğrenciler dersteyken katılan mağdurun dersinden izin alarak yanına geldiğini, oda kapısının açık olduğunu, herhangi bir yakınlaşmalarının olmadığını, 10-15 dakika kadar ödevini incelediğini, katılan mağdur ile okul dışında hiç görüşmediğini, Botanik Park'a gitmediğini, aralarında cinsel içerikli bir olay gerçekleşmediğini, zaten hiçbir kız öğrencisi ile merhabalaşmadığını, öğretmen-öğrenci ilişkisi sınırını hiçbir zaman aşmadığını, ergenlik dönemindeki katılan mağdurun hayal kurmuş olabileceğini ya da kıskançlığa kapılarak kendisini küçük düşürmek isteyebileceğini savunmuştur.
    V. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar
    Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
    Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.
    Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.
    Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.
    Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.
    B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme
    ... öğretmeni olan sanığın, 2016 yılının Nisan – Mayıs aylarında öğrencisi olan katılan mağduru birden fazla kez dudağından öpmek, göğüslerine ve kıyafetleri üzerinden cinsel bölgesine dokunmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel istismar suçunu işlediği derece mahkemesince kabul edilen olayda;
    Katılan mağdurun ablası olan tanık ...; kardeşinin telefonla olağandan fazla ve gece geç vakitlerde zaman geçirdiğini gözlemlemiş, bir fırsatını bulup telefonu incelediğinde kardeşi ile öğretmeni olan sanığın öğretmen-öğrenci ilişkisini aşan mesajlarına şahit olmuş, durumu anlattığı arkadaşı tanık ... ile birlikte kardeşinin okuluna giderek rehber öğretmen tanık ... ve sanıkla görüşmüş, akabinde katılan mağdurun tanık ...’ye sanıkla arasındaki yakınlaşmalardan bahsetmesi üzerine olay, doğal bir seyir izleyerek önce katılan mağdurun ailesine, ardından da adli mercilere intikal etmiştir.
    Katılan mağdur, aşamalarda, sanığın kendisine yönelik cinsel eylemlerini ve bunların gerçekleştiği yer ve zamanı tutarlı bir biçimde ifade etmiş, bu anlatımları iletişimin tespitine ilişkin kayıtlar ile tanık ...’nın anlatımlarıyla doğrulanmıştır. Katılan mağdurun ifadelerinde hazır bulunan adli görüşmeci ve psikologlar da olayları açık ve sıralı bir şekilde dile getiren katılan mağdurun beyanlarına itibar edilebileceği yönünde kanaat bildirmişlerdir. Buna karşılık sanık; katılan mağdurla gece geç saatlerde gerçekleşen mesajlaşmalarının derslerle ilgili olduğunu, sabah 05.29’da yaptığı aramanın yanlışlıkla gerçekleştiğini ileri sürmüş ancak bu savunmaları katılan mağdur ile tanık ...’nın anlatımlarıyla bertaraf edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın genel hayat tecrübeleriyle bağdaşmayan ve kendisini suçtan kurtarmaya yöneldiği anlaşılan savunmalarına itibar edilemeyeceği ve müsnet çocuğun basit cinsel istismarı suçunun sabit olduğu, bu bağlamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazına konu sanık ile katılan mağdurun arasındaki telefon görüşmelerine dair baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesinin uyuşmazlığın çözümüne herhangi bir katkı sağlamayacağı ve açıklanan nedenle eksik araştırmayla da hüküm kurulmadığı kabul edilmelidir.
    Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
    2- Dosyanın, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!