Anahtar kelimeler: Bayiden Bayisinden Mekanlarda Sunumunun Satımdan Listede Akdedildiği Eki Ürün Alımı

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA VE TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., dava Dışı ...Şti. ve davalı ... arasında "..." akdedildiği, sözleşme ile işyerlerinde müvekkili şirketin satış ve dağıtımını yaptığı ve sözleşme eki listede belirtilen marka ve miktarlardaki ürünlerin yine sözleşme süresi içerisinde müvekkili şirketin bayisinden satın alınması ve sözleşme konusu mekanlarda satış ve sunumunun yapılması taahhüt edildiğini, Sözleşmenin İlgili maddeleri uyarınca İşletmeci Bayi'den Sözleşme'nin Ek-1 'de belirtilen miktarlarda ürün alımı gerçekleştireceğini taahhüt ettiğini, İşletmecinin söz konusu ürün bedellerini fatura tarihinden itibaren, vade süresini her zaman için tek taraflı olarak değiştirme hakkı Bayide olmak üzere vadeli satışlarda azami otuz(30)inci günde peşin olarak Bayi'ye ödeyeceğini, işbu maddede kararlaştırılan vadelerin kesin olduğunu, borç vadesinde ödenmezse ayrıca süre verilmesine gerek kalmaksızın vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre için her gün başına hesaplanmak üzere aylık Merkez Bankası yasal temerüt faizi oranındaki faizi ile beraber ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği sözleşme'nin 3. maddesinde işletmecinin, işbu sözleşme süresi içerisinde Bayi'den Ek-1'de belirtilen miktarlarda ürün alımını gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, İşletmecinin, ürün bedellerini fatura tarihinden itibaren, vade süresini her zaman için tek taraflı olarak değiştirme hakkı Bayide olmak üzere vadeli satışlarda azami otuz(30)inci günde eft/dbs/çek/bono/teminat mektubu ile veya vadeli olmayan satışlarda eft/nakit/kredi kartı ile peşin olarak Bayi'ye ödeyeceğini, işbu maddede kararlaştırılan vadelerin kesin olduğunu, borç vadesinde ödenmezse ayrıca süre verilmesine gerek kalmaksızın vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre için her gün başına hesaplanmak üzere aylık Merkez Bankası yasal temerrüt faizi oranındaki faizi ile beraber ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. İşbu faiz ödemesi, Bayi'nin veya ...'nin işbu sözleşmenin sair hükümlerinden kaynaklanan haklarını kullanmalarına engel teşkil etmeyeceğini, İşletmecinin ürün bedelli ile oluşacak borcuna istinaden Bayiye 50.000 TL'lik avans ödemesi gerçekleştireceğini, Bu ödemenin senet, çek, teminat mektubu veya nakit seklinde olabileceğini, İşletmecinin Sözleşme süresince Bayiye olan cari borcu, işbu avans tutarını aşmayacağını, İşbu sözleşme süresi boyunca PR'nin, ürünlerin liste fiyatlarını değiştirme hakkının saklı olduğunu, İşletmecinin ürün bedellerinin madde 3.2.'de kararlaştırılan günde ödemediği takdirde Bayi ve/veya ..., bu konuda ayrıca bir bildirimde bulunmaksızın, işbu sözleşme ile üstlenmiş oldukları edimleri ifadan imtina edebilirler, nakdi ödemeleri ve varsa İşletmeci'ye kullandırmayı taahhüt ettiklerini ya da sözleşme süresi boyunca edebilecekleri ayni katkıları erteleyebilirler. Bununla birlikte söz konusu gecikmenin vadesinin dolmasından itibaren 15 günden fazla sürmesi veya herhangi bir şekilde İŞLETMECİ hakkında Bayi tarafından herhangi bir ihtar-icra-haciz- dava vb hukuki süreçlerin başlatılmış olması halinde ..., hiçbir ihtara veya ihbara lüzum olmaksızın işbu sözleşmeyi sona erdirerek İŞLETMECİ'ye verilmiş olan ayni ve/veya nakdi katkıları veya yapılmış olan iskontolar kıstel yeym usulüne göre Merkez Bankası yasal temerrüt faizi oranındaki faizi ile birlikte ve sözleşmenin sona ermesi sebebiyle uğranan menfi müspet zararları ile birlikte iade alabilecektir. Buna ilişkin İŞLETMECİ, Bayi'yi ve ...'yi tüm hukuki yarar yönünden gayri kabili rücu ibra eder. " şeklinde düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca İşletmeci Bayi'den Sözleşme'nin Ek-1 'de belirtilen miktarlarda ürün alımı gerçekleştireceğini taahhüt etmektedir. İşletmeci, söz konusu ürün bedellerini fatura tarihinden itibaren, vade süresini her zaman için tek taraflı olarak değiştirme hakkı Bayide olmak üzere vadeli satışlarda azami otuz(30)inci günde peşin olarak Bayi'ye ödeyeceğini, işbu maddede kararlaştırılan vadelerin kesin olduğunu, borç vadesinde ödenmezse ayrıca süre verilmesine gerek kalmaksızın vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre için her gün başına hesaplanmak üzere aylık Merkez Bankası yasal temerrüt faizi oranındaki faizi ile beraber ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Davalının sözleşme ile taahhüt ettiği miktarda ürün alımının sözleşme süresi içerisinde gerçekleştiremediği, davalının sözleşme süresi — içerisinde 1988 şişenin satışını gerçekleştirdiği, davalı ile yapılan görüşmeler ile keşide edilen ihtarnamelere rağmen sözleşme ile üstlenilen taahhütler yerine getirilmediğinden açık nokta satış sözleşmesine dayanılarak düzenlenen faturaya istinaden sözleşme kapsamında temerrüt faizli talepli 96.823,25 TL borcun ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili ile alacak ilişkisi olduğundan ve bu ilişkiden doğmuş bir alacağın bulunduğundan söz etmiş olsa da bu alacağın varlığını ispatlayacak herhangi bir delil ileri süremediği, Nitekim 16.08.2024 tarihli 96.823,25 TL tutarındaki e-arşiv fatura da gerçeğe aykırı olarak kesildiği, e-arşiv faturanın, tek başına dava konusu alacağın varlığını ispatlar nitelikte olamayacağı, Zira faturanın her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesinin mümkün olan ve dolayısıyla satışın yapıldığına ve karşı tarafa teslim edildiğine delil teşkil etmeyen bir belge olduğunu, Davacı tarafın dava dilekçesinde dayanak olarak belirttiği sözleşme, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 27. Maddesi uyarınca; "Kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da imkânsız bir edimi içeren sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür." denmektedir. Bu kapsamda aşağıda detaylandırılan gerekçelerle sözleşmenin geçersiz olduğu açıktır: Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın iddialarına göre, sözleşmede belirli marka ve miktardaki ürünlerin yalnızca davacı tarafından temin edilmesi, başka tedarikçiden ürün alınmaması ve bu ürünlerin belirli bir süre boyunca satış ve sunumunun yapılmasının taahhüt edildiği belirtildiğini, iştir. Bu durumun Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi kapsamında açıkça rekabeti kısıtlayan hükümler taşıdığını, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında rekabeti engellemeyi, bozmayı veya kısıtlamayı amaçlayan ya da bu etkiyi doğuran teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararları hukuka aykırı ve yasaktır”. Bu hükme göre, rekabeti kısıtlayıcı şartlar içeren sözleşmelerin hukuka aykırı olduğu ve dolayısıyla geçersiz sayılacağını, Bahsi geçen sözleşmenin müvekkilin ekonomik özgürlüğünü makul sınırların ötesinde kısıtladığını, Müvekkilinin sözleşme gereği yalnızca belirli bir firmadan ürün almak zorunda bırakılması ve alternatif tedarikçilerle ticari ilişki kuramamasının, ekonomik özgürlüğün aşırı derecede sınırlanmasına sebep olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca; “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” denmek suretiyle aşırı bağlayıcı şartlar taşıyan sözleşmeler taraflar açısından geçersiz olduğunu, Sonuç itibarıyla Türk Borçlar Kanunu'nun 27. ve 25. maddeleri ile Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince, davaya konu sözleşme hükümsüz olup; davacı tarafın talep ettiği alacağın dayanağını yitirdiğini, dolayısıyla işbu sözleşme hükümlerinin hukuki geçerlilik taşımaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca önemle belirtmek gerekir ki bahse konu sözleşmedeki imza müvekkile ait olmadığını, zira bu hususun dosya kapsamında yer alan vekaletnamedeki imzaların karşılaştırılması ile ve çıplak gözle dahi anlaşılmakta olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte herhangi bir satış sözleşmesi olsa dahi satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği ancak; teslim makbuzu, sevk irsaliyesi veya irsaliyeli fatura gibi bir yazılı belgeyle ispat edileceği, davacının kendi düzenlediği ve imzaladığı belgeye dayanarak bir vakayı ispat edemeyeceği için bu belgelerin imzalı olması ve imzaların da alıcıya, alıcının sigortalı çalışanına veya bir şekilde mal teslim almaya yetkili sayılabilecek bir kişiye ait olması gerektiğini, Tüm bunlara istinaden, kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu alacağa haiz fatura, e-arşiv fatura olduğundan Bu faturanın üzerinde faturanın elektronik olarak iletileceği alıcıya ait bir e-mail adresi olması, aksi halde e-mail adresi yoksa e-arşiv faturanın alıcısına kâğıt ortamında faturaların tebliğ edilmesi gerektiği, Dosyada dava konusu olan faturanın posta veya elden tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından kâğıt ortamında fatura tebliğ edilmediğinden alıcının bu faturadan haberdar olmasının beklenemeyeceğini, davacının iddialarının haksız olduğunu, bu nedenle reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:... 11. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, ticari defter ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki ihtilaf, Açık Nokta Yatırım Sözleşmesinden kaynaklı faturalara ilişkin olarak ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarındadır.... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine sözleşme ve faturadan kaynaklanan 96.823,25 TL asıl alacak, 1.647,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.470,57 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.Öncelikle davalı tarafın ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için bilirkişi ... görevlendirilerek ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahisle inceleme yapılamadan dosya tekrar mahkememize iade edilmiştir.Deliller toplandıktan sonra bu defa davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak; ... Sözleşmesinden kaynaklı faturalara ilişkin olarak ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında rapor düzenlenmesi hususunda dosya bu defa Mali Müşavir ... ve Sözleşmeler konusunda uzman bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları 14.11.2025 tarihli raporlarında özetle; a) Dava konusu bayilik sözleşmesi hükümlerinin genel işlem koşulları ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde geçersiz olduklarının ileri sürülemeyeceği, b) Davacının geç ödeme ve ödenen avansın sözleşmenin uygulanmayan süresine tekabül eden kısmının iadesine ilişkin talebinin yerinde olduğu, c) Anılan hususların miktarına ilişkin olarak mali inceleme sonucunda, davacının talebinin (Sözleşme Kapsamında Temerrüt Faizi ) net olarak anlaşılamadığından herhangi bir rakamsal tespit yapılamadığı..." sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Davacı vekilince bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş, davalı şirketin almış olduğu hibe ve iskonto tutarı olan 223.197,18TL üzerinden sözleşmenin 3.3 ve 7.1 maddesi uyarınca uygulanacak faizin hesaplanması talep edilmiş, bu beyanlar dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi hususunda dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında özetle; Davacı tarafça merkez bankası avans faiz oranından hesaplanan fatura tutarı 96.823,25 TL olarak hesaplandığından taleple bağlılık ilkesi gereğince taleple bağlı kalınacak ve fatura tutarı 96.823,25 TL olarak talep edilecektir. SONUÇ: yukarıda yapılan hesaplamalar ışığında; Davacının fatura kesim tarihi ile hesaplanan alacağı KDV dahil 163.297,79 TL dir. Davacı talebi hesaplamamızdan dava az olduğundan icra takibindeki alacağının taleple bağlılık ilkesi gereğince hesaplanması sonucunda davacının, davalıdan; 96.823,25 TL asıl alacak + 1.647,32 TL işlemiş faiz =98.470,57 TL olacağı hesaplanmıştır. Davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık 651,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanmasıgerekecektir..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;Alınan bilirkişi raporu ile, Taraflar arasında bayilik sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davacının davalıya avans verdiği, davalının belirli miktarda mal alma taahhüdünde bulunduğu, ayrıca mal alımından kaynaklanan fatura bedellerini en geç 30 gün içinde ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı, dolayısıyla sözleşmenin kendisini bağlamadığı ileri sürülmüş ise de bu yönde somut bir delil sunulmadığından, sözleşme hükümleri ayarınca davalıya avans verildiğinden ve cari hesap ilişkisi oluştuğundan, davalı tarafından verilen avansın ve başlatılan ticari ilişkinin başka bir sözleşmeye istinaden gerçekleştiğine dair bir delil sunulmadığı, davacının fatura kesim tarihi ile hesaplanan alacağı KDV dahil 163.297,79 TL olduğu, 98.470,57 TL talep edebileceği hesaplanmış, bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, taleple bağlı kalınark Davanın kabulüne, davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 96.823,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne, davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 96.823,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 6.613,99 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.161,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.452,84 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.161,15 TL peşin harç, 14.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 1.020,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 16.608,75 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır