Anahtar kelimeler: Bulunun Kurmuş Firmalar Firmalarla Yazim Eser Ankara Şirketlerin İlişkisi Özetle

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ E-███████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı şirketlerin kurmuş olduğu adi ortaklık arasında ticari iş niteliğinde hizmet ilişkisi olduğunu, davacının davalı firmalar ile olan ilişkisi; aynı davalı firmalarla ticari nitelikte iş ilişkisi içinde bulunun babası ...'ten kaynaklandığını, müvekkilinin davalı firmalarla babasıyla birlikte aynı iş üzerine anlaştığını, bu süre zarfında davacının hak ediş alacaklarından taraflar arası akdedilen Uzman Ekip Sözleşmesi gereğince her hak edişten %5 nakit teminat kesildiğini, geçici kabul sonrası davacı firmaya birçok kez yazılı ve sözlü olarak başvurduğunu, davalı firmalar davacıya geçici kabulün gerçekleşmediğini dile getirerek hakkı olan geçiçi teminat nakit kesintisini ödemediğini, davacının Ankara 3. Genel İcra Dairesi ██████████ Esas sayılı icra dosyasıyla davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalı taraflar icra takibinine itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının itirazın iptaline, takibin devamına, borçlular aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle; Davacı tarafın iadesini talep ettiği teminatın, taraflar arasında akdedilen "Uzman Ekip Sözleşmesi" hükümlerine göre alındığını, gerek icra takibinin başlatıldığı tarih gerekse işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından söz konusu işe ilişkin henüz kesin kabul işlemi yapılmamış veya onaylanmamış olduğunu, sözleşmede teminatların tutulma gayesi, işin idareye (TOKİ) teslimi esnasında, özellikle geçici ve kesin kabul aşamalarında, imalatlarından kaynaklanabilecek eksikliklerin, kusurların bedelini güvence altına alınması olduğunu, Bu güvence ihtiyacı, TOKİ tarafından kesin kabul onayı verilene kadar hukuken ve sözleşmesel olarak devam ettiğini, davacı yanın iadesini talep ettiği teminat, yalnızca imalatın ayıpsız teslimini değil, aynı zamanda davacının çalıştırdığı personelden kaynaklı mali yükümlülüklerin ifasını da teminat altına aldığını, Henüz kesin kabul yapılmamış olması bir yana; davacı kendi edimlerini yerine getirmeden, müvekkilinin elindeki yegane güvence olan teminatın iadesini talep etmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince
: Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, Tokat Esnaf ve Sanatkarlar Odası cevabında davacının kaydının olmadığı, Niksar Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın TBK 470 vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davalıların tacir olmadığı ve yine uyuşmazlığın TTK'da düzenlenmediği ve uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Huzurda görülmekte olan davanın: müvekkilinin davalı firmalar ile arasında akdedilen ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden doğan alacakların tahsili için açılan Ankara 3. Genel İcra Dairesi ██████████ icra dosyasındaki itirazın iptaline ilişkin olduğunu, müvekkili ile davalı firmalar arasında imzalanan uzman ekip sözleşmesine göre müvekkilinin üzerine düşen işi gerçekleştirdiğini, fakat davalı firmaların borçlarını gereği gibi ödemediğini, müvekkilinin yaptığı işin niteliği, miktarı yönünden tacir olup söz konusu işlemlerin ticari işletmesini ilgilendirdiğini, Kanun koyucunun "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir." (TTK md.5) hükmü uyarınca Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın mahkemece reddedildiğini, müvekkilinin vergi dairesinden gelen cevap uyarınca tacir olmadığı kanısına varılması ve defterlerinin işletme usulüne göre tutulması sebebiyle söz konusu uyuşmazlığa bakmakla görevli olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, fakat müvekkilinin TTK'ye göre tacir olup mezkur davanın ticari işletmesiyle alakalı olduğunu, mahkemenin söz konusu hususunun hatalı değerlendirmesinin sebebinin Niksar Vergi Dairesi'nin sehven hatalı bir şekilde dosyaya cevap göndermesi sebebiyle olduğunu, 13.02.2026 tarihli Niksar Vergi Dairesi yazısında; "İlgi sayılı yazınıza istinaden sistem kayıtlarımız tetkikinde 7090524704 vergi kimlik numaralı mükellef ...' ün (T.C. Kimlik No: ...); █████/2023 tarihi itibariyle faal mükellefimiz olduğu, yazımız tarihi itibariyle bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu tespit edilmiştir. Ekte sunulan 30.10.2025 tarih 80161 sayılı yazımızda sehven işletme hesabına göre yazılmış olup bahse konu yazının dikkate alınmaması hususunu; Bilgilerinize arz ederim" denildiğini, mahkemenin hükmene esas aldığı yazının sehven düzenlendiğini kabul ettiğini ve müvekkilinin tacir olduğunu bilanço usulüne göre defter tuttuğunu tespit ettiğini, hakeza müvekkilinin TTK'da düzenlenen tacirlik ve ticari işletme tanımına uyduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetleri; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlama, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütülmesi kriterlerine uygun olduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinde yapılan işlerin VUK 177. maddesinde belirtilen sınırları aşmakta olup Müvekkilinin VUK' a göre 1. Sınıf Tüccar seviyesinde olduğunu, tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin Niksar Vergi Dairesi'nin sehven göndermiş olduğu hatalı cevabına dayanarak kurmuş olduğu hükmün hatalı olduğunu, müvekkilinin gerek vergi dairesi nezdinde gerekse yaptığı işin kanunlarda belirtildiği niteliklere uygun olması nedeniyle tacir olup söz konusu davanın ticari işletmesini ilgilendirdiğini, iş bu sebepten ötürü mezkur davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemesince verilen karar sonrası istinaf aşamasında Niksar Vergi Dairesi'nin 13.02.2026 tarihli yazısı ile "davacı ...'ün 27.12.2013 tarihi itibariyle faal mükellefleri olduğu, 30.10.2025 tarih, 80161 sayılı yazılarında işletme hesabına göre defter tuttuğunun sehven yazıldığı, yazı tarihi itibariyle bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve tacir olduğunun tespit edildiğinin" bildirildiği görülmekle davanın tarafları tacir olmakla mahkemesince tarafların iddia, beyan ve delilleri toplanmak suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.3 madde gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ve ████████ E-███████ K
sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 732 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5- Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 01.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!