Anahtar kelimeler: Sevk Kazası İlamıyla Kesinlik Şartı Eksiklikleri Dairenin İdaresindeki Trafik Sayisi
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., .. Bakanlığı, .. Sigorta AŞ ve .. Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 06.03.2024 tarihli ve ████████ 75... /2503 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kararın düzeltilmesi davacılar .., .. ve .. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.07.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... sevk ve idaresindeki araç ile ... sevk ve idaresindeki .. plakalı araçların çarpıştığını, olayda araç içerisinde yolcu olarak bulunan ..'in ağır şekilde yaralandığını, kazaya karışan .. plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğunu, .. plakalı aracın .. Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ve .. Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş 2 Kasko Poliçesi bulunduğunu, .. plakalı aracın ise .. Bakanlığına ait olduğunu ve .. Sigorta A.Ş. tarafından trafik poliçesi ile sigortalandığını, yaralanan ..'ın 30 gün yoğun bakımda kaldığını, anne ...'un velayeti altına alındığını, davacının tedavi, iyileşme, bakıcı, ameliyat ve devamlı tedavi giderleri ile okulunun ertelenmesi nedeniyle ve ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle, kalıcı maluliyet oluşması nedeniyle maddi zararlarının olduğunu, diğer davacıların da maddi ve manevi zararlarının olduğunu beyan ederek, ıslahla birlikte davacı .. için toplam 700.482,86 TL, davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 6.447,03 TL maddi, davacı .. için 275.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL davacılar .. ve .. için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile .. için 700.482,86 TL, .. için 6.447,03 TL, .. için 360,00 TL tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; talep olunan tazminatın fahiş olduğunu, kusur durumunu kabul etmediklerini, maddi zararların sigorta şirketince karşılanacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderlerine yönelik zararın Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) karşılanmasının gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının şahıs başına azami 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigortalının %25 olarak belirlenen kusur oranı dikkate alınarak 24.12.2010 tarihinde 1.082,32 TL, 31.01.2011 tarihinde ise 1.172,80 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; zararın ispatının gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, elde edilen kazanımların tazminattan düşülmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; tedavi giderleri yönünden itirazlarının olduğunu, tedavi giderlerine yönelik talebin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...; kendisinin trafik kazasının oluşumunda bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle maddi ve ve manevi tazminat davasını kabul etmediğini tutanağa geçen imzalı beyanı ile bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.12.2013 tarihli, 2011/ 82... /613 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in maddi zararı olan 360,00 TL, davacı ...'un maddi zararı olan 6.447,03 TL zararın sigortaların poliçe limiti dahilinde kalmak üzere ihbar tarihinden itibaren 8 gün sonra olmak üzere, diğer davalılar yönünden 13.07.2010 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları nispetinden tahsil edilerek davacılara verilmesine, (davalı ... ve ... 5.105,27 TL'sinden sorumlu şekilde, davalı ... 1.701,75 TL'sinden sorumlu şekilde), davacı ... yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ..'in maddi zararı olan 817.945,49 TL maddi zararın sigorta tarafından karşılanan 110.655,60 TL mahsubundan sonra 500.446,79 TL zararın olayda %75 kusurlu olan ... ve ..., 204.486,37 TL zararın %25 kusurlu olan ... ve .. Bakanlığı, sigortalar yönünden poliçe limiti dahilinde olmak üzere ihbar tarihini takip eden 8 günden sonra başlamak üzere diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13.07.2010 tarihinden itibaren tarafların kusurları da dikkate alınarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı anne ... için 15.000,00 TL, baba ... için 5.000,00 TL, kardeş .. .. için 2.000,00 TL, .. .. için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.07.2010 tarihinden itibaren sigortalar dışındaki davalılardan sürücülerin kusurları nispetinde (davalı ... ve ... 54.000,00 TL'sinden sorumlu şekilde, davalı ... 18.000,00 TL'sinden sorumlu şekilde) tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili, davalı .. Bakanlığı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı .. Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile;
"1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, ayrıca davalı ...Ş.'ye yalnızca zorunlu mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla dava açılmış olmasına göre, davalılar ... ve ... vekili, davalı .. Bakanlığı vekili, davalı ...Ş. vekili ve davalı .. Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi, manevi ve tedavi giderleri tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ile ... arasında 11.08.2011 tarihinde imzalanan sulh sözleşmesi dosyaya sunulmuş, ancak mahkemece bu belge değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir. Dosyada bulunan sulh sözleşmesi içeriğinde, davalı ...Ş. tarafından 110.665,60 TL ödeme yapılması, yani bu şartın gerçekleşmesi ile birlikte davacının davadan feragat edeceğinin yazılı olduğu, davacının sulh anlaşması sonrası dosyaya 02.01.2013 havale tarihli dilekçeyi sunduğu görülmüştür.
Mahkemece, 11.08.2011 tarihli sulh sözleşmesi içeriği ile davacılar vekilince dosyaya sunulan 02.01.2013 havale tarihli dilekçenin, Borçlar Kanunu'nun 1 65... /son maddeleri kapsamında incelenip değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3-Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel ... kuruluşlarının sundukları ... hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan ... hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu ... hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir.. Karayolları Trafik Kanuna göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Hükme esas alınan 19.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda, pasif dönem zararı hesaplanırken, asgari geçim indirimi uygulaması yapılmıştır. Oysa pasif dönem zararına esas alınacak asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Bu nedenle asgari geçim indirimi uygulanması doğru değildir.
5-Hükme esas alınan 19.11.2012 tarihli hesap raporunda, hem davacı annenin kızına baktığı süre zarfında mahrum kaldığı fazla mesai ücreti ve davacı babanın 18 günlük refakati nedeniyle mahrum kaldığı kazanç dikkate alınarak 6.807,03 TL zarar hesaplanmış, hem de davacı için kaza tarihinden itibaren tüm ömrü boyunca bakıcı gideri hesabı yapılmış, mahkemece her iki kalem yönünden de kabul kararı verilmiştir. Davacı yararına kaza tarihinden muhtemel yaşam sonuna kadar bakıcı gideri hesaplanarak hükmedilmiş olması karşısında, davacı anne ve babanın refakat döneminde mahrum kaldıkları kazanca hükmedilmesi mükerrer ödemeye sebebiyet verecek mahiyette olup, doğru değildir.
6-Davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda kişi başına limiti tedavi gideri harcamalarında ayrı, bedeni zararlarda ayrı olmak üzere 175.000,00 TL'dir. Hal böyle iken, hem limitin 150.000,00 TL olarak belirtilmiş olması, hem de tedavi gideri ve bedeni zarar limitlerinin infazda tereddüt yaşanmasına sebep olacak şekilde ayrı olduğunun belirtilmemiş olması doğru değildir.
Bozma kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... ve ... vekilinin hükmün ferilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya, toplanan delillere, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre; manevi tazminata ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamı ile manevi tazminata ilişkin kararın temyizi reddedildiğinden ve manevi tazminat böylece kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacıların maddi tazminat talepleri yönünden ise davacıların önceki kararı temyiz etmediği, bu nedenle davalılar lehine usuli müktesep hak doğduğu ve bozmadan önceki ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporları da dikkate alınarak; davacı ...'in maddi zararı olan 360,00 TL, davacı ...'un maddi zararı olan 6.447,03 TL zararın sigortaların poliçe limiti dahilinde kalmak üzere sigorta ihbar tarihinden itibaren 8 gün sonra olmak üzere, diğer davalılar yönünden 13.07.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan kusurları nispetinde tahsil edilerek davacılara verilmesine, ... yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, ..'in maddi zararı olan 817.945,49 TL maddi zararının sigorta tarafından karşılanan 110.655,60 TL mahsubundan sonra 500.446,79 TL zararın olayda %75 kusurlu olan ... ve ..., 204.486,37 TL zararın %25 kusurlu olan ... ve .. Bakanlığı, sigortalar yönüden ihbar tarihini takip eden 8 günden sonra başlamak üzere diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 13.07.2010 tarihinden itibaren tarafların kusurları da dikkate alınarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .. Bakanlığı vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ...Ş vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hükmün açık olmadığını, müvekkili şirket hakkında davanın reddedilip reddedilmediğinin, reddedilmediyse hangi miktardan sorumlu olduğunun belirtilmediğini, aynı durumun feriler açısından da geçerli olduğunu, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamı öncesi verilen hükümdeki şekilde karar verildiğini, faiz başlangıcı yönünden de ihbar tarihinden 8 gün sonra şeklinde hüküm kurulduğunu faiz başlangıç tarihi konusunda da tereddüt oluşturulduğunu, bozma ilamında açıkça belirtilmesine rağmen sulh sözleşmesine dair değerlendirme yapılmadığını, sulh sözleşmesinde tüm alacaklara karşılık ödeme yapıldığı, davalının ibra edildiği, sulh sözleşmesi gereğince müvekkili şirket yönünden ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının maluliyeti konusunda yeniden rapor alınması gerektiğini, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı konusunda eksik inceleme yapıldığı, fiili olarak bakıcı tutup tutulmadığının araştırılması gerektiği, bakıcı giderinden indirim yapılması gerektiğini, hesap raporunu kabul etmediklerini, yine bozma ilamında belirtilmesine rağmen mükerrer ödemeye yol açacak şekilde bozma ilamı öncesi aynı hükmün kurulduğunu, SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderinin belirlenmesi amacıyla rapor alınmaksızın karar verildiğini, bakiye limitin açıkça belirtilmediğini, kendileri tarafından davacıya ödeme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hem maddi tazminat yönünden hem de ferileri yönünden davalının sorumlu olduğu miktarın açıkça belirtilmediğini, gerekçeli kararda tüm davacıların adının yazılı olmadığını, davacının vesayet durumunun devam edip etmediğinin araştırılmadığını, maluliyet raporunun üzerinden uzun süre geçtiğini, yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, SGK davaya dahil edilmesine rağmen hükümde adının yer almadığını, bakıcı gideri ve tedavi giderinden sorumluluklarının olmadığını, ... dışındaki davacıların zararından davalı şirketin sorumlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aktüer raporunu kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hüküm kurulurken davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yazılmış ise de parantez içinde davalıların sorumlu oldukları miktarlar yazılırken davalı ... şirketlerinin isimlerinin yazılmamasının hatalı olduğu hükmün infazında tereddüt oluşturacağını, davacının iyileştiğini, tek başına hayatını idame ettirebildiğini, yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, bakıcı gideri hesaplamasını kabul etmediklerini, reddedilen maddi ve manevi tazminat vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davacının durumunda iyileşme olduğunu, yeniden maluliyet raporu alınması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosu ile hesap yapılmasını kabul etmediklerini, ömür boyu hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, evde bakım maaşı konusunda araştırma yapılması gerektiğini, tedavi giderinin tamamından sigorta şirketlerinin sorumlu olması gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, kararda davalı ... şirketlerinin sorumlu oldukları miktarın ayrı ayrı gösterilmediğini, kararın bu şekilde infazının mümkün olmadığını, sigorta şirketlerinin limitlerinin 175.000,00 TL olduğunu, davacı ... ve ..'ın zararına ayrıca hükmedilmesine rağmen, davacı ...'ın maddi zararına hükmederken diğer davacılar ... ve ...'in maddi zararının da toplam zarara hükmedildiğini böylelikle mükerrer ödeme sonucunu doğuracak hüküm kurulduğunu, hükmün ferileri bakımından infazda tereddüt oluşturulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 06.03.2024 tarihli ve ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamıyla;
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmişse de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında belirtilen hususlarla ilgili yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmamış olup yargılama dosyası bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; bozma ilamında öncelikle sulh sözleşmesinden bahsedilmiş, mahkemece bozma ilamı sonrası sulh sözleşmesinin içeriği ve hukuki nitelendirmesine dair bozma ilamında belirtildiği üzere Borçlar Kanunu'nun 1 65... /son maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı ile davalı ...Ş. arasında 11.08.2011 tarihinde imzalanan sulh sözleşmesi dosyaya sunulmuş, ancak mahkemece bu belge değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir. Dosyada bulunan sulh sözleşmesi içeriğinde, davalı ...Ş. tarafından 110.665,60 TL ödeme yapılması, yani bu şartın gerçekleşmesi ile birlikte davacının davadan feragat edeceğinin yazılı olduğu, davacının sulh anlaşması sonrası dosyaya 02.01.2013 havale tarihli dilekçeyi sunduğu görülmüştür.
Mahkemece, 11.08.2011 tarihli sulh sözleşmesi içeriği ile davacılar vekilince dosyaya sunulan 02.01.2013 havale tarihli dilekçenin, Borçlar Kanunu'nun 1 65... /son maddeleri kapsamında incelenip değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3. Yine mahkemece, tedavi giderleri yönünden bozma ilamında detaylı şekilde belirtildiği üzere araştırma da yapılmamıştır. SGK dahili davalı olarak kararda yer almadığı gibi, doktor bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtildiği halde bu hususta doktor bilirkişiden rapor alınmadığı ve hesap bilirkişisinin raporu doğrultusunda aynı şekilde karar verildiği görülmektedir. Önceki bozma ilamında belirtildiği üzere davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 sayılı Yasa'nın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4. Bozma ilamında pasif dönem zararına ilişkin asgari geçim indirimi uygulanmasının doğru olmadığı belirtilmiş mahkemece bu konuda bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişi raporu alınmıştır. 23.10.2019 tarihli raporda diğer tazminat kalemleri aynı kalmış sadece pasif dönem zararı bozma ilamında belirtildiği üzere agisiz asgari ücretten hesaplanmıştır. Buna rağmen mahkemece itirazlar üzerine ek rapor alınmış 16.04.2020 tarihli raporda güncel veriler esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece bozma ilamı sonrası alınan raporlardan hangisine hangi nedenle itibar edilerek hüküm kurulduğu da anlaşılamamakta her ne kadar kazanılmış haktan söz edilmiş ise de bozma öncesi verilen hükmün aynen kurulduğu gözetildiğinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. İlk kararın davalılar tarafından temyiz edilmiş ve davalı lehine bozma yapılmış olduğu gözetilerek ve kazanılmış haklar ihlal edilmemek suretiyle pasif döneme ilişkin 23.10.2019 tarihli hesap raporundaki hesaplama doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5. Yine bozma ilamında, davacı anne ve babanın refakat döneminde mahrum kaldıkları kazanca dair mükerrer ödemeye sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu belirtilmesine karşın mahkemece mükerrer ödemeye sebebiyet verecek şekilde bozma ilamı öncesi olduğu gibi aynı şekilde hüküm kurulmuştur. Hükme esas alınan 19.11.2012 tarihli hesap raporunda, hem davacı annenin kızına baktığı süre zarfında mahrum kaldığı fazla mesai ücreti ve davacı babanın 18 günlük refakati nedeniyle mahrum kaldığı kazanç dikkate alınarak 6.807,03 TL zarar hesaplanmış, hem de davacı için kaza tarihinden itibaren tüm ömrü boyunca bakıcı gideri hesabı yapılmış, mahkemece her iki kalem yönünden de kabul kararı verilmiştir. Davacı yararına kaza tarihinden muhtemel yaşam sonuna kadar bakıcı gideri hesaplanarak hükmedilmiş olması karşısında, davacı anne ve babanın refakat döneminde mahrum kaldıkları kazanca hükmedilmesi mükerrer ödemeye sebebiyet verecek mahiyette olup, doğru değildir.
6. Davalı ... şirketlerinin limitlerinin infazda tereddüt yaşanmasına sebep olmayacak şekilde ayrı ve açıkça belirtilmesi gerekir. Davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda kişi başına limiti tedavi gideri harcamalarında ayrı, bedeni zararlarda ayrı olmak üzere 175.000,00 TL'dir. Hal böyle iken, hem limitin 150.000,00 TL olarak belirtilmiş olması, hem de tedavi gideri ve bedeni zarar limitlerinin infazda tereddüt yaşanmasına sebep olacak şekilde ayrı olduğunun belirtilmemiş olması doğru değildir.
7. Bozma kapsam ve nedenlerine göre davalılar ... vekilinin hükmün ferilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... , ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde; Yargıtay ilamında sulh sözleşmesi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı belirtildiği ancak mahkemece sulh sözleşmesindeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığına dair rapor alındığını ve sözleşmedeki imzanın eli ürünü olmadığının kabulü gerektiğinin bildirildiğini, davacının sulh sözleşmesini imzalamadığını ancak ödemeyi aldığını ayrıca ödemenin bakım tazminatını kapsamadığını, sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu, mahkeme kararının onanması gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1. Daire kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmişse de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında belirtilen hususlarla ilgili yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmamış olup yargılama dosyası bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; davacı ile davalı ...Ş. arasında 11.08.2011 tarihinde imzalanan sulh sözleşmesi dosyaya sunulmuştur. Dosyada bulunan sulh sözleşmesi içeriğinde, davalı ...Ş. tarafından 110.665,60 TL ödeme yapılması, yani bu şartın gerçekleşmesi ile birlikte davacının davadan feragat edeceğinin yazılı olduğu, davacının sulh anlaşması sonrası dosyaya 02.01.2013 havale tarihli dilekçeyi sunduğu görülmüştür.
Mahkemece bu konuda bilirkişi raporu alınmış olup rapor içeriği incelendiğinde raporda sulh protokülünün aslının dosya arasında olmadığı belirtilerek sonuç değerlendirilmeye gidilmiştir. Oysa dosya kapsamı incelendiğinde sulh sözleşmesi aslının dosya içerisinde olduğu görülmektedir. O halde mahkemece sulh sözleşmesi aslı ve dosya kapsamındaki imza örnekleri incelenmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınarak, 11.08.2011 tarihli sulh sözleşmesi içeriği ile davacılar vekilince dosyaya sunulan 02.01.2013 havale tarihli dilekçenin, Borçlar Kanunu'nun 1 65... /son maddeleri kapsamında incelenip değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin KABULÜ ile Dairenin 06.03.2024 tarihli ve ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı bozma kararının 2 nolu bendinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLMESİNE,
Tashihi karar peşin harcının karar düzeltme isteyen davacılara iadesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!