Anahtar kelimeler: Gizleme Düşme Defter Takvim Sahte Görüşü Belge Kayıt Suçlar Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Sahte belge kullanma, sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizlemeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddi, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiSanıklar hakkında 2006 takvim yılında "sahte belge düzenleme" ve "sahte belge kullanma" suçlarından verilen düşme hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında sahte belge kullanma suçundan atılı suçun unsurunun oluşmadığı anlaşıldığından CMK 'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatlarına, sanıkların "sahte belge kullanma ve düzenleme" suçlarından ayrı ayrı 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43... maddeleri uyarınca 21... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde; "...sabit görülen fiil ve bunun nitelendirilmesine ilişkin hüküm yerinde kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde gerekçe açıklanmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması;...Vergi Suçu ve Vergi Tekniği raporlarının sanık hakkında "2006 vergi takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak" suçuna ilişkin olduğu halde, █████/2011 tarihli iddianame ile ... Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nün raporlarında bulunmayan defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan da kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenlemek ve kullanmak eylemi ile defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan verilmiş bir mütalaa bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenlemek" ve "sahte fatura kullanmak" eylemlerinin birbirine de dönüşmeyeceği dikkate alınarak, açılan davada 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 madde ve fıkrası gereğince durma kararı verilerek; idareden "2006 vergi takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve kullanmak" suçundan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin sorulması, vergi suçu mütalaası düzenlenerek yargılama koşulunun sağlanması halinde davaya devam olunarak yargılama sonucuna ve kanıt durumuna göre sanığın hukuksal durumunun saptanılması, vergi suçu mütalaasının düzenlenmeyeceğinin anlaşılması halinde CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine ve vergi suçu mütalaası ile eki raporlar doğrultusunda sanıkların hukuki durumlarının savunma hakkı kısıtlanmaksızın yeniden değerlendirilmemesi,Kabul ve uygulamaya göre de;Sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak suçlarında suç çokluğu hükümlerinin uygulanması suretiyle ayrı ayrı hüküm kurulması zorunluluğu bulunduğu gözetilmeksizin her iki suç için TCK'nin 43 maddesinin ayrı ayrı uygulanması gerektiği halde eylemin tek suça dönüştürülmesi suretiyle TCK'nin 43 maddesinin yasal olmayan şekilde uygulanması,..." gerekçesi ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine ilk derece mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden sanıklar hakkında CMK'nun 223/2-a maddesi gereğince beraatlarına, sahte belge kullanma ve sahte belge düzenleme suçlarının ise zamanaşımı nedeniyle düşmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 2006 vergi takvim yılına ilişkin ''sahte belge düzenleme'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde istinaf başvurusunun esastan reddine, 2006 vergi takvim yılına ilişkin ''sahte belge kullanma'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde;istinaf başvurusunun esastan reddine, "defter, kayıt ve belgeleri gizleme'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde ise; "..sanıkların yetkili bulunduğu şirketin vergi mükellefi olarak bağlı bulunduğu ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca 213 Sayılı VUK' nun 367 maddesi uyarınca dava şartı olan ''Vergi Suçu Mütalaası'' düzenlenmemiş olduğu ve aynı kurumun █████/2019 tarih ve 569 sayılı yazısından ''Vergi Tekniği Raporu ve Vergi Suçu Raporunda defter ve belge ibraz etmeme suçunun işlendiğine dair tespit bulunmadığından mütalaa verilmeyeceğinin'' açıklanmış olduğu gözetildiğinde; soruşturma ve kovuşturma evrelerinde dava şartı giderilmeden ve kurumun açıklanan yazı cevabına göre de anılan dava şartının sağlanamayacağının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi uyarınca dava şartı oluşmadığından ayrı ayrı kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; davanın esasına geçilerek yazılı biçimde beraat kararları verilmesi"nin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile beraat kararlarının hüküm fıkrasından bütünüyle çıkarılmalarına, sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi uyarınca dava şartı oluşmadığından ayrı ayrı kamu davasının düşürülmesine'' ibareleri eklenerek hükmün düzeltilmesine; diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak suçundan yapılan yargılamada yerel mahkeme tarafından yetersiz araştırma ve inceleme ile açılmış olan işbu davanın zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine dair verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun olmadığına, zamanaşımını kesen sebeplerin olduğuna, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar hakkında defter ve belgeleri ibraz etmemek suçu yönünden verilmiş bir mütalaa bulunmadığı, ... ve orta ölçekli mükellefler grup başkanlığına yazılan müzekkereye verilen █████/2019 tarihli cevabi yazıda defter ve belge ibraz etmeme suçundan mütalaa verilmeyeceğinin bildirildiği, böylece sanıkların üzerine atılı bu suç yönünden suçun unsurunun oluşmadığı anlaşıldığından ayrı ayrı beraatlerine, sahte fatura düzenlemek ve sahte fatura kullanmak suçları yönünden ise suç tarihi de göz önüne alındığında atılı suçların tabi olduğu asli ve uzatılmış zaman aşımı sürelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından TCK nın 66... maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 2006 vergi takvim yılına ilişkin ''Sahte Belge Düzenleme'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde; somut olayda sanığın 2006 vergi takvim yılında birden çok sayıda sahte belge düzenlediği ve sahte olduğu iddia olunan son düzenleme tarihli belgenin █████/2006 tarihli olması karşısında; 2006 vergi takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçuna ilişkin suç tarihinin █████/2006 olduğu kabulüyle yapılan incelemede; █████/2006 olan suç tarihinden itibaren atılı suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın tür ve miktarına göre 5237 sayılı TCK 66/1-e ve aynı sayılı yasanın 67/4 maddesi uyarınca 12 yıl olarak belirlenen uzamış (olağanüstü) dava zamanaşımı süresi hüküm tarihi itibariyle tamamlanmış olduğu ve bu süre içerisinde dava zamanaşımını durduran bir yasal nedenin bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklara yüklenen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçundan kurulan düşme kararları ve hukuki gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olup; hükümlerin kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine,2006 vergi takvim yılına ilişkin ''Sahte Belge Kullanma'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde; Vergi Suçu raporu ve Vergi Tekniği raporu içeriğinden 2006 vergi takvim yılına ilişkin kullanılan sahte faturaların en son beyanname döneminin Aralık 2006 olduğu anlaşılmakla, 2006 vergi takvim yılına ilişkin sahte fatura kullanma suçuna ilişkin davada; Aralık 2006 dönemini takipeden ayın 21.günü olan █████/2007 tarihinin suç tarihi olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; █████/2007 olan suç tarihinden itibaren atılı suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın tür ve miktarına göre 5237 sayılı TCK 66/1-e ve aynı sayılı yasanın 67/4 maddesi uyarınca 12 yıl olarak belirlenen uzamış (olağanüstü) dava zamanaşımı süresi hüküm tarihi itibariyle tamamlanmış olduğu ve bu süre içerisinde dava zamanaşımını durduran bir yasal nedenin bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklara yüklenen 213 Sayılı VUK Aykırılık suçundan kurulan düşme kararları ve hukuki gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olup; hükümlerin kaldırılması veya bozulmasını gerektirecek ölçüde bir hukuka aykırılık saptanılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine,''Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme'' suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun yapılan incelemesinde ise; sanıkların yetkili bulunduğu şirketin vergi mükellefi olarak bağlı bulunduğu ... ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca 213 Sayılı VUK' nun 367 maddesi uyarınca dava şartı olan ''Vergi Suçu Mütalaası'' düzenlenmemiş olduğu ve aynı kurumun █████/2019 tarih ve 569 sayılı yazısından ''Vergi Tekniği Raporu ve Vergi Suçu Raporunda defter ve belge ibraz etmeme suçunun işlendiğine dair tespit bulunmadığından mütalaa verilmeyeceğinin'' açıklanmış olduğu gözetildiğinde ; soruşturma ve kovuşturma evrelerinde dava şartı giderilmeden ve kurumun açıklanan yazı cevabına göre de anılan dava şartının sağlanamayacağının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi uyarınca dava şartı oluşmadığından ayrı ayrı kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; davanın esasına geçilerek yazılı biçimde beraat kararları verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile sanıklar hakkında açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi uyarınca dava şartı oluşmadığından ayrı ayrı kamu davasının düşürülmesine ibareleri eklenerek hükmün düzeltilmesi ile diğer yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARA.Sahte belge düzenleme ve kullanma suçları yönünden kurulan hükümler yönünden;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesinde yer verilen “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.