Anahtar kelimeler: Tcknli Konusutazminat Cevapdava Tahmilini Rücuen İşçiye Avans Kalmak Nezdinde Kaydıyla

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde çalışan dava dışı ... TCKN’li ...'ın işçilik alacakları kapsamında müvekkil idare tarafından işçiye ödenen toplam 194.568,31-TL bedelin (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla), davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Dava dilekçesi usulüne uygun davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece ; " Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ karar sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, davalı şirketin █████/2020 tarihinde iflasına karar verildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesi sonrası █████/2022 tarihinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından kesin olarak onandığı ve kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Dava konusu alacağın, İstanbul 35.İş Mahkemesi’nin ████████ E.-████████ K. Sayılı kararına istinaden, Ankara 5.İcra Müdürlüğü’nü ... Sayılı dosyasından başlatılan takip nedeniyle, davacı tarafından █████/2025 tarihinde ödendiği ve bu tarihten sonra iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı müflis şirketin iflasına karar verildiği █████/2024 tarihinden sonra davacı tarafından █████/2025 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığı, buna göre davacının ödeme yapmak sureti ile TBK'nın 147. maddesine kapsamında kullanılan rücu hakkına dayalı alacağın iflas tarihinden sonra doğduğu, bu durumda alacağın İİK.nın 235.maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmadığı, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas hissesi oranında değil tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya verilecek olan genel nitelikli bir alacak olduğu, İİK'da masa borçları için, İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından Mahkememizin bu davada görevsiz olduğu, görevli mahkemenin HMK'nın 2. maddesine göre asliye hukuk mahkemesi olduğu "gerekçesiyle Mahkemenin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK.nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; alacağın kaynağı iflas öncesine dayandığı ve iflas tarihinden önce dava dışı işçinin sözleşmesinin feshedilmesi ile birlikte borcun doğduğunu, borcun muacceliyet kazanması ile doğumu karıştırılması gerektiğini, İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları, taliki şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borları ve konusu paradan başka bir şey olan borçlarıda dahil olduğunu, bu durumda davalı muflis şirketin borcu iflas tarihinden önce dava dışı işçinin iş akdinin feshedildiği tarihte doğduğunu, yönde emsal yargıtay kararları bulunduğunu ileri sürerek verilen görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından müflis şirketin sorumlu olduğundan bahisle alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; davalı şirketin iflasından sonra dava dışı işçiye ödeme yapıldığı, dolayısıyla rücu hakkına dayalı alacağın iflas tarihinden sonra doğduğu, bu durumda alacağın İİK.nın 235.maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmadığı, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu, İİK'da masa borçları için, İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için ticaret mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Somut olayda ihtilaf; davacının talep ettiği alacağın masa alacağı mı yoksa iflastan sonra doğan genel bir alacak mı olduğu, dava konusu talep yönünden hangi mahkemenin görevli olduğu hususunda toplanmaktadır.Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğan genel alacaklardır.İflas alacakları;İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır.İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212).İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu davalarda görevli mahkeme İİK'nun 235. maddesi uyarınca iflas kararı verilen yer Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.İflas tarihinden sonra doğan genel alacaklar;Müflisin, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.Masa borçları;Masa borçları ise; muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur". İflas açıldıktan sonra müflisin, masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkan yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflas masası ya da masa adına iflas idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi bulunmadığından bu borçlardan iflas masası sorumludur.Masa borçları, iflasın açılmasında itibaren tasfiye aşamasında masa adına yapılan ve masa tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Örneğin; iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçları, iflas idaresinin haksız iktisap ve haksız fiillerinden doğan borçları, iflas masası için tutulan avukatın vekalet ücreti, masanın tasfiyesi aşamasında kanun gereği doğan vergi ve resimler, masadaki malın değerinin korunması için yapılan giderler, müflise ait işyerinde iflasın açılmasından sonra çalışmaya devam eden işçinin bu döneme ait ücreti, müflis şirketin kiracı olduğu işyerinin iflasın açılmasından sonraki kira alacağı...gibi. (Mahmut Coşkun, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, s:925)İflas tarihinden sonra ancak müflis şirketin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçların masa borcu olarak değerlendirilebileceği Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/1995 tarihli █████████ E. █████████ K sayılı kararında da "...İflas idaresi masa menfaatlerini gözeterek müflise ait fabrika ve işyerini işletmeye devam ederse, işletme nedeniyle doğan borçlar masa borcudur..." şeklinde açıklanmıştır.İİK'nın 248.maddesinde; "İflasın açılmasından ve tasfiyeden doğan masraflar önce çıkarılır. Rehinlerin bedelinden yalnız rehinin muhafaza ve paraya çevrilmesi masrafları çıkarılır." düzenlemesi gereğince iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası tarafından yapılan masa borçları, tüm iflas alacaklarından daha önce ve tam olarak ödenir. Masa alacaklarının tespiti masanın işidir. İflas alacakları ve masa alacaklarının sorumlusu masa olup münferit alacaklılar ve müflis bunlardan sorumlu değildir. Masa alacakları öncelikle ödenir. İflas idaresi masa alacaklısının talebini reddederse, alacaklı masaya karşı genel mahkemede dava açabilir veya takip yapabilir, yoksa sıra cetveline itiraz davası açamaz. (Mahmut Coşkun, s:925)Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır (Kuru, s. 1213). Masa alacaklarının tam olarak ödenmesinden sonra iflas alacaklarının ödenmesine geçilir. Satış bedeli masa alacakları karşılanmadan iflas alacaklılarına dağıtılmaz. Alacağın rehine bağlı olması durumu değiştirmez. Masa alacaklarından sonra iflas alacakları ödenerek tasfiye gerçekleştirilir. Masa alacakları, iflas alacaklarından önce ve tam olarak ödenmeleri gerektiğinden ayrıca masa alacaklılarının borçlusu doğrudan doğruya iflas idaresi olduğundan bu alacaklar sıra cetvelinde yer almaz.Sıra cetvelinde yer verilen alacaklar sadece iflas alacaklarıdır. Masa alacaklarına sıra cetvelinde yer verilmez ise de, bunlara pay cetvelinde yer verilir. Pay cetveli, malların satış bedelleri tahsil edildikten ve sıra cetveli kesinleştikten sonra iflas alacaklılarının iflastan düşen paylarını göstermek üzere düzenlenen ödeme planıdır. Sıra cetveline karşı açılmış bütün davalar sonuçlanmadan pay cetveli düzenlenemez. Masa alacaklarının ödenmesinden sonra iflas alacaklılarına kesinleşen sıra cetvelinde yer aldıkları sıraya göre düzenlenen pay cetveline göre ödeme yapılır.İlk derece mahkemesince davaya konu rücuen tazminat ödemesinin davalı müflis şirketin iflasına karar verildiği tarihten sonra yapılmış olması nedeniyle alacağın iflastan sonra doğduğu kabul edilmiş ise de davanın dayanağını oluşturan ve dava dışı işçi tarafından işçi işveren ilişkisinden doğan alacakların tahsili amacıyla İstanbul 35. İş Mahkemesinin ████████ Esasına kayıtlı davada işçinin iş akdinin █████/2017 tarihinde feshedildiği, dolayısıyla sözleşmenin feshedilmesiyle birlikte borcun doğduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ifade edildiği üzere İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/(23)6-663 Esas █████████ Karar █████/2022 tarihli kararda ; " ...Bu durumda müflis şirketin borcu iflâs tarihinden önce iş akdinin feshedildiği 04.12.2008 tarihinde doğduğundan; eldeki davada, davalı borçlu müflise karşı iflâsın açıldığı anda hukuken mevcut olan iflâs alacağının talep edildiği, dolayısıyla davanın kayıt kabul davası olduğu ve İİK’nın 235. maddesi gereğince görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu" şeklinde ifade edilmiştir.Sonuç olarak mahkemece davanın kayıt kabul davası olduğu gözetilerek işin esası incelenmek suretiyle hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, iş mahkemesinde hükmedilen alacağın iflâs tarihinden sonra ödendiği ve iflâstan sonra doğan genel nitelikli bir alacak bulunduğu, davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 bendi gereğince kararın kaldırılmasına, dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacının istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜNE ile, İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!