Anahtar kelimeler: Koydurduğunu Konutu Sakarya Satıldığını Eşinin İpotek Muvafakati Vefat Bankaya Kadın

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ
: Tapu İptal ve TescilİLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 2. Aile MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı mirasçıları vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Davacı kadın, eşinin 2017 yılında vefat ettiğini, 2016 yılında ise aile konutu olan taşınmaz üzerine muvafakati alınmadan ipotek koydurduğunu, taşınmazın takip sonucu davalı bankaya satıldığını belirterek aile konutu olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile vefat eden eşin mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı kadın İlk Derece Yargılaması sırasında 19.07.2022 tarihinde vefat etmiştir.İlk Derece Mahkemesince davacının muvafakatnamedeki imza inkarını süresinde yapmadığı ve davacının eşinin vefatı ile taşınmazın aile konutu vasfının kalmadığı gerekesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı mirasçılarının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın cebri icra yolu ile satılması nedeniyle davacının eşi ve mirasçıları adına kayıtlı olmaktan çıktığı, dava tarihi itibariyle taşınmazın aile konutu olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi kararının sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.Dosya kapsamından davacı kadın süresinde imza inkarında bulunmamış ve ilk derece yargılaması sırasında 19.07.2022 tarihinde vefat etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 240 ıncı ve 652 inci maddeleri gereğince aile konutundan yararlanmak isteyen eş öldüğünde, bu maddeler ile tanınan hak mirasçılara geçmez. Aile konutundan yararlanmak isteyen ve malik olmayan davacı eşin ölümü ile eldeki dava konusuz kalmıştır. Bu halde, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilip davayı açarken tarafların haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.Ne var ki, davacı kadının muvafakat ettiği ve davayı açmakta haklı olmadığından aleyhe hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücreti sonucu itibariyle doğru olup gerekçe ve hüküm yönünden yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekir.KARARAçıklanan sebeplerle;Yukarıda belirtildiği üzere; davacı mirasçılarının davanın reddine yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde DEĞİŞTİRİLEREK, hüküm kısmının 1 numaralı bendinde yer alan "davanın reddine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması sureti ile temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..