Anahtar kelimeler: Eşik Kablo Sahası Montaj Onarımı Altyapısına Eylemden Dağıtılamayan Sarf Tesisata

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından 10.03.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ..., No:11 .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasarın ve enerji kesintisinin müvekkili şirket tarafından giderildiğini, hasarın onarımı esnasında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli zararların tahsili amacıyla KDV dahil olmak üzere toplam 32.488,45-TL borcun davalıya tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafın ilgili borcu ödememesinden dolayı davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin şimdilik 6.905,64-TL'lik kısmı için devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tüzel kişiliği haiz olan bir kamu kuruluşu olduğunu, görevli mahkemenin bu yüzden idare mahkemeleri olduğunu, görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü veya borcunun olmadığını, hasar oluştuğu iddia edilen adreste kendilerince herhangi bir çalışmanın yapılmadığını, söz konusu adreste kendi idarelerinde bulunan müteahhit firmanın çalışma yaptığını, dava konusu yerde ... İnş. Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... İnş. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin çalışma yaptığını, bu yüzden husumet yönünden davanın da reddinin gerektiğini, ilgili şirketlere de davanın ihbarını talep ettiğini, kabloların gereği gibi döşenip döşenmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusurundan dolayı müvekkili idareyi sorumlu tutamayacağını belirterek davanın reddini talep ettiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca davalının ihbarını talep ettiği şirketlerin adreslerinin bildirilmesi ve tebligat masrafının yatırılması için süre verildiği, verilen süre içerisinde davalı vekilince ilgili beyan dilekçesinin sunulduğu ve ilgili masrafın yatırıldığı, ihbarını talep ettiği şirketlere ilgili tebligatların yapıldığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının █████/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda izah edilen hususlar bir arada değerlendirilmek suretiyle;
a) Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı:
Davacı şirketin asıl alacağı 4.833,95 TL
İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 582,39 TL
Davacı şirketin toplam alacağı 5.416,34 TL
b) Davacı ... A.Ş.'nin, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 5.416,34 TL olduğu,
c) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; davacının hasar bedeli alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatmış olduğu .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacının dava dilekçesinde davalı tarafından 10.03.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, ..., No:11 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacıya ait şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacı şirket tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla davaya konu icra takibinin başlatıldığı beyan etmiş ve ilgili icra dosyasına yapılan itirazın iptali isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından sunuşmuş olan cevap dilekçesinde adli yargının değil idari yargının görevli olduğuna yönelik olarak sunulmuş olan itiraz da göz önünde bulundurularak inceleme yapıldığında; mahkememizin işbu dosyası ile emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2024 Tarihli "Dava; Haksız fiile dayalı zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
2560 sayılı ... Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir.
Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın █████/1983 gün ve ███████-2721; ████████ ile █████/1995 gün ve ███████-647; █████████ sayılı kararları).
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalının yargı yoluna yönelik itirazının reddine karar vermek gerekmiş olup davanın mahiyeti itibariyle adli yargının, mahkememizin görevli olduğu kanaatine varıldığından yargılamaya devam olunmuştur.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de olayın meydana geldiği █████/2024 tarihi ile icra takibine geçilen █████/2024 tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla işbu itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ███████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2022 Tarihli "Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Davalılar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı ... kendi görev kapsamı içinde kalan işi diğer davalıya ihale etmiş olup işin sözleşme ve mevzuata uygun yapılıp yapılmadığının denetim, hakkı, yetkisi ve sorumluluğu iş sahibi olan ...'dedir. Meydana gelen zarardan davalı ...'nin işin denetim sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalılar arasında akdedilen sözleşmeye göre tüm sorumluluğun yükleniciye bırakılması sözleşmenin nispiliği uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemez. TBK m 61 uyarınca birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede davalı ...'nin husumet itirazı yerinde değildir. " şeklindeki ilamı kapsamında davalının husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Eldeki dava bakımından davacının iddialarının değerlendirilmesine esas olmak üzere dosyanın alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli raporda " Yukarıda izah edilen hususlar bir arada değerlendirilmek suretiyle;
a) Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı:
Davacı şirketin asıl alacağı 4.833,95 TL
İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 582,39 TL
Davacı şirketin toplam alacağı 5.416,34 TL
b) Davacı ... A.Ş.’nin, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 5.416,34 TL olduğu,
c) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile işbu kapsamda eldeki davada davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 6.905,64-TL olduğu , meydana gelen olayda davalının kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşıldığından davalının kusurlu olduğu, davacının ise kabloları standart dışı ve Yönetmeliğe aykırı olarak yüzeye yakın döşediği kanaatine varıldığından zararın meydana gelmesinde %30 müterafık kusuru (TBK’nın 52. md. kapsamında) bulunduğu kanaatine varılmakla davalının meydana gelen zarardan %70 kusuru kapsamında 4.833,95 TL talep edebileceği, bu bedelin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek 582,39 TL avans faizi ile birlikte talep edilebileceği kanaatine varılmakla bu bedele ilişkin davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceğinden bu husus gözetilerek yargılama gideri vekalet ücreti hesaplanmıştır.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda, talep edilen tazminat miktarının haksız fiilden kaynaklandığı, likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.833,95 TL asıl alacak ve takip öncesi 582,39 TL işlemiş faiz (değişen oranlarda avans faizi) olmak üzere toplam 5.416,34 TL üzerinden takip talebindeki koşullarla kaldığı yerden devamına,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 5.146,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 167,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 6.870,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
8-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!