Anahtar kelimeler: Daveti Onaylayarak Ekibi Yazma Ekip Sistemden Atama Sunmuş Sistem Esaskarar

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:KARAR YAZMA TARİHİ
:Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı, Yapı Denetim Şirketi olarak faaliyet gösterdiğini, sistem üzerinden █████/2021 tarihli atama üzerine, davacı müvekkilinin 5 kişilik denetim ekibi ile yardımcı kontrol elemanına yaptığı daveti bu ekip onaylayarak görevi █████/2021 tarihinde kabul ettikleri, proje inceleme ve belediye tarafından onay sürecinin tamamlanıp sistemden kabul görmesi üzerine de taraflar arasında, █████/2021 tarihli ... ... ve... Nolu Yapı Denetim Hizmet Sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirket, sözleşme imzalandıktan sonra 3 kez proje tadilatı yaptırdığını, her proje tadilatından sonra süreçlerin yeniden tekrarlandığını, davalı şirket, 3. Mimari proje değişikliğini █████/2021 tarihinde yaptırmış ise de davalının; "Tapudaki devam eden işlemlerimiz." ve "Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nden kentsel dönüşümden dolayı evrak bekliyoruz." gerekçeleriyle müteaddit defalar birer ay süre isteyerek müvekkil denetim şirketini beklettiğini, beklenen sürenin, makulün üzerine çıkması ve sözleşmelerin üzerinden 1 yıl geçmesi üzerine de davalıya Konya .Noterliği marifetiyle █████/2022 tarih ve ... sayılı ihtarname keşide edilerek durum anlatılıp, ...Yapı Denetim Kotamızın toplamda 13.505 m²' lik bölümünü 1 yıldır meşgul ediyor olmanız, bu süreye ilişkin personel ve genel gider masraflarımız Yapı Denetim Şirketimiz açısından katlanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Açıklanan sebeplerle, iş bu ihtarımızın tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde Yapı Ruhsatı alarak sözleşmelerimizin ifasını başlatmanızı, aksi takdirde tarafınızla akdedilen Yapı Denetim Hizmeti Sözleşmelerinin, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 21/3-a,b,c bentleri gereğince tarafımızdan feshedilerek zararlarımızın tazmini hususunda hukuki yollara başvurulacağı..." belirtilerek ihtarname gönderildiğini, davalının, iddialarımızı kabul etmediklerini ve zarardan sorumlu olmadıklarını Konya .Noterliğinin █████/2022 tarih ve ... sayılı cevabi ihtarnamesiyle bildirmesi üzerine, Karatay Belediyesi'ne yapılan müraacata ihtarnamemiz ve davalının cevabi ihtarnamesi eklenmek suretiyle sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında akdedilen yapı denetim sözleşmelerinin, projeler onaylandıktan sonra uzun süre gereklerinin yerine getirilmemesi ve bilahare sözleşmenin feshedilmek zorunda kalınması sebebiyle; ruhsat alınmadığı için ödenmeyen 38.958,89.-TL proje inceleme bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı denetim şirketinin ve denetim personellerinin kotalarının meşgul edilmesi - doldurulması sebebiyle yeni iş alınamaması ve 1,5 yıllık cari giderlere tekabül eden aşkın ve munzam zararların, yargılama aşamasında toplanacak delillere göre bilirkişi raporu alındıktan sonra 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi kapsamında artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 6.041,11.-TL. 'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde özetle, 26.01.2021 tarihinde kendisine sistem üzerinden atama geldiğini, 27.01.2021 tarihinde görevi kabul ettiğini, taraflar arasında da █████/2021 tarihli ... ... ve ... numaralı yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını belirtildiğini, müvekkili firma Konya ilinde inşaat alanında faaliyet göstermektedir ve taraflar arasında davacının belirttiği üzere üç adet sözleşme imzalandığını, davacı tarafın müvekkiline gönderdiği ihtarnamesinde kendisinin oyalandığını, kotanın 13.505 m2'sinin 1 yıldır meşgul edildiği ve Yapı Denetim Yönetmeliğinin 21/3-a-c-d bentleri açısından fesih şartları oluştuğunu bahsettiğini, müvekkilinin cevabı ihtarında da belirtildiği üzere davacı taraf müvekkilinden kaynaklı olmayan gecikmelerin kaynağını müvekkili gibi göstererek haksız maddi menfaat elde etme çabası içerisinde olduğunu, sözleşmenin 3 kere tadil edilmesindeki temel sebep kentsel dönüşümden kaynaklı sorunlar olup bunların gerçekleşmesi ise müvekkile değil ilgili kurumlara ait olduğunu, müvekkilinin kusurundan kaynaklanan herhangi bir gecikme söz konusu olmayıp işin esasında mağdur olan taraf müvekkilinin olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Konya .İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Konya .Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.Gebze . Noterliğinin █████/2022 tarih, ... yevmiye sayılı işlem örneği dosyamız arasına alınmıştır.Karatay Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğüne, Konya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Konya Ticaret Odası Müdürlüğüne, Karatay Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğüne ve Konya Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne müzekkerelerin yazıldığı, ilgili yazı cevapları dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.Davacı tanığı ... duruşmada alınan beyanında: ''...... Denetim Şirketin'de proje ve uygulama denetçi makina mühendisi olarak 2011'den bu yana çalışırım, 2021 yılının başlangıç aylarında davalı tarafın projeleri denetim için çalıştığım şirkete geldi, biz kontrollerimizi yaptıktan sonra imzaladık, imzaladıktan sonra belediyeye gönderdik, belediyeden bir iki kere iade edilerek tekrardan şirketimize gönderildi, tekrar imzaladık sonrasında mimari proje belediye tarafından onaylandı, daha sonrasında mekanik, statik, elektrik ve diğer projeler çalıştığımız şirkete gönderildi, bu projelerde onaylandı, sonra mimari proje değişikliği nedeniyle ilk başta onaylanan proje iptal oldu, sonrasında tekrar mimari projenin onaylanması süreci başa sardı, sonrasında tekrar onaylandı, sonrasında patronumuz davalı şirketin çalışanları ile görüştüğünde Çevre Şehircilik İl Müdürlüğün'den kaynaklı olarak kentsel dönüşüm nedeniyle beklediklerini belirtmişlerdir, sonrasında bildiğim kadarıyla çalıştığım şirket davalı şirket ile arasındaki sözleşmeyi fesih etmiştir," şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Karşı tarafın Çevre Şehircilik İl Müdürlüğün'den kaynaklı olarak mazeret bildirmeleri bir kaç defa tekrarlanmıştır, birer ikişer ay süreler istenmiştir, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... duruşmada alınan beyanında: ''...Ben davalı şirketin 2017-2018 yıllarında resmi ortağıydım, sonrasında ortaklıktan çıktım, taraflar arasında akdedilen yapı denetim sözleşmesi ve sözleşme çerçevesinde yapılan işlemlere ilişkin bilgim vardır, biz sözleşmeye konu arsayı alabilmek için Çevre Şehircilik Bakanlığı'na kentsel dönüşüm için müracaatta bulunduk, Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndaki süreçler uzadığı için biz arsadaki inşaata başlayamadık, sonrasında Karatay Belediyesin'den projenin onaylanmasını beklediğimiz için yine aynı şekilde inşaata başlayamadık, ... Yapı Denetimi sahibi beni defalarca aradı, biz Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın satış gününü bekliyoruz, dedim, satışı aldıktan sonra bu sefer belediyeden projenin onaylanmasını bekledik, bu süreçte de ... Yapı Denetim bizimle irtibata geçti, biz projenin onaylanmasını beklediğimizi belirttik, sonrasında karşı taraf sözleşmeyi fesih etmiştir, şuanda hali hazırda o arsadaki inşaatımız devam etmektedir, yapı denetçiler ruhsat aldıktan sonra hakedişleri çıkar, bu bedellerde şirketimiz tarafından bankaya ödenir, ruhsat almaya kadarki süreçler elimizde olmayan sebeplerden kaynaklanmıştır, şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekilinin talebi üzerinden tanıktan soruldu: Bu arsada inşaat sürecine başlamam için hiç bir tane arsa sahibinin eksik olmaması gerekirdi, dört tane hissedar anlaşamadılar, yurtdışında yaşamaktaydılar, biz dört kardeşi ikna edemediğimiz için Çevre Şehircilik Bakanlığı'na kentsel dönüşüm için başvuruda bulunduk sonrasında arsa sahibinden burayı kentsel dönüşüm aracılığı ile satın aldık, bu arsanın tapusu ... İnş. Şirketi'ne geçti, sonrasında proje başvurusunda bulunduk, belediyeye ruhsat başvurusunda bulunduk, ... Denetim Şirketi'nin projeleri inceleyip, belediyeden onaylatma işlemini yaptırıp yaptırmadığını bilmiyorum, ruhsat aldığımız süreçte hangi yapı denetim şirketinden onay alındığını bilmiyorum, belediyenin kendiliğinden atama yaptığını biliyorum, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... duruşmada alınan beyanında: ''...Ben inşaat mühendisi olarak çalışırım, ... İnşaat Şirketin'e de davaya konu olayla ilişkin inşaat projesini ben çizdim, İsmet Öztekin önce bir mimara başvurur akabinde mimar tarafından Çevre Şehircilik Sisteminde kaydı gerçekleştirilir, kayıt neticesinde sistemin belirlediği bir yapı denetim firması atanır, bu yapı denetim firmasında ... Yapı Denetim firmasıdır, biz projeleri çizip Karatay Belediyesi'ne onaylattık, onaydan sonra ruhsat aşamasına geçilir, ruhsat öncesinde ... Şirketi kentsel dönüşüm için Çevre Şehircilik Bakanlığı'na başvuruda bulundu, şirketin arsa sahibi ile anlaşamamazlığı söz konusu idi, arsa sahibinden hissesini devralmak için kentsel dönüşüme başvurmak zorundaydı, kentsel dönüşüm işlemlerinin uzaması sebebiyle ruhsat alma işlemi de uzamıştır, bu aşamada ... Yapı Denetim firması da kendi isteğiyle istifa etmiştir,Davacı vekilinin talebi üzerinde tanıktan soruldu; Biz projelere çizip Karatay Belediyesi'ne onaylatmadan önce yapı denetim şirketine projelere sunup imzalattırıyoruz, yapı denetim şirketi imzaladıktan sonra Karatay Belediyesi'ne onaylatma için başvurulmuştur, dedi.Davalı vekilinin talebi üzerinde tanıktan soruldu; Yapı denetim firması ruhsat alınması ile birlikte hakediş bedelini alabilir, bundan önce hakediş bedelini alması mümkün değildir, herhangi bir peşin ödeme söz konusu değildir, bankaya başlangıçta para yatırılır, sonrasında peyderpey yapı denetim şirketine hak ediş bedelleri ödenir, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ''şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememize sunulan █████/2024 tarihli SMM bilirkişi ... , İnşaat Mühendisi ... ve hesap bilirkişisi ... raporunda özetle; Taraflar arasında sistem üzerinden 26.01.2021 tarihinde atama yapılması üzerine 27.01.2021 tarihinde davacı şirketin görevi kabul etmesi üzerine 04.06.2021 tarihinde ... ... ve ... nolu Yapı Denetim Hizmet sözleşmeleri imzalandığını, Davacı Yapı denetim Firmasının 04.06.2021 tarihinde UYDS üzerinden ilgili idareye ruhsat başvurusunda bulunduğunu, Proje incelemesinin yapılmış olduğu, ancak inşaat yapılacak arsa üzerinde Belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden kaynaklı kentsel dönüşüm işlemlerinden dolayı sorunlar yaşanması üzerine sözleşmenin 3 kez tadil edilerek yeniden imzalandığını, sözleşme davacı tarafça Konya . Noterliğinin 13.06.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, gecikmenin davalı şirketten kaynaklandığı Belediye ve İl Çevre Şehircilik Müdürlüğünün işlemlerinden dolayı gecikme yaşandığı ve sözleşmenin feshinden sonra davacı şirketin kotasının açıldığı ve yeniden iş aldığını, 01.07.2022 tarihinde ilgili idare tarafından YDK kusurundan kaynaklanmayan nedenle ruhsat reddi yapılarak sözleşmeye konu yapıların davacı şirket üzerinden düşürüldüğünü, Yapı denetim Şirketi ile yapılan sözleşmeden sonra Yapı sahibinin en az ay süre ile yapı ruhsatı bunu müteakip yapı ruhsatı almaktan vazgeçtiğini ilgili idareye bildirmesi halinde idarece uygun bulunması durumunda sözleşmenin feshedileceği Yapı Denetim uygulama yönetmeliğinden yer aldığını, bu yükümlülüğün davalı şirket tarafından yerine getirilmediği belirlenmiş olmakla; davacı yapı denetim firmasının, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin hizmet bedelinin ödenmesi başlıklı 5'nci maddesinde belirtilen “Ruhsat alınması aşamasında ödenecek olan proje inceleme bedelini alması gerektiğinin değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan Sözleşmelere göre proje inceleme bedeli %10 olup, buna göre hakediş miktarı /Sözleşmelerdeki toplam hizmet bedeli: 331.007,55 TL x %10) 33.100,76 TL çıktığını, 05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 6'ncı bölümünde bulunan “Hizmet Bedelinin Tespiti ve Bu Bedele Esas Birim Maliyetlerin Belirlenmesi” başlıklı 26'nci maddesinin (1)'nci fıkrasında; Sözleşmede belirlenen bedele KDV'nin dahil olmadığını, bu durumda, davacı yapı denetim firmasının 100,76 TL * KDV 39.059,88-TL olduğunun hesaplandığını, Yönetmeliğin 25 ve 26. maddeleri gereğince yapılan hakkedişlerden dolayı % 3 ruhsatı veren, %3 ünün de Bakanlık bünyesindeki döner sermaye işletmesinin hesabına aktarılacağı hükmünün hizmet bedelinin ödenmesinde dikkate alınması gerekeceğini, davacı denetim şirketinin ve denetim personellerinin kotalarının meşgul edilmesi ve doldurulması sebebiyle yeni iş alınamamasından bahisle 1.5 yıllık cari giderlere tekabül eden aşkın ve munzam zararlar için HMK 107.madde kapsamında 6.041,11 TL, Ticari faizi ile birlikte davalı şirketten talep edilmiş ise de, söz konusu dönemde davacı şirketin kotasının dolup dolmadığı hususunun, ilgili idareden sorulması ile o yıllara ait cari harcama giderlerinin davacı şirket tarafından dosyaya beyan edilmemesi sebebiyle hesaplamanın yapılamadığını, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise davalının 2021 ve 2022 yılları Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiğini, davalıya ait incelemesi yapılan 2021 ve 2022 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğunu, Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığını, 2021 ve 2022 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğunu, davalının 2021 ve 2022 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, davalının ticari defterlerinden yapılan tespitler; davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerde yapılan incelemede ise, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki tespit edilmediğini, davalının ticari defterlerine göre, davacı ve davalı tarafından herhangi bir mal alım satımına ilişkin kayda rastlanmadığını, “Davalının ticari defter kayıtlarına göre, davalının, davacıdan herhangi bir alacağı veya ve davacıya borcu olmadığını, Davacının cari defterlerinin incelemesi yapılan davacının 2021 ve 2022 yılları Yevmiye, Envanter ve Kebir defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterlerin birbirlerini teyit ettiği, sunulan 2021 ve 2022 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde “SON KAYDI GÖRÜLDÜ” ibaresi ile Notere Tasdik ettirildiğini, davacının 2021 ve 2022 yılı ticari defterini kendi JENİNEYEİN ölarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davacının ticari defterlerinden yapılan tespitler; Davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerde yapılan incelemede, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki tespit edilmediğini, davacının ticari defterlerine göre, davacı ve davalı tarafından herhangi bir mal alım satımına ilişkin kayda rastlanmadığını, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının, davalıdan herhangi bir alacağı veya davalıya borcu olmadığını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli SMM bilirkişi ... , İnşaat Mühendisi ... ve hesap bilirkişisi ... EK raporunda özetle; Konya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün █████/2024 tarih ve ... sayılı yazısında; davacı yapı denetim firmasının geçmişe dönük kotasının mümkün olmadığını, 01.07.2022 tarihinden sonra yeni iş atamasının yapıldığının belirtildiğini, ''..Davacı ... Yapı Denetim Şirketi'nin 27.01.2021 ile 01.07.2022 tarihleri arasında kotasının 180.000,00 metrekareyi geçip geçmediğinin ve 01.07.2022 tarihinden sonra davacı şirkete yeni iş ataması yapılıp yapılmadığının araştırılarak bilgi verilmesi istenilmiştir. Ulusal Yapı Denetim Sisteminde (UYDS) güncel denetlenen alan bilgisine ulaşılabilmekte olup, geçmişe dönük denetlenen alanın (kota) tespiti mümkün değildir. Bununla birlikte Davacı ... Yapı Denetim Şirketi'ne 01.07.2022 tarihinden sonra yeni iş ataması yapıldığı görüldüğünü, taraflar arasındaki Sözleşmeler 04.06.2021 tarihinde imzalandığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.01.2023 tarih ve E-... sayılı yazısına göre, (davacı) Yapı Denetim firmasına ilk atamanın 26.01.2021 tarihinde yapıldığını, 08.04.2021 tarihinde Karatay Belediye Başkanlığı tarafından inşaat alanların güncellendiğini, (inşaat alanları büyümüş), davacı Yapı Denetim firması tarafından 04.06.2021 tarihinde UYDS üzerinden idaresine ruhsat başvurusunda bulunulduğu, 01.07.2022 tarihinde ise ilgili idaresi tarafından "YDK Kusurundan Kaynaklanmayan" neden ile Ruhsat Reddi yapılarak bahse konu yapıların davacı firma üzerinden düşürüldüğününü belirtildiğini, 05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 3'ncü bölümünde bulunan; “Yapı denetim kuruluşunun yetki ” başlıklı 11'nci maddesinin (1)'nci paragrafında; bir yapı denetim kuruluşunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının (kotası); 360.000,00 m² ile sınırlandırıldığını, “Teknik personelin denetim yetkisi” başlıklı 15'nci maddesinin (1) (ç) alt bendinde; proje ve uygulama denetçisi makine mühendisi, proje ve yapı denetimini yaptığı, denetim yetkisi sınırının 180.000,00 m² olduğunu, “Teknik personelin denetim yetkisi” başlıklı 15'nci maddesinin (1) (d) alt bendinde; proje ve uygulama denetçisi elektrik mühendisinin, proje ve yapı denetimini yaptığı, denetim yetkisi sınırının 180.000,00 m² olduğunun belirtildiğini, SGK kayıtları incelendiğinde, davacı Yapı Denetim Şirketi'nin 27.01.2021 ile 01.07.2022 tarihleri arasında ortalama 2 adet (2,11) elektrik mühendisi ve | adet makine mühendisi personel çalıştırdığı, toplam | makine mühendisi çalıştırması nedeniyle ile, bu tarihler arasındaki yapı denetim sınırının; 180.000,00 m² olduğunun belirlendiğini, “Bu durumda, taraflar arasında imzalanan Sözleşmelerde belirtilen toplam 13.505,00 m², sistem üzerinden yapılan 26.01.2021 tarihli atama üzerine, davacı yapı denetim firmasının denetleyebileceği bu inşaat alanına (780.000,00 m²) dahil olduğunu, davacı ticari defterlerinin incelenmesi; İncelemesi yapılan davacının 2021 ve 2022 yılları Yevmiye, Envanter ve Kebir defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterlerin birbirlerini teyit ettiği, sunulan 2021-2022 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde “SON KAYDI GÖRÜLDÜ” ibaresi ile Notere Tasdik ettirildiğini, davacının 2021 ve 2022 yılı ticari defterini kendi Zehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davacının ticari defterlerinden tespit edilen genel yönetim giderleri; Davacının ticari defterlerinden 27.01.2021-01.07.2022 tarihleri arasında toplam 1.103.043,33 TL genel yönetim gideri tespit edildiğini, ilgili giderlerin nev-inin ne olduğu tam olarak tespit edilmediği, (demirbaş, yemek Vs.), mahkememizce toplam giderden m²'ye isabet eden tutarda davalıya rücu edebileceğine hükmedilirse, davacının davalıdan alabileceği tutarın; 82.758,89 TL olabileceğini, “Davacının 16.02.2024 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tablonun incelenmesinde; Davacı tarafından dava dosyasına sunulan tabloda 1.805.001,58 TL genel gider yapıldığı, yapılan giderlerden davalının sorumlu olup olmayacağının, kaç aylık giderden sorumlu olacağının veya o dönemde kotasının dolu olup olmadığı noktasında takdiri yüce mahkemenizde olmak kaydı ile, davacının sunduğu tablodaki giderlerin tamamından sözleşmedeki m? kadar sorumlu olacağına hükmedilmesi durumunda, davacının davalıya rücu edebileceği gider miktarının; 135.425,26 TL olabileceği veya mahkemenizce sektör bilirkişisi dosyaya eklenmesi durumunda hangi giderlerden sorumlu olabileceği noktasında tespit yapar ise ek rapor yazabileceklerini bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli SMM bilirkişi ... , İnşaat Mühendisi ... , hesap bilirkişisi ... ve sektör bilirkişisi ... 2.EK raporunda özetle; Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, davacı yapı denetim firmasının 04.06.2021 tarihinde ÜYDS üzerinden ilgili idareye ruhsat başvurusunda bulunduğu görülmekte olup, bu aşamada, yukarıda da izah edilen süreçte de görüleceği üzere proje incelemesinin yapılmış olduğunu, bu inceleme yapılmadan ruhsat başvurusunda bulunulamayacağının değerlendirildiğini, bu nedenle, davacı yapı denetim firmasının, taraflar arasında imzalanan Sözleşmelerin HİZMET BEDELİNİN ÖDENMESİ başlıklı 5'nci maddesinde belirtilen “Ruhsat alınması aşamasında ödenecek olan proje inceleme bedelini alması gerektiğinin değerlendirildiğini, taraflar arasında imzalanan Sözleşmelere göre proje inceleme bedeli 9610 olup, buna göre hakediş miktarı (Sözleşmelerdeki toplam hizmet bedeli: 331.007,55 TL x 9610) 33.100,76 TL çıktığını, sonuç olarak; 05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 6'ncı bölümünde bulunan “Hizmet Bedelinin Tespiti ve Bu Bedele Esas Birim Maliyetlerin Belirlenmesi” başlıklı 26'nci maddesinin (1)'nci fıkrasında; Sözleşmede belirlenen bedele KDV'nin dahil olmadığı belirtilmiştir. Davacı yapı denetim firmasının 3 kez proje kontrolü yaptığı; lakin ruhsat sürecine geçilmediği için ödemesini alamadığı, alması gereken hakedişinin; 33.100,76 TL + KDV olduğunu bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememize sunulan █████/2026 tarihli SMM bilirkişi ... İnşaat Mühendisi ... , hesap bilirkişisi ... ve sektör bilirkişisi ... 3.EK raporunda özetle; 01.01.2025 tarihindeki raporumuzda itirazın cevabı net olarak; Davacının ticari defterleri incelendiğinde, 27.01.2021 – 01.07.2022 tarihleri arasında toplam 1.103.043,33 TL genel yönetim giderinin tespit edildiğini, ancak bu giderlerin mahiyeti (demirbaş, yemek vb.) net olarak belirlenemediğini, Mahkemece, toplam giderlerden m²’ye isabet eden kısmın davalıya rücu edilebileceğine karar verilmesi halinde, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 82.758,89 TL olabileceğinin değerlendirildiğini, davacının 16.02.2024 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunduğu tabloya göre, toplam 1.805.001,58 TL genel gider yapıldığının görüldüğünü, bu giderlerden davalının sorumlu olup olmayacağı, hangi dönem ve kaç aylık giderden sorumlu tutulacağı ile ilgili dönemde kotanın dolu olup olmadığı hususlarının takdiri Yüce Mahkeme’ye ait olmak üzere, sözleşmede belirlenen m² oranı esas alınarak tüm giderlerden sorumluluk kabul edilmesi durumunda, davacının davalıya rücu edebileceği tutarın 135.425,26 TL olabileceğinin belirtildiğini, ticari defterlere gelir ve gider kayıtları yapılırken; kayıtların yalnızca fatura tarihi, fatura numarası, işlemin karşı tarafı olan firma bilgisi, gelir/giderin genel sınıflandırması (ticari mal, mamul, genel yönetim giderleri vb.) ile tutar bilgilerini içerecek şekilde oluşturulduğu görüldüğünü, bu kayıtlar üzerinden, yapılan giderin veya elde edilen gelirin mahiyetinin (nevinin) ayrıntılı ve denetime elverişli biçimde tespit edilmesi mümkün bulunmadığını, dolayısıyla, ticari defter kayıtları tek başına esas alınarak giderin veya harcamanın niteliğinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmayıp; ancak fatura ekleri, sözleşmeler, sevk irsaliyeleri, ödeme belgeleri, banka dekontları ve benzeri destekleyici belgelerin ibraz edilmesi halinde giderin ve harcamanın mahiyeti hakkında sağlıklı bir tespit yapılabileceğini bildirir rapor sunmuşlardır.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen yapı denetim sözleşmelerinin, projeler onaylandıktan sonra uzun süre gereklerinin yerine getirilmemesi ve bilahare sözleşmenin feshedilmek zorunda kalınması sebebiyle; Ruhsat alınmadığı için ödenmeyen 38.958,89.-TL. proje inceleme bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı denetim şirketinin ve denetim personellerinin kotalarının meşgul edilmesi - doldurulması sebebiyle yeni iş alınamaması ve 1,5 yıllık cari giderlere tekabül eden aşkın ve munzam zararların, zarar ve mahrum kalınan kar olarak dava dilekçemizde talep ettiğimiz 6.041.11.-TL'nin, 84.753,41 TL artırarak 90.794,52 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, taraflar arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmelerinden kaynaklı olarak; davacının proje inceleme bedeli, cari giderler ve kar mahrumiyeti adı altında talep ettiği alacakların tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki ilişki 6098 sayılı TBK kapsamında bir eser sözleşmesi niteliğinde yapı denetim hizmet sözleşmesi olup, tarafların karşılıklı edim yükümlülükleri bulunmaktadır.Bu kapsamda;Davacı yapı denetim firmasının projeyi inceleyerek ruhsat aşamasına getirme,Davalı yapı sahibinin ise ruhsat sürecini tamamlayarak inşaatın başlamasını sağlamayükümlülüğü altında olduğu açıktır.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının █████/2021 tarihinde sistem üzerinden atandığı, █████/2021 tarihinde görevi kabul ettiği, taraflar arasında █████/2021 tarihinde 3 adet yapı denetim hizmet sözleşmesinin imzalandığı, davacının projeleri inceleyerek ruhsat başvurusu aşamasına getirdiği anlaşılmıştır.Ancak söz konusu projelerde belediye ve çevre-şehircilik işlemlerinden kaynaklanan kentsel dönüşüm sürecine bağlı sorunlar nedeniyle inşaat ruhsatı alınamadığı, sürecin bu nedenle uzadığı ve fiilen yapı faaliyetinin başlamadığı sabittir.Bu durumda gecikmenin ve sözleşmenin akıbetinin belirlenmesinde tarafların kusurlarının tespiti önem arz etmektedir.Davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirerek projeleri ruhsat başvuru aşamasına getirdiği buna karşılık davalının arsa ve idari süreçlere ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği, ruhsat alınamamasının davalıdan kaynaklandığı sabit görülmüştür.Davacı firmanın █████/2022 tarihinden sonra yeniden iş aldığı, geçmişe dönük kota doluluğunun teknik olarak tespitinin mümkün olmadığı bilirkişi raporlarında açıkça belirtilmiştir. Ancak aşağıdaki belirtileceği üzere süreçte davacının kusurunun bulunmaması nedeniyle bilinmesi mümkün olmayan hususlarda hayatın olağan akışına daha uygun olacak şekilde davacı lehine yorum yapılmıştır. Zira sözleşmenin sürüncemede kalmasına neden olan asıl etkenin davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi olduğu açıktır.Burada bilirkişi heyetince yukarıda bahsedilen yönetmelik hükümlerinin yapı denetim şirketine sözleşmeyi fesih hakkı tanıdığı çıkarımı yapılarak davacıya kusur izafe edilmişse de bunun hatalı olduğu, kanuni düzenlemenin içeriği ve olayın gelişimi itibariyle davacıya kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, davacının yapı denetim hizmetini yerine getirmesine rağmen sürecin kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle ilerletilemediği, ruhsat alınamamasının davalıya ait proje, arsa ve idari süreçlerin tamamlanmamasından kaynaklandığı mahkememizce değerlendirilmiştir.Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 21/3-c fıkrası uyarınca, sözleşmeden sonra en az 2 ay içinde ruhsat alınmaması (yapı sahibince) halinde fesih hakkı bulunduğu, davacının bu hakkı süresinde kullanmayarak sözleşmeyi yaklaşık 1 yıl sonra feshettiği, sözleşmenin █████/2022 tarihinde feshedildiği tespit edilmiştir.Davacı şirketin fesih hakkını kullanmaması nedeniyle sözleşmenin uzun süre devam ettiği, bu süreçte kotanın meşgul olduğu iddiasının ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.TBK'nun 112. Maddesi uyarınca, borcun ifa edilmemesinden sorumlu olan borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe doğan zarardan sorumludur.Somut durumda, davalının süreci ilerletmemesi nedeniyle sözleşmenin sürüncemede kaldığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle davacının makul süre sözleşmeyi ayakta tutma isteği, kendisi aleyhine yorumlanamaz ve oluşan zararlara kendisinin katlanması beklenemez. Bu anlamda davacının talepleri yönünden aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılmıştır.Proje inceleme bedeli yönünden; davacının projeleri inceleyerek ruhsat başvurusu aşamasına getirdiği, sözleşmelerde "ruhsat alınması aşamasında ödenecek proje inceleme bedeli" düzenlemesinin bulunduğu, bu bedelin toplam hizmet bedelinin %10'u olduğu anlaşılmıştır.Bu kapsamda hesaplama yapıldığında davacının hak kazandığı proje inceleme bedelinin 33.100,76 TL olduğu, KDV hariç olduğu dikkate alınarak toplam 39.059,88 TL alacak kaleminin bulunduğu değerlendirilmiştir.Bunun dışında davacı tarafça dava dilekçesinde; 1,5 yıllık cari giderler, kar mahrumiyeti, kota doluluğu nedeniyle iş alınamamasından kaynaklı zararlar talep edilmiştir.Sunulan ticari defter ve belgelerde giderlerin niteliğinin ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde ortaya konulamadığı, bu giderlerin doğrudan dava konusu sözleşmelerle bağlantısının kurulamadığı, giderlerin işletmenin genel giderleri niteliğinde olduğu değerlendirilmiş olup davacı tarafça da bedel artırım dilekçesinde bu yönde ayrı bir talep bulunmadığından -davacının dava dilekçesindeki genel ifade ve dava değeri belirlemesi nedeniyle- bu talebe ilişkin kararda ret hükmü kurulmamıştır.Kar mahrumiyeti ve zarar kalemleri yönünden; davacı tarafından, yapı denetim kotasının meşgul edildiği, bu nedenle yeni iş alınamadığı, bu durumun ekonomik kayba yol açtığı ileri sürülmüştür. Talebin müspet zarar kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.Davacının belirli bir metrekare kotası dahilinde faaliyet gösterdiği, dava konusu işin bu kota içerisinde yer aldığı, sözleşmenin devam ettiği süre boyunca bu kapasitenin başka işlerde kullanılamadığı, bu nedenle davacının gelir elde etme imkanının sınırlandığı sabittir.Her ne kadar kotanın dolu olup olmadığına ilişkin kesin teknik tespit yapılamamış ise de, somut olayın özellikleri, sözleşmenin süresi, işin niteliği, davacının faaliyet alanı ve davalının kusuru birlikte değerlendirildiğinde; davacının sözleşme nedeniyle ekonomik faaliyet kapasitesinin fiilen kısıtlandığı, bu durumun hayatın olağan akışı gereği kazanç kaybına yol açtığı, davacının gelir kaybına uğramasının kuvvetle muhtemel olduğu kabul edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyeti 3. Ek raporundaki hesaplama mahkememizce de uygun bulunmuş olup davacının toplam 90.794,52 TL mahrum kalınan kar ve katlanmak zorunda kaldığı zarar tutarının olduğu değerlendirilmiştir.Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının KABULÜ İLE;- 38.958,89 TL proje inceleme bedeli,-90.794,52 TL mahrum kalınan kar ve zarar tutarı olmak üzere toplam: 129.753,41 TL'nin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.863,46-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 768,49 TL peşin harç ve 1.447,38 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 6.647,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet suret harcı, 768,49 TL peşin harç ve 1.447,38 TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 2.421,37-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından karşılanan 587,25-TL posta ve tebligat gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 14.587,25- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026Katip Hakim